DÜŞÜNCE - SANAT VE TOPLUM 7.04.2022 13:00:00 715 0
  • BIST 100

    2.375%0,00
  • DOLAR

    16,1190% 0,27
  • EURO

    17,3265% 0,17
  • GRAM ALTIN

    964,61% -0,17
  • Ç. ALTIN

    1591,6065% -0,17

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Trabzonspor 38 23 3 12 33 81
2.Fenerbahçe 38 21 7 10 35 73
3.Konyaspor 38 20 10 8 21 68
4.Başakşehir FK 38 19 11 8 20 65
5.Alanyaspor 38 19 12 7 9 64
6.Beşiktaş 38 15 9 14 8 59
7.Antalyaspor 38 16 11 11 7 59
8.Fatih Karagümrük 38 16 13 9 -5 57
9.Adana Demirspor 38 15 13 10 13 55
10.Sivasspor 38 14 12 12 2 54
11.Kasımpaşa 38 15 15 8 10 53
12.Hatayspor 38 15 15 8 -4 53
13.Galatasaray 38 14 14 10 -2 52
14.Kayserispor 38 12 15 11 -7 47
15.Gaziantep FK 38 12 16 10 -8 46
16.Giresunspor 38 12 17 9 -6 45
17.Çaykur Rizespor 38 10 22 6 -27 36
18.Altay 38 9 22 7 -18 34
19.Göztepe 38 7 24 7 -37 28
20.Yeni Malatyaspor 38 5 28 5 -44 20
21.Denizlispor 40 6 24 10 -39 28
  • Çarşamba 31.3 ° / 18.9 ° Bulutlar
  • Perşembe 34.5 ° / 21 ° Açık hava
  • Cuma 36.9 ° / 22.7 ° Açık hava

Öykü: Elif Yıldırım

Dışarıdan kahkaha sesleri geliyordu; sobe, sobe, sobe

Hafta sonu gelmişti, arkadaşlarım avluda oyun oynuyorlardı. O zamanlar bahçe duvarları yoktu, herkes istediği bahçede oyunlar oynardı. Büyükler hiç kızmadı. Çok heyecanlandım seslerini duyunca ‘’Ah kalkabilsem’’ diye geçirdim içimden ama serum şişesi henüz bitmemişti. Nasıl kalkacaktım bulunduğum yerden. Arkamı döndüm kapıya doğru dış kapı açıktı çünkü. Annem mutfakta benim için bir şeyler hazırlıyordu. Çamaşırları asmak için çıkmıştı dışarıya belli ki unuttu kapıyı kapatmayı. Duymamaya çalıştım sesleri bir müddet şarkılar söyledim içimden, belki giderler diye ama gitmediler. Ben de oynamak istiyordum. Artık neden ben demekten yorulmuştum. Sesler daha da kulağıma hoş gelmeye başladı, hepsini öyle çok özledim ki!

Kalkmaya çalıştım yavaşta yatağımın yan tarafındaki duvara tutunarak ama beceremedim. Sonra tekrardan aynı şeyi yaptım ve oturmayı başardım. Hiç gücüm yoktu, duvara bile zor tutundum. Oturduğumda serum şişesinin içindekinin bittiğini gördüm ve ‘’Olley’’ dedim. Yavaşça kolumdaki serumu çıkardım. Elimin üzerine baktım ‘’Acaba damar yoluna taktıkları şu cihazı da çıkarsam mı’’ diye. Sonrasında ‘’Hayır’’ dedim. Çünkü artık kollarımda damar yolu bulamıyorlardı, elimin üstündeki damar yollarını kullanmaya başladılar. ‘’Yapma çıkarırsan yine çok acı çekersin’’ dedi bir ses bıraktım. Eee nasıl inecektim yataktan, kaymam kazımdı aşağıya doğru. Başarmak zorundaydım. Biraz uğraştıktan sonra inmeyi başardım. Şimdi upuzun bir yolum vardı kapıya gitmem için, belki dört metre falandı ama gelin bana sorun. Annem yatağımı öyle yere denk getirmişti ki hem camdan gökyüzünü seyrediyordum hem de dış kapıyı çok iyi görebiliyordum. Yavaşça kapıya doğru sürünmeye başladım. Sürünerek odamın kapısının önüne geldim. Bir hamlem kalmıştı dış kapıya ulaşmak için ama çok yorulmuştum. Kahkaha sesleri daha da çoğaldı, ne güzel eğleniyorlardı. Ardında güneşin gölgesini gördüm o da bana ‘’Hadi hadi az kaldı diyordu’’ sanki. Gitmeli görmeliydim onları. Biraz daha süründükten sonra kapı önüne geldim. Karşımda üç metre ilerimde söğüt ağacını gördüm. Sanki bana selam vermişçesine dallarını salladı. Belli ki o da özlemiş beni. Hasta olmadan önce çok iyi arkadaştık. Ama ben hastalanınca hastanede yattığım dönemlerde göremedim söğüt ağacımı. Dallarına dokunup hışır hışır seslerini dinlemek çok keyif verirdi bana. Şimdi dokunamıyordum bile ona. Arkadaşlarım kahkahaları söğüt ağacının mutluluğuna karıştı. İnemedim bir basamak daha. Kapıya çıktığımda koşarak yanıma geldiler, sarılıp öptüler.

  • Ne zaman iyileşeceksin, ne zaman oyunlar oynayacağız.
  • Bilmiyorum!
  • Biran önce iyileş ne olur, birlikte oynayalım.
  • Tamam!

Dedikten sonra arkamı döndüm yerime gitmek için. Başka diyecek sözüm yoktu. Döndüğümde annem arkamda ağlıyordu. Sesleri duyunca kapının önüne gelmiş konuşulanları duymuştu.

‘’Kısa zamanda iyileşecek çocuklar, yine eskisi gibi oynayacaksınız’’ dedikten sonra beni yerime götürmek için eğilip yerden kucağına aldı. Ama annemin bu söylediklerine ne annem ne de ben inandık.

Hiç kimse bilmedi, bilmeyecekti babamla doktor konuşurken benim duyduklarımı:

“Artık yapabileceğimiz bir şey kalmadı. Evinize götürün ve son günlerini mutlu yaşasın.”

 

 

  

Haber Kaynak : ÖZEL HABER


SÖYLEŞİ: BETÜL ERDOĞAN

Şiir: Levent Karataş

GÜLSER KUT ARAT

Öykü: Recep Nas  

Söyleşi: Demet Duyuler

MUSTAFA GÜNAY

Turgut BAĞIR

ŞİİR: ŞAHİN TAŞ  

Söyleşi: Demet Duyuler

BİR RESSAM VE BİR TABLO: SEYHAN ASLAN HANOTTE

ÖYKÜ: ELİF DERVİŞ

KİTAP İNCELEME: MELTEM KOFOĞLU

DENEME: BEHİYE H. MALKOÇ

SÖYLEŞİ: DUYGU HARMANCI KARAGÜLLE

ADANA BİLGE KAĞAN İLKOKULU 4/D SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN ÖYKÜLER

Şiir: Mustafa Suphi

Mehmet BİNBOĞA

Seyhan CAN

Öykü: Leylâ SERPİL

Öykü: Kafiye MÜFTÜOĞLU

Öykü: Jale Sancak