TARİHTE BU HAFTA (6) YEDEKSUBAY HALİL ATAMAN´IN SARIKAMIŞ ANILARI (1)
Tarih: 5.10.2013 09:39:03 / 379okunma / 0yorum
Ahmet ERDOĞDU

Değerli okurlar, bu hafta sizlere Birinci Dünya Savaşı Cephelerinde çarpışan binlerce üniversite öğrencisinden biri... Cepheden esarete tüm hissettiklerini sıcağı sıcağına kayda geçen bir yedek subay Halil Ataman´ın anılarını sunuyoruz.

Halil Ataman (1888-1992) Niğde´ye bağlı Bor´da doğdu, İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı.Önce Kayseri´de sonra Konya´da bu tahsilin ve zamanının gereği "askerlik imtihanları" adı verilen imtihanlara girdi. En son olarak Konya´da 1330 (1916) yılın­da imtihanlara girip başarılı olduktan sonra, aldığı ani bir kararla doğruca İstanbul´a üniversite tahsili için gi­der. Burada ne tahsili yapacağına karar veremediği için çeşitli mektepler üzerinde incelemeler yaparak nihaye­tinde Kuzat Mektebine (kadılık/hukuk fakültesi) kayıt yaptırdı.

İstanbul´daki Kuzat Mektebi´ne (hukuk fakültesi) kaydolduktan kısa süre sonra askere çağrıldı ve 24 Ağustos 1914´te orduya katıldı. Temel eğitiminden sonra kendi isteğiyle Doğu Cephesi´ne yedek subay olarak gönderildi. 7 Ağustos 1916´da Ruslara esir düşerek Sibirya´da esir kampına gönderildi. 25 Ağustos 1922´de uzun ve maceralı bir yolculuktan sonra İstanbul´a döndü. Memleketine uğramadan, ata mesleği dericiliği çağdaş yöntemlerle öğrenmek üzere Ekim 1922´de Almanya´ya gitti. Burada eğitimini tamamladıktan sonra Mayıs 1923´te Bor´a döndü. Kendi isteğiyle gittiği Doğu Cephesi´nde de, Ruslara esir düşüp gönderildiği Sibirya´da da, Vladivostok´tan Hint Okyanusuna ve Akdeniz´e süren maceralı dönüş yolculuğunda da, evine kavuşmaya ramak kalmışken ikinci bir esaret yaşadığı İtalya´nın Asinara adasında da yazmaya devam eden ve Doğu Cephesi´ndeki yokluklardan Enver Paşa´nın ziyaretlerine, çekilen sıkıntılara kadar her şeyi harp ve esaret defterlerine tüm ayrıntılarıyla yazdı.  

Şimdi, Halil Ataman´ın yazdıklarını hep birlikte okuyalım.

1915 Şubat´ının 14. günü öğleden sonra şu emir geldi: “Kafkas cephesine 60 efendi gönderilecektir. Efendiler­den Şark cephesine gönüllü olarak gitmek isteyen varsa isimlerini hemen kumandanlığa bildirsinler, istenilen miktarda efendinin müracaat etmemesi halinde, bilmuayene şark iklimine elverişli olanlar seçilerek gönderileceklerdir.” Maçka´dan üç Niğdeli ve ben, bir Borlu, ayrıldık ve gönüllü yazıldık. Bize bakarak, bizim mürettep bölükten 30 kişi gönüllü olarak çıktı ve yazılıverdiler. Diğer taburlardan müracaat edenlere kapandı diye cevap verilmiş. Demek ki istenen miktar tamamlanmış; o gün akşamdan önce yazılanların isim listeleri ilan olundu.

Akşamdan sonra gelen ikinci bir emirle, ertesi gün öğleden önce, bütün mürettep bölüklerin Harbiye´de havuz başında toplanmaları ve toplu bir kıta halinde Harbiye Nezareti´ne gidecekleri ve oradan da mürettep mahallerine yollanacakları bildirildi.

Şubat 1331 (1915) tarihinde verilen emre göre önce, Harbiye Mektebi´nde havuz başında top-Kıyafetimiz seferberlik hali ama silahımız yok. Kumandanı Alman Rabe önde ve at üstünde, saat ikide Harbiye-Taksim-Beyoğlu-Bankalar caddesi ve Karaköy ve Köprü yoluyla 500 kişilik çelikten, her Türküm diyene güven ve gurur veren azametli ye­nilmez kıta, muntazam bir yürüyüşle hafiften çiseleyen yağmur altında, ortalık karanlık olmadan Harbiye Nezareti´ne geldik. Buraya gelince, "Kafkas cephesine ay­rılan arkadaşlar buraya ve beni takip edin" diye bir ses yükseldi. Bu sesle birlikte hep birden ok gibi yerimizden fırlayarak o sesin etrafında toplanıp takibe başladık. Bir yere geldik, açılan kapıdan içeri girdik. Geldiğimiz bu yer, Bekir Ağa Bölüğü denilen yerdeki bir cami imiş. Burada çoktandır insan yüzü görmemiş, son derece aç pirelere oldukça hatırı sayılır bir kan ziyafeti verdik; ne kadar uğraştıksa da bunlardan yakamızı kurtaramadık. Bereket versin bu arada bizleri, isim isim çağırmaya başladılar. Ben de çağrıldım. Vardığımız dairede bir he­yet huzurunda her birimize yirmi üçer mecidiye ve do­kuz kuruş harcırah verdiler. Ve bu tevziat epeyce sürdü.

                               CEPHEYE HAREKET EDİYORUZ...

Sonunda, "Haydi hazırlanın!" diye konuşan bir zabit göründü. Çantaları omuzladık ve aynı zabitin, "Beni takip edin!" komutuyla çift kol nizamında Harbiye Nezareti´nin Doğu kapısından çıkarak köprüye geldik. Bi­raz bekledikten sonra köprü açıldı, yürüyerek rıhtıma indik. Bizi bekleyen yandan çarklı bir vapura bindik, henüz sabah olmamıştı. O asırdide, ihtiyar vapur yavaş yavaş gıcırdaya gıcırdaya bizleri karşıya, Haydarpaşa limanına yıktı. Bu sırada güneş altın rengi saçlarını yeryüzüne yayarak aydınlatmaya çalışıyordu. Görelim bakalım altın renkli saçlarıyla karanlıkları kovmaya çalışan ve yarınlarımızı aydınlatacak olan bu güzel bize neler gösterecek ve neler tattıracak? Ve dünyamız ne ve nasıl olduğu bilinmeyen nice meçhullere ve inmezlerin karanlıklarında uzanan ne gibi maceralara sahne olacak? Ey güzel yüzlü, altın saçlı, bütün dünyaya can veren tatlı yüzlü güzeller güzeli, bizlere gül ve gelecekler hazırla diye düşünüp yalvarırken, bize kılavuzluk yapan zabitin, "Allahaısmarladık, yolunuz açık olsun, iyi yolculuklar" sözleriyle daldığım âlemden  ve düşüncelerden sıyrılarak, kendi dünyamıza ve gerçeklerine döndüm. Tren hareket etti, bizleri de götürüyor ama nereye, hangi bilinmezlere? Hâlâ, "Haydi sizlere selametle!" diye söylenen uğurlama sözleri kulaklarımda çınlıyordu.

Şimdi anlıyoruz ki bizler, kendi kendimize bırakılmış, ihtiyarımıza terk edilmiş, şuurlu, yetkin, kendine inanılır, şahsiyetli ve yurdu için kendi varlığını feda etmekten kaçınmayan, dört başı mamur bir topluluk olarak kabul edilmiştik. Ne büyük bir mutluluk! Biz de bu inanca mukabil, irade istiklali içinde milletimizin emrindeyiz. 18 Şubat 1331 tarihinde (1916) trenimiz Konya´dan Karaman ve Ereğli istikametinde yol almaya başladı. Karaman ve Toros´lara yaklaştıkça arabacı, kara yolculuğu lafları dolaşmaya başladı. Tam öğle vakti, Toros´ların içinde gömülmüş olan Ulukışla´ya geldik ve vagonlardan indik. Böylece tren yolculuğumuz sona ermişti. Buradan bir atlı araba tutarak Niğde, Kayseri, Sultanhanı, Kayadibi ve Sivas vilayetine ulaştık. Sivas´tan sonra Zara, Suşehri, Erzincan ve nihayet 1 Nisan 1331 (1916) tarihinde Erzurum´a gelebildik. 2 Nisan günü Ordu dairesinde kuralarımızı çektik. 10. Kolordu 32. Piyade Fırkasına tayinim çıktı. Kolordu karargâhına uğrayarak Narman´daki Tümen karargâhına ve oradan da 94. Alaya giderek 15 Nisan´da bölüğümü resmen teslim aldım.

                                                                                               Devam Edecek

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (4) (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (3) (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (2) (25 Ekim 2016 - Salı)
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (1) (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (8) (24 Mayıs 2016 - Salı)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (7) (16 Mayıs 2016 - Pazartesi)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (6) (07 Mayıs 2016 - Cumartesi)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (5) (02 Mayıs 2016 - Pazartesi)
“MİSAK-I MİLLİ ASGARİ PROGRAMDIR” (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
KIBRIS NEREYE GİDİYOR? (22 Şubat 2016 - Pazartesi)
CHP NEREYE GİDİYOR? (3) (08 Şubat 2016 - Pazartesi)
CHP NEREYE GİDİYOR? (2) (05 Şubat 2016 - Cuma)
CHP NEREYE GİDİYOR? (1) (05 Şubat 2016 - Cuma)
DR. SEDA BAYINDIR ULUSKAN´LA SÖYLEŞİ (25 Ocak 2016 - Pazartesi)
TÜRKİYE VE DÜNYADA ENERJİ SORUNU (01 Ocak 2016 - Cuma)
KURTULUŞ SAVAŞININ KAHRAMAN GAZETESİ (25 Aralık 2015 - Cuma)
ERİŞ ÜLGER İSTANBUL SÖYLEŞİSİ (28 Kasım 2015 - Cumartesi)
TARİHTE BU HAFTA 29 EKİM ÖZEL YAZISI (29 Ekim 2015 - Perşembe)
HEPİMİZ OSMANLICA ÖĞRENİYORUZ! (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
ÇANAKKALE CEPHESİ (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
NEDEN 29 EKİM? (05 Ekim 2013 - Cumartesi)
TARİHTE BU HAFTA (05 Ekim 2013 - Cumartesi)
ERİŞ ÜLGER İSTANBUL SÖYLEŞİSİ (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
KALAYLI BAKIR SAHANDA ÇAY
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
İRFAN ATASOY, “İNCE CUMALİ”YLE SİNEMAYA GİRMİŞTİ
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ATA´YA MEKTUP
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
MONDROS MÜTAREKESİNİ VE SEVR ANTLAŞMASINI RED EDEN, ÖZGÜRLÜK, EGEMENLİK VE ÇAĞDAŞLAŞMA GÜNEŞİ OLARAK 23 NİSAN 1920´de VAROLAN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ´nin DOĞUŞ VE VAROLUŞ NEDENLERİ
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Celal TOPKAN- CUMHURİYETİN 93. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK´Ü ANLAMAK VE KAVRAMAK
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
YÜKSEK SEÇİM KURULUNUN MAHİYETİ VE NİTELİĞİ
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
“Yok, Hükmündedir” in Hükmü…
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
16 NİSANA DOĞRU, İZLENİMLER, DUYGULAR…
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
82.DAKİKADA GÜÇ BİTTİ
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
BACASIZ FABRİKA TURİZM SEKTÖRÜ 2017´DE NE DURUMDA?
İlhan ALPER
İlhan ALPER
UÇAN ADAM İRFAN ATASOY
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsanlığın Derinleşen Sosyal Sorunlarını Çözecek Olan İnsan Beyni mi? Yapay Zeka mı?
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
SOSYAL DEMOKRASİ VE EKONOMİ
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Celal Topkan
Celal Topkan
GELECEK SENİN DÜŞÜN VE ÖYLE KARAR VER
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
GENÇLİK KÜLTÜRÜ VE BAŞARISIZLIK
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
MİLLİ BURJUVAZİYE SEVABINA ÖNERİLER -1 –
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Hayallerim Var!
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
ERGENEKONCULAR
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
BUGÜN ÖĞRETMENLERİN MAAŞ GÜNÜ
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ERDDOĞAN´IN MİTİNGİNDEN İZLENİMLER
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
ÇOCUĞA ŞİDDET
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
16 °C
Cumartesi
13 °C
Pazar
13 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-4/25/1421274409282.jpg