Ahmet DUMAN


Tuhaf Bir Karanlık…

o karanlıktan bir anı


70 lerin karanlığında tüm kavramlar birbirine karışmış kimin hangi dilde ne söylediği anlaşılamıyordu.

O yıllarda Türkiye’de sol yayınların çoğu yasaklıydı; toplatılıyordu. O yılların gazetelerinde sık rastlanan haberlerden biri de “falanca kitabın toplatılmasına karar verilmiştir”di…  Aklı başında yayınların tamamı yeraltındaydı 12 Mart faşizmi olabildiğince solun ve solcuların üstüne çullanmıştı. Sol ve solcular acımasızca yok edilmeye çalışılıyordu. 70 lerin zifiri karanlığında çok garip şeyler oluyordu bu garipliklerden biri de: bana kalırsa birincisi, kaldırımlarda apaçık satılan sol veya sol olduğu söylenen kitaplardı… İnanılacak şey değil ama o kitaplardan birisi “Gerillaya notlar” başlığını taşıyordu ve yazarı da Kübalı bir generaldi! Şaşırmaz mısınız?

Radyo’da bitmez tükenmez arananlar listesi. Rahmetli anacığım büyük oğlunu o günlerde kaybetmiş yüreği yaralı ben üniversitedeyim ya kulağı radyoda sanki tanıdık bir isim okunmasını bekliyor gibi… Hiçbir illegal örgütsel bağlantım olmamasına karşın köyden hiç çıkmamaya özen gösteriyorum. Fakat hayat sıkıyönetime bağlı olmayarak kendi başına da sürüp gidiyor. Bir iş nedeniyle zorunlu olarak Adana’ya  gitmem gerekti; minibüse bindim, köylülerimde çok uyanıklar gözleri bende! Onlar da epey zamandır ortalıkta görünmediğimin farkındalar. Aheste beste gidiyoruz Asri Mezarlığın karşısında polis üst araması yapıyor ve kuşkulandıklarının kimliklerini alıp “in aşağıya” diyor. Minibüs kalabalık, yolcu üstüste, polis kapıya geldi bana baktı “kimliğin yanındamı” dedi “evet” dedim “in aşağıya” dedi… Ben kalabalığın arasından yol açarak kapıya yanaşırken daha fısıltı başlamıştı minibüs köyün minibüsü yolcular da hep bizim köylüler… Biliyordum; bana “komonist” diyorlardı aralarında ve işte yakalanmıştım! Aşağıya indim polis Minibüse “siz devam edin” dedi. Temmuz, Ağustos ayları; güneşin altında beni çağıran polisin görüş alanında duruyorum, aklım köyde, anacığımda, kesinlikle haber ulaşmıştır kadıncağız kimbilir ne haldedir! Tam o sırada bir subay geldi bana baktı polise yanılmıyorsam  “bu niye bekliyor” diye sormuş olmalı ki, polis kimliğimi verdi sonra elindeki listede bir şey gösterdi. Subay bir kimliğime bir de listeye baktı sert ve yüksek bir sesle polise “bu liste çoktan kaldırıldı vatandaşı olur olmaz rencide etmeyin” anlamında birkaç şey söyledi bana dönüp “gel kimliğini al” dedi. Adamın yanına gittim kimliği aldım şöyle bir gözgöze geldik herhalde çok acıklı bakmış olmalıyım, subay “bir şey mi diyecen” dedi. “aklım köyde. haber gitmiştir anacığım ayılıp bayılıyordur acele gitmem lazım” dedim. İyi insanmış anladı nereye gideceğimi sordu hemen bir araç durdurup “Bu arakadaşımı Kürkçülere kadar götürün” dedi. Yolda indim koşarak eve vardım ki, evin önü kalabalıklaşmış anacığım ağıt yakarak ağlıyor. Seslendim “ne ağlıyon yahu?” dedim gülerek “ epeydir görüşemediğimiz bir tanıdık az biraz laflayalım diyerek minibüsten indirdi biraz sohbet ettik ben de anam teleşlanır diyerek hemen geri döndüm” dedim… Yatıştı sakinleşti…

Şimdilerde üstümüze 2020 karanlığı çökmüş, umut ışığı da yok. 70 lerin sonra 80 lerin karanlığında “demokrasiye dönüş” umudu vardı. “Nasıl olsa seçime gideceklerdi.”

 Şimdi karanlığın adı İleri Demokrasi!



YAZARLAR

  • Perşembe 30 ° / 16 ° Güneşli
  • Cuma 32 ° / 17 ° Güneşli
  • Cumartesi 33 ° / 18 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.211%-0,06
  • DOLAR

    7,8115% -0,02
  • EURO

    9,2674% 0,04
  • GRAM ALTIN

    481,23% -0,47
  • Ç. ALTIN

    794,0295% -0,47