Ata Alp And


ATATÜRK VE MÜZİK-5


Müzik, sanat konusunun oldukça derin ve demokrasi yuvası Cumhuriyetimizin yapısallığına, Atatürk ilke devrimlerine koşut özümsetilen önemli olgu, kazanım olsa gerek…
Halkın çorap ve mendilleriyle, inancıyla, gücüyle Milli Mücadele’ye girdiği, Kurtuluş Savaşı’nda yurdu işgal eden yedi düveli halkıyla yurttan kovan, Mondros’u, Sevr’i yırtıp atan Atatürk; yurdun inşasıyla çağdaş, uygar ve evrensel konumda bir devlet ile ulus düzeyine yükselmemizde kültürel ve sanatsal dinamiklere de önemle yer vermiştir.
Bilim, eğitim, kültür gibi bir yurdun temel direkleri olan ulusal zenginliklerinin yanına sanatı da ekleyen Atatürk, sevip koruduğu yerli ve ulusal sanatsal değerlerin evrensel ölçütlere gelmesi, evrensel düzeyde ilgi görüp dinlenilmesi için oldukça çaba göstermiştir. O, kalkınma, uygarlaşma ve çağdaşlaşmanın vaz geçilmez olgularından birini de sanat ve müzik olarak görmüştür. Müziğimizin de evrensel beğeni kazanmasını arzulamasından olmuştur.
Atatürk; Emil Ludwig’e yazdığı mektupta (1930) Montesquieu’nün: ”Bir milletin musikicilikteki meyline ehemmiyet verilmezse o milleti ilerletmek mümkün olmaz” sözünün doğruluğu üzerine görüş belirtmiştir. Yine aynı Ludwig’in, yaptığı bir görüşmede, Doğu müziği ile ilgili söz ve görüşüne itiraz ederek: “Bunlar hep Bizans’tan kalma şeylerdir. Bizim hakiki musikimiz Anadolu halkından işitilebilir.” Demiştir.
Türk Halk Müziği ve Klasik Türk Müziği’ne olduğu kadar Türk Müziği’ni de seven ve ilgi duyan Atatürk’ün müzik hakkındaki söz ve görüşleri konusunda yanlış anlamalar da olmamış değildir…
“…Alaturkanın icra ediliş biçimine; zaman zaman ritminin yavaşladığına ve Fars ve Arap müziği etkisini…” eleştiren “Atatürk’ün huzurunda müzik icra eden Burhanettin Ökte…” Atatürk’ün Batı Müziği hayranlığının daha çok; Türk Müziğine Batı Müziği tekniğinin uygulanması yoluyla yapılması istenen gelişmedir ki bu da yanlış algılanmıştır.
“1925-1930 yılları arasında Riyaset-i Cumhur Fasıl Heyeti’nde Neyzenlik de yapan Burhanettin Ökte; anılarında, “Atatürk, musikimizin tarihini araştırdı, doğru dürüst cevap alamadı. Nazariyatını sordu, iki cümleyi yan yana getiremedi. Eserleri tahlil ettirmek istedi, sathından daha derinlere inemedik.” Sözü de müzikteki evrensel arayışların rüzgârında esen bir bakış açısının nedenselliğine koşut algılanabilecek bir olgu olsa gerek.

 

-------------------------------------fıkra---------------------------------------- 
                    
İŞİN KISASI 

Adam berbere girdi:  
 -Makas kaça? 
-Üç buçuk. 
-Ya ustura? 
-İki… 
Saçlarımı usturayla kes!
    *(Basın-Sarı defter) 



YAZARLAR

  • Salı 33 ° / 17 ° Güneşli
  • Çarşamba 31 ° / 15 ° Güneşli
  • Perşembe 32 ° / 15 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.461%1,36
  • DOLAR

    8,2728% 0,01
  • EURO

    10,1030% 0,64
  • GRAM ALTIN

    488,61% 0,79
  • Ç. ALTIN

    806,2065% 0,79