SİYASET 28.05.2022 21:30:00 249 0
  • BIST 100

    2.443%1,56
  • DOLAR

    16,7593% 0,36
  • EURO

    17,5374% 0,06
  • GRAM ALTIN

    966,40% -0,36
  • Ç. ALTIN

    1594,56% -0,36

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Adana Demirspor 0 0 0 0 0 0
2.Alanyaspor 0 0 0 0 0 0
3.Antalyaspor 0 0 0 0 0 0
4.Başakşehir FK 0 0 0 0 0 0
5.Beşiktaş 0 0 0 0 0 0
6.Fatih Karagümrük 0 0 0 0 0 0
7.Fenerbahçe 0 0 0 0 0 0
8.Galatasaray 0 0 0 0 0 0
9.Gaziantep FK 0 0 0 0 0 0
10.Giresunspor 0 0 0 0 0 0
11.Hatayspor 0 0 0 0 0 0
12.İstanbulspor 0 0 0 0 0 0
13.Kasımpaşa 0 0 0 0 0 0
14.Kayserispor 0 0 0 0 0 0
15.Konyaspor 0 0 0 0 0 0
16.MKE Ankaragücü 0 0 0 0 0 0
17.Sivasspor 0 0 0 0 0 0
18.Trabzonspor 0 0 0 0 0 0
19.Ümraniyespor 0 0 0 0 0 0
20.Yeni Malatyaspor 38 5 28 5 -44 20
21.Denizlispor 40 6 24 10 -39 28
  • Cuma 36.8 ° / 23.2 ° Açık hava
  • Cumartesi 37.3 ° / 23.3 ° Açık hava
  • Pazar 38.3 ° / 22.4 ° Açık hava

Kılıçdaroğlu, “Bu memleketi kimseye soydurtmayacağız"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu memleketi kimseye soydurtmayacağız. Makamı ve mevkisi ne olursa olsun her karanlık odağın üzerine gitmek bizim görevimizdir" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Belediye Başkanları Çalıştayında Konuştu

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Van’da düzenlenen Belediye Başkanları Çalıştayında söz alan belediye başkanlarını dinleyerek kapanış konuşmasını gerçekleştirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu memleketi kimseye soydurtmayacağız. Makamı ve mevkisi ne olursa olsun her karanlık odağın üzerine gitmek bizim görevimizdir" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, çalıştayın kapanışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Değerli yol arkadaşlarım, Türkiye’nin en güzel kentlerinden birinde, Van’da buluştuk. Van’ın bizim açımızdan özelliği, bir Belediye Başkanımızın bile olmaması. Ama Van’ı gezerken değerli arkadaşlarım da gözlemlerini aktardılar, büyük bir kabul var. Herkeste bir beklenti var. Dolayısıyla bu beklentiyi, bu kabulü büyütmemiz gerekiyor. Bunu birlikte yapacağız, beraber yapacağız. Sorunlar var, sorunların tümünün farkındayız. Sorunları çözmek gibi bir hedefimiz var, bir idealimiz var. Akılcı politikalarla sorunları çözmek istiyoruz. Sorunları çözerken kimsenin kimliğine, inancına, yaşam tarzına kilitlenmeden, insanı insan olarak gören ve insanı bir değer olarak kabul edip o çerçevede sorunları çözmeye kilitlenen bir hedefimiz var.

Evet Van’dayız, 7 bin yıllık bir tarihin üzerindeyiz aslında. 3 bin yıllık Van Kalesi hala ayakta, dipdiri duruyor. Az önce Van kedisini gördük, Van’ın otlu peynirini, şelalelerini, Akdamar Adasını… Bakıldığı zaman tarih açısından görkemli bir tarih var, olağanüstü güzel bir coğrafyası var ve dolayısıyla çok saygın, zengin bir kültürü içeren ve o kültürü koruyan Vanlı kardeşlerimiz var; onlarla beraber olmak, Van’da olmak bizim açımızdan son derece önemli.

Van’ın tabi zengin kültürü var derken, 16. yüzyılda önemli bir yazarı var Feqîyê Teyran diye. Bu yazar Yaşar Kemal’in ‘Karıncanın Su içtiği’ romanında da geçen bir yazarımız. Masalları ve destanları en güzel anlatan yazarlardan birisi. Ayrıca tabi Vanlı pek çok sanatçı var. Erol Evgin, Funda Arar, Sinan Çetin, Gazeteci Fatih Altaylı, Mahmut Turgut fotoğrafçı, Uğur Yücel, Ruhi Su, İlker Kaleli gibi değerli sanatçıları, yazarları, çizerleri, romancıları, öykücüleri bünyesinde tutan bir kent.

Kentin pek çok sorunu var diğer kentlerde olduğu gibi. Aslında burası sanayi açısından da, tarım açısından da, turizm açısından da olağanüstü güzelliği olan bir kent ve burası büyümeye hazır olan bir kent. Tek sorunu var, Van’a kilitlenen bir siyasal anlayış yok. Van biraz dışlanmış durumda, biraz terk edilmiş durumda, Van’ın sorunlarıyla ilgilenen bir siyasal anlayış yok. Ama Van’daki tabloyu tersyüz edip Van’ı büyütmek de bizim boynumuzun borcudur. Sayın Başkan, özellikle İl Başkanına söylüyorum; sınır ticareti burada çok önemli, sınır ticaretinin gelişmesi için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz. Vanlı kardeşlerime sözümdür, iktidarımızda, Millet İttifakının iktidarında görecekler; Vanlılar Van’ın nasıl büyüdüğünü, nasıl geliştiğini, bölgenin nasıl kültür merkezi, sanayi merkezi, üretim merkezi, turizm merkezi olduğunu herkes görecek. Önce Vanlılar görecek Vanlılara söz veriyoruz.

Sayın Başkan konuşurken ‘inşallah kentimizin kaderini değiştirirsiniz’ dedi. Sayın Başkan, sadece Vanlıların kaderini değil, söz veriyorum Türkiye’nin kaderini değiştireceğiz. Herkesin huzur içinde yaşadığı bir Türkiye’yi, herkesin, her grubun huzur içinde yaşadığı bir Türkiye’yi inşa edeceğiz.

Yerel yönetimler… Belediye Başkanlarımızı da dinledim. Ayrıca araştırma yapan değerli arkadaşlarımız vardı, onları da dinledik. Belediye Başkanlarımızın olağanüstü başarıları var, bunu da gayet iyi biliyoruz. Bölgede yerel yönetimlerle ilgili ciddi bir sorun var. Kayyum ataması var. Kayyum atamasından duyulan ciddi bir rahatsızlık var. Alanda da görüyoruz bunu. ‘Seçtiğimiz Belediye Başkanına görev yaptırmıyorlar’ deniyor. Vanlı kardeşlerime ve yine kayyum atanan bütün belediyelerin bulunduğu yerdeki vatandaşlarıma seslenmek isterim. Kayyum uygulamasına karşıyız. İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesinde bunu gayet açık ve net ifade etmişiz. Aynen okuyayım, çünkü İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi, bizim kurultayımızda katılan bütün üyelerimizin oybirliğiyle kabul ettiği bir metindir. ‘Yeni bir merkez-yerel dengesi oluşturulacaktır’ diyor. Hedefimiz bu. ‘Yerel yönetimlerin gelirleri artırılacak’ deniyor. Evet, gelirler artırılacak. Bu konudaki hedefimiz de çok belli, Belediye Başkanı arkadaşlarıma söyleyeyim; yerel yönetimlere aktarılacak ilk kaynak, taşıt alım vergisi ve motorlu taşıtlar vergisi. Park sorununu siz çözeceksiniz vergiyi onlar alıyorlar. O verginin size gelmesi lazım. Kayyum uygulamalarına son verilip seçimle gelen Belediye Başkanlarının ancak seçimle gidebilecekleri konusundaki taahhüdümüz var. Bunu kurultayımız kabul etti.

İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesinin dışında, yine aynı şekilde altı liderin bir araya gelip oluşturduğu ve kamuoyuyla paylaştığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem metninde de kayyum uygulamasına son vereceğimizi, seçimle gelenin seçimle gideceğini, milletin idaresine saygı duymanın da demokrasinin gereği olduğu bir şekliyle ifade ettik.

Kısaca Belediye Başkanlarımıza da değineyim, Belediye Başkanlarımızın yaptığı hizmetlere de değineyim. Çünkü şu anda kamuoyunda en azından vatandaşlarımızın bir kısmı bizi dinliyor. Efendim 11 büyükşehir belediyemiz, 10 il belediyemiz, 177 ilçe belediyemiz ve 50 belde belediyemiz olmak üzere 248 Belediye Başkanımız var. Toplam nüfusun yüzde 51.7’sine hizmet veriyor. Yani toplam nüfusun yarısından fazlasına CHP’li belediyeler hizmet veriyor. 2019’dan bu yana 4 milyon 800 bin haneye sosyal yardım yapıldı. Nüfusun yüzde 51.7’sini oluşturan bölgede, Belediye Başkanlarımızın olduğu yerde 4 milyon 800 bin haneye sosyal yardım değeri 12 milyar Türk lirası. Eğer bu sosyal yardımlar yapılmasaydı bugün çok daha ciddi sosyal patlamalarla Türkiye karşı karşıya kalabilirdi. Dolayısıyla var olan siyasal yapının, iktidar yapısının, bizim topluma verdiği hizmetler dolayısıyla bize teşekkür etmesi lazım. Belediye Başkanlarının verdiği hizmetler dolayısıyla Belediye Başkanlarımıza teşekkür etmesi lazım.

Biz aynı zamanda çevreyi de savunan, çevrenin değerini bilen bir gelenekten geliyoruz. Belediye Başkanlarımız bu konuda çok duyarlı. O konuda da rakam vereyim, son 3 yılda 2 bin 852 yeni parkı Belediye Başkanlarımız hizmete açtı. 2 bin 900 futbol sahası büyüklüğünde yeşil alan kentlere kazandırıldı. Dolayısıyla CHP’li belediyeler kentteki insanların mutlu olmaları için ellerinden gelen bütün çabayı gösteriyorlar.

Ayrıca kadın sığınma evlerinden başlayarak pek çok alanda da güzel hizmetler veriyorlar. O konuda da bir iki rakam kamuoyuna açıklayayım, kamuoyuna bilgi vermek açısından. Kreş sayımız CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde 2019’da 162 iken bugün 316’ya çıkmış durumda. Yüzde 100’ün üzerinde kreş sayısında artış var ve arkası da gelecek. Kapasiteye baktığımız zaman 2019’da 12 bin 279 çocuğumuz kreşe giderken bugün CHP’li belediyelerin olduğu yerde 25 bin 519 evladımız kreşe gidiyor. Dolayısıyla özellikle yoksul semtlerden başlayarak kreş açma konusunda Belediye Başkanlarımızın gösterdiği çaba, geliri düşük olan ailelerin çocuklarının daha iyi bir ortamda sosyalleşmelerine olanak sağlandı.

Yurt konusunda da 20 yıldır yurt sorununu çözemediler. Millete söz verdik, bir yılda Türkiye’de yurt sorununu çözeceğiz diye ama Belediye Başkanlarımız bu konuda büyük adımlar attılar. 2019’da 22 yurt varken bugün yurt sayısı 54’e çıkmış vaziyette. Kapasite 2019’da 2 bin 996 iken bugün 10 bin 478 öğrenci CHP’li belediyelerin yurtlarında kalıyor.

Üretim ve üreticiye de CHP’li belediyeler büyük destek veriyorlar. Destek verilen üretici sayısı 147 bin. 147 bin üreticiye CHP’li belediyeler yardım ediyor, destek veriyor. 50 milyondan azla meyve ve sebze fidesi tarım kesiminde üreticilere dağıtıldı. 50 milyondan fazla sebze ve meyve fidesinin verilmesi çiftçinin bütçesine önemli bir katkıdır. 120 bin ton tohum, 75 bin tondan fazla hayvan yemi dağıtıldı. Öyle ki, bazı talepler geldi CHP’li belediyelerin olmadığı yerlerde de talepler geldi, tohum talepleri, o talepler de tümüyle karşılandı. Bin 800 tarım aracı yine üreticilere dağıtıldı. Traktör, römork, süt tankı gibi, budama makinası gibi pek çok tarım aracı var. 20 binden fazla küçük ve büyükbaş hayvan üreticilere dağıtıldı, hiçbir ücret alınmadan dağıtıldı. Hayvan hastalıklarıyla ilgili mücadele konusunda 2 milyona yakın doz aşı temin edildi ve hayvanlar aşılandı. 683 kooperatif ile ortak çalışma yürütüldü ve kooperatiflerle olan çalışma büyütülerek devam ediyor.  

Ayrıca bizim belediyelerin olduğu yerlerde diğer partilerin belediyelerinde en azından o belediyelerden hizmet alan vatandaşlarıma da şunu söylemek isterim. Bizim belediyelerin olduğu yerlerde bütün ibadethaneler tertemizdir ve sürekli tertemiz tutulur. İster camisi, kilisesi, havrası, cemevi neyse, neresiyse insanlar Allah’a dua etmek istiyorlarsa en temiz ortamda, en uygun ortamda bu ibadetlerini yapıyorlar.

Sosyal yardımlar ve kreşler fakir mahallelerden başlayarak yapılıyor. Oy versin vermesin hiçbir ayrım yapılmıyor. Ve bizim partili, A Partili, B Partili demeden, insan insansa bizim için büyük bir değerdir ve o değere her türlü hizmetin yapılması lazım.

Baskılar, tehditler var. Bunu en iyi Belediye Başkanlarımız bilir. Soruşturmalar var, Belediye Başkanlarımızın başarılarını kıskananlar var. Belediye Başkanları başarılı olunca başarılarının önüne nasıl set çekebiliriz arayışı var. Oysa akıllı bir yönetim, Belediye Başkanlarının başarılı olmasını ister. En azından sosyal patlamaların önüne Belediye Başkanları geçiyor diye düşünür. Ama o kadar ciddi bir önyargıya sahipler ki, CHP'li belediyeler nasıl başarısız olur onun arayışı içindeler. Polis baskınları, diğer baskınlar, ihbarlar, şikayetler, haksız eleştiriler, bütün bunların hepsi yapılıyor.

Buradan vatandaşlarıma açık ve net ifade etmek isterim. Bu engellemelerin hiçbirisi CHP'li belediyelerin hizmet vermesine asla ve asla engel olamayacaktır. Belediye Başkanlarımız bütün engelleri aşarak halka hizmet verecektir. Halktan yana, halk için çalışan, vatandaş için çalışan bir anlayışa sahibiz. Ve CHP’li belediyelerin olduğu yerde hiçbir çocuk yatağa aç girmez. Girmeyecektir. Bunun da bütün Türkiye’deki vatandaşlara bir beklenti olmanın ötesinde gerçekleşen bir doğru olarak da ifade etmek isterim.

Dün, ‘Vicdansızlık yapmayın aç kalan yok' demiş Erdoğan. Hayatımda Türkiye gerçeklerinden bu kadar kopuk hiç kimseyi görmedim. Gerçi söylediği doğru; yani Saraya baktığınızda hiç kimse aç değil, hepsinin keyfi gayet iyi, bir değil beş yerden maaş alıyorlar, durumları da çok iyi ama sahaya inip vatandaşı görmüyor.

Bugün sabahleyin Vanlı bir kardeşim medya aracılığıyla 'Kılıçdaroğlu acaba bizim eve gelebilir mi? Uzun süredir elektriğimiz yok, borcumuzu ödeyemiyoruz, eşim rahatsız' dedi. Gittim ziyaret ettim. ‘Bu mahallede buna benzer çok ev var ve yoksulluk diz boyu’ dediler. Eğer sosyal devlet, sosyal devletliğini yapmazsa, siyasi otorite sosyal devletin yapması gerekeni yaptırtmazsa, bölge halkını bana oy vermedi diye cezalandırırsa Vanlılardan şunu bekliyorum; bize katılacaksınız, bize destek vereceksiniz, beraber olacağız, birlikte olacağız. O zaman göreceksiniz, Van’ın nasıl Van olduğunu göreceksiniz. Sadece Vanlılar görmeyecek bunu, İranlılar da görecek Van’ın nasıl değerli bir kent olduğunu, Türkiye de görecek bunu, dünya da görecek bunu.

Değerli arkadaşlarım, açlığın ne olduğunu bilmiyorlar. Bizde bir söz vardır ‘Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin’ derler. Asgari ücret 4 bin 253 lira, Türk-İş’in yayınladığı açlık sınırı 6 bin 17 lira. Açlık sınırını belirleyen ben değilim, Türk-İş belirliyor. Yeni de belirlemiyor, yıllardır yapıyor. Aylık hesaplar yapıyor ve bunu kendi internet sitesinde yayınlıyor. Açlık sınırının 6 bin 17 lira, asgari ücretin 4 bin 253 lira olduğu bir ortamda 'Vicdansızlık etmeyin Türkiye'de hiç kimse aç değildir' sözünün ne kadar havada kaldığı ve Türkiye gerçeklerinden ne kadar kopuk bir anlayışla Türkiye’nin yönetildiğini görüyoruz.

Efendim Belediye Başkanlarımıza baskı yapılıyor biliyorum. Biz denetimlerden çekinmiyoruz. Hiçbir Belediye Başkanı arkadaşım da denetimlerden çekinmiyor. Gelsinler denetlesinler, her şey açık zaten. Ama önyargı ile gelip, ama cezalandırma amacıyla gelip, ama doğruları yanlış bilip, polis baskınları yapıp algı yaratmaya çalışıyorlar. CHP’li belediyelerin üzerine baskı kurarak algı yaratmaya çalışıyorlar. Belediye Başkanı arkadaşlarımdan istedim 'Kaç soruşturma geçirdi Belediye Başkanlarımız' diye. Baktım, Çanakkale Merkez Belediyemiz 2019'dan bu yana 78 kez denetlenmiş. Bursa Mudanya 35 kez. İzmir Çeşme belediyesi tam 42 kez. Yani Belediye Başkanını nefes alamaz hale getiriyorlar. Buna benzer Bolu’dan tutun Aydın, Antalya Kemer, İzmir Büyükşehir 14 kez denetlenmiş. Samsun Atakum 29 kez. Eskişehir Büyükşehir 26 kez denetleniyor. Denetlemeyi yapanlara da, CHP’li belediyelerde acaba bir açık bulabilir miyiz diye talimat verip müfettişleri gönderenlere de şunu söylemek isterim. Biz, halka hesap vermeyi namuslu bir görev kabul eden bir anlayıştan geliyoruz. Belediye Başkanlarımız attıkları her adımı bilirler, her adımın sonuçlarını bilirler ve yaptıkları her harcamanın hesabını da belde halkına verirler. Çünkü bu onların namus görevidir zaten, yapıyorlar zaten bunu.

Efendim bir şey daha ifade edeyim değerli arkadaşlarım. Türkiye’de ciddi sorunların olduğunu biliyoruz. Türkiye’nin iyi yönetilmediğini de biliyoruz. Paramiliter güçlerle kendilerine yeni alanlar açtıklarının da farkındayız. SADAT ve benzeri kuruluşlar… Onlardan birisi şöyle bir ifade kullanmış: 'Efendim biz bu vatanı Türkiye düşmanlarıyla işbirliği yapanlara sandıkta teslim etmeyiz.' Yani 'demokrasiye inanmıyoruz, yani kimse sandıkta galip gelirse ben izin verirsem iktidar olabilir' diyor. Senin boyunu görmek isterim ben, senin posunu görmek isterim ben. Sen bu lafı ediyorsan, arkanda birileri var. Ona güveniyorsan asla ve asla ona güvenmeyeceksin. Güveneceğin birisi varsa onu da açık ve söyleyeyim; bu ülkede Kuvayı Milliyeciler vardır. Bu ülke sahipsiz bir ülke değildir. Sizler öyle kalkıp tehditle, şantajla, 'yok efendim sandıktan çıksa da biz sizi iktidar yapmayız'. Ne derlerse desinler! SADAT'ın önüne gittiğimde korkudan içeriye kaçtılar. Bir daha ifade edeyim, SADAT’ın önüne gittiğimde korkudan içeriye kaçtılar. Bizi korkutacaklarını sanıyorlar. Bizim adımız Cumhuriyet Halk Partisi. Biz savaş meydanlarında kurulan bir partiyiz. Biz öyle avukat bürolarında kurulan bir parti değiliz. Bizi tanımıyorlar, korkutacaklarını sanıyorlar. Sizin feriştahınız gelse bizi korkutamaz, feriştahınız gelse!

Dışarıya kaynak aktarıldığını da gayet iyi biliyorum; Ensar'dır, TÜRGEV'dir. Bakın bizim Belediye Başkanlarımızın kooperatifleri var, kadın kooperatifleri var, karma kooperatifler var, üretim yapıyorlar, malları satın alıyorlar, satıyorlar kendi kurdukları mağazalarda veya yoksullara dağıtıyorlar. Her şey belgeli. Hiçbir Belediye Başkanımız ya bir vakıf kurdurayım şu çocuğuma, bir de Amerika’da bir başka çocuğuma da bir vakıf kurdurayım, buradan paraları oraya transfer ederim demiyor. Gönderen benim evladım, oradan alan da benim evladım. Bunu dile getirdiğimiz zaman da kıyameti koparıyorlar. Bu memleketi kimseye soydurtmayacağız değerli arkadaşlar. Makamı ve mevkisi ne olursa olsun her karanlık odağın üzerine gitmek bizim görevimizdir. Bir devlet nasıl çalışır, bir devlette karanlık odaklarla nasıl mücadele edilir. Eğer bir iktidar karanlık odakları arkasına destek olarak alıyorsa ülkeyi sağlıklı yönetemez. Onun da çok iyi bilinmesi lazım.

Efendim kısaca Vanlılara bir iki şey söyleyeyim değerli arkadaşlarım. Vanlı kardeşlerim, evet Türkiye güzel, evet Van da güzel. Van’da huzur içinde eğer Vanlı kardeşlerim yaşamak istiyorlarsa bize katılın diyorum onlara. Bu bölgede huzur içinde yaşamak istiyorsanız bize katılın. Van'ın büyümesini, bölgenin yıldızı olmasını istiyorsanız bize katılın. Kayyum uygulamasına son verilmesini, seçimle gelenin seçimle gitmesini istiyorsanız, oyunuzun değeri olsun istiyorsanız o zaman bize katılacaksınız. Van’ın görkemli tarihinin ve doğal güzelliklerinin sadece bölgede değil, bütün Türkiye’de ve dünyada duyulmasını istiyorsanız bize katılacaksınız. Sınır ticaretinin gelişmesini, komşu ülkelerle ekonomik ve sosyal ilişkilerin gelişmesini istiyorsanız bize katılacaksınız. Düşüncesini ifade etti diye hapse atılan kişileri ya da düşüncesinden ötürü hiç kimsenin hapse atılmasını istemiyorsanız, Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılmasını istiyorsanız, Osman Kavala'nın serbest bırakılmasını istiyorsanız bize katılacaksınız. Devleti soyan beşli çetelerden, uyuşturucu baronlarından şikayet ediyorsanız bize katılacaksınız. Devletin ahlakla, adaletle, erdemle, bilgiyle, birikimle yönetilmesini istiyorsanız bize katılacaksınız. Hiçbir vatandaşın kimliğinden ötürü, inancından ötürü, yaşam tarzından ötürü suçlanmasını ya da ötekileştirilmesini istemiyorsanız bize katılacaksınız. Bu ülkeyi sevenler beraber olmak zorundadırlar. Bu ülkenin çıkarını savunanlar beraber olmak zorundadırlar. Bu ülke için çalışmak isteyenler beraber olmak zorundadırlar. Doğu, batı, güney, kuzey ayrımı yapmadan, toplumun her kesiminin kucaklanmasını istiyorsanız yine bize katılacaksınız. Unutmayın biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz, halkın partisiyiz. Sizin partiniz, sizin için çalışıyoruz, sizin için emek harcıyoruz.

Ve en önemlisi; her gittiğimiz yerde duyduğumuz bir sözcük var adalet. Bu memlekette gerçekten adalet istiyorsanız, gerçekten de bir kişinin mağdur edilmemesini istiyorsanız, herkesin aşı, işi olsun istiyorsanız, evlatlarınıza haksızlık yapılmasın istiyorsanız, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin bunu arzu ediyorsanız, siz de iyi koşullarda hazırlanın, çocuklarınız iyi koşullarda okusun diyorsanız tek bir adresiniz var tek bir, açık ve net ifade ediyorum tek bir adresiniz var o adresin adı Cumhuriyet Halk Partisidir.

Hep şunu söylerlerdi, ‘efendim bu Ce Ha Pe var ya Ce Ha Pe…’ E ne olmuş Ce Ha Pe’ye? Efendim bunlar hep eleştirirler hiçbir şey yapmazlar. Buradan bütün Türkiye’ye sesleniyorum, Cumhuriyet Halk Partisinin neler yaptığını öğrenmek istiyorsanız herhangi bir belediyemize, en küçüğünden belde belediyesinden en büyüğüne kadar Büyükşehir’e kadar, göreceksiniz, oradaki değişimi göreceksiniz, oradaki güzelliği göreceksiniz, oradaki mutluluğu göreceksiniz. Kimsenin ötekileştirilmediğini göreceksiniz. Cumhuriyet Halk Partisinin Belediye Başkanlarının görev yaptığı yerde halkın nefes aldığını göreceksiniz, huzur içinde olduğunu göreceksiniz. Bütün engellere rağmen bunların gerçekleştiğini göreceksiniz. Ya bir de CHP iktidar olursa o zaman göreceksiniz Türkiye’nin nasıl nefes aldığını, o zaman göreceksiniz Türkiye’nin nasıl büyüdüğünü, o zaman göreceksiniz Türkiye’nin bölgesinde nasıl saygın bir ülke haline geldiğini, o zaman göreceksiniz Tank Palet Fabrikasının Katar’dan nasıl alınacağını göreceksiniz. 128 milyar doların kimlere peşkeş çekildiğini göreceksiniz. Vatandaşın hakkının ve hukukunun nasıl savunulduğunu göreceksiniz. Devletin nasıl saydam olduğunu, her kuruş verginin hesabının millete nasıl verildiğini göreceksiniz. Her evladımızın en iyi okullarda okuma hakkının nasıl teslim edildiğini göreceksiniz. Arzu eden, kaygı duyan arkadaşlar, ya gerçekten bunlar olabilir mi diyen bir vatandaşım varsa beni de arayabilir, herhangi bir Belediye Başkanımı da arayabilir. Belediye Başkanlarımız davet ederler gelirler gösterirler, yaptıkları çalışmaları anlatırlar.

Dolayısıyla değişimden yana, dönüşümden yana, güzellikten yana, kucaklaşmaktan yana, barıştan yana güzel bir tabloyu yaratmış durumdayız. Bu tabloyu büyütmeye ihtiyacımız var. Vanlı kardeşlerime seslendim ama bu seslenme aslında bütün Türkiye’ye, bütün vatandaşlara. Biz beraber olmak zorundayız, birlikte olmak zorundayız, kavgadan uzak durmak zorundayız. Beraber olursak, birlik olursak hızla büyüyeceğimizi göreceksiniz. Türkiye zengin bir ülke. Saman ithal eden bir Türkiye istemiyoruz biz. Şeker ithal eden bir Türkiye istemiyoruz biz. Buğday ithal eden bir Türkiye istemiyoruz biz. Yozgat’ın kokulu mercimeği varken dışarıdan mercimek ithal etmek istemiyoruz biz. Van’ın ovaları varken, yaylaları varken dışarıdan canlı hayvan ithal edilmesini istemiyoruz biz. Et ithal edilmesini istemiyoruz biz. Bizim halkımız üretecek, insanımız üretecek, insanımız zenginleşecek. Bunu istiyoruz. İstediğimiz şeyler bizim kişisel arzumuz değil, toplum için istiyoruz, halkımız için istiyoruz. Hangi partiden, hangi görüşten olursa olsun herkes için istiyoruz.

O açıdan bütün vatandaşlarıma tekrar seslenmek isterim. Evet bir sorun var Türkiye’de, evet vatandaşlar nefes alamıyor, evet evlerde huzursuzluk var, evet ciddi bir işsizlik var, evet gençler geleceği yurtdışında aramaya başladılar, evet bilim insanları yurtdışına gitmeye başladı, evet üniversiteler bilgi üretemez noktaya geldi. Bunların hepsinin farkındayız. Çiftçinin bir dilim ekmeğe muhtaç olduğu bir tablo karşımızda duruyor. Tarlaların ekilmediği bir Türkiye’yi görüyoruz artık. Bir dönüşüme ihtiyacımız var, bir değişime ihtiyacımız var, bir ayağa kalkmaya ihtiyacımız var, bir çalışmaya ve bir alın teri dökmeye ihtiyacımız var. Bunu yapacağız, beraber yapacağız, birlikte yapacağız.

Değerli Belediye Başkanı arkadaşlarım, üstlendiğiniz görev çok ama çok önemli bir görevdir. Verdiğiniz hizmet çok ama çok önemli bir hizmettir. Vatandaşın size ulaşması, sizin vatandaşa ulaşmanız, ailelerin sorunlarıyla birebir ilgilenmeniz, belediyelerimizin halkla iç içe olması bizim en büyük arzumuzdur. Bizi büyüten, halkçı yanımızı gösteren de zaten bu çabalardır. Bu çabaları büyüterek yolumuza devam edeceğiz."

(vş)

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ


TBMM SOSYAL KOOPERATİFÇİLİK ALT KOMİSYONU TOPLANDI    

CHP'Lİ SARIBAL,"KATLİAMLARIN HESABI SORULMADI"

DP'Lİ ENGİNYURT,"ASGARİ ÜCRET VERGİ DIŞI BIRAKILMALDIR"    

CHP'li Altay,"Dezenformasyon yasa teklifi 4 aylığına  geri çekildi"

AĞBABA, "İKTİDARIN DEVRİM DİYE NİTELENDİRDİĞİ DÜZENLEMEDE YENİ BİR YIKIM ÇIKTI"

CHP,Meyer-Landrut ile görüştü

Yılmaz,"Mutabakatın bağlayıcılığı yok"    

“İktidar, gece yarısı operasyonlarda hız kesmiyor”

CHP KENT KONSEYLERİ MASASI KURDU

AKP'Lİ ÇELİK,"TÜRKİYE ATILACAK SOMUT ADIMLARI TAKİP EDECEK"

TBMM GENEL KURULUNDA SAYIŞTAYA 5 YENİ ÜYE SEÇİLDİ

CHP'Lİ KARABAT,"HALKBANK KAYNAKLARI DOĞRU YERDE KULLANILMIYOR"

CHP'Lİ ALTAY'DAN ÜÇLÜ METİN ELEŞTİRİSİ: "SÜREKLİ ÇARK EDEN DIŞ POLİTİKA"  

AKP'Lİ AYDEMİR'DEN AKŞENER'E 3'LÜ MUTAKABAT ELEŞTİRİSİ

AKŞENER, "MUTABAKAT METNİ BİR TAVİZDİR"

2022 YILI EK BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA KABUL EDİLDİ  

TBMM'YE YENİ DOKUNULMAZLIK DOSYALARI SEVK EDİLDİ

KILIÇDAROĞLU,"BÜTÜN BELEDİYE BAŞKANLARIMIZLA ONUR DUYUYORUZ"

Baş, "Bu bütçe çöküş bütçesidir"

İYİ Partili Kabukçuoğlu,"öğrencilere sabah kahvaltısı ve öğle yemeği verilecek"    

Akşener'den BDDK kararına eleştiri