SİYASET
Tarih: 26.06.2018 14:29:24 / 1391okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

 

 Perşembe akşamı akrabaların düğünü vardı. Küçük kızlarını vermişler, kınası yanacak, sonra da düğünü olacaktı. Bu köyde evlenecek kızlara düğün hediyesi alınır. Biz de hediyemizi alıp düğüne gittik.

 Hava soğuktu. Bir ara yağmur yağdı. Yağmurda ıslandım. Ya da sırtım yazlık olduğundan üşümüş olabilirim. Sabah kalktığımda kulağımda bir ağrı vardı. Öğleye doğru ağrı daha da şiddetlenmeye başladı. Doktora gittim. Doktor tanıdık çıktı. Bizim aileyi tanıyormuş. Bayağı ilgilendi. Kulağımın ağrısının şekerden(Diyabetten) kaynaklanmış olabileceğini, hastaneye yatırabileceğini söyledi.

 Tabi bizim pazar günü kutsal görevimiz vardı. Beni sandık başına yazmışlardı. Sonuçları alıp partinin internet sitesine bildirecektim. Görevim buydu. Görevden kaçmak da bize yakışmazdı.

 Cuma akşamı ve cumartesi günü hayatımın en zor anlarını yaşadım. Kulağımın içi zonklamayla birlikte müthiş bir ağrı yapıyordu. Bir an gidip hastaneye yatmayı bile düşündüm. Çünkü çok fena durumdaydım.

  O akşam sabaha kadar yatamadım. Kesik, kesik uykularla geceyi geçirdim. Sabah namazında kahvaltımı yapıp görev yerine gitmeye karar verdim. Seçim mahalline vardığımda daha saat 06.00 olmamıştı. Hava açık olsa güneş görünürdü. Kapalı olduğundan güneş görünmüyordu.

 Seçim mahallini yeni yapılan okul toplama merkezine vermişlerdi. Seçim yerinde ne sandalye vardı, ne masa, ne de elektrik. Yeni binanın badanası bitmiş, kapıları yeni takılmış, henüz temizlenmemiş odalarında görev yapacaktık. Her taraf inşaat tozuyla kaplıydı.

 Dikkatimi bizim komşulardan biri çekti. O benden önce gelmiş, arabasının içinde oturuyor, birinin gelmesini bekliyordu. Beni görünce yanıma kadar geldi ve selam verdi. Selamını aldık. Niçin geldiğini tahmin ettim fakat beklemiyordum.

 Seçime AKP´ den görevlendirilmişti, ama yedek listeden çağırmışlar, mesaja uyup gelmişti. Bu arkadaşın özelliği karısının sakat maaşı, çocuklarından birinin mağdur aylığı ve annesinden hem yaşlılık, hem de bakım aylığı alıyor olmasıydı. Bütün bunları almasında bir sakınca yoktu. Şartlar uygunsa herkes bu davranışı gösterebilirdi. Devlet veriyor O´ da alıyordu.O bu hizmetlere karşılık vicdanını tatmin etmek istiyordu.

   Biraz sonra iki kişi daha geldi. İkisi de bizim komşulardandı. Biri seçim mahallinin AKP´ den sandıklar sorumlusu, diğeri de sandık başı görevlisiydi. Bunlar da kendi köyünde, kendi partilerinde görev almış kişilerdi. Parti delegesi olmuş birinin bu işler için görevlendirilmesi normaldi.

 Bu arada saat altıyı geçiyordu. Belki de yedi olmak üzereydi ki, iki araba daha geldi. Bunlardan biri seçimde görev yapacak devletin görevlendirdiği öğretmenler, diğeri de CHP´nin sandık sorumlularıydı. Hep birlikte yanımıza kadar geldiler. Tokalaştık. Birbirimizi tanıttık. Seçim yapılacak bölgeyi birlikte gezdik. Kapılar bile kilitliydi. Bir yerden anahtar getirtip kapıları açtık.

 Bir süre sonra Jandarma görevlileri geldi. Onlar da binanın etrafını gezdiler. Amaçları tedbir almaktı. Daha sonra komutanları yanımıza geldi. Köyün mezarlık yanındaki depoda seçim malzemeleri olduğunu söylediler. Benim arabayla onları aldık. Seçim için kapalı alan oluşturduk. Bu arada muhtar gelmişti. Muhtarla görüştüler ve odalar için masa sandalye istediler.

 Bizim sandıkta tam altı kişi vardı. Biri öğretmen, diğerleri ise bizim köyden benim gibi parti görevlileriydi. İlk önce hepsini AKP görevlisi sandım. Hepsinden görev belgelerini istedim. Onlar da verdiler. AKP görevlisinin kâğıdı yoktu. Onu yedek listeden yazmışlardı. Asil gelmediğinde o görevli sayılıyordu. Asil üye mazeretini bildirdi, O´nu devreye soktuk.

 YSK seçimde görev alacak kişilerin isimlerini seçmen listesinin sonuna eklemişlerdi. Orada hepimizin ismi vardı. Başka listelerde isimlerimiz var mıydı, yok muydu? Onu bilmiyorum.

 İlk olarak seçim pusulalarını ve zarfları mühürledik. Ayrıca, adetlerini tutanakla kontrol altına aldık. Herkes yapacağı görevi biliyordu. Ben hariç, hepsi daha önceki sandıklarda görev almışlar, yapılması gerekenleri biliyorlardı. Ben ise, 1987 yılında seçim kurulunda görev yapmış, o yıl birçok seçmen listesini hazırlamıştım. Ayrıca o yıl yapılan referandumda kendi mahallemde sandık başkanı olmuştum. Daha sonra ise sayım da görev almış, seçmenleri bulundukları adreste yazmıştım. Bu işler kolay değildi. Daha sonraki yıllarda görev istemedim.

 Hep birlikte yapılacak işleri tamamladık. Ben seçim pusulalarını tarif etmekle görev aldım. Her gelen vatandaşa kime oy verebileceğini, nereye basarsa kime oy vermiş olacağını açık ve net bir şekilde tarif ettim.Vatandaş bu tarifimden memnun oldular. Bu davranışın sebebini biraz açmak istiyorum;

 Elimizde iki adet oy pusulası vardı. Biri Cumhurbaşkanlığı seçimi için, diğeri Milletvekili seçimi için. Birinde şahıs resimleri, diğerinde Parti amblemleri vardı. Vatandaşın ezbere iş yapmaması için, açıklama yapmam önemliydi. Hepimiz deriz ki;

 

             “Vatandaş cahil, vatandaşın okuryazarlığı yok. Birileri vatandaşı kandırıyor.”

             Bunların hepsini ortadan kaldırıp onları kendi özgür iradeleriyle oy kullanmalarını sağlamak istiyordum. Bu sebeple de hepsine;

 

             “Bunlar Cumhurbaşkanı adaylarının listesi. Hepsinin resimleri mevcuttur. Hangi resmin altındaki yuvarlak bölüme mührü basarsan, ona oy vermiş olursun.”

 

             Seçmenin o kadar da cahil olmadığını gördüm. O, okuryazar olmayan kadınlar, amcalar, teyzeler tarif ederken şuna dikkat ediyorlardı; Oy vermek istedikleri kişinin resmini görmüşlerse,      

                   “Tamam “diyorlar.

 

                    Yok, görmemişlerse, ya da çıkaramamışlarsa, ne dersen de inanmıyorlar, bir anda cahil oluveriyorlardı. Hemen eşinden, oğlundan birini yardımcı vermemizi istiyorlardı. Biz de yardımcı oluyorduk. Yanında birinin bulunmasına göz yumuyorduk.

 

                   Sabah tam sekizde göreve başladık.

                   Bir ara dışarı baktım. Bir tanıdık, yayladan gelmiş,gözleri görmüyor. Okulun giriş kapısını bulamamış, yan duvardan ilerlemeye çalışıyor. Müdahale etmem imkânsız.

 

                  Yanımızda çalışan AKP temsilcisi ikide bir ayağa kalkıp bir şeylere bakıp geliyor. Anladım ki birilerine görünmeye çalışıyor. Bir de yaşlı annesine nasıl oy kullandırırım telaşının içinde.

 

                  Daha sonra kalıplı bir genç geldi. Yaklaşık yüz yirmi kilo civarında. Elektrik direğinden düşmüş ayağının biri sarılı. Sanırım kırılmış. Üç kişi koltuk altına girmişler yanımıza kadar getirdiler. Adama sandalyemi verdim. Oyunu kullandı geri gitti.

 

                  Başka birisi karısıyla geldi. Karısına tarifi yaptım içeri oy kullanmaya gönderdim. Bu arada kendisine de tarif yaptım. Oy pusulasını eline aldı, resimleri dürdü, büktü ve RTE´nın resmini üste getirip içeri girdi.

 

               Yine yanlışlıkla bir kadın sıraya girdi. Tarifi yaptım içeri girmişti ki, yandaki arkadaş “yanlış oldu. O kadının ismi yok.”dedi.

                Hemen içeri girdim işlemi durdurdum. Kadın mührü basmıştı. Geçersiz saydık.

                Bunları neden anlatıyorum biliyor musunuz?

                Partilerle birlikte bir seçim devresi yaşadık. Birçok yerlerde bulunduk. Birçok insanla tartışmalara katıldık. Muhalefet olarak bu millete birçok şeyler söyledik. Mesela, Dolar 4.75, Euro 5.50, çeyrek üç yüz yirmi lira oldu. Elli liraya dolan mazot bidonu yüz elli liraya çıktı. Patates 6 lira, soğan 7 lira oldu. Bu yükselişler hepimizin karşısına zam olarak çıkacak. Ekmek üç lira, şeker sekiz lira olacak dedik. Ama vatandaş umursamadı bile.

 

           Çünkü o yandaş medya onların kulaklarına öyle şeyler fısıldadılar ki;

 

          “ Başımıza gelecek her felaketi muhalefetin icat ettiğini. Etrafımızda yaşanan olayların hepsinin amacının RTE´ nı düşürmek olduğunu. Kılıçdaroğlu´nun PKK ile, Feto ile, IŞIT ile işbirliği yaptığını. Muharrem İnce´nin önce PKK yı ziyaret ettiğini, onlarla anlaştığını söylediler.”

 

           Ama şunları söylemeden yapamayacağım. Gizli bir el bu köylerin en ücra köşelerine kadar geldi, onların vazgeçemeyeceği teklifleri getirdiler.

 

            Belki içlerinde birkaç yaşlı insan olabilir ama diğerlerinin hepsi memlekette neler oluyor, ne dümenler dönüyor,  bir CHP´ li kadar, bir İP´ li kadar biliyorlar. Bildikleri halde o yönde oyunu kullanıyorlar. Bu davranışa da biraderin bana dediği gibi;

 

            “Sen siyaseti bilmiyorsun” diyorlar. Yani bu iftiralara “SİYASET “diyorlar.

         

             Böyle bir ortamda seçimi bitirdik. Herhangi bir hırsızlık olayı olmadı. Beraber çalıştığımız insanların hepsi de dürüst, vatana, millete bağlı kişilerdi. Fakat İnsanlarda, öyle bir RTE sevgisi vardı ki, bu da sandıklara yansıdı. Sonuç;

 

               Toplam oy:  311 RTE  217;  M.İNCE 35;  M. AKŞENER 52 

 

               Sanırım ünlü; ”FARELİ KÖYÜN KAVALCISI MASALI” bizim köyde yaşandı.

 

                Sürç´i lisan ettik ise af ola. İsterim ki insan önce insan ola.

 

Anahtar Kelimeler: SİYASET
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TEMSİLCİLERİMİZ İLK YARININ SON HAFTASI SIFIR ÇEKTİ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
MİYOPLAR UZAĞI GÖREMEZ, GÖREMİYORLAR!
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ANADOLU´M, ATA YURDUM
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 80.YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
BİLMEKVE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
CHP, Bu Seçime Katılacak mı?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DÜNYA´DA SEVİLEN LİDER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
ABD´NİN ETNİK BÖLÜCÜLÜK KIŞKIRTMASINA KARŞI ATATÜRK´ÜN TAM BAĞIMSIZLIK İÇİN LAİK, YANİ DEMOKRATİK ULUSAL BİRLİK MODELİ HAYKIRILMALIDIR!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsan Geçmiş Kısa Tarihi Ve Yaratığı Teknoloji İle Karşı Karşıya Gelmesi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
İSTANBUL ROMANLARI
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ABD, BÖLGESEL OYUNDA ŞAŞIRTMIYOR
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
SORUYORUM
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık-elş.deneme YASEMİN BÜLBÜL-“SON SALTANAT ERTUĞRUL”(*)
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AT
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
Formanın ağırlığını hissetmek gerek
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR İYİ YOLDA
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
BÜROKRASİ VE SAĞLIK ÜZERİNE
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-12/19/1422573915426.jpg