Cumali KARATAŞ


“BOSTAN ARKASI SOKAK” VE ŞAHİN VURAL ATAL


“Varlık”da yayınlanan şiirinin adıyla yayınlanan “Bostan Arkası Sokak” adlı şiir kitabı hakkında ve sanatıyla ilgili olarak söyleştiğimiz Adanalı hukukçu Şahin Vural Atal’ın genetik olarak şiir geçmişinde “Harputlu iki şair…”olarak edebiyat tarihine geçen, Çeribaşı  Mustafa Âsım ile “Olaydı Yâr Olaydı” adlı türkünün şairi Çeribaşızâde Ali Bey (Serseri Ali) yer almaktadır.   

          ***Saygıdeğer Şahin abim öncelikle kitabınızdan dolayı kutlarım sizi…

            ---İlginden dolayı teşeşkkür ediyorum sevgili CumaliKarataş kardeşim.

            ***”Bostan Arkası Sokak” adlı kitabınız geçtiğimiz aylarda Özgün Yayıncılık tarafından yayınlandı. İmza günü yapmadınız sanırım?

            ---Pandemi süreci nbedeniyle toplum sağlığı açısından imza günü yapmadım. Sanırım, adli tatil bitiminden sonra, eylül ayı başlarında müsait bir tarihte imza günü yapacağız. 

            ***”Bostan Arkası Sokak”ın bir geçmiş zaman öyküsü olduğunuzu biliyorum? Ne zaman “Varlık” yayınlandı bu şiiriniz? Öyküsünü anlatabilir misiniz?

            ---Pek hatırlamıyorum ama 1965-66 yıllarında Varlık’da yayınlanmıştı bu şiirim. Öyküsüne gelince… Yenikapı Yalı mahallesi muhtarı emekli öğretmen Harika Yurtcan hanımefendi, seçmen adı yazılacağını belirterek, ev arkadaşım İsmet Öz ile birlikte, mahallenin seçmen adaylarını seçmen kütüğüne yazmamızı istedi. Seçmen adaylarını yazmak için, Bostan Arkası Sokak adlı sokağa girdiğimizde, bu sokağın perişan hâlini görünce çok etkilendim. Yazım olayı bitince, o gece bu şiiri yazdım. Tarih 25 Nisan 1965’i gösteriyordu.

            ***Kitabınızı merak eden biri “Bostan Arkası Sokak”ta neler anlatılıyor dese ne dersiniz?

            ---Şimdi ben genelde insan ve toplumun sıkıntılarını, eğitimin yeterli olmadığını, fırsat eşitliğinin bulunmadığını, kadına gereken değerin verilmediği hususlarını gördüğüm için,bunları eleştiren bir duyguyla yazdığım birçok şiirim bulunmaktadır. Altmış yıllık şiir geçmişim hayat tanıklığımın yansımlarıdır.  

            ***Peki, şunu sormak istiyorum… Başka kitaplarınızı da okuyacak mıyız?

            ---Kısmet olursa bir hukukçu olarak anılarımı yazmak istiyorum. Başladım hatta bitirince yayınlanacak.

            ***”Bostan Arkası Sokak”ın öncesine dönersek; şiire ne zaman ve nasıl başladınız?

            ---Adana Erkek Lisesi birinci sınıfında şiire başladım. Edebiyat öğretmenimiz Mehmet Ali Gül’ün mükemmel hitap tarzı, öğrenciyle çok iyi diyaloğ kurması nedeniyle edebiyat ve şiire karşı zaten ilgim vardı. Onun sayesinde şiire karşı olan merakım daha çok artarak yazmaya başladım. Hatta derste, “Failatun Failatun Failün aruz vezniyle bir beyit yazabilir misiniz?” dedi. Ben o anda bir beyit yazdım. “Kalk, tahtaya yaz” dedi. Veznine uygun olarak tahtaya beyiti yazdım. Vezine tam uygun olduğunu görünce, “tebrik ederim, edebiyat ve kompozisyondan sana tam numara veriyorum. Karnene 10 olarak işleyeceğim”” dedi. Öğretmenin bu davranışı beni daha çok etkiledi ve şiire olan merakımı daha çok arttırdı. Öğretmenim Mehmet Ali Gül, avukat olduktan sonra da yanıma sık sık gelirdi.  

            ***İlk şiiriniz hangisiydi anımsayabiliyor musunuz?

            ---İlk şiirim, şiir defterimin en başında da görüleceğigibi, 7 Temmuz 1960 yılında yazdığım “Tren Kalkarken” isimli şiirimdi.

            ***Şiire ara verdiniz mi? Böyle bir şey söz konusu ise neden ara verdiniz?

---Meslek hayatımın ilk yıllarında hayat mücadelesi nedeniyle istediğim gibi yoğunlaşamadığım bir süreç oldu şiirde.

            ***Şiir ve sanat ile hukuk yaşamınız arasında bir gönül bağı kurdunuz mu? 

            ---Hukukçu olmanın bakış açısıyla şiirleirmde daha düşünerek bazı konularda şiirler yazdım. Eleştirel şiirlerimde hukukçu olmanın bakış açısıyla yazılan şiirlerdir.

            ***Hukukçu olarak şiire baktığınız gibi, şiir yazan biri olarak da hukuka baktınız mı?

            ---Birçok savunmalarımda hukukçu şairlerin özlü sözlerinden yararlandım… Örnek verecek olursak, Hoca Ahmet Yesevi diyor ki:

            Devlete başvurmak gecikebilir.

            Temele taş bulmak gecikebilir.

            Yoksula aş bulmak gecikebilir.

            Adalet gecikemez tez verilmeli.

***Güzel ve oldukça anlamlı…

---Sonra… Kemal Paşazade diyor ki:

            Kimseye zul idem deme sakın.

            Devletine dayanma dünyanın.

            Kimsenin hakkı kimsede kalmaz.

Müntakimdir bir adı da mevlanın.

            ***Bu da çok güzel, müntakim nedir burada?

            ---Müntakim intikam alandır; Allah’ın bir adıdır.

***Genetik olarak ailenizde de Adana ve Mersin’den Harput’a uzanan şairler, yazarlar olduğunu biliyorum… Bunu sizden dinleyebilir miyiz?

            ---Senin de, dedem Mustafa Asım ile dedemin ağabeyi olan “Serseri Ali” lakaplı  Çeribaşızade Ali Bey hakkında yayınlanan kitabı incelediğin gibi, her ikisi de şair olan şairdirler. Babam da, herhangibir kitabı olmasa da dörtlükler, rübailer yazan birisiydi. Genetik olarak, torunlarından tek yazan benim.

            ***Şiirleriniz hangi sanat organlarında yayınlandı?

            ---Söylem dergisinde, Yeni Adana Gazetesi Edebiyat ve Sanat Sayfası”nda ve Hukukçu Şairler Antolojisi ile birçok yerel gazetede şiirlerim yayınlandı. 

***Şiir nedir size göre peki?.. Yaşamınızdaki yeri ve önemi hakkında ne diyeceksiniz?

---Kelimeler şiirin hamalıdır… Şiir bir yaşama biçimidir. Şiir duyguların, düşüncelerin, mutlulukların, acıların, velhasıl her türlü insani duyguların ifade ediliş bütünüdür. Şairler aynı zamanda tüm diktatörlerin düşmanı ve şiirler de korkulu rüyalarıdır.   

            ***Şiir dışında ilgilendiğiniz bir sanat dalı oldu mu?

            ---Lise öğrenciliğimde, Ziya Paşa Tiyatrosu’nda amatör olarak oynamıştım (1962-63)

***Şair nasıl olmalıdır? Bir şair ya da yazarın üç olmazsa olmazı dediğimizde, önem sırasına göre neleri sıralamak isterseniz?

            ---Sevgi; doğayı, insanları, kendini sevecek insan. Cesur olacak, duygu ve düşüncelerinden korkmayacak, aydın olacak. 

            ***Sizin şiir yazdığınız dönemlerle bugünleri karşılaştırdığınızda, toplum tarafından şiirin kabul görürlüğü hakkında neler demek gerekir?

            ---Daha önce, bizim gençlik yıllarımızda yani şiire ve sanata karşı ilgi vardı. Teknolojinin aşırı gelişmesi, toplum ve aile yapısındaki yozlaşma şiire ve sanata karşı olan ilgiyi çok azaltmıştır.  

            ***Bazı şiirleriniz de bestelendi sanırım…

            ---Bestekâr Suphi İdrisoğlu tarafından nihavend makamında bestelenen Ruhumda Aklımda Kalbimde Sensin” adlı şiirim TRT  repertuvarına alındı.  

***Etlkilendiğin, beğendiğiniz şair, yazar ve sanatçılar kimlerdir?

            ---Namık Kemal, Mehmet Akif, Nâzım, Orhan Veli, Ataol Behramoğlu ve Ahmet Miroğoğlu etkilendiğim, beğendiğim şairlerdir. Ayrıca, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Muzaffer İzgü, Metin Akpınar, Zeki Alasya ve Yıldız Kenter de beğendiklerimdendir.

            ***Hayatınızda zevkler, renkler desem neler anımsatır size?

            ---Çocukluğumu anımsarım… Çocukken ata binmek, tımar etmek, büyük zevkimdi… Lisede okurken, Mercimek harasından saf kan Arap tayı almıştık. Onu besledim. Benim adıma hipodromda yarışlara girdi. Yarışlara katılabilmesiiçin teyzemin kocasına vekalet vermiştim.  Ayrıca yine lise okurken okulun atletizm takımında 4x1000 bayrak yarışlarına katılıyordum, 5 bin metre koşuyordum.  

            ***Şiir yoluna koyulan gençler için bir şeyler önermek ister misiniz?

            ---Şiir yazabilmek için bol bol kitap okuyacaklar, baktıklarını görecekler.  

            ***Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim?

            ---Ben teşekkür ederim emeğinize sağlık.

                                                



YAZARLAR

  • Pazar 23 ° / 6 ° Güneşli
  • Pazartesi 21 ° / 7 ° Parçalı bulutlu
  • Salı 19 ° / 11 ° Fırtına
  • BIST 100

    1.331%0,00
  • DOLAR

    7,8148% 0,55
  • EURO

    9,4774% 0,32
  • GRAM ALTIN

    461,16% 0,18
  • Ç. ALTIN

    760,914% 0,18