Tarih: 03.03.2022 09:14

AKP'li Özkan,"CHP'nin masasında meze oldular"

Facebook Twitter Linked-in

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, 6 muhalefet partisinin mutabakat metnine ilişkin, "6'lı benzemezin, CHP'nin kurmay zekasıyla, onun öncülüğünde ve onun masasına meze olan diğer yeni yetme siyasi partiler ve yolunu kaybetmişleri görüyoruz" dedi.
Özkan, mecliste düzenlediği basın toplantısında, "Açıkçası orada bir siyasi parti olarak vatandaşla gönül köprüsü kurmuş ve vatandaşımız nezdinde karşılığı olan herhangi bir siyasi partiden bahsetmek mümkün değil. Tebrik etmek lazım, bir ülkede başbakanlık yapacaksın, sözüm ona yeri geldiği zaman 'Ben bütün siyasi hayatımı CHP'ye karşı mücadele vererek geçirdim' diyeceksin, sonra da CHP'nin kurmay aklıyla kurulmuş olan, Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'a düşmanlıktan beslenen bir masanın üzerinde meze olacaksın. Tabii ki sözümüz Ahmet Davutoğlu'na" şeklinde konuştu.

Yolunu kaybeden diğer siyasi partilerin de "CHP'nin masasında meze olduğunu" söyleyen Özkan, "HDP dün sordu, 'Bizi niye almadınız' dediler. 'Niye dışarıda, arka kapıda ittifak yaptık diyorsunuz da akabinde bizim milletvekilimizi niçin düşürüyorsunuz' diye CHP ve İYİ Parti'yi HDP milletvekilleri suçladı. Savunma yapan Saruhan Oluç suçladı. Saruhan Oluç'un CHP ve İYİ Parti'yi suçlaması haklı mı? Evet, terör örgütünün siyasi uzantısının haklı olduğu tek bir yer var. O da 'Gizli kapılar arkasında ittifak yaptık diyorsunuz da niçin Semra Güzel'in dokunulmazlığının kaldırılmasına evet dediniz?' diye soruyor. Evet soruyoruz biz de: Parlamenter sisteme geri dönüşle ilgili en yüksek sesi çıkaran HDP; Cumhurbaşkanımızı 'Başkan yaptırmayacağız' diyen HDP, Selahattin Demirtaş, siz kalkmışsınız güçlendirilmiş parlamenter sisteme geri döneceğiz diye bir toplantı yapıyorsunuz, masada HDP yok. Bu garip değil mi? Elbette garip. Masada kendisi yok ama ruhu tam anlamıyla var." değerlendirmesinde bulundu.

Mutabakat metninde yer alan seçim barajının yüzde 3'e düşürülmesiyle ilgili Özkan, "Buna ne gerek var. Zaten bu ülkede ittifaklarla biz barajı kaldırdık." dedi.

Özkan, "10 binde 7 oy alan Demokrat Parti'nin Genel Başkanı bile parlamentoya girebiliyorsa artık Türkiye'de baraj sorunu yoktur. Çok önemli, demokratik bir tutummuş gibi getiriyorlar. Zaten biz de bunun aşağıya çekilmesini istiyoruz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın halk tarafından seçilmesine ilişkin mutabakat metninde bir görüş olmadığına işaret eden Özkan, "Türkiye'de en ayrıntılı hususlara kadar görüş beyan et, hepsini Anayasa'ya koy, ondan sonra gel cumhurbaşkanını kim seçecek bunu açıklama. Bu garip değil mi? Soruyoruz: Ey Kılıçdaroğlu, ey Babacan, ey masadaki mezeler buna cevap verebilecek misiniz? Halk mı seçecek parlamento mu seçecek? Halkın elindeki cumhurbaşkanı seçme yetkisini, millete rağmen milletten nasıl geri alacaksınız?" diye sordu.

Özkan, "Halk tarafından seçilecek diyorsanız sorumuz şu: Yüzde 50 artı 1 oyla seçilen cumhurbaşkanı tarafsız olacak. Yüzde 30-20 ile bir partinin genel başkanı parlamentodan cumhurbaşkanı seçilecek, halk nezdindeki karşılığı yüzde 70 olan cumhurbaşkanına karşı ülkede tek karar verici olacak. Bu kabul edilebilir bir anlayış mıdır?" diye konuştu.

"Halka güvenmiyor musunuz?" sorusunu yönelten Özkan, CHP'nin çok partili hayatta milletten hiçbir zaman tam yetki alamamış bir siyasi parti olduğunu ve millete güveni olmadığını savundu.

Mutabakat metninde yer alan "Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla uyumlu karar alınması" konusunda düzenlemelere ilişkin maddeyi değerlendiren Özkan, "Zaten bizim hayalimizde değil, yaptığımız icraatı hayalinizdeki bir icraat olarak getirmişsiniz." dedi.

Özkan, "Dertleri kurdukları ittifakın Türkiye düşmanları nezdinde destek bulabilmesi için terörist başı Demirtaş'a, Kavala'ya ve diğer terör örgütü mensuplarının tutukluluk hallerine ilişkin, Türkiye dışındaki mihraklara mesaj vermeye çalışıyorlar. Yaptığımız reformlar ortadayken, burada özgürlük diye bahsettikleri şeyin, 6-8 Ekim olaylarının doğrudan faili olan, terör suçundan mahkum olan Demirtaş ve Kavala'ya özgürlükten başka hiçbir beklentisi yoktur." yorumunu yaptı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in "Vakit, boş laf değil, yaptırım vaktidir. Vakit çekimser kalma değil, zalimin karşısında dik durma vaktidir." açıklamasına ilişkin değerlendirmesi sorulan Özkan, "Aslında bu benzemezler ittifakının arka planında kurmay akılları, onlara onu emrediyor. Türkiye geçmişte olduğu gibi birilerinin payandası olacak, ABD bir taraftan PKK terör örgütüne silah gönderecek, Türkiye'ye hava savunma sistemleri verilmeyecek, Türkiye savunmasız bir şekilde her türlü işgale ve saldırıya açık olacak, biz de S400'leri almışız, S400'leri iade edecekmişiz, Rusya ile ilişkilerimizi bozacakmışız. Hayır, meselelere bakışımız ülkesel değil." yanıtını verdi.

"Bizim bakışımız ülkesel değil, ilkeseldir" diyen Özkan, "Meseleye her şeyden önce 'Dünya 5'ten büyüktür' anlayışıyla bakıyoruz. Bugün Rusya ile bütün ilişkilerimizin askıya alınmasını isteyen Meral Akşener, Türkiye'nin 'Dünya 5'ten büyüktür' anlayışına ne diyor? Libya'da, Suriye'de, Irak'ta, Afganistan'da ve dünyanın dört bir tarafında insanlar evlerinden, yurtlarından edilirken, insanların hak ve özgürlükleri yok edilirken, yaşam hakları ayaklar altına alınırken, acaba onun derdi nedir? Onun için bizim bakışımız ilkeseldir." diye konuştu.

Bu savaşın bir an önce barışçıl bir anlayışla, ateşkesle sonuçlanmasını istediklerini anlatan Özkan, "Bir devlete yaptırım uygulamakla meselenin içinden çıkılacak durum çoktan geride kalmıştır." dedi.

Burada bir mekik diplomasisinin ortaya konulduğunu, bunun semerelerinin de alınacağını vurgulayan Özkan, bu meseleyi adeta küçük bir yaraymış gibi pansuman yapıp kapatmak yerine meselenin büyüğünü görmek gerektiğini söyledi.

(vş)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —