Mehmet BABACAN, Eğitimci- Yazar ve Şair


HALİL EMMİNİN DÜMENİ

     Haberleri izlerken, Çavuş Halil Emmim gene düştü aklıma.


     Haberleri izlerken, Çavuş Halil Emmim gene düştü aklıma.

     “ O da kim?” diyenler çıkacaktır ister istemez.

     İlginç bir adamdı Halil Emmi. Mekânı cennet olsun. Onu

anınca söz etmemek mümkün olmuyor işte.

     Çünkü “ Halil Emminin tedrisinden ( Eğitiminden) geçmiş

adamlar o kadar çoğaldı ki deme de seyret. Genişçe de bir

düşün.

     Davacı olmadığı kimse yok gibiydi Halil Emminin.

     Nerden bulursa bulur, bir mahkeme konusu yaratırdı.

     Oysa derenin dibinde bir bahçesi vardı, çokça orda olurdu.

     Dalaşmak da ayrı bir yetenekti demek ki…

     Rahmetli Halil Emmi iki evli, çalışkan bir adamdı. Çocuk

sayısını bir çırpıda kendisi bile söyleyemezdi.

     Çocuklar arsında sık sık dalaşmalar olur; anaları da taraf

tutarsa kıyametler kopardı.

     Öyle zamanlarda babalık da epeyce dama atılırdı doğrusu.

    

                                                               ***

     Günün birinde çocuk kavgalarının şahı patlak vermişti.

     Ne hikmetse, Birleşmiş Milletler Örgütünün bile çaresiz

kalacağı böyle bir bunalım sırasında- Sanki fırsat bekler gibi-

komşulardan biri de- durup dururken- Halil Emmiye ağırca

bir hakarette bulunurdu. Böyle bir fırsatçılık insanlığa sığar

mıydı be?

     Bir anda, birbirine girmiş olan çocuk ve anaların başına

sanki kaynar su dökülür gibi oldu “ Vay! Ulan sen misin bizim

babamıza hakaret eden? Babamızın kılına kurban ederiz seni”

diyen, Halil Emminin cephesinde yerini aldı.

     Halil Emmi umulmayan bir çabuklukla fırladı ortaya. Büyük

adam, hakarete uğradığı halde, insanların kavgasına izin vermez.

“ İnsanların kavga etmesine değmez bu dünya. Kefenin cebi yok”

özdeyişiyle ortamı süt- liman ediverdi. 

     Halil Emminin sergilediği bu büyüklük gösterileri, epey bir süre

başarılı şekilde devam etti.  

                                                               ***

     Yerin kulağı mı vardı, havanın gözü mü vardı, bilmem de gün

geldi bir fısıltı çıktı?  Düşmanı çoktu Halil Emminin . Fısıltı bir gün

içinde fosultu boyutuna ulaştı. Halil Emmi ağzından kaçırmış sırrı:

     Meğerse sıkıştıkça sıkışıyormuş Halil Emmi. Bir yanda çocuklar

büyüyor. Kendisinin etkisi de yaşlandıkça azalıyor.“ Bu böyle gitmez,

bir savunma geliştirmeliyim” diyormuş. Komşusu Bekir aklına gelmiş.

     Onunla da az değildi kavgaları, ama Bekir çıkarcıydı, pazarlıkçıydı.

     Bekir’e bir teklifte bulunmuş. Üç aşağı-beş yukarı anlaşmışlar:

( Ne zaman ki çocuklar kavgaya tutuşursa Bekir Ağa Halil Emmiye

saldıracakmış. Bekir’in tek şartı “ Halil, beni de sen koruyacaksın ha!”,

Halil’in şartı ise anlaşmanın gizli kalmasıymış.

 

                                                               ***

     Bu stratejik plan epey bir süre başarıyla uygulanmış.

     Neyleyim ki son kavgada Halil ve Bekir Emmiler dayağı

birlikte yemişlerdi.

     Hangi dümen sürmüş ki sonsuza kadar…



YAZARLAR

  • Perşembe 37.3 ° / 23.2 ° Açık hava
  • Cuma 36.9 ° / 23.9 ° Açık hava
  • Cumartesi 35.3 ° / 22.9 ° Dağınık bulutlar
  • BIST 100

    2.419%0,47
  • DOLAR

    17,2333% 0,10
  • EURO

    17,5788% 0,18
  • GRAM ALTIN

    963,07% 0,04
  • Ç. ALTIN

    1589,0655% 0,04