Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"


YENİDEN LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİM


  İnsan, kimi şeylerin değerini yitirmeye başlayınca anlıyor.

            Hukuk, özgürlük, barış, laik Cumhuriyet, tam demokrasi, laik, bilimsel eğitim uygar ve çağdaş toplumlarda ekmek, su, hava gibi olmazsa olmaz koşullardır.

            İnsanlık mücadelesi de bir bakıma insanın daha özgür yaşaması için bu hakları kalıcı kılmak için yapılan mücadeledir.

            Anayasalar, yasalar, sözleşmeler bu hakları güvence altına alan temel belgelerdir.

           

            Aydınlık Gelecek İçin Laik, Bilimsel Eğitim:

            Eskiden laik ve bilimsel eğitimin öneminden bu denli konuşulmaz, yok edileceğinden kaygı duyulmazdı.

            Yeni Türkiye Cumhuriyet kurulurken bu anlayış 3 Mart 1924´te ardı ardına çıkarılan yasalarla güvenceye alındı.

            Sözde bugün de geçerli olması gereken laik ve bilimsel eğitim için öğretim birliği getirildi.

            1940´lı yılların ikinci yarısına kadar bu anlayış ödünsüz bir biçimde bütün eğitim aşamalarında başarıyla uygulandı.

            Sonra ödünler dönemi başladı, geldik bugüne.        

            Bugün eğitimdeki yanlış politikalar yüzünden öğretim birliği içinde uygulanan Cumhuriyet eğitimi büyük darbe aldı. 

            Son zamanlarda neredeyse bütünüyle ortadan kalkan laik ve bilimsel eğitimin yeniden eğitimimize egemen olması için yurdun her yanında yapılan toplantılar yoğunlaştı.

            Birçok demokratik kuruluşun destek verdiği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği´nin eşgüdümünde, ?Laik ve Bilimsel Eğitim Platformu? kuruldu.

            Bu platform; toplantı, basın açıklaması, kitap, kitapçık yayınlama gibi etkinliklrede etkinlikler yaptı.

            Laik, Bilimse Eğitim Toplantıları:

            Son bir ayda Antalya´da, Mersin´de, Ankara´da laik bilimsel eğitimle ilgili toplantılara katıldık. Bu toplantılarda yalnız öğretmenler değil, eğitime ilgi duyan, laik ve bilimsel eğitimin önemine inanan her meslekten insanlarla bir arada olduk. Özellikle kadınların bu konuda duyarlılıkları övgüye değer.

            Ankara´da 27 Ocak 2018´de Türkiye İnsan Hakları Kurumu´nun (TİHAK) düzenlemesiyle Çağdaş Sanatlar Merkezinde yapıldı.

            Kurum Başkanı Muzaffer İlhan Erdost´un sunuş konuşmasıyla başlayan ?Cumhuriyet ve Eğitim? adlı toplantıyı Av. Nevzat Helvacı yönetti. Konuşmacılar, Prof. Korkut Boratav, Prof. Yakup Kepenek, Vahap Erdoğdu ve Mustafa Gazalcı´ydı. Cumhuriyetin bilim ve akıl temelinde kurulduğunu belirten konuşmacılar, bugün gelinen noktadan yakındılar. Biz de dinselleşen eğitim üzerinde durduk.

            Uğur Mumcu Uyarmıştı:

            Gazeteci, yazar Uğur Mumcu´nun öldürülmesinden iki gün önce 22 Ocak 1993´te yayımladığı ?imam-subay? yazısından söz ettik.

            Uğur Mumcu o yazısında okula, camiye dinsel siyasetin girdiğini, sıranın kışlaya geldiğini belirttiğini ve ?İmam hatipliler din adamı olarak çalışmayacaklarsa, neden art arda imam-hatip okulları açılıyor?? diye sorduğunu söyledik.

            Ayrıca,1993´ten bu yana birçok şeyin değiştiğini, bu süre içinde dinsel siyaset adım adım büyüdüğünü, eğitimin laik ve bilimsel özünden ayrılarak dinselleştirildiğini örnekleriyle anlatmaya çalıştık.

            Veliler, çocuklarına, laik eğitime sahip çıkmalı:

            İş işten geçmeden anaların, babaların, velilerin laik ve bilimsel eğitime sahip çıkmaları gerektiğini, Okul-Aile Birliklerinde görev almalarını belirterek konuşmamızı tamamladık.

            Ülkemizin aydınlık geleceği Cumhuriyetin başlarında uygulandığı gibi öğretim birliği içinde verilen laik ve bilimsel eğitimdir.

 Mustafa Gazalcı

gazalci@gmail.com



YAZARLAR

  • Perşembe 27 °C / 19 °C Güneşli
  • Cuma 27 °C / 20 °C Güneşli
  • Cumartesi 27 °C / 20 °C Gök gürültülü sağanak yağış
  • BIST 100

    101.930%0,00
  • DOLAR

    5,6858% 0,15
  • EURO

    6,2846% 0,34
  • GRAM ALTIN

    272,42% -1,04
  • ÇEYREK ALTIN

    449,493% -1,04