Cumali KARATAŞ


BİR KURTULUŞ GAZİSİ: ”YENİ ADANA”


Adana’nın farkındalık vurgusunda sanat gibi özgürlük tutkusu da yerini alır. Bunun en somut göstergesi edebiyat, sinema ve müzik alanındaki köklü sanatsal geçmişi kadar özgürlük ufku veren girişim ve oluşumlardır.

Bereketli toprakların emek gücüyle yeşeren tarımdaki bu yetkinlik bir anlamda sanatta da seyreder ki salt Türk sanatı değil, evrensel sanatta da yerini bulan bir donanıma yansıyan etkili izlerdir bunlar…

Yazının bütünlüğü çerçevesinde bunun ne olduğuna kısaca göz attığımızda, bir akım, yenilik, derinlik ölçütlerinde kökleşen bu yöresel uyanışın Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Yılmaz Güney gibi önemli isimlerin başı çektiği edebiyattan sinemaya, müziğe uzanan bir sanatçı kafilesiyle baş başa olduğumuzu görürüz. 

Gerçekten bu isimler o kadar çoktur ki; Muzaffer İzgü, Demirtaş Ceyhun, Arif Keskiner gibi isimlerin devinim kazandırdığı kendi içerisindeki dönüşümlerle bu sanatçı kafilesini nitelikleştirdiği görülür.

Adana ve Çukurova’daki bu sanat rüzgârında başta Abidin Paşa, Abidin Dino, Arif Dino ve Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi yıllarını Adana’da geçiren önemli yazarların adını anmadan da geçilmez.

Konunun bir de müzik cephesi var ki; Mustafa Sağyaşar’dan, Ali Şenozan’a, Selahattin Sarıkaya’dan, Ali Limoncu’ya, Şaban Gen’e, Ali Limoncu’ya, Halit Araboğlu’na, Müslüm Gürses’e, Ferdi Tayfur’a uzanan bu zincirin halkaları olarak çeşitli müzik dallarında onlarca ses sanatçısı da bulunmaktadır.

Bununla birlikte; başta Suphi İdrisoğlu ve Abdurrahman Yağdıran gibi 2-3 yaşlarında Adana’ya gelen önemli bestekârlar zincirine ise Avni Anıl, Bilge Özgen ve Mustafa Canan gibi bestekâr ve ses sanatçılarını da eklemek gerekir.

İşte böylesine farklı, emek ve sanayin birleştiği bereketli topraklarda özgürlük tutkusu da kendine özgü bir direnç ve saygınlıkla varlığını ilan eder…

Atatürk’ün düşünsel anlamda Kurtuluş Savaşı meşalesini Adana’da yaktığı bilinen bir şeydir… “Kurtuluştan sonra Adana’ya gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk:”Bende bu vekayiin ilk hissi teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da doğmuştur” demiştir.    

Atatürk’ün vurgulaması boşa değildir. Özgürlük uğruna savaşımlar verilmiştir. “Yeni Adana” gazetesi de bu yayın, kültür ve sanat kalelerinden birdir. ..

Diğer gazeteler gibi düşmanla işbirliği yapmak değil de, toprağını işgal eden düşmanlara karşı savaş açan Ahmet Remzi Yüregir’in “Yeni Adana” gazetesi, bedeller ödeyerek özgürlüğe erişilmiştir.  

Kurtuluş için çıkan ve dağlardaki yurtsever Kuvvai Milliye güçlerine katır sırtlarında ulaştırılan “Yeni Adana” gazetesinin 103. yayın yılını kutlarken, böyle bir onurlu bir geçmişi olan, kültürel varlığımız “Yeni Adana” gazetesinin yaşatılması için başta Adana olmak üzere hepimize büyük sorumluluklar düştüğü de bilinen bir gerçektir.     

Fazıl Hüsnü Dağlarca demiştik, ona da açıklık getirelim…

Yeni Adana’nın uzağında olmayan, ilk şiiri (1927) ve Yeni Adana gazetesinin öğrenciler arasında açtığı yarışmada birincilik alan “Gurbette Feryat” adlı öyküsü Yeni Adana gazetesinde 1927-1928 yıllarında yayınlanan şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, daha sonra Yeni Adana gazetesi hakkında aşağıdaki şiiri yazar.

 

YENİ ADANA

 

Yazının ayağa kalktığı

Gazete olduğu Adana’da

Bu sese dayanamamıştır saldırgan

Susturmuştur çabucak

Yazının Toroslar’a kaçtığı.

***

Yazının bilinç olduğu

Ahmet Remzi Yüregir başta

Yedek Subay Avni Doğan

Sonra Ferit Celal

Yazının kocaman bir soluk olduğu

***

Yazının çeteci olduğu

El verdiği, göz verdiği

Ayak verdiği çarpışanlara

Yürekleri eklediği birbirine gece gündüz

 Yazının özgürlük olduğu 

 

Fazıl Hüsnü Dağlarca



YAZARLAR

  • Perşembe 21 ° / 5 ° Güneşli
  • Cuma 23 ° / 5 ° Güneşli
  • Cumartesi 23 ° / 5 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.488%0,35
  • DOLAR

    7,2629% 1,30
  • EURO

    8,8955% 1,94
  • GRAM ALTIN

    414,68% -0,23
  • Ç. ALTIN

    684,222% -0,23