Av.Serra Taşköprü - KARDELENLER DURAĞI

Tarih: 31.08.2021 17:14

FELSEFEN VARSA YAŞADIN! -1-

Facebook Twitter Linked-in

Hedef mutlu olmak mı yoksa mutsuzluğu kabullenmek mi? Haz odaklı mı yaşamak yoksa acıya katlanabilme yetisiyle mi? İnsanlar insanlık tarihi boyunca anlam aramışlardır hayatta. Başlarına gelen olumsuz şeylerin bir nevi hazmedilmesinde  savunma mekanizmaları çeşitlilik arzetmektedir. Olumlu şeyler içinse genelde hemen kabul sözkonusu olur. Gerçi mutlulukta da mutsuzluk bulunabilir ki burada da şüphecilik baş gösterir. Madem her şey tezatıyla var mutluysam ardından kesin mutsuzluk gelecek diye düşünmez mi insan? Elbette düşünür. Her hayırda bir şer vardır deyişi de bunu tetikler ve insan başına gelen olumlu şeylerde bile mutsuz hisseder. Mutsuzluk sanki kaderi gibidir. Hedefte mutluluk olsa da o daima mutsuz kalacaktır kendi düşünce kalıpları ve geçmiş öğretiler yüzünden. Çocuklukta verilen cezalar ve yanlış biçimdeki uyarılar ve de sergilenen duruş maalesef mutsuz çocuk ve ergenlikle yetişkin yapacaktır insanı. Oysaki mutsuzluk içinde mutluluk aranmalı ve bulunmalıdır. Her şerde bir hayır var deyişi akla gelmelidir. Bir insanın nerede neyi aradığı hedefinden daha önemlidir. Mutlulukta mutsuzluk mu yoksa mutsuzlukta bile mutluluk mu aranacaktır? İşte buna karar vermeli ve tercihini bu yönde yapmalıdır insan. Bazen kader ağlarını örer bazense tercihlerimiz. Kader ve tercihler bir döngüdür esasen. İçiçe geçmişlerdir. Beyaz ve siyah gibi birbirini tamamlayan ve büyük resmi görmemizi sağlayan yapboz parçalarıdır. Bazen kader tercihlerimizi bazense tercihlerimiz kaderimizi belirler.

MUTLULUKTA MUTSUZLUK MU YOKSA MUTSUZLUKTA BİLE MUTLULUK MU ARAYIP BULMAK BİZİM TERCİHİMİZ?! HAYDİ SORALIM KENDİMİZE!!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —