Ahmet ERDOĞDU


BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA ÇANAKKALE CEPHESİ  (4)

ÇANAKKALE CEPHESİ KARA MUHAREBELERİ    


Değerli Okurlar,

Çanakkale Yarımadası’na yapılacak çıkartma öncesi olanları, geçen iki yazımızda paylaşmıştık. Bugün sizlere 26 Nisan gününden itibaren olan gelişmeleri Sayın Mustafa Kemal Tutkun Paşa ile konuşmaya devam ediyoruz.

Bu söyleşimizin tamamını gazete sayfalarımıza koyamıyoruz. Söyleşimiz bittikten sonra gazetemizin internet sayfalarında “ÇANAKKALE DOSYASI” olarak bulabileceksiniz.

A.E.- İlk günü yaşadık. Düşmanın planı ortaya çıktı. Şimdi Liman Paşa’nın karşı hamlelerine geçelim… 26 Nisan günü gelişmelerini öğrenebilir miyiz?

M.K.T.- Arıburnu Cephesi:

Bu cephede Yarbay Mustafa Kemal’in komutasındaki birliklerimiz %50’lere varan zayiat vermişlerdi; acele takviyeye ihtiyaç vardı.

Bu sabah Saros Körfezi’ndeki 5. Tümenin Arıburnu bölgesine intikali başladı; akşam da 7. Tümen Seddülbahir bölgesine intikale başlayacaktı. 64. Alay dün akşam Çanakkale’ye varmış; 33. Alay da bu sabah Çanakkale’de olacaktı. Mustafa Kemal karargâhını Kemalyeri’ne taşımıştı. Taarruz sırası beş tugayı da -21 tabur- karaya çıkmış Anzak birliklerindeydi. Karşısında da ağır zayiat vermiş ama takviye alamamış dört alayımız -14 tabur-  bulunuyordu.

Sabahın erken saatlerinde başlayan donanma ateşleri öncelikle 57. Alayın savunmakta olduğu Düz Tepe’ye yoğunlaştı. Conkbayırı için mücadele veriliyordu. Ağır zayiat verme pahasına düşman taarruzları bir saat içinde durduruldu.

Güney kanatta Kanlısırt’a düşman taarruzları öğleden sonra başladı. Karayörük Deresi’nde taraflar birbirine girmişti. Gün sonu itibarıyla 27. Alay ağır zayiat vermesine ve çok yorgun olmasına rağmen canını dişine takarak Karayörük Deresi doğu sırtlarını sonuna kadar savundu ve bu bölgedeki düşman ilerlemesi durduruldu.

Gün batarken birliklerimize bulundukları hatlarda savunma, eksikliklerin tamamlanması ve erlerin sıcak ve kuvvetli yemekle doyurulması emri verildi.

Yarbay Mustafa Kemal bugünü “En müsait olmayan gün” olarak tanımlayacak ve gün sonu raporunu “Mağlup olmuyoruz” şeklinde verecektir.

Seddülbahir Cephesi:

Kroki-17: 3.Taburun 26 Nisan günü Öğleden Sonrası Durumu

29. İngiliz Tümeni’nin 26 Nisan günü amacı, dün çıktığı kıyı hattında güvenli bir şekilde yerleşebilmekti. Bugün Harapkale Tepesi de koparılarak Ertuğrul Koyu sorunu çözülecek, 1. Fransız Tümeni karaya çıkarılacak ve imkânlar nispetinde ileri harekâta devam edilecekti.

Saatler 05.30’u gösteriyordu ki, düşman donanmasının cehennem ateşleri yine başladı. Ateşler Seddülbahir Köyü ve Harapkale Tepesi’ne yoğunlaşmıştı. River Clyde kömür gemisindeki askerlerin de kıyıya çıkmaya başladıkları görüldü. Seddülbahir Köyü içinde sokak muharebeleri öğle saatlerine kadar devam etti. Sonunda köy boşaltıldı ve ağır zayiat veren birliklerimiz Harapkale Tepesi yamaçlarına çekildiler. Bu arada Ertuğrul Koyu’ndaki 200 kadar İrlanda askerinin de hareketlendiği görüldü. Artık tehlike çanları Harapkale Tepesi için çalıyordu.

Saat 09.10’da Binbaşı Mahmut Sabri Bey takviye talep etti ancak karşılığında “Geri çekil!” emri verildi. Ancak geri çekilme bu saatte yapılacak iş değildi. Akşamı beklemek gerekiyordu.

Saat 13.00’dan itibaren tabur savunması zorlanmaya başladı ve Harapkale Tepesi kuşatılma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Bu saatlerde Seddülbahir Köyü’ndeki İngiliz askerlerinin başında elinde bastonuyla Albay Charles Daughty Wylie bulunuyordu.

Albay Daughty Wylie’a bir parantez açalım…

Kendisi 1909 yılında Mersin’de İngiliz askeri Ataşesi olarak görev yapmış, bu süre pek çok Ermeni’yi kurtarıp Mersin’de hastane kurdurup baktıran bir askerdir. Daughty Wylie’ın 1911 yılında Balkan Savaşları’na gözlemci olarak katılmış ve Padişah tarafından madalya ile şereflendirilmiş Türk dostu olarak bilinen bir kişidir. Türklere olan saygısından askerini silahsız ve bastonuyla idare etmiştir.

Ancak Mehmetçik onu tanıyamamış ve bir keskin nişancı gereğini yapmıştır. Mezarı halen Seddülbahir Köyü içindedir.

Mahmut Sabri Bey’le devam edelim…

Durumun iyice kritikleşmesi üzerine 3. Tabur Komutanı saat 13.30’da altı kat üstün düşman karşısında geri çekilme ve ikinci hatta savunmaya devam etme emrini uygulamaya koyma kararı aldı.

Geri çekilme başlamadan önce Mahmut Sabri Bey 70 kadar yaralının bulunduğu taburun sargı yerini ziyaret etmeyi ihmal etmedi. Bu ziyaret ile ilgili anıları yürek burkuyordu: “Yaralılara düşmanın eziyet etmeyeceğinin yapılan anlaşmaların gereği olduğu, kendileri için ekmek çuvalları ve iki teneke su bulunduğu söylendi. Yaralılar ‘Dünden beri araba geleceğini vaat ediyorsunuz, şimdi de bırakıp gidiyorsunuz’ cevabını verdiler.  Bu cevaptan müteessir olmamak mümkün değildi. “

Saat 14.30’da başlayan geri çekilme çok zor şartlarda uygulandı ve akşam saatlerinde ikinci hatta geri çekilme tamamlanabildi.

3. Taburun iki günlük zayiatı altı subay 630 er olmak üzere 636 kişi (%56) idi. 

İngilizlerin zayiatı da 2 bin 600- 3 bin civarındaydı.

Kumkale Cephesi: 

Saat 07.00 olmuştu. Muharebeler geceden bu yana olanca şiddetiyle devam ediyordu. Bir ara düşman tarafta beyaz bayraklar görüldü. Teslim olmak istiyorlardı. Bir kısım Fransız askerlerinin ayağa kalktıkları görüldü. Her iki taraf birbirine karıştı.

Dil sorunu nedeniyle anlaşılamıyordu. Bu duraklama döneminden sonra hücumları tekrarlamak artık çok güçtü. Sonunda saat 14.40 civarında taarruzdan vazgeçildi. Ve Emniyetli siperlere çekildik. Üç defa üst üste tekrarlanan taarruzlarda ciddi ölçüde zayiat verdik. Özellikle subay zayiatı çoktu.

A.E.- İki günlük muharebelerin sonunda Hamilton’un asli kuvvetleriyle Seddülbahir’e tali kuvvetleriyle de Arıburnu’na çıkarma yaptığı ortaya çıkmıştır. 27 Nisan muharebeleri/faaliyetleri kapsamında neler söyleyebiliriz?

M.K.T.- Arıburnu Cephesi:

                   

                                       Kroki-18: Arıburnu Muharebeleri (27 Nisan Durumu)

Dünkü muharebeler sonunda Karayörük Deresi doğu sırtlarındaki 27. Alay mahkûm araziye düştüğünden çok zor duruma düşmüştü. 72. ve 77. Alayların dünkü muharebelerde geri kaçma teşebbüsleri bu zafiyeti daha da artırmıştı. Kanlısırt-Merkez Tepe hattı mutlaka ele geçirilmeliydi. Bu nedenle taarruz sırası bugün bizdeydi. Ama neyle taarruz edilecekti?

64. ve 33. Alayları beklemeli miydik? Bekleyemedik ve teamüller genellikle asgari üçün bire taarruzunu öngörmekteyse de,  biz 21 Anzak taburuna 33. ve 64. Alay dâhil 15 taburla taarruz edecektik.

 Güneyde 27., 72. ve 77. Alayların Kanlısırt istikametinde taarruzu başladı. 08.45’te birliklerimiz hedeflerine ulaştılar. Saat 10.00’da da 57. Alay ve sağında cepheye gelen 64. Alayın Hain Tepe istikametinde taarruzu başladı ancak donanma ateşleri nedeniyle beklenen sonuca ulaşamadı.

Öğleden sonra güneyde 72. ve 77. Alaylardan dünkü gibi can sıkıcı raporlar gelmeye başladı. 27. Alayın takviye ihtiyacı vardı. Geri kaçışların durdurulması gerekiyordu.  Saatlerin 18.30’u gösterdiği saatlerde 33. Alay cepheye ulaşabildi ve hemen muharebeye girdi. Alay Komutanı bir tabur komutanının şahadeti ve bir tabur komutanının yaralanması ile sonuçlanan çarpışmalardan sonra bölgede kontrolü sağlayabildik.

Bugün bir İngiliz denizaltısı daha Marmara’ya geçmişti. Bugün ayrıca Çanakkale şehri ve Maydos iskelesi de bombalanmıştı.

19. Tümen Komutanı düşman üzerindeki baskıyı devam ettirmek ve düşmanı denize dökmek amacıyla taarruza gece de devam etme kararı aldı. Mustafa Kemal’i bu kararı almaya zorlayan sebepler vardı. Bir defa morali sarsılan ve düzeni bozulan düşmanın nefes almasına ve toparlanmasına fırsat vermemeliydik. Yorgunduk ama düşman bizden daha fazla yorgun ve bitkindi. İhtiyatlarımız yetersizdi ama inisiyatif bize geçmişti.

Daha da önemlisi, Mehmetçik Balkan bozgununun gölge ve leke sürdüğü bir onur sorunu yaşamakta olduğundan çok acılıydı. Askerin kendisini önce kendisine, sonra da milletini ispat etmesi için eline bir fırsat geçmişti. Bu fırsatı kullanmak istiyordu. İşte bu nedenle taarruza gece şartlarında devam edecektik.

Güneyde gece taarruzu 33. Alayın gelmesiyle bir hız kazandıysa da ilerleyen saatlerde birlikler birbirine karıştı. İlerleyen saatlerde 77. Alay askerleri arasında dağılmalar görüldü. Ancak buradaki birliklerimiz düşmanı denize dökemediler ama Merkez Tepe Kırmızı Sırt hattına bağlayarak görevlerini yaptılar. Bütün çabalara rağmen beklenen bu bölgede taarruzlar beklenen neticeyi vermedi ve durduruldu.

Saat 21.00’da 57. ve 64. Alayların taarruzu başladı. İlk aşamada başarılı da oldu. Ancak aydınlatılmış donanma ateşlerinin de baskısıyla tekrarlanan taarruzlardan bu bölgede de beklenen sonuç alınamadı ve taarruz durduruldu.

Bu sabahtan itibaren devam eden taarruzlarda elde edilen ilginç sonuç, ulaşılan Cesaret Tepe doğusu-Bomba Sırtı-Kırmızı Sırt-Kanlı sırt hattının çok küçük dalgalanmalar hariç 8,5 ay boyunca hiç değişmeyeceğiydi.

Seddülbahir Cephesi’nde Kumkale çarpışmaları:

Genaral Hamilton 26 Nisan sabahı 1. Fransız Tümen Komutanı’na bu gece Kumkale’deki Fransız birliklerinin geri çekilmesi emrini verdi. 27 Nisan sabahı Kumkale’de tek bir Fransız askeri kalmamıştı. Ancak bu boşaltmadan saat 15.30’da haberimiz oldu.

İki gün süren Kumkale muharebelerine 3 bin 500 civarında askerle katıldık. 467’si şehit olmak üzere1.735 asker zayiatı verdik.(% 50) 2 bin 250 askerle muharebelere katılan Fransızların zayiatı ise 190 ölü olmak üzere 778 idi.(%31)

A.E.- 28 Nisan itibarıyla gelişmeleri izah eder misiniz?

M.K.T.- Arıburnu Cephesi:

Bugünden itibaren Arıburnu cephesinde muharebeler yavaşladı. Cephede alışılmışın dışında sessizlik vardı. Artık siper kazarak olabildiğince toprağa gömülme dönemi başlamıştı.

Saat 05.00’da da 16. Tümen’in 125. Alayı 19. Tümen emrine girmiş ve bölgede Yarbay Mustafa Kemal’in emrinde altı alay toplanmıştı.  Anzak kolordusu da dört taburlu bir tugayla takviye edilmişti. Yarbay Abdülrezzak Bey komutasındaki alay Adana yöresi askerlerinden oluşmaktaydı.

Bugün 16. Tümen’in 47. ve 48. Alayları ile 15. Tümen’in İstanbul’dan bölgeye intikali başladı.

Seddülbahir Cephesi:

Birinci Kirte Muharebesi

General Hamilton karaya çıkarılan birliklerle iki safhalı bir plan hazırladı, birinci safhada 29. İngiliz Tümeni (14 tabur) cepheyi Kirte batısında yaracak, ikinci safhada sağa manevra ile Alçıtepe ele geçirilecekti. Fransız birlikleri de (Beş tabur) cephelerinde taarruza iştirak edeceklerdi. Bölgeyi savunmakla görevlendirilen 9. Tümen iki alay (Sekiz tabur) ile bölgede tertiplenmişti.

Birinci Kirte muharebesi saat 08.30’da donanmanın yeri göğü inleten bombardımanı ile başladı. Saat 09.00’dan itibaren İngiliz birliklerinin hızla ileri atıldıkları görüldü. Saat 10.00 itibarıyla batı kanadı kontrol altına aldık.

Bugün 8-9 bin askerle muharebelere iştirak eden İngilizlerin zayiatı 2 bin, 5 bin kadar askerle muharebelere katılan Fransızların zayiatı bin kadardı. Bizim zayiatımız da 2 bin 378 idi.

Günün sonunda Yarımada’da Kuzey ve Güney Bölge Komutanlığı kuruldu. Alman Albay Sodenstern Güney Bölge, Esat Paşa Kuzey Bölge Komutanlığına getirildi. Akdeniz Seferi Kuvvetinin asli kuvvetleriyle çıkarma yaptığı bölgeyi savunan Güney Bölge Komutanlığı karargâhındaki komutan dâhil bütün subayların Alman olması, sadece tercüman olarak Arap asıllı bir subayın görevlendirilmiş olması dikkat çekiciydi.

A.E.- 29 Nisan gününün önemli faaliyetlerini izah eder misiniz?

M.K.T.- Arıburnu cephesinde bugün önemli bir faaliyet/çatışma yaşanmadı. Ancak İngiliz donanmasının Maydos’u bombalaması güne damgasını vurdu. Bu bombardımanda meskûn mahal hedef alınmıştı. Yaralı toplama yerleri ve hastanede de yangın çıktı. Hasta ve yaralılar şehit oldu. Bu arada hastanede tedavi edilen bazı İngiliz yaralılar da hayatını kaybetti. Şaşkına dönmüş halk birkaç parça eşyasıyla kasabayı terk etti.

Enver Paşa da düşmanın derhal denize dökülmesini istiyordu. Bu arada 5. Tümen Kuzey Bölge Komutanlığı emrine, 3. Tümen, 7. Tümen ve 11. Tümen Güney Bölge Komutanlığı emrine verildi. İstanbul’dan yola çıkarılan 15. Tümen Güney Bölge Komutanlığı emrine, 16. Tümen de Kuzey Bölge Komutanlığı emrine verilmişti.

A.E.- Taarruz sırası şimdi bizdeydi. 30 Nisan günü her iki cephede birliklerimiz yarına hazırlanacaklardı. Bu hazırlıkları kısaca izah eder misiniz?

M.K.T.- Bugün 25 Nisan gecesi Marmara Denizi’ne geçmeyi başaran AE-2 Avustralya denizaltısı batırıldı ve personeli esir alındı. Ama EA-14 İngiliz denizaltısı bir gambotumuzu batırmıştı.

Arıburnu cephesinde 19. Tümen emrinde bugün itibarıyla yedi alay birikmişti. Bugün iki alay, yarın da bir alay bekleniyordu. Mevcut alaylar içinde dördünün mevcutları yarı yarıya eksikti; 57. Alayın 1. Taburunda bütün subaylar şehit olmuş, kalan erler de diğer taburlara dağıtılmıştı. Tümenin asıl vurucu gücü bugün ve yarın emre girecekler olacaktı. Genel mevcudumuz 18 bin 400 olacaktı. (21 tabur) Bölgede bir tümenin sevk ve idarede zorlanacağı kadar kuvvet birikmişti. Bu nedenle kol düzenine geçildi.

Bir tugayla takviyeli Anzak Kolordusu’nda 25 bin mevcutlu 21 tabur bulunuyordu. Ateş gücünün mukayesesi bile yapılamıyordu.

 

                            

                   Kroki-22: Arıburnu Muharebeleri (1 Mayıs 1915 Gündüz ve Gece Taarruzları)

Arıburnu cephesinde bu gelişmeler yaşanırken Seddülbahir bölgesinde sakin bir gün yaşanıyordu. 1. Fransız Tümeni ve Hint Tugayı karaya çıkmış, İngiliz Deniz Piyade Tümeni’nin çıkışı devam ediyordu. Seddülbahir’de 30 bin asker (30 tabur) toplanmıştı. Mısır’dan 42. İngiliz Tümeni ve 2. Fransız Tümeni’nin Çanakkale Cephesi’ne tahsis edildiği bildirildi.

Türk birlikleri ise 7. ve 9. Tümenler idi. (18,5 tabur-16 bin kişi) Birliklerimize yarın Arıburnu cephesindeki taarruzu kolaylaştıracak şekilde hareket etmeleri emri verildi.

A.E.- 1 Mayıs günü Yarımada’da taarruz sırası bize geçmişti. Bugün Yarımada’da yaşananları özetler misiniz?

M.K.T.- Arıburnu bölgesinde dün yapılan planlama çerçevesinde saat 05.15’te Merkez ve Sol Kol taarruzları başladı. Sağ Kol taarruzları için ayrı zaman verilmişti. Bunun üzerine düşman donanmasının ateşleri giderek yoğunlaşıyordu.

Bugünkü hücumda sadece süngüler konuşuyordu. Çünkü donanma ateşlerini bertaraf etmeliydik. Bunun için de aradaki mesafeyi alabildiğine kapatmamız gerekiyordu ve de öyle oldu. İki taraf da aynı siperde, aynı çukurda, aynı tek karış toprak üstünde, kucak kucağa, boğaz boğaza idiler. Bu şimdiye kadar Arıburnu’nda yaşanan en kanlı savaştı. Saatlerin 16.00’ı gösterdiği dakikalarda bütün cephelerde taarruzlar durduruldu. Düşmana bu kadar yaklaştıktan sonra artık gecenin karanlığından istifade etmek gerekiyordu ve de öyle oldu.

Bugünkü zayiatımız 6 bin kişiydi. Kuvvetimizin 1/3’ini kaybetmiştik

A.E.- 3 Mayıs’ta ne oldu, 4 Mayıs Seddülbahir Cephesi’ndeki çarpışmalarda ne kadar kayıp verdik?

M.K.T.- Bugünün bir diğer önemli olayı, Yarbay Mustafa Kemal’in Enver Paşa’ya yazdığı aşağıdaki mektuptur:

“Maydos bölgesi kuvvetlerine kumanda ettiğim zaman aldığım düzenle düşmanın karaya çıkmasına imkân verilmeyebilirdi. Liman von Sanders Paşa Hazretleri bizi, bizim orduları, bizim memleketimizi tanımadığından ve layığıyla araştırmada bulunacak kadar bir zamana sahip olmadığından, sahilde çıkarma kıyılarını tamamen açık bırakarak tertibat almış ve bugün düşmanın karaya asker çıkarmasını kolaylaştırmıştır.

Vatanımızın müdafaasında kalp ve vicdanları bizim kadar çırpınmayacağına şüphe olmayan başta von Sanders olmak üzere bütün Almanların fikirlerine itimat etmemenizi kat’i surette temin ederim. Bizzat buraya teşrif eder, genel durumumuzun gereklerine göre bizzat sevk ve idare etmeniz münasip olur kardeşim.”

Bu mektupla Mustafa Kemal Liman Paşa’yı açıkça Enver Paşa’ya şikâyet ediyordu.

Seddülbahir Cephesi’nde 8 bin mevcutla muharebeye giren 15. Tümen, 3900 kişi zayiat verdi ve Soğanlıdere’ye alındı.

A.E.- 5 Mayıs günündeyiz; bugün Yarımada’daki birlikler Anadolu Grubu, Güney Grubu, Kuzey Grubu ve Saros Grubu olarak yeniden teşkilatlandırıldı. 17 Mayısa kadar Arıburnu bölgesinde kısmen sükûnetin hâkim olduğunu görüyoruz. Buradaki faaliyetleri özetler misiniz?

M.K.T.-  13 gün sürecek bu dönemde iki tarafında başlıca faaliyeti,; geceli gündüzlü süren tahkimat, gizleme ve engelleme faaliyetleri olacaktı. Bu kapsamda özellikle Kanlısırt savunmasını devralan 16. Tümen’in çalışmaları dikkat çekiyordu.

Bir de Kanlısırt, Kırmızısırt bağlantısını kuvvetlendirmek amacıyla 6/7 Mayıs gecesi Şehitler Tepesi baskını gerçekleştirildi ancak başarı sağlanamadı ve harekât durduruldu.  Bu harekâtta 57. Alay’la 125. Alay 3. Tabur’da görevli gönüllü subay Üsteğmen Saffet (Pozantı) komutasında seçilen fedai müfrezesi ile de Şehitler Tepesi istikametinde baskın taarruzu icra edildi. Ancak düşman tetikteydi. Müfrezenin taarruzu bastırıldı.

10 Mayıs günü Enver Paşa Gelibolu’ya geldi; ardından bütün cepheyi gezdi ve 11 Mayıs günü Mustafa Kemal’le 1 saat kadar özel görüşme yaptı. 12 Mayıs günü İstanbul’a dönen Enver Paşa, 15 Mayıs günü 5. Ordu Komutanlığı’na 1. Maddesi “Kuzey Grubunda muharebenin son safhaya geldiğini, yola çıkarılan 2. Tümen ile kesin sonuç sağlanacağını bildirmekteydi.

Düşman 13/14 Mayıs gecesi saat 01.30’dan itibaren Bombasırtı- Cesaret Tepe arasındaki mevzilerimize tekrar saldırdı. Öndeki bazı siperlere girildiyse de süngü hücumuyla saldırı geri püskürtüldü. 

Yukarıda da anlattığımız gibi Yeni Teşkilatlandırma şemasına uygun olarak emir-komuta ilişkileri 16 Mayıs günü yürürlüğe girdi. Kuzey Grup Komutanı bugün resmen göreve başladı. Böylece Yarbay Mustafa Kemal’in 23 günlük Arıburnu Kuvvetleri Komutanlığı sona eriyordu.      Devam Edecek…



Hamza çelik
29.03.2021 22:57:31
Harika bir anlatım. Paşamızı kutlarım beni dedelerimle Çanakkale muharebesi de tarih ve saat saat adeta gezdirdi çekilen sıkıntıları fedakarlık ve kahramanlarımuzı hüzünle yaşattı paşam kaleminize gönlünüz esaglık bu hatıralar inşallah kitab olur Türk milleti tarihini ögrenir. Selam ve saygılarımla

YAZARLAR

  • Salı 0 ° / 0 ° Yok
  • Çarşamba 0 ° / 0 ° Yok
  • Perşembe 0 ° / 0 ° Yok
  • BIST 100

    1.454%-0,45
  • DOLAR

    8,4804% 1,03
  • EURO

    10,2880% 0,20
  • GRAM ALTIN

    508,15% 0,27
  • Ç. ALTIN

    838,4475% 0,27