Tuba Dere: “Roman kahramanlarının varlığı gerçek kişiler gibi benim hayatımda.”

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: İRFAN YALÇIN

Şiir: Alişer AVCI - SABAH SERİNLİĞİ

Öykü: Hatice DÖKMEN - R’leri Söyleyemeyen Çocuk

Deneme: Bayram SARI - Asılacak Kadın

FİLM ANALİZ: Şükran Çamaşırcı - TEPENİN ARDI

Öykü: Sırrı AYHAN

DİSTOPYANIN DÖNÜŞÜ

Recep NAS’ın çevirisiyle: Louise GLUCK- Bir Sadakat Efsanesi

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: MURAT YALÇIN

ÖYKÜ: Kader MENTEŞ BOLAT - SIRADAN BİR GÜN

ÖYKÜ: İlknur Güneylioğlu - CILIZ BULUŞMALAR

ŞİİR: Kara Topraklarda Patlayan Uçurumlar/ Onur Sakarya

KADINLARDAN: “UYKULARINIZ KAÇSIN!” ORTAK BİLDİRİSİ…

Söyleşi: Yaşar SEYMAN - “O KADINLAR KENDİNİ YENİDEN YARATAN KADINLAR”

Saba ÖYMEN : Bir yaz akşamında ev düşüncesİ

ÖYKÜ :Meliha Yıldırım - DUMAN

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: Erendiz ATASÜ...

Hatice Sönmez Kaya: KADIN SESİNİ YAZIYLA YÜKSELTMELİ

İlknur Güneylioğlu İLKAY TUNA İLE SÖYLEŞİ

YAZI: Hülya SOYŞEKERCİ

Söyleşi: Yaşar SEYMAN - “O KADINLAR KENDİNİ YENİDEN YARATAN KADINLAR”

Söyleşi: Yaşar SEYMAN “O KADINLAR KENDİNİ YENİDEN YARATAN KADINLAR”

Söyleşi: Yaşar SEYMAN

O KADINLAR KENDİNİ YENİDEN YARATAN KADINLAR”

Yıllardır siyasetçi, sendikacı, kadın hakları savunucusu olarak mücadelenin içinde olan ve kitaplar yazan Yaşar Seyman ile yeni çıkan kitabı Zine üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Uluslararası Sendikalar Ağı tarafından verilen “Avrupa‘nın başarılı kadın sendikacısı” ödülü alan sendikacı, siyasetçi, PEN Ankara temsilcisi, aktivist... Bunlar var olduğunuz, başarı gösterdiğiniz alanlardan sadece bazıları. Gerektiğinde olabildiğince sert koşullarda siyasal ve sendikal mücadeleler yürütebilen, gerektiğinde kalemine sevdalı bir yazar olan hayattan hikâyeler devşiren güçlü bir kadınsınız. Buradan hareketle öncelikle kendi hikâyenizi sormak isteriz. Sizin neredeyse her adımı mücadeleyle dolu hikâyenizde edebiyatın, kitapların yeri nedir?

Pablo Picasso diyor ki; "Bütün çocuklar sanatçı olarak doğar." Asıl sorun doğduktan sonra başlıyor. Ailenin, çocuğu yetenekleri doğrultusunda teşvik etmesi çok önemlidir. Bizim toplumda çok az anne baba çocuğuna sanat dürtüleri konusunda “deneyebilirsin,” diyor. “Sanat karın doyurur mu” diyenler çocuklarının yeteneklerini hapsederler. Çocuklarını okutmak için göç eyleyen bir ailenin çocuğu olmak benim şansım. Büyüdüğüm evde ders kitapları dışında kitap yoktu. Buna karşın annem ve babam halk kültürünü özümsemiş olduklarından bizleri sözlü edebiyatla eğittiler. Okumamız için teşvikleri inanılmazdı. Baba ocağındaki soframıza halk sanatçılarımız konup göçtü. Bu benim için bambaşka bir zenginlik oldu. Dünya klasikleri ile okul yıllarında tanıştım. Çok değerli edebiyat, tarih, coğrafya hocalarımız bizim zenginliğimizdi. Sanat tarihi hocamız rahmetli Kaya Özsezgin’di. Mezun olduğum lisesin yanında Altındağ Devlet Tiyatrosu vardı. Tiyatro afişleri otobüs duraklarında camlı panolarda sergilenirdi. Babam beni hep siyasete yönlendirdi. Örnekleri de dünyadaki kadın liderler oldu.

Sendika ve siyaset zor iki ‘S’ ile başlayınca başka iki ‘S’ olan sevgi ve sabırla bu uğraşlarımı sürdürdüm, sürdürüyorum. Yüzü insana dönük ve insanla yapılan uğraşlar olduğunda, zorluğu mücadele ile aşılıyor.

Yaşamımda edebiyatın ve kitapların yeri anlatılmaz yaşanır önemdedir. Çoğu zaman kitaplara sığınırım. Konferans ve sesleniş konuşmalarımı, “bir kitap bitirdiğimde kendimi dünyanın en güzel kadını duyumsuyorum” diye noktalarım.

“Samimiyet Yoksa Edebiyat Yoktur”

Yeni kitabınız Zine Bilgi Yayınevi etiketiyle yayımlandı. Zine nasıl ortaya çıktı, okurlarınızı bu kitapta neler bekliyor?

 Yılların birikimi ile toplumsal mücadele içinde tanık olduklarım, gözlemlediklerim ve dokunduğum yaşamlar. Zine sadece ülkemizde değil dünyada mücadele eden kadın öyküleri ile örülü bir kitap. Zine kitabında yazar da öykünün kahramanlarından biri. Samimiyet yoksa edebiyat yoktur diyenlerdenim. Öykülerimde buna özen gösteririm. Yüreğime dokunmuşsa o duygu okura mutlaka ulaşır. Kalemime içimden gelenler dolanır. Zine gönül meclisimdeki kadınlara gönül borcum diyebilirim.

Gönül meclisimdeki kadınlar en karanlık durumlarda umut ışığı yakan kadınlar.  Uzatmadan… O kadınlar kendini yeniden yaratan kadınlar.

“Zine Ülkemizin Kadınlarından Bir Umut Demeti”

Diğer kitaplarınızda olduğu gibi Zine’de de, kitabın adından başlayarak yine kadınlar en önde. Zine, Fadime, Feride, Ayşe, Gülbahar, Behice, Karanfilli Kadın, Kutup yıldızı Kadınlar, Yazmalı Kadınlar…  Kitaptaki kadınlardan sadece bazıları… Hep siyasi kimliğiyle anlatılan Behice Boran da sizin kitabınızda kadın kimliğiyle yer alıyor. Geçmişten beri kadın hakları mücadelesi içinde yer almış biri olarak bu konuda neler söylemek istersiniz?

 Bizim kuşak kızlar baba evinden gelin gidince çeyiz sandığı ile giderdi. Benim çeyiz sandığındaki bohçalarımdan birine rahmetli annem bir de kadın hakları dosyası koymuş sanki. Dünyada kadın mücadelesi büyük bedeller ödeyerek bu günlere gelmiş. Ülkemizde kadınların ses duvarını aşması kolay mı? Anadolu’da kadın evden giderse evin ışığı söner. Siz hiç hafta sonu annesi duydunuz mu? Günümüzde kadınlar ülkesini dünyaya tanıtan gönüllü elçiler. Bir köyü bir şehri mücadeleleri ile dünya haritasının ortasına koyuyorlar. Yüreğimi en çok şiddetten ölen kadınlar yakıyor. Kadın örgütleri bu konuda inanılmaz mücadele veriyorlar. Kadın hakları savunucularına, kadın örgütlerine şükranlarımız sonsuz.

Behice Boran’ı, Uğur Mumcu, İlhan Tekeli, Gökhan Atılgan gibi güçlü kalemler yazdı. Yüzlerce tez yazıldı. Belgeseli çekildi.  Zine’deki Behice öyküsünde sürgünde ölen, anne, eş, güçlü kadın Behice’yi yazdım. Genç kuşaklarla buluşmasını istedim. Anadolu türkülerine tutkusu onu Anadolu kadınları ile Zine’de buluştursun istedim. Zine ülkemizin kadınlarından bir umut demeti. Bir edebiyatçı olarak amacım, insan yaşamına ayna tutmak, umudun çiçek açmasını sağlamaktır. Kavgası, sevgi dolu yüreği ile yaşamda var olan kadınları seviyorum. Yeniden, yeni bir yola çıkmaktır yaşamak!

 

 


Haber Kaynak : ÖZEL HABER