ZALA
Tarih: 23.10.2018 09:48:43 / 538okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

             Evin önündeki salkım söğüdün dallarını okşadı. Tulumbadan su çekti, yere döktü. Dökülen yaprakları süpürdü. Toplanan çöpleri dış kapının arkasındaki kutuya koydu. Kutu dolmuştu. Elindeki kürekle eşeledi, üzerini dağıttı.

            Geri dönerken Bider Ağa´ların evine baktı. Kırmızı boyalı kapının üzerindeki numara görünüyordu. Yan taraftaki duvarın üzerinde yazılar vardı. Duvarın iç tarafında kavak ağaçları yapraklarını oynatıyor, dallarında serçeler dolaşıyordu.

            “Batasıca.” dedi içinden. “Kıçına bakmadan ağalık tasarlıyor. Ağa kim sen kim?”

            Tam içeri girerken köşede Ali´yi gördü. Güneşte yanmış saçları uzaktan seçiliyor, yumuk gözleri bir açılıp, bir kapanıyordu.

            Yanına gelince;

            “Sen işe gitmedin mi?” dedi.

            “Yok” dedi Ali. “Senin Bider Ağaların Halimi var ya...”

            “Sus” dedi Yeter kadın. “Bider Ağalardan sana ne?”

            Kapıyı açtı, Ali´nin girmesini bekledi. Ali içeri girerken;

            “Derim işte” dedi. “Sen onun ne yaptığını biliyor musun?”

            “Ne yapmış?” dedi Yeter kadın.

            “Zala´yı… Zala´yı…”dedi Ali.

            “Zala da kendini bilsin, denk durmayanın hakkı kötektir.”

            “Ne yapmış kızcağız, gel de beni hallet mi demiş?”

            “Sokak sokak dolaşmasın o da. Bir kızın geceleri dışarıda işi ne?”

            “Gece dışarıya mı gitmiş, senin dürzüden iş istemiş. Her iş isteyene böyle mi yapılır?”

            Yeter kadın dış kapıyı kapatırken Ali´nin söylediklerini duymamıştı. Yanına gelince;

            “Ben bir şey anlamadım.” dedi. “Ne olmuş Zala´ya?”

            “Zala damdan atlamış.” dedi Ali. “Bider Ağaların damından.”

            “Düşmüş mü damdan?”

            “Düşmemiş; atlamış ana, atlamış.”

            “Neden atlasın ki damdan? Koskoca kız damdan atlar mı? Çocuk mu bu?”

            “Anam.” dedi Ali. “Ben sana bunu anlatmaya çalışıyorum. Senin Bider Ağaların Halim´i var ya. İşte o dürzü kıza saldırmış. Tecavüz etmeye kalkmış. Kız da kendini korumak için damdan  aşağı atlamış.”

            Yeter kadın bulunduğu yere çöktü. Bir süre konuşmadan olayları kafasında yormaya çalıştı. Zala´yı da tanıyordu, Bider Ağaların Halimi´ni de. Aşağı tükürse bıyık, yukarı tükürse sakal misali, işin içinden çıkamıyordu. Bir gün böyle olacağını biliyordu. Kaç kere uyarmıştı Zala´yı.

            “Aman ha kızım” demişti. “Bu Bider Ağalara güvenme.Irz, namus bilmez onlar.”

            “ Ne yapsın ki Zala kız?

             Köyden göçüp gelmişler. Babası inşaat ustası. Elinden her şey gelir ama iş yok. Çocuklar daha küçük. Kimi aş ister. Kimi defter ister, kalem ister, silgi ister. Baba da yok, anada yok. Anası dersen ota gider, sapa gider. Bir gün çalışır, on günde zor alır. Dirhem dirhem verirler hakkını. Üstelik isterlerse çağırırlar işe.”

             Ali içinden ağlıyordu. Küçücük gözleri kıpkırmızı olmuştu. Sarı saçlarının arka tarafı diklenmiş, boyun damarları şişmişti. Her halinden isyanda olduğu belliydi. Seviyordu Zala´yı. Anasına söylemese de seviyordu. Zala da onu seviyordu. Kaç kere evin arkasında buluşmuşlar, askerden gelince evlenme sözü etmişlerdi. Bütün bunları duyunca dünyası kararmış, isyanı doruklara çıkmıştı. Çok tehlikeliydi.                                                                         

             Kapının yan tarafına çekilerek ağlamayı orada sürdürdü. Hıçkırıkları dışarıdan duyuluyor, ikide bir burnunu çekiyor, sümüğünü siliyordu.

           Yeter kadın tulumbanın başındaki ibriği alarak su doldurdu. Ali´nin bulunduğu yere koyarak;

               “Al oğlum.”dedi.”Elini yüzünü yıka da namaza git. Hepsinin Allah belasını versin. Allah bir gün hesabını sorar onlara. Onların zulmü varsa bizimde Allah´ımız var.”

              Ali uzun bir süre konuşamadı. Anasını duymazlıktan geldi. Cebindeki çakısını elledi. Yerinde duruyordu. Dışarıya çıkardı. Ağzını açtı. Bulunduğu yerden salkım söğüdün bedenine doğru fırlattı. İlk defa bıçak bu kadar uzaktan hedefe saplanmıştı. İçine cesaret geldi. Birden yerinden kalkarak anasının bulunduğu yöne doğru yürüdü. İbriği yerinden aldı, tulumbanın yanına koyup abdest aldı. Yüzünü sildi.

             Zala aklından bir türlü çıkmıyordu. Söğüde saplanmış bıçağı bir süre seyretti. Sonra söğütten çekerek ağzını kapayıp cebine koydu ve dışarı çıktı.

             Dışarıda Cuma namazının salası okunuyordu. Doğruca camiye girdi. Camide fazla insan yoktu. Daha gelmemişlerdi. Gelenler de bir köşeye sıkışmış nafile namazı kılıyorlardı. Kendide nafile namazı kıldı. Bir süre sonra cami dolmaya başlamış ilçe Müftüsü de vaaza başlamıştı. İnsanlar pir dikkat onu dinliyorlardı. Ateşli bir konuşması vardı Müftünün. Adaletten bahsediyor, Hazreti Ömer´i ve Ali´yi anlatıyordu. Herkes etkileniyordu konuşmadan. Hatta bazılarının gözleri yaşarmıştı. Utanmasa Ali de ağlayacaktı. Fakat ağlamadı. Hala Zala aklından çıkmıyordu. Arada sırada gözünün önüne geliyor, ağladığını görüyordu.

             Hoca vaazı bitirirken kendine geldi. Duasını etti. Zala´ya şifalar diledi. Ayağa kalkıp namaza dururken, yan tarafına baktı. Bir kaç kişi ötede Bider Ağaların Halim´i vardı. Bir ok yemiş gibi içi yandı. Cebini elledi bıçak yerindeydi. Yanına yönüne baktı tanıdık kimseler yoktu. Arka tarafta birkaç Banka Memuru vardı. Onları tanıyordu. Ama onların kendini tanıdığından emin değildi. Cami tıklım tıklım dolmuştu.

              Namaz bitene kadar kafasında planlar geldi gitti. Her planın içinde Bider Ağaların Halim´i ve bıçak vardı. Gözünü yumuyor, açıyor bir diğerini görüyordu. Bazen okuduğu duaları bile unutuyordu. Hatta kendini camide bile hissetmiyordu. Namaz biter bitmez dışarı çıktı. Caminin önünde bir ileri bir geri gitti. Başı dönüyor gözlerinin önü dumanlanıyordu.

             İkide bir elini bıçağa sürüyor yerinde olup olmadığını kontrol ediyordu. Heyecandan bütün vücudu terliyordu. Soluk alamıyordu sanki.

            Hocanın son duasıyla birlikte Halim Ağa da kapıda göründü. Ali´nin eli ayağı hala titriyordu. Cebinden bıçağını çıkardı. Kimseye göstermeden gömleğinin altında sakladı. Halim Ağa´ya doğru ilerledi. Tam camiden dışarı çıkarken bıçağı karnına soktu.

           “Bu Zala için.”Dedi.

            Halim Ağa elini tutacak oldu. Ali fırsat vermeden ikinci defa bıçağı kasığına doğru soktu. Halim Ağa´nın yüzü buruştu. Gözleri küçüldü. Yere uzandı. Sanki bütün sesler kesilmişti. Ali bıçağı çekerek aldı ve camiden aşağıya doğru kaçmaya başladı. O kadar hızlı kaçıyordu ki kimsenin tutmasına imkân yoktu. Arkadasında arı kovanı gibi uğultu gittikçe azalıyordu.

             “Kaçıyor………,kaçıyor…kaçıyor…”diyorlardı.

               Bir süre sonra ilçenin yeni kurulan çamlığındaydı. Bütün şehir ayaklarının altındaydı ve kimseler görünmüyordu. Sonradan getirilmiş iki kayanın arasında saatlerce kaldı. Bazen yanına sincaplar geliyor çam dallarında oynaşıyor, bazen ala bak kuşları başının üzerinde kıpırdamadan duruyordu.

            Alt taraftaki okul kapısında öğrenciler kavga ediyorlar birbirlerine taş atıyorlardı. Onlar gidince de küçük çocuklar savrun suyunda balık tutuyor, parkta güreş yapıyorlardı.

Tam iki gün taş yarıklarının arasından ayrılmadı. Üçüncü gün sabaha karşı açlığa dayanamadı eve geldi. Yeter kadın lambanın ışığında namaz kılıyordu. İçeri girer girmez Ali´yi gördü. Sabaha kadar uyumadığı belliydi. Duasını topladı. Âlinin yanına geldi.

           “Nerdeydin Eşkıya? “dedi.

           “Hiç” dedi Ali. “Geziyordum.”

            Mutfaktan yemek getirdi yedi. Karnı doymak bilmiyordu. Bir süre sonra Yeter kadın yastığın altından bir gazete çıkardı. Belki de hayatında aldığı tek gazeteydi. Âli´nin önüne attı. Ali kıpkırmızı olmuştu. Gazeteyi yerden aldı. Baş sayfasını düzeltti. Koskocaman bir resim vardı. Bu Halim Ağanın resmiydi. Altında;

            “Komünistler Camiyi bastı. Halim Ağayı bıçakladı.”diyordu. Kimin bıçakladığını yazmıyordu.

            Ayrıca Halim ağa şikayetçi olmamıştı. Bunu okuyan Ali içinden sevindi. Halim Ağa kimin bıçakladığını çok iyi bildiği halde olayı başka tarafa çekmişti. Çünkü suçluydu. Olayı deşelemek istemiyordu.

             Bir süre sonra Ali ve Annesi Yeter kadın yatağa girdiler ve gülüşmeye başladılar. Sabah uyandığında Bider Ağaların kırmızı boyalı evinde bir sürü insan vardı. Arabalar kendi evlerinin önüne kadar dizilmişlerdi. Gelenler şehrin ileri gelen diğer ağalarıydı. Bider Ağaya geçmiş olsuna gelmişlerdi.

Anahtar Kelimeler: ZALA
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AL BAŞINA BELAYI (19 Şubat 2019 - Salı)
BU ADALET DEĞİLDİ (12 Şubat 2019 - Salı)
GÜLE GÜLE AYŞE (29 Ocak 2019 - Salı)
UÇAN KENGERLER HİKÂYESİ (22 Ocak 2019 - Salı)
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
22.HAFTADA BİRER PUANLA YETİNDİK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
‘ŞİRK DİNİ´ VE BU DİNİN İLAHLARI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ADANA RESMİNE BAK
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK İLKELERİNİN VE DEVRİMLERİNİN ÖLÜMSÜZ VE SADIK BEKÇİSİ UĞUR MUMCUNUN ŞEHADETİNİN 26.YIL DÖNÜMÜ
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
TOPLUMSAL AYRIŞMA VE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yılmaz Özdil´in “Mustafa Kemal´i”
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
SOSYAL DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİMLER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
FRANSA´DA SARI-YELEKLİLER, YENİ BİR UYGARLIK TASARIMI ARIYORLAR - ARADIKLARI, ATATÜRK´ÜN UYGARLIK TASARIMI OLMASIN?! -
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Nasıl Bir Eğitim Sitemimiz Olsaydı Ar-Gör Ceren Şenel Öğrencisi Tarafından Öldürülmezdi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
DOSTLAR HATIRLANDIKÇA-2
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
Gözlemler…İzlenimler…
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BÖLGEYE PANORAMİK BAKIŞ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
Dünya için Atatürk´ün anlamı ne
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“DOSTLAR BİZİ HATIRLASIN”
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AL BAŞINA BELAYI
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
DEMİRSPOR´DA ÜMİTLER TÜKENİYOR
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANALI OLUNMAZ ADANALI DOĞULUR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
DÜNYA FAZİLET SAHİPLERİ İLE ŞEREFLİ VE MUTLUDUR
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2019-2/18/1521222535101.jpg