YAZIK ÇOK YAZIK
Tarih: 28.03.2017 12:01:46 / 1157okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

              Bundan yıllar önce talebeliğimde bir yazı yazmıştım. O zamanlar daha 20 yaşlarında gençtim. Fakat edebiyata meraklı biri olduğumdan kelimelerin anlamı ve yazının güzel anlatımına önem vermeye gayret ediyordum.

              Belki de bendeki yazma hevesi o zamanlarda başlamıştı. Gelecekte yazar olma düşüncesi o günlerde kendini gösteriyordu. Yazdığım yazıları belki elli defa okumuşumdur. Her okuduğumda da ayrı bir hüzne dalmışımdır. Ardından da” bak” demişimdir. “Daha yirmi yaşlarında neler düşünmüşüm. Düşündüklerim nasılda gerçek olmuş.”

          Belki o zamanlar hayal âlemim daha genişti. Yaşamın en çetin günlerini göğüslüyordum. Okuma derdi, yaşama derdi içi içeydi. Hem okuyor, hem de çalışıyordum. Kimseye yük olmuyordum. Anadan, babadan, kardeşten, akrabadan bir yardım görmüyordum. Aslında kimseye de muhtaç değildim.

           Benim gibi kendi kendine yeten çok az genç vardır. Belki de okulu duraksaya duraksaya geçişimin sebepleriydi bunlar. Çünkü okula başlamadan önce geçimimi tedarik etmem gerekiyordu. Tedarik etmek içinde belli bir süre para kazanmam ve maddi durumumu düzeltmem şarttı. Bu da benim  bazen sınıfta kalmamı, bazen de  ara vermemi mecbur bırakıyordu. Onlardan birkaçı Ortaokulda kendini göstermişti.

            O zamanlar EL İŞİ DERSİ VARDI. Şimdi var mı bilmiyorum. El işinde ağaçtan, ipten, kilden, çamurdan bazı eşyalar, ya da sanat eserleri yapmamızı isterlerdi. Bizde malzeme alır hocanın gösterdiği şeyleri yapmaya çalışırdık. Fakat bazen olurdu ki o basit ve ucuz denen malzemeleri almaya gücüm yetmezdi. Kimseye de; “Alamıyorum.” diyemezdim. Hocada o yüzden beni kaç defa azarlamış, aşağılamış, sonunda  sınıfta bırakmıştı. El işinden sınıfta kalınır mı? demeyin. Kaldım işte.

            Daha buna benzer sayısız olaylar geçti başımdan.

            Ortaokul birdeydim. Yazın tarlada çalışıp aldığım ayakkabım delinmişti. Delik haliyle idare ediyordum ki; ne olduysa altı düştü. Dikmek istedim fakat dikemedim. Ne yapacağımı şaşırırken arkadaşım Nebi evlerinden babasının çizmesini getirdi. Koskocaman çizmeyi giydim ve pantolonu üzerine çektim. Okula öyle gittim.

            O günlerde kimse fark etmez sanmıştım.Bir gün idareden çağırdılar. Korkarak gittim ki; Müdür yardımcısı bir ayakkabı almış. Giymemi istedi. Bende mecburen giydim. Yoksa  ortaokul ikide okulu bırakacaktım. Ayakkabı sorunum hallolunca okula devam ettim.

            Daha sonra Adana´ya gittim. Yıl 1972.Onatlı yaşımda Orta üçteyim. Bizim çocuklara göre Ortaokul için büyük bir yaş. Çalışıp ta okuyanlara göre ise küçük. Çünkü o yaştan küçük çocuklara iş vermiyorlar. Bana da iş vermezlerdi ama, Allah yardım etti. Zaten ne zaman sıkışsam Allah´ın yardımını her zaman görmüşümdür. O çok büyük bir güçtür.Ben bunu yaşayarak gördüm. Nasıl derseniz işte örnek.

           Okuldan eve geldim. İçeri girdim, yiyeceğim hiçbir şey yok. Cebimde param da yok. Yardım isteyeceğim bir arkadaşım bile yok. Biraz yatağa uzandım uyumaya çalıştım. Aç insan uyur mu? Karnım zonklanıyor. Kapıyı çektim dışarı çıktım. İkindin vakti. Sokaklarda kimseler yok. Nereye gideceğimi bile bilmiyorum. Ana caddeye çıkarken baktım ki yolun ortasında koni gibi dürülmüş bir kâğıt para. Sanki elle kıvırmışlar yere atmışlar. Eğildim aldım. Yüz yirmi lira. O zaman için büyük para. Etrafıma baktım ama kimseler yok. Acaba yitiren var mı? diye geri geldim ve köşede biraz bekledim.  Kimseden ses seda yok. Zaten etrafta hiç kimse de yok. Yazın sıcağında herkes içeri çekilmiş,dışarı çıkmıyor.

         Doğruca bakkala gittim yiyecek malzemeler aldım, karnımı doyurdum.

          Hazreti Ali´nin buna benzer bir kıssası aklıma geldi.

          Hz. Ali (ra) eve gelir. Karnı çok acıkmıştır. Fadıma Anamıza;

       “Yiyecek bir şey var mı ?”diye sorar.

         Fadıma Anamız;

        “Yok ya Ali” der. Hazreti Ali geri döner. Yolda mahzun mahzun yürümeye başlar. Bir süre yürüdükten sonra karşısına elinde devesi olan bir adam çıkar. Hazreti Ali´yi tanıyordur.

        “Ya Ali” der.”Şu Deveyi satacağım almaz mısın ?”

         Hazreti Ali;

       “Param yok, nasıl alayım ?” der.

       Adam;

      “Sonra verirsin ya Ali” der.

        Hazreti Ali;

       “Kaç para” diyorsun ?” der.

        Adam da;

     “ 100 dinar ver.” der.

        Hazreti Aliye göre ucuzdur.

      “Tamam.” Der Hazreti Ali. Deveyi alır. Çeke çeke giderken karşısına başka bir adam çıkar. Hazreti Ali´yi o da tanıyordur.

     “Ya Ali” der.” O deveyi satıyor musun ?”

       Hazreti Ali;”Evet” der. “Kaç para verirsin ?”

       Adam deveye yakından bakar. Dişlerini kontrol eder.

       “Fena değil.” der. “300 Dinar veririm.”

       “Al “der Hazreti Ali. Deveyi adama satar, 300 dinarı alır.

            Doğruca Peygamberimiz (sav) yanına gider. Olanları tek tek anlatır. Peygamberimiz (SAV),

        “Ya Ali, o deveyi satan Mikayildi. “der. “Alan da Cebrail´di.”

           Belki bu olay ticareti teşvik etmek için anlatılır ama benim inancımda, Allah´ın kimseyi aç bırakmayacağı mesajı yatmaktadır.

           Yine Kuran da bir surede şöyle der. Çevrenizdeki kedi köpeklere bakın. Yarın ne yiyeceklerini biliyorlar mı? 

             Allah yarattıklarını doyuracaktır. Ben buna canı gönülden inananlardanım.

              Bizim gençliğimizde arkadaşlık anlayışı çok farklıydı. “Can gibi, canan gibi.” derler ya. Can kadar önemliydi arkadaşlık. Ölümüneydi belki de. Çıkar için değil. Menfaat sağlamak için değil. Eşit haklara sahip olmak için arkadaşlık. Vatan için arkadaşlık. Bayrak için arkadaşlık. İlim için, fen için arkadaşlık. İnsan için, insan olmak için arkadaşlık vardı.

            Bir kuru ekmeği paylaşmak için arkadaş olurduk.

            Dün böyle bir arkadaşımızı daha kaybettim.

           O benim için bir amcaoğlundan çok, dert ortağı, can dostuydu. Mezarını kendim kazdırdım.Yüce Mevla bana nasip eyledi.Çok zor bir olay, sevdiğin insanın mezarını kazdırmak.İnsan düşündükçe kötü duygulara saptanıyor.Birde sıranın artık bizlere doğru geldiğinin işaretini görüyor.Hayatın dönemeçlerinin sonuna geldik ve  gidiyoruz.Birbirimizi sevmek lazım.İnsanca,dostça,kardeşçe sevmek lazım.

            Ne demiştik daha o yaşlarda;

            “Hayat adım adım yürüdüğümüz meçhul bir yoldur.Her adımımız bir iz, her dönümümüz bir yaş bırakır.”

              Bu satırları 1977 lise son sınıf da yazmıştım.

             O günden bu güne kimler geldi, kimler geçti dünyamızdan. Bu dünyadan gidenlerin daha çok olduklarını görüyorum.Kalanların ise arkadaşlığı çıkar ilişkisine döktüklerini,çıkarı olmayanların birbirlerine selam bile vermediklerini  biliyorum. Bu davranışlar insanlığın yara aldığını bize hatırlatıyor.Yazık çok yazık.İnsanlık yara oalmamalı.

Anahtar Kelimeler: YAZIK, YAZIK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TEMSİLCİLERİMİZ İLK YARININ SON HAFTASI SIFIR ÇEKTİ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
MİYOPLAR UZAĞI GÖREMEZ, GÖREMİYORLAR!
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ANADOLU´M, ATA YURDUM
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 80.YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
BİLMEKVE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
CHP, Bu Seçime Katılacak mı?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DÜNYA´DA SEVİLEN LİDER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
“YÜKSEK TÜRK KADINI” ZÜBEYDE HANIM´I SAYGI VE GÖNÜL-BORCUYLA ANARKEN ATATÜRK´ÜN KALEMİNDEN ANNESİ
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsan Geçmiş Kısa Tarihi Ve Yaratığı Teknoloji İle Karşı Karşıya Gelmesi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
İSTANBUL ROMANLARI
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ABD, BÖLGESEL OYUNDA ŞAŞIRTMIYOR
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
SORUYORUM
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık-elş.deneme YASEMİN BÜLBÜL-“SON SALTANAT ERTUĞRUL”(*)
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AT
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
Formanın ağırlığını hissetmek gerek
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR İYİ YOLDA
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
BÜROKRASİ VE SAĞLIK ÜZERİNE
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-12/19/1422573915426.jpg