TÜRKÇE KONUŞMAK
Tarih: 19.6.2017 08:36:00 / 1115okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

        Bu günlerde ortalık toz, duman.

        Siyasi arena da herkes, ayrı bir telden çalıyor.

        Konu ana dil meselesi. AKP, CHP, MHP ve BDP Millet Vekilleri konuşuyorlar mecliste. Birbirlerini vatan hainliği ile diktatörlükle, faşizmle suçluyorlar. Herkes kısa döngülü, çıkar penceresinden bakıyor olaylara.

         Kimi tarihi yönden, kimi ülke çıkarları üzerinden, kimi de insan hakları yönünden değerlendirme yapıyor. Hepsi de tezini Türkçe anlatıyor. O kadar güzel anlatıyorlar ki, hayran olmamak elde değil. Kimi dinlesen ondan olası geliyor insanın. Hepsi de haklı gibi görünüyor.

         İktidar olan AKP diyor ki;

        “Herkes tercümanla savunmasını yapmıyor mu? Bir İngiliz, bir Fransız savunmasını Türkçe mi yapacaktı? Kanun teklifimiz değişik bir şey içermiyor. Bunda korkulacak bir şey yok.”

         CHP si diyor ki;

        “ Ulus devletinde başka dil olamaz. Türkçe dilini tartışmaya açmak, ülkenin egemenliğini tartışmaya açmak gibidir. Bunun sonu bölünmedir. Yugoslavya örneği ortada durmaktadır.”

         MHP liler diyor ki;

         “Değişik bir şey getirmiyorsa, neden teklif veriyorsun? Verme o zaman diyor. Seni zorlayan ne ?”

         BDP liler de diyor ki;

        “ İnsanın kendi dilinde savunma yapmasının yasaklanması, insan haklarına aykırıdır. Kürtlerin ana dilinde savunma yapmasını zaruri görüyoruz. Hakkımızı söke söke alacağız.”

        Tabi bu tartışmalar arasında çok şeyler ortaya atılıyor. Kürtlerin, Ana dilini serbestçe konuşamadıklarından, ezildiklerinden, horlandıklarından bahsediliyor.

        Asıl konuşması gereken, Bilim Adamlarının, Tarihçilerin, Üniversite profesörlerinin gıkı çıkmıyor. Kimseden ses seda yok. Beni en fazla düşündüren de bu. Şu konuştuğumuz, yazdığımız, ortak dil, sanki durup dururken ortaya çıkmış da, o günün yöneticileri, diğer dilleri görmemezlikten gelerek uygulamaya koymuş. Şimdi de bunun acısını çekiyoruz. İnsanlar kendi dillerinde savunma bile yapamıyorlar.

         Ne yazık değil mi?

         Geçenlerde bana bir yazı geldi.

         Yıl 1918. Diyarbakırlı, Kürt kökenli Sosyolog. Adını bu memlekette herkes tanır. Adı; Ziya Gökalp. “ Türkçülüğün esasları” kitabının yazarı. Aynı zamanda değerli bir şair. Bir şiirinde şöyle diyor:

         Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur,

         Köylü anlar manasını, namazdaki duanın,

         Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kuran okunur

         Küçük, büyük, herkes bilir buyruğunu Huda´nın

         Ey Türkoğlu işte senin orasıdır vatanın

        

          Tabi bu şiiri anlamak için 1900 lü yılları bilmek lazım. O yılları bilmeyen, bir Kürt kökenli kardeşimizin bu şiiri anlaması imkânsız. Ne vardı diyeceksiniz 1900 lü yıllarda. Ben o günleri yaşamadım. Yaşayan da kalmadı. Keşke yaşayanlar olsaydı da onu konuştursaydık.

           Çok şey vardı bilmediğimiz. Osmanlı aydın takımı, Fransızca hayranıydı. Bunun yanında Osmanlıca konuşuyordu. Osmanlıca ise Türkçe, Farsça ve Arapça karşımı bir dildi. Ne Araplar, ne Türkler, Ne de İranlılar bu dili anlayabiliyordu. Bu sözleri bir Sadrazam söylemiştir.

           Trakya da ayrı bir lehçe, Egede ayrı bir lehçe. Güneyde ve Anadolu da değişik lehçeler vardı. Biz bunları oyun havalarından daha güzel anlarız. Ne diyorduk,

           Rumeli havası,

           Aydın havası,

           Anadolu bozlağı,

           Avşar avzı,

           Lazların Horonu, Konyalı, Erzurum türküsü, gibi daha birçok çeşitlerini sayabiliriz. Hepsi Türkçe olsa da, birbirine çok az benzer. Doğuda Kürtçenin her çeşidi, konuşulurken. Karadeniz de bildiğim kadar Lazca konuşuluyordu. Bunlar birbirleriye ancak askerde anlaşabiliyordu. Orada da tam olarak anlaştıklarını sanmıyorum. Çünkü bir anıda” Çanakkale´deki tümenler bile belli yerden gelenlerin topluluğundan kurulmuştu.” Sözü geçer.

          Neden yapmışlardı bunu. Çünkü aynı lehçeyi konuştukları için. Birde Osmanlıda Türkçe konuşmayı ayıp sayarlardı. Türk demek dağlı, barbar demekti. Çingeneler kadar itibarları yoktu. Hatta bildiğim kadar Çingeneleri ve Yörükleri askere almıyorlardı.

         Türkçe nerede konuşuluyordu derseniz?

         Anadolu halkı Selçuklulardan bu yana, hatta daha ötesinden, Orta Asya´dan bu yana Türkçe konuşuyordu. İspatı ise Yunus Emre ve Ahmet Yesevi de yatar. Onun çağında Mevlana ne konuşuyordu? Farsça. Çünkü Selçuklu Sultanları da Farsça konuşuyordu. Anadolu Halkının özünden çıkan Yunus Emre ise Türkçe konuşuyordu. İşte ispatı:

        Ben yanarım yane yane,

       Aşk boyadı beni kane,

       Ne mecnunum ne divane

       Gel gör beni aşk neyledi.

       Osmanlı hayranı, Atatürk düşmanı zavallılara soruyorum. Yunusun dilimi öz Türkçedir, yoksa; Osmanlıca mı? Yukarıdaki şiirin neresinde Türkçeden dışarı bir kelime var. Her tarafı buram buram Türkçe kokuyor. Onun için bu Millet Yunus´u bağrına basmıştır. Baki´yi, Fuzuli´yi, Nedim´i, Nefiy´i kim tanır. Onlar kötü şair mi? Hayır. Zamanının büyük üstatlarıdır. Ama Osmanlıca yazmışlardır. Anadolu halkı Osmanlıca bilmez.

        Bunları neden yazıyorum. Benden önce tarihçiler yazmalıydı. İlim adamları, dil uzmanları yazmalıydı.1932-1950 Yılları arasında sadece on sekiz yılda Anadolu´nun tamamı nasıl ortak bir lehçede birleştiler. Bu ortak lehçenin insanımıza faydası ne oldu? Kimse kıvırmadan anlatsın gayrı.

            “Ne Arap´ın Aceme, Ne Acemin Araba üstünlüğü vardır. İnsanın İnsana üstünlüğü Takva iledir.”Diyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Bu ümmet Kürt´ü, Türk´e karşı, Türk´ü de Kürt´e karşı üstün görmez. Onun için Cumhuriyet bir adım öteye gitmiştir. Aslında mantık aynıdır. Vatandaşlar arasında dil, din, ırk, mezhep, erkek, kadın ayırımı yapılamaz. Devletin dili Türkçedir. Buna aykırı davranan Anayasa suçu işler.

          Keşke bütün dünya tek dili konuşsaydı.

          Konuşsaydı, ne İngiliz, Türk olurdu. Ne de Fransız, İngiliz olurdu. Bu gün Kürt,  Ermeni, Ermeni de, Yörük olmadığı gibi.

         Sorun ne biliyor musunuz? O günün karar vericileri, bu memlekette yaşayan herkese     “Türk”  demesidir. Bazı insanlarında, “Türk” kelimesini bir ırk olarak görmesidir. Atatürk´ün “Türk demek Türkçe konuşan demektir. Ne Mutlu Türküm Diyene.” sözünü, adam gibi anlatabilseydik, bunların hiç birisi olmazdı. Vatan da bölünmeye gitmezdi.

 

 

Anahtar Kelimeler: TÜRKÇE, KONUŞMAK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AL BAŞINA BELAYI (19 Şubat 2019 - Salı)
BU ADALET DEĞİLDİ (12 Şubat 2019 - Salı)
GÜLE GÜLE AYŞE (29 Ocak 2019 - Salı)
UÇAN KENGERLER HİKÂYESİ (22 Ocak 2019 - Salı)
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
22.HAFTADA BİRER PUANLA YETİNDİK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
‘ŞİRK DİNİ´ VE BU DİNİN İLAHLARI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ADANA RESMİNE BAK
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK İLKELERİNİN VE DEVRİMLERİNİN ÖLÜMSÜZ VE SADIK BEKÇİSİ UĞUR MUMCUNUN ŞEHADETİNİN 26.YIL DÖNÜMÜ
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
TOPLUMSAL AYRIŞMA VE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yılmaz Özdil´in “Mustafa Kemal´i”
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
SOSYAL DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİMLER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
FRANSA´DA SARI-YELEKLİLER, YENİ BİR UYGARLIK TASARIMI ARIYORLAR - ARADIKLARI, ATATÜRK´ÜN UYGARLIK TASARIMI OLMASIN?! -
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Nasıl Bir Eğitim Sitemimiz Olsaydı Ar-Gör Ceren Şenel Öğrencisi Tarafından Öldürülmezdi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
DOSTLAR HATIRLANDIKÇA-2
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
Gözlemler…İzlenimler…
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BÖLGEYE PANORAMİK BAKIŞ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
Dünya için Atatürk´ün anlamı ne
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“DOSTLAR BİZİ HATIRLASIN”
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AL BAŞINA BELAYI
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
DEMİRSPOR´DA ÜMİTLER TÜKENİYOR
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANALI OLUNMAZ ADANALI DOĞULUR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
DÜNYA FAZİLET SAHİPLERİ İLE ŞEREFLİ VE MUTLUDUR
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2019-2/18/1521222535101.jpg