ULUSAL EGEMENLİK İŞLEYİŞLERİNİ 2020 KOŞULLARINDA YENİDEN DEĞERLENDİRMEK...

YEREL SEÇİMLERDE ORTAYA ÇIKAN RİVAYETLER MUHTELİF DE?

KIBRIS´TA ?ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN´ ASLINDA BU GÜNLER İÇİN ÇÖZÜM OLDUĞUNU ANLAMAK GEREKMEZ Mİ?

TÜRK ULUSU´NUN ULUSAL EGEMENLİK SORUNU İLE SINAVI

YENİ REJİMİN SAKINCALARI CHP´NİN EFSANE MİTİNGLERİNDE NEDEN GÜNDEME GELMEDİ Kİ ?

CHP´DE İKİ YANLIŞTAN BİR DOĞRU ÇIKARMAYA ÇALIŞMAK

CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE DE RESTORASYON, YOKSA?

İLERİ DEMOKRASİDE ?TAMAM MI, DEVAM MI?´ OYUNU!

ARTIK 24 HAZİRAN SONRASINA BAKMANIN ZAMANI

ASKIYA ALINMAKTA OLAN CUMHURİYET REJİMİNE KİM SAHİP ÇIKACAK?

YALNIZ KALINAN DÜNYA´DA İNGİLİZ´İN İPİNE TUTUNMAK

CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDEN GELECEK İYİ HABERLER NE OLA Kİ?

24 HAZİRAN´DA NASIL BİR REJİM DEĞİŞİKLİĞİNİ YÜRÜRLÜĞE SOKACAĞIZ?

BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE SAHİP ÇIKMA GÜNÜ

CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE ASAYİŞ BERKEMAL Mİ ARTIK?

POPÜLİZM HEYULASININ GÖLGESİNDE YAKLAŞAN SEÇİMLERE BİR BAKIŞ

YENİ ADANA´NIN 100. YILINDA GELECEĞE BAKMAK

DERDİMİZ YÜZDE ÜÇ OY ARTIŞI YA DA CHP´NİN İÇ MUHALEFETİNİN SONLANMASI MI İDİ?

BASINDA SANSÜR VE KİNDAR, DİNDAR AMA İDRAKSİZ NESİLLER

PENSİLVANYA´NIN VE KANDİL´İN YOLUNU KİMLER YOL ETTİ?

ADALET YÜRÜYÜŞÜ NEREYE KADAR?

YAZARLAR

  • BIST 100

    1.314%0,00
  • DOLAR

    7,8800% -0,09
  • EURO

    9,3532% 0,16
  • GRAM ALTIN

    466,14% 1,59
  • Ç. ALTIN

    769,131% 1,59
  • Salı 24 ° / 7 ° Güneşli
  • Çarşamba 24 ° / 8 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 20 ° / 8 ° Parçalı bulutlu

CHP´DE İKİ YANLIŞTAN BİR DOĞRU ÇIKARMAYA ÇALIŞMAK

CHP´yi ?İnce mi, Kılıçdaroğlu´mu?´ kavgasından öteye geçmeyecek bir Kurultay sürecine mahkum etmemek gerekir. Bu ortamı yaratmaya kimsenin hakkı da yoktur. Unutulmamalıdır ki iki yanlıştan bir doğru hiçbir zaman çıkmaz. D

Cumhuriyet Halk Partisi´nin daha dün hizip kavgalarının içinden çıkma, yönünü ve sorumluluğunu bilmeyen bir siyasal kuruluş gibi gösterme aymazlığı içinde olanlar çok yanılıyor.  24 Haziran sonrasında ortaya çıkan parti içi huzursuzluklar siyaset arenasında her kesimin diline düşmüş durumda. Bu da Parti´nin deyim yerinde ise imajını zedeliyor. Oysa CHP asıl kuruluş tarihini Müdafaa-i Hukuk oluşumlarına dek geriye götürürsek 100 yıllık yaşamında nice sarsıntılar geçirmiş, ülkenin en bunalımlı dönemlerinde nice çözümler ve çıkış yolları yaratmış, kendisini sürekli yenileyerek ulusa umut olmuş bir partidir. Bugün nerede ise dibe vuran % 22´lik oy oranına,  ?ittifak´ arayışlarına muhtaçmış gibi sağa sola, bölücüye kur yapan yöneticilerine rağmen milyonlarca insanın hala büyük umutlarla oy vermesinin geri planındaki güven duygularını da yitirmiş değildir.

Kabul etmeliyiz ki 24 Haziran seçimleri CHP´nin 14 Mayıs 1950´den bu yana uğradığı en büyük hezimeti simgeleyen bir dönüm noktasıdır. Sadece iktidara gelme umudunu bir kez daha yitirmekle kalmamış, bu kez Kurucuları arasında yer aldığı Atatürk Cumhuriyeti´nin yıkılışına da seyirci kalmıştır. Bu durumun altını çizerken de başarısızlıkların ana nedenlerini de anlamaya çalışmalıyız. Doğrusu yıllardır milyonlarca partilinin ve seçmenin çaresizce izlediği bir süreç yaşanmıştır. Sığ ve oy oranlarına dönük kimi hevesler adına Parti´nin dokularında var olan Atatürk devrimlerinin kazanımları, Cumhuriyet rejiminin temellerini oluşturan ulusalcı yaklaşımlar bir kenara itilip seçim alanlarının ?piyasacı´ çalkantılarına teslim olunmuştur.  Özellikle 24 Haziran öncesinde popülizmin ideolojik yaklaşımları darmadağın eden mekanizmaları Parti yönetiminin kafasını dağıtmış, Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilen İnce´nin milyonları topladığı savlanan  alanlarda Parti bayrağını onurla ortaya koymaktan adeta ürkerek her kesimden oy alma hayallerine kapılmasına ses çıkarılamamıştır. O kişi o alanlarda CHP´nin 100 yıllık başarılarını değil, günlük mahalle kahvesi söylemlerini dillendirmeyi yeğlemiştir. Gerçi kitleler Parti´de beliren kimi canlılık belirtilerine prim vermiş, mitingler coşku içinde geçmiştir ama sonucu olumluya çevirecek hedefe varılamamıştır.  

Parlamento seçimleri konusunda Kılıçdaroğlu ve ekibi de bundan farklı hareket etmemiştir.  Yüzlerce sayfalık seçim bildirgesinde CHP´nin Atatürk Devrimleri, ulusal devlete dayalı Cumhuriyet rejimini yaratan ilkeler ve Altıok ülküsü yer bulamadığı gibi, olay bir demokrasi şöleniymişçesine kimi vaadlerle ve bu arada terör olaylarını insan hak ve özgürlüklerinin eksikliği gibi yakışıksız nedenlere bağlayan yaklaşımlar öne çıkmıştır. Özellikle 24 Haziran sonrası girilecek olan yeni rejimin ne anlama geldiği, geleceğe dönük ne gibi tehditler oluşturduğu ve bunlara karşı CHP´nin ne gibi önlemleri öngördüğü konu edilmemiştir. Aslında bununla da kalınmamış, Cumhurbaşkanı adayı olan kişinin kendi kişisel iktidarını kurmayı açık açık beyan ediyor oluşuna da ses çıkarılmamıştır.

Kısacası CHP yönetimleri  partinin kendi öz duruşunu oportünizme kurban ettiği içindir ki toplumsal desteklerinin dinamizmi sandığa taşınamamıştır. Ama kabul edelim ki artık geçmişte kalmış görünen bu hatalara dövünmek, bunlara ağlayıp sızlanmak günü değildir. Gün Cumhuriyet Halk Partisi´nin kendi varoluş nedenlerinden vazgeçersine yaptığı hataları tekrarlamamak, özüne kavuşma çabalarına girişme günüdür. Hele olayı bir genel başkan ve üst kadro değişimi ile çözmeye çalışma zamanı hiç değildir. Evet, Cumhuriyet Halk Partisi kapsamlı bir Olağanüstü Kurultayı dönemi yaşamak zorundadır. Ama bunu yaparken mevcut örgüt yapılanmasını baştan sona gözden geçirmek durumundadır. Üye kayıtlarından başlanarak, ilk kademe delege seçimlerini dürüst ve hakkaniyet ölçülerine uygun koşullarda yenilemek şart olmuştur. İlçe ve il kongreleri elbette Kurultay sadece seçimler için değil, Parti´nin içinden geçtiği kimlik bunalımına özeleştiri getirerek çözüm üretmek amacı ile yapılmalıdır.  Yalnız CHP üyelerinin değil, CHP´ye oy ve destek veren kitlelerin de buna gereksinimi vardır. Parti, bundan sonra izleyeceği rotasını tarihinden gelip geleceğe uzanan dinamikler bağlamında katılımcı ve geniş görüş alış verişi sonucu gereği gibi belirlemeye çalışmalıdır. Bu süreçte doğal olarak yeni liderler ve yeni kadrolar için alanlar açılmış olacaktır.

1950 seçimlerinden sonra CHP´nin kendi özüne sahip çıkarak ülkeye çağdaş bir 1961 Anayasa´sının kazandırılmasına önderlik edecek duruma gelmesi elbette kolay olmamıştır ve  bu süreç yıllar almıştır. CHP´yi ?İnce mi, Kılıçdaroğlu´mu?´ kavgasından öteye geçmeyecek bir Kurultay sürecine mahkum etmemek gerekir. Bu ortamı yaratmaya kimsenin hakkı da yoktur.  Unutulmamalıdır ki iki yanlıştan bir doğru hiçbir zaman çıkmaz. Doğruyu,  milyonların bağrında yeniden yükselecek bir Cumhuriyet Halk Partisinin üyeleri ve destekçileri ile birlikte tarihsel misyonunun doğrultusunda kendisinin arayıp bulması olasıdır ancak!


Haber Kaynak : ÖZEL HABER