UHUD SAVAŞI
Tarih: 29.5.2018 14:28:42 / 851okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

            Bedir savaşı Kureyş´lilere büyük bir darbe olmuştu. Elebaşlarından birçoğu katledilmiş, maddi olarak kayıplar verilmiş, manevi itibarları kırılmıştı. Akıllarına gelmeyen bir felaketi yaşamışlardı.

            Şam ticaret yolunun Müslümanlar tarafından tutulması nedeni ile Saffan Bin Ümeyya Irak tarafından Neciş yolunu seçmiş fakat, Zeyt Bin Harise ticaret kervanlarının önünü kesmiş kafileyi ganimet olarak ele geçirmişti. Bu olaydan dolayı Kureyş´liler paniğe kapılmış, Müslümanlar ise gün be gün çoğalmışlardı.

              Ebu Süfyan, Şam ticaretinden yüzde yüz kârla dönmüş, fakat hisse sahiplerinin birçokları Bedir´ de öldüğü için kâr  “Darün nedve” de muhafaza ediliyordu. Aslında bu kârla Medine´ye sefer yapacaklardı. Babaları, kocaları, oğulları telef olanlar toplanarak, Ebu Cehil´in yerine Mekke Reisi olan Ebu Süfyan´a başvurdular.Ona dediler ki;

               “Muhammed, bizim büyüklerimizi öldürdü. Artık intikam alma zamanı gelmiştir. Kervanın sermayesini sahiplerine verelim, kârı ile de bir ordu hazırlayalım. Medine´yi basalım.” dediler.

                 Bedir´de yakınlarını kaybedenler karalar giyinmiş, şairler, hatipler sokak sokak dolaşıp, Arap toplumuna nutuklar çekiyor, Kureyş´e yardım yaparak, Müslümanlara karşı  destek istiyorlardı. Bunda da başarılı oluyorlardı. Çünkü ticaret kervanlarının tehlikede olması Mekke´li olan herkesi etkiliyordu.

              Ehabiş denilen, Mustalık oğulları, Hevn oğulları, Haris oğulları, Kinane oğullarından toplam iki bin asker toplandı. Buna Mekke´lilerde katılınca toplam sayıları üç bin iki yüz´e çıktı. Bunun, yedi yüzü zırhlı, iki yüzü atlı, üç bin de develileri vardı.

             Orduya destek vermek, savaşçıların moralini yüksek tutmak, amacıyla kadınlar da bu sefere katılmışlardı. Başlarında da Ebu Süfyan´ın karısı Hind bulunuyordu. Babası Utbe, Amcası Şeybe ve kardeşi Velit Bedir´de katledilmişti. Kadınlar yanlarına defler almışlar,  Bedir´de ölenlere ağıtlar yakacak, savaşan erkekleri kışkırtacaklardı.

              Utbe´yi Bedir´de Hz. Hamza(ra) öldürmüştü. Hind, Habeşli Vahşi ile anlaştı. Kendisine bol mükâfat verecekti. Vahşi Cubeyr´ in kölesiydi. O da mükâfat olarak kendisini azat edecekti. Onun da Amcası Bedir´de öldürülmüştü.

              Kureyş bütün hazırlıkları tamamladı. Yirmi gün sürecek sefer için, mahşeri bir kalabalıkla yola çıktılar. Medine´ye doğru adım adım ilerliyorlardı.

              Orduda Esvet Bin Muttalip, Cubeyr Bin Mut´im, Saffan Bin Ümeyye, İkrime Bin Ebu Cehil, Haris Bin Hişam, Abdullah Bin Ebi Rabia, Halit Bin Velit ve Amr Bin As gibi Mekke´nin ileri gelen şahsiyetleri de bulunmaktaydı.

            Resulullah(sav)´in Amcası Abbas(ra) Müslüman olmuş, fakat Mekke´lilerden bunu gizliyordu. “Bedir´de çok zarar gördüğünü.” ileri sürerek bu savaşa katılmamıştı. Fakat Kureyş´in bütün hazırlıklarını mektupla Resulullah(sav)´e bildirmişti.

          Peygamberimiz ve ashabı bu haber üzerine, ani bir baskına karşı silahlandılar. Medine´nin mühim yerlerine nöbetçiler dikildi. Peygamberimiz(sav) Ensar ve Muhacirleri toplayarak nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini sordu. Müşrikleri Medine´ de mi? Yoksa Medine dışında mı? Karşılamaları gerektiğini söyledi.

          Bir kısmı Medine´de karşılamaları gerektiğini, bir kısmı da Medine dışında bir yerde karşılanmasını savundular. Çoğunluk ise şehir dışında uygun bir yerde göğüs göğse çarpışmak istiyordu.

          “Ya Resulullah(sav), Sen bizi düşmanlarımıza karşı çıkar, bizim kendilerinden korkup sinmediğimizi anlasınlar.” diyorlardı.

            Hz.Hamza(ra)da meydan savaşına taraftardı. 

         “Ya Resulullah(sav), Sana kitabı indiren Allah´a and olsun ki, kılıcımla Medine dışında Kureyş´lilerle çarpışmadıkça bir şey yemeyeceğim.” diyordu.

             Çoğunluk Medine dışına çıkmak istediğinden Peygamberimiz (sav) de Medine dışına çıkmaya karar verdi. Günlerden cuma idi. Mescit de cuma namazı kılındı. Cumadan sonra Müslümanlara öğütlerde bulundu.

        “Eğer sabrederseniz bu sefer de Allah size yardım eder.” buyurdu.

         Halkın bir kısmı;

          “Siz Allah´ın Peygamberine ısrar ettiniz, savaşı şehir dışında istediniz. Hâlbuki O´na emir semadan gelir.”dediler.

          Peygamber(sav) üzerine zırhını giydi. Dışarı çıkınca bir kısım insanlar;

         “Ya Resulullah(sav), Biz sana muhalefet ettik. Sen nasıl murat edersen öyle yap.”dediler.

          Ancak Resulullah(sav);

         “Bir Peygamber zırhını giydikten sonra savaşmadan onu çıkarmaz.” buyurdu.

          Kadınlar kalelere yerleştirilmiş, eli silah tutan Müslümanlar orduya katılmıştı. İkindi saatinden sonra bin kişilik bir kuvvetle yola çıktılar. İçlerinde üç yüz kadar münafık vardı. Reisleri Abdullah Bin Ubeyy;

          “Ben meydan savaşına taraftar değilim. Medine´den çıkılmamasını istedim. Muhammed çoluk çocuğun sözüne uydu. Bizim sözümüzü dinlemedi.” dedi ve kavminden üç yüz kişiyi alıp geri döndü. Böylece İslam ordusunun sayısı yedi yüze inmiş oldu.

            Medine ile Uhut arası bir saat kadar iken, Uhud´a gelmeyip yarı yolda Şeyheyn denilen mevkide gecelediler. Hz. Peygamber(sav) orduyu  teftişten geçirdi. Usame Bin Zeyd, Abdullah Bin Ömer, Zeyd Bin Sabit, Ebu Said´i Hudri, Abdullah Bin Amr, Numan Bin Beşir gibi on beş kadar çocuğu geri çevirdi. Geri çevrilenler de Medine´de kalanları ve kadınları korumakla görevlendirildi.

               Cumartesi günü sabah namazını cemaatle kıldıktan sonra İslam ordusu Şeyheyn´den Uhud´a doğru yola çıktı.

               Uhud Dağı Medine´nin tam kuzeyine düşmekte, şehrin merkezinden beş km kadar uzaktadır. Uhud´un güneyinde Vadiyül kanat suyu bulunmakta, bu suyun da güneyinde Ayneyn Tepesi bulunmaktadır.

               Mahşeri bir kalabalıkla yola çıkan Müşriklerin yanlarındaki kadınlar defler çalıyor, erkekleri Bedir´in intikamını almaları için kışkırtıyorlardı. Her konakladıkları yerde develer kesiliyor, yiyip içiyorlardı.

                On günde Zülhüleyfe´ye geldiler. Burada Müslüman casuslar yürüyüş halindeki askerlerin arasına sızmışlardı. Yirmi gün sonra ölü denecek kadar yorgun halde Uhud´a kadar geldiler. Karargâhlarını Uhud Dağının Medine´ye bakan eteklerinde çorak bir yere kurdular. Gerek askerlerin, gerekse hayvanların yorgunluklarını çıkarmaya çalışıyorlardı.

               Kureyş´in başında Ebu Süfyan Bin Harb bulunuyordu. Sağ kanadına Halit Bin Velid, Sol kanadına da Ebu cehil´in oğlu İkrime kumanda ediyordu. Sancaktarları ise Talha Bin Ebu Talha idi. Düşmanın niyeti Müslümanları mağlup ettikten sonra Medine´yi yağmalamaktı. Beraberlerinde yüz kadar okçu vardı. Zaferden o kadar emindiler ki, dönüş yollarını emniyete almayı bile akıllarına getirmediler.

            Uhud´a gelen İslam Ordusu ise savaşmak için sahanın en iyi yerini seçmişti. Uhud Dağını arkasına verdi. Sağında Medine´i Münevvere, solunda bir vadi vardı. Düşman bu vadiden saldırırsa,  İslam ordusunun sol kanadı tehlikeye girebilirdi. Resulullah(sav)  Ayneyn Geçidine kadar elli kadar okçu yerleştirdi. Başlarına da Abdullah Bin Cübeyr (ra)´nu kumandan tayin etti. Ve onlara şu emri verdi;

           “Düşman yense de yenilse de benden emir gelmedikçe yerinizden katiyen ayrılmayacaksınız. Yenildiğimizi bile görseniz bize yardım için yerinizi bırakmayacaksınız. Düşman süvarileri gelirse onları oka tutunuz. Oku yiyince ilerleyemezler.” buyurdu.

            Zübeyr Bin Avvam (ra) zırhlı kuvvetlerin başına, Hz. Hamza(ra) de zırhsız kuvvetlerin başına geçirildi. Daha sonra çarpışma düzenine koyup, “Beri gel….Geri git….”gibi sözlerle talim yaptırıp,safları düzeltti.

             Taraflar birbirine oldukça yaklaşmışlardı. Çarpışmayı ilk olarak Ebu Amir´i Fasık başlattı.

               Daha sonra karşılıklı mübarezeye geçildi. Her iki taraf da on,  on beş kadar adamını ileri sürdü. Ebu Amir´i Fasık´ın oğlu ve kavmi Müslüman olmuştu. Babasının karşısına çıkmak istedi Peygamberimiz(sav) müsaade etmedi.

                 Savaş karşılıklı çarpışmalarla meydan okumalarla devam ediyordu. Ebu Düccane Peygamberimiz(sav)´den aldığı kılıçla önüne geleni biçip gidiyordu. Öyle ki öldüre öldüre kadınların bulunduğu yere kadar geldi. Kadınlar korkudan dağlara kaçtılar. Ebu Süfyan´ın karısı Hind e kılıcını kaldırmıştı ki, Resulullah(sav)´ın kılıcına saygısından dolayı vazgeçti.

                 Savaş artık iyice alevlenmişti. Mücahitler düşman saflarına daldıkça dalıyorlardı.   

                  Hz.Hamza (ra);

                 “Ben Allah´ın arslanıyım.” diyerek önüne, arkasına döne döne kılıç sallıyordu. Şehit düşene kadar çarpışmadan geri kalmamış, o gün müşriklerden tam sekiz kişi öldürmüştü. Müşrikler bozguna uğramışlardı. Sağ ve sol kanat kumandanları geri çekilmek zorunda kalmışlardı.

                Düşman artık hezimete uğramıştı. Fakat iş bitmemişti. Mücahitler düşmanı sonuna kadar kovalamayı bırakıp, ganimet toplamaya başladılar. Bunu gören okçular Peygamber(sav)´in talimatını unutup, ganimet toplayan Müslümanların yanına gitmeye karar verdiler. Müşriklerin sağ kanat kumandanı Halit Bin Velit, okçuların yerinden ayrıldığını görünce,  hemen hücuma geçti. İlk fırsatta yerinden ayrılmayan Abdullah Bin Cübeyr´i şehit ettiler. Daha sonra ganimet toplayan Müslümanları arkadan çevirdi.

                 Bir anda savaşın durumu değişmişti. Saflar tamamen bozulmuştu. Müslümanlar çok sıkıntı çektiler. Müslüman Müslüman´ı bile öldürüyordu.

                Müslümanlar dağa kaçmaya başladılar. Uzun bir süre toparlanamadılar. Peygamberimiz(sav) yaralandı. Amcası Hz. Hamza (ra) şehit oldu. Vahşi onun ciğerini çıkarıp Hind´e getirdi.

                 Uhud savaşı; Peygamberimiz(sav)´in dişinin kırılması ve Hz.Hamza (ra)´ın ile birlikte yetmiş şehit ile anılır. Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin.

                 Bu savaş da Müslümanlar yetmiş beş,Müşrikler ise kırk beş kayıp vermişlerdir.Fakat Müşriklerin maddi olarak da büyük zararları olmuştur.

                Yine savaşı yüzeysel geçmek mecburiyetinde kaldık. Halbuki bu savaş da bir çok mucizelerin yanında destanlı hikayelerde bulunmaktadır. En geniş şekliyle öğrenmek isteyenler.(Ömer Öngüt´ün “HAZRETİ MUHAMMED” ) adlı kitabını okuyabilir. 

 

                 Sürç´ü lisan ettik ise af ola, İsterim ki insan önce insan ola.    

 

Anahtar Kelimeler: UHUD, SAVAŞI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AL BAŞINA BELAYI (19 Şubat 2019 - Salı)
BU ADALET DEĞİLDİ (12 Şubat 2019 - Salı)
GÜLE GÜLE AYŞE (29 Ocak 2019 - Salı)
UÇAN KENGERLER HİKÂYESİ (22 Ocak 2019 - Salı)
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
22.HAFTADA BİRER PUANLA YETİNDİK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
‘ŞİRK DİNİ´ VE BU DİNİN İLAHLARI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ADANA RESMİNE BAK
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK İLKELERİNİN VE DEVRİMLERİNİN ÖLÜMSÜZ VE SADIK BEKÇİSİ UĞUR MUMCUNUN ŞEHADETİNİN 26.YIL DÖNÜMÜ
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
TOPLUMSAL AYRIŞMA VE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yılmaz Özdil´in “Mustafa Kemal´i”
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
SOSYAL DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİMLER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
FRANSA´DA SARI-YELEKLİLER, YENİ BİR UYGARLIK TASARIMI ARIYORLAR - ARADIKLARI, ATATÜRK´ÜN UYGARLIK TASARIMI OLMASIN?! -
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Nasıl Bir Eğitim Sitemimiz Olsaydı Ar-Gör Ceren Şenel Öğrencisi Tarafından Öldürülmezdi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
DOSTLAR HATIRLANDIKÇA-2
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
Gözlemler…İzlenimler…
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BÖLGEYE PANORAMİK BAKIŞ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
Dünya için Atatürk´ün anlamı ne
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“DOSTLAR BİZİ HATIRLASIN”
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AL BAŞINA BELAYI
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
DEMİRSPOR´DA ÜMİTLER TÜKENİYOR
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANALI OLUNMAZ ADANALI DOĞULUR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
DÜNYA FAZİLET SAHİPLERİ İLE ŞEREFLİ VE MUTLUDUR
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2019-2/18/1521222535101.jpg