Sokaklar sessizliğe büründü

YENİ YILDA ALDIĞINIZ KARARLARIN ARKASINDA DURUN

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “En yan etkisiz ilaç alınmayan ilaçtır"

Evde kaldık, oyunlara daha fazla para harcadık 

İSTANBULDAKİ BARAJ HAVZALARINDAN 40 TON ATIK ÇIKTI

Adana’da asfalt çalışmaları sürüyor

POLİS ADAYLARINDAN ADANAYA HEM CAN HEM KAN

Pandemi sürecinde zaman iyi değerlendirilmeli

PTT AŞ VE AZERPOST ARASINDA İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ

Turizm sektöründe ilk hareketlenmeler iç pazarda olur

YURTTA HAVA SICAKLIKLARI DÜŞÜYOR, BUZLANMA VE ZİRAİ DON BEKLENİYOR

Adana'daki yağmur zor anlar yaşattı

COVID-19’UN ETKİ ETTİĞİ 5 KALP-DAMAR PROBLEMİ

Ahmet Yahşi’ye son görev

Büyükşehir, Covid-19 salgınına karşı mücadeleyi sürdürüyor

YÜREĞİR BELEDİYESİ HER GÜN 2 BİN 511 AİLEYE SICAK YEMEK DAĞITIYOR

"Şehit Erkut Akbay mahallesinde neler oluyor?"

“Emekçi kardeşlerimin hepsiyle gurur duyuyorum”

"Bu zor koşullarda mücadele edip, başarmak hepimizin sorumluluğu”

Akay: “Muhtar ve halkın yönetimde söz sahibi olmasını önemsiyoruz”

“İfade ve Basın özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalı”

“KADINA YÖNELİK ŞİDDET BİR İNSAN HAKKI İHLALİDİR.”

ADANA BAROSU 25 KASIM ‘’ KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ORTADAN KALDIRILMASI İÇİN ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ’’ NEDENİYLE BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

Adana Barosu Kadın Hakları Merkezi, 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü” nedeniyle basın açıklaması yaptı.

Kadına yönelik eşitsizliğin ve şiddetin daha da tırmandığına dikkat çekilen açıklamada, yasaların eksiksiz olarak uygulanması konusunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının uygulamalarının takip edileceğine, kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılması için mücadelelerinin devam edeceği ifade edildi.

BASINA VE KAMUOYUNA

Dünyanın her yerinde kadınlar ne yazık ki psikolojik, ekonomik, sosyal, siyasal, cinsel ve yaşamsal saldırıya maruz kalmaktadır. O nedenle bugün her yerde kadınlar tarafından; yaşamın her alanında karşılaştıkları sömürüye, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ev içi ve toplumsal şiddete, ayrımcılığa karşı çıkarak, dayanışma ve mücadele ruhuyla kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için mücadele çağrısı yapmakta, ilgili kurum ve kuruluşlara görevlerini hatırlatmakta, yasaların değişmesi veya uygulanması için çağrı yapılmaktadır.

 

Yasal mevzuatımızdaki tüm değişiklik ve düzenlemelere rağmen; ülkemizde kadına yönelik şiddetin giderek artış göstermesini endişeyle gözlemlemekteyiz. Kadınlar fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel şiddete maruz kalmakta; bunun yanında en temel İnsan Haklarından YAŞAM hakları vahşice ihlal edilmektedir.

 

Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde yasal mevzuatın varlığı önemli olmasına rağmen, daha da önemli olan husus ise mevcut yasaların ve uluslararası mevzuatın tam olarak, tutarlılıkla uygulanmasıdır.

 

Maalesef ülkemizdeki yasal düzenlemeler uygulamalara yansımamakta; siyasilerin, Üniversitelerin, Diyanet İşleri Başkanlığının, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının yaptığı açıklamalarla kadınların yasalarla elde ettiği kazanımların uygulanabilirliği ortadan kaldırılmaktadır.

 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ENGELLER, KORUR VE YAŞATIR

 

Türk Medeni Kanunu, 6284 Sayılı Yasa ve ilgili Uluslararası Sözleşmelerle güvence altına alınan Kadın Hakları kazanımlarını hukuken ortadan kaldıracak düzenlemelerin yapılacağının kamuoyu nezdinde sürekli gündemde tutulması, laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşılması, toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı açıklamaların desteklenmesi, toplumsal cinsiyet eğitim derslerinin müfredatlarından çıkartılması gibi nedenlerle kadın mücadelesi olumsuz etkilenmekte ve bu durum kadının insan haklarının ihlaline yol açmaktadır.

 

​Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için temel öğe, mevcut toplumsal zihniyetin değiştirilmesidir. Bu bağlamda, devletin çok yönlü ve bütüncül politikalar üretmesi yanında, bu mücadelenin toplumsal düzeyde, genele yayılarak etkin ve kararlı bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Ancak pratikte devletin, zihniyet dönüşümüne yol açacak politikalar oluşturmadığı gibi tam tersi kadınların insan haklarını ve en önemlisi yaşam haklarını koruma altına alan kanunları ve uluslararası sözleşmeleri kaldırmaya yönelik talepler karşısında etkisiz kaldığını görmekteyiz.

​Bu anlamda Devletin görevi yasalarımız ve uluslararası sözleşmelerle tanınan ve korunan kadın haklarına ilişkin etkin politika oluşturmak ve yasaların eksiksiz uygulanmasını sağlamaktır.

Bu nedenle, kadına karşı şiddetin önlenmesi için Devletin yasaların uygulanması hususunda taviz vermemesi, Türk Medeni Kanun’u, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Yasa ‘da güvence altına alınan hakların tüm kurum ve kuruluşlar tarafından eksiksiz uygulanması, Aile Hukuku ve kadına karşı şiddet alanında uzlaşma ve arabuluculuk uygulamalarının kabul edilmemesi, nafaka konusunda herhangi bir yasal değişiklik yapılmaması öncelikli talebimizdir.

 

​Adana Barosu ve Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu olarak, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü’nde,  her gün olduğu gibi, kadınların Cumhuriyet’le, Anayasa’mız, yasalarımız ve Uluslararası sözleşmelerle elde ettiği kazanımları ihlal edecek ve ortadan kaldıracak düzenleme ve değişikliklerin karşısında olmaya devam edeceğimizi, yasaların eksiksiz olarak uygulanması konusunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının uygulamalarını takip edeceğimizi, kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılması için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.

 

 (CO)


Haber Kaynak : HABER MERKEZİ