Ahmet ERDOĞDU


 VATANA GİDERKEN HEİMEİ-MARU

Değerli Okurlar, Önceki yazımızda Rusya’ya esir düşen Doktor Yusuf İzzetin Bey’in anılarında, Türk esirlerini İstanbul’a getirmek için Vladivostok’tan yola çıkan HEİMEİ-MARU gemisini ve kaptanı Yukichi Tsumura’nın başına gelenleri anlatmıştık. Konuyla ilgi yaptığı belgeseli  Sayın Hayriye Savaşçıoğlu ile konuştuk.


AHMET ERDOĞDU - 1921 yılında Vladivostok’tan bizim esir askerlerimizi getiren bu geminin varlığından nasıl haberdar oldunuz? Gemiyle ilgili bir belgesel yapma sürecini kısaca bize anlatır mısınız? 

HAYRİYE SAVAŞÇIOĞLU - 2011 yılında Mahya belgeselimin hazırlıkları için kütüphanede araştırma yapıyordum. İstediğim kitapların arasına yanlışlıkla ince bir defter karışmıştı. Defterde 7 yıllık esaretin ardından Japon Yarbay Yukichi Tsumura komutasında İstanbul’a dönmek için yola çıkan ve 45 günlük seyahatin ardından vatanlarına kavuşacaklarını düşünürken tekrar esir olan askerlerimizden bahsediyordu. Konuyu daha önce hiç duymamıştım. Çok dramatik bir hikayeydi ve tanıdığım bir tarihçiyle konuyu paylaştım. Maalesef hiç haberdar değildi. Aradan birkaç ay geçti ve okuduğum bir kitapta çok kısa da olsa bu konuya tekrar rastladım. İçimden ne güzel bir film konusu diye geçirdim. Ve araştırmaya başladım. Atatürk Üniversitesi’nden Cemil Kutlu hocanın Osmanlı esirleri ile ilgili makalelerini okudum. Ertesi gün hocayı aradım. Benden mailimi istedi ve daha yayınlanmamış kitabını bana mail attı. Savaş esirleri ile ilgili kapsamlı bir araştırmaydı. Konu beni daha çok içine çekti. Ardından Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç arşivlerinde araştırma yapan bir arkadaşıma ulaştım. Kendisi konuyu araştırdı ve Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç’ta ki tüm belgeleri benimle paylaştı. Gelen belgelerin çoğu Fransızcaydı. Belgelerin arasında Türk subayların mektupları ve tutanakları vardı. Bu mektupları okudukça konuya ilgim daha çok arttı. 

İlerleyen günlerde bir tarih dergisinde Viladivostok’tan aynı gemiyle dönen bir savaş esirinin haberine rastlayınca “Tesadüf olamaz bu konu beni seçti” diye düşündüm. Hala buna tüm kalbimle inanıyorum. Dergide hikayesi anlatılan askerin oğluna ulaştım. Bu ilk bulduğum aile oldu.  Ardından Kızılay Arşivi, ATASE ve Osmanlı Arşivlerini taramaya başladım. Kızılay arşivinde askerlerimizin gemide çekilmiş tek kare fotoğrafını görünce bu konuyla ilgili bir şeyler yapmaya karar verdim. O fotoğrafta ki askerlerin ifadeleri beni çok etkiledi. Vatanlarına ayak basmayı umut ederken denizin üzerinde aylarca esir kalıp ardından İtalya’nın hiç bilinmeyen bir adasına gönderilip tekrar esir olmuşlardı. Sibirya’nın soğuğunda donmuşlar ardından Akdeniz’in güneşiyle kavrulmuşlardı. Diğer taraftan Japon mürettebat açısından da baktığımda; yaklaşık 8 ay hiç tanımadıkları insanları teslim etmemek için ailelerinden uzakta zor koşullarda yaşamak zorunda kalmışlardı. Her iki tarafta tüm bu zorluklara nasıl katlanabildi diye sordum kendime. Galiba bu soru benim ana motivasyonum oldu.  Araştırmalarım devam ederken 2017 yılında Sinema Genel Müdürlüğüne Başvuruda bulundum. Önce Senaryo yazım desteği aldım. Elimdeki belgelerden yola çıkarak konunun uzun metraj senaryosunu yazdım. Ardından aynı konuyla Sinema Genel Müdürlüğünden belgesel çekimi için destek aldım. Ve böylece “VATANA GİDERKEN HEİMEİ-MARU” belgeselinin çekimlerine başladım. Yaşananlar unutulmasın istedim. Bu anlamda belgesel tam da arzu ettiğim gibi konunun bilinirliğini arttırdı. Bu da beni çok mutlu ediyor. 

A.E.- Gemi komutanı Japon Yarbay Yukichi Tsumara’nın mezarını da ziyaret ettiniz; Birazda olayın Japonya kısmını sizden dinleyelim 

H.S.- Kızılay Arşivinde, Harput’ta, İstanbul’da ve Asinara adasında yapılan çekimlerin ardından sıra Tokyo’ya da ki çekimlere gelmişti. Gemideki Türk aileleri buluyordum ama Japon komutanın ailesine de ulaşmak istiyordum. Mustafa Amca ile Yarbayın torununu buluşturmayı planlıyordum. Ama doktoru bu yolculuğu sağlığı için riskli bulunca Mustafa amcanın kızı Şenay ile Tokyo’ya gitmeye karar verdim.  

Yarbayın torunuyla ilk olarak Yarbayın mezarının başında buluştuk. Yaklaşık yüzyıl sonra dedesinin konu edildiği bir belgeselin Türk bir ekip tarafından çekiliyor olması onu çok duygulandırdı. Bizi büyük bir misafirperverlikle karşıladılar. Gerçekten çok zarif insanlar. Benim için de o gemideki askerlerimizi teslim etmeyen yarbayın ailesiyle bir arada olmak ve onlara askerlerimizin ailelerinden iyi dilekler iletmek yani buna aracı olmak gerçekten kelimelerle anlatılabilecek hisler değil. Çok özel anlardı gerçekten. 

Yarbayın torunu ile birlikte Japonya Savunma Bakanlığı arşivine gittik. O da dedesiyle ilgili tutanakları ve görev emrini ilk defa bizimle birlikte görüyordu. Birçok ilki aynı anda yaşadığımız bir gündü o gün. Japonya Savunma Bakanlığı Arşivinde çekim yapan ilk Türk belgesel ekibiydik. 

A.E.- Gemide kaç esir bulunmaktaydı? 

H.S.- Gemide, Doğu cephesinde esir düşen 1012 asker, 19 kadın ve 17 çocuk vardı. (Kadınlar Türk Subayların orada evlendikleri eşleriydi. Ayrıca bu yolculuk sırasında bir bebek doğmuş.) 

A.E.- 45 günlük gemi yolculuğunun sonuna gelirken Yunan savaş gemileri tarafından yolu kesilen ve gemiye çıkan Yunanlılara esirlerimiz teslim etmeyen kahraman yarbay hakkındaki düşünceleriniz. 

H.S.- Ben yarbayın torunu ile röportaj yaparken ona ‘’Dedeniz sizce nasıl biriydi, bir kahraman mıydı?’’ diye sordum. O da bana ‘Dedem çok iyi bir askerdi’ diye cevap verdi. Gerçekten Yarbay Tsumura döneminin en başarılı askerlerinden birisiymiş. Rus-Japon savaşında ön cephede savaşan bir askermiş. Muhtemelen bu başarılı geçmişinden dolayı Heimei-Maru gemisinde görevlendirildi diye düşünüyorum. Yarbay Tsumura gerçekten çok çaba harcıyor ve askerlerimizi Yunan askerlerine teslim etmiyor. Kendisini minnetle anıyorum. 

A.E.- Yarbayın adı 2020 yılında İstanbul B.B. Meclisi kararınca Beykoz’da bir caddeye veriliyor. Türk-Japon dostluğuna büyük katkı yapan kahraman yarbayın daha iyi tanınması için neler yapılabilir? 

H.S.- Heimei-Maru gemisi 100 yıl sonra bile Türkiye ve Japonya arasında sağlam bir köprü olmaya devam ediyor. Caddeye Yarbayın isminin verilmesi de bu köprünün bir parçası bence. Bu kararda belgeselin katkısının olduğunu hissetmek beni ayrıca çok mutlu ediyor.  

İki ülke arasında Ertuğrul Fırkateyni kazasıyla başlayan ve İran’dan Japonların tahliyesiyle devam eden dayanışma hikayelerinden sonra artık Heimei-Maru gemisinden de bahsedilmesinden dolayı çok memnunum.  

Hem Japonya’da hem de Türkiye’de belgeseli izleyenler bu olayı öğrenince çok şaşırıyor ve çok etkileniyorlar. Daha çok seyirciye ulaşması için çaba harcıyorlar. Ve bu dramatik konunun peşini bırakmamam konusunda beni yüreklendiriyorlar.  

Ankara Film Festivali, Documentarist ve TRT Belgesel Günleri’nde gösterimler oldu. Türk Dünyası Belgesel Film festivalinde belgeselimiz ödül aldı. Ardından İstanbul Japon Week 2019’da açılış filmi olarak gösterildi. Aynı yıl Türkiye ve Japonya Ekonomik İş birliği anlaşması toplantısında Tokyo'da gösterildi.  Benim de konuk olduğum bu toplantıda iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine sunduğum katkı için bir plaketle onurlandırıldım. 

Japonya’da ayrıca Yunus Emre Kültür Merkezi’nde ve Ertuğrul Fırkateyni’nin battığı Kushımoto’da gösterimler oldu. Japon tarafından çok övgüler aldık.  

2020 ve 2021 yıllarında Japonya Büyükelçiliği ve Japonya İstanbul Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen Japon İmparatorunun doğum günü resepsiyonunda belgeselimiz gösterildi. En son JİKAD'ın Sakura Esintisi etkinliğinde çevrimiçi olarak hem söyleşi hem de gösterim gerçekleştirdik. Umarım gelecek yıllarda Ertuğrul Fırkateyni kazası anmaları gibi Heimei-Maru’yu anma günleri de gerçekleşsin her iki tarafta da. 

A.E.- Konuyla ilgili araştırma yaparken esirlerimizle ilgili ailelerinin de bilmedikleri mektuplara ulaştınız, bu konuda neler yapmayı düşünüyorsunuz? 

H.S.- Tüm bu araştırma ve çekim sürecinde en üzüldüğüm konu ise; Çoğu torun dedelerinin hikayelerini bilmiyordu. Ellerinde birkaç fotoğrafın dışında kalan çok az evrak vardı. Söz uçmuş yazı kalamamıştı. Ben belgelerle karşılarına çıkınca çoğunun pişmanlıklarına şahit oldum. Dedeler savaş koşullarında ki acı günleri çok anlatmak istememiş torunlarda öğrenmek için çok istekli olmamışlardı. Bazı mektup ve evrakların sobada tutuşturucu olarak kullanıldığını ya da tavan arasında çürümeye terk edildiğini öğrendiğimde ise nefes almakta zorlandığımı hatırlıyorum. 100 yıl öncesinde kendi dedelerimizin yaşadıklarını bile bilmediğimizi ve tarihimizden ne kadar kopuk olduğumuzu üzülerek bir kez daha görmüş oldum.  

Heimei-Maru gemisindeki 3 esir askerin ailelerine yazdığı mektuplardan yola çıkarak ‘YÜZYILDIR AÇILMAMIŞ MEKTUPLAR’’ adıyla bir belgesel hazırladım. Ayrıca belgeselin danışmanı Prof. Ali Merthan Dündar ile bir kitap hazırlığı içindeyiz. Bulduğumuz belgeleri herkesle paylaşmak istiyoruz.  

Heimei- Maru gemisinde ki yaşananları araştırmaya devam ediyorum. Yarbayın torununu İstanbul’a davet ettim. Onun ziyaretini belgesele dönüştürmek istiyorum. (ARİGATOO olacak yeni belgeselimin adı.)   

Yeni belgeler ayrıca senaryomun gelişimine de destek sağlıyor. Bu konudan önümüzde ki yıllarda uzun metraj bir film yapma düşüm var. Gerçekleşebilir mi diye soruyorum bazen kendime? Neden olmasın diyorum sonra da. 

Sayın Savaşçıoğlu’na verdiği bilgiler için gazetem ve şahsım adına teşekkür eder, yapacağı yeni belgesellerle tarihimizin az bilinen yönlerini de bizlere tanıtacağına inancımızı belirtiriz.

Belgeselin gösterildiği Festivaller; 

- Ankara Film Festivali- Finalist (2019) 

- TRT Belgesel Günleri- Finalist (2019) 

- Documentarist - Özel Seçki (2019) 

- Türk Dünyası Belgesel Film Festivali (2019) - Üçüncülük Ödülü  

- Mimar Sinan Üniversitesi Tarih Bölümü (2019) Özel Gösterim 

- Tokyo Yunus Emre Enstitüsü özel gösterimi (2019) (Tokyo)  

- DEİK - KEİDANREN iş Konseyi (2019) Türk - Japon Ekonomik İşbirliği  Toplantısı Özel Gösterimi (Tokyo) 

- Kushimoto Türk Kültür Derneği Özel Gösterimi (2019) (Japonya) 

- Japonya Başkonsolosluğu (2019) İstanbul Japon Haftası - Açılış Filmi 

- Japonya Büyükelçiliği - (2020) Japon Haftası Çevrimiçi Gösterim. 

- Japonya Büyükelçiliği- (2021)  Japon İmparatorunun Doğum Günü Kutlaması resepsiyonu özel çevrimiçi gösterim 

- Papatya Festivali - (2021) Özel Gösterim - Çevrimiçi  

- Japon Sakura Esintisi JİKAD- (2021)- Açılış Filmi - Çevrimiçi Gösterim 

 

Hayriye Savaşçıoğlu Kimdir? 

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi -Sinema-TV İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi- İktisat bölümü mezunu. Vatana Giderken (Going To The Homeland - Heimei Maru) - 2019 Belgesel, 11. TRT Belgesel Ödülleri, Ulusal Profesyonel Belgesel Dalı, Finalist. 2019 30. Ankara Film Festivali, Belgesel Yarışması, Finalist. 2019 'Heymeymoro' (2017) Kültür Bakanlığı Uzun Metraj Film Senaryosu proje desteği- Senarist KISA FİLM-'Gizemli Komşu'-(2017) Feyzi Tuna Atölyesi Yönetmen-Senarist TRT BELGESEL-'Zirve Yolculuğu'-(2016) Yönetmen TGRTHABER-‘Şehrin Renkleri’ Kültür Sanat Programı (2015) Yapımcı-Yönetmen TGRTHABER-‘Kıyıdan Köşeden Hikayeler’ 52 Bölüm Belgesel Kuşağı (2012-2014)Yapımcı-Yönetmen TRT-‘Gökyüzüne Takılan Gerdanlık-Mahya-(2011) Belgesel-Yönetmen Kadife Ana'-(2011) Uzun Metraj Film- Yapım Koordinatörü TRT-‘Zoraki Başkan’ Dizi film-(39 bölüm 2009- 2010) Yapım sorumlusu-Koordinatör ARTE-‘ Pippa’ya mektup’ Belgesel-(2009) Türkiye yapım sorumlusu Mayınlar Çiçek Açacak’ Belgesel -(2008) Yapımcı-Senarist-Yönetmen ROMA PLASTİK-Tanıtım Filmi FOX TV -‘Bana Şans Dile’ Belgesel –(Kameraman) (13 bölüm- 2007) “ STAR TV -‘Objektif ‘ Program –(Kameraman) (2005 – 2007) TRT-‘Zamanın Tanığı’ Belgesel-(Kameraman) (2005) KISA FİLM-Ö.Lütfi AKAD Atölyesi-‘’Selam’’(2002) Yapımcı-Yönetmen-Senarist (MSÜ-STM) FİLMA-CASS- SHOW TV-’Ev Hali’ Dizi film-(Kameraman) (2000- 2001) KISA FİLM-Ö.Lütfi AKAD Atölyesi-(2000)‘’Balıkların Sesini Duyuyor Musun?’’ Yönetmen-Senarist (MSÜ-STM) NTV-DHKD-‘Nuh’un Gemisi’ Belgesel-(Kameraman) (13 bölüm -1999) KISA FİLM-Memduh ÜN Atölyesi-‘’Çekilemeyen film’’- Yönetmen-Senarist-(MSÜ-STM) STAR TV-Haber Merkezi-(Kameraman) (1996- 1999) HBB- Program-(Kameraman) (1994- 1996) TRT- 1993 Sınav sonrası kurum içi eğitim BEYAZPERDE DERGİS-Muhabir (1989)

 

 

 

 



YAZARLAR

  • Salı 0 ° / 0 ° Yok
  • Çarşamba 0 ° / 0 ° Yok
  • Perşembe 0 ° / 0 ° Yok
  • BIST 100

    1.454%-0,45
  • DOLAR

    8,4795% 1,02
  • EURO

    10,2821% 1,17
  • GRAM ALTIN

    508,13% 0,27
  • Ç. ALTIN

    838,4145% 0,27