Cumali KARATAŞ


SİNEMADAN EĞİTİME YUSUF KAPTAN…


Edebiyat, sinema, tiyatro, fotoğraf ve müzik gibi sanatsal alanlardaki çok yönlülükle çalışmalarını yürüten Yusuf Kaptan; yirmi dört yıldan beri sürdürdüğü araştırma, inceleme, gözleme ve uygulamalı-deneysel çalışmalarla geliştirilip olgunlaştırdığı "Yeni Bir Eğitim ve Yeni Bir Toplum Modeli" adlı ilgi gören çalışmasını yaşam geçirme uğraşında olduğu görülüyor.

                                 

                                                                                                                            

***”Vardiya Mevsimleri” adlı tek kitap çıkardınız yirmi üç yıl önce, devamı gelmedi. Yeni çalışmalarınız var mı bu konuda?..

--- Kitap yayınına hazır üç şiir kitabı dosyam var...

***Şiirin dışında başka bir kitaplaşma çabanız var mı?

---Şiirin dışında gezi, inceleme, şiir, sanat ve eğitim üstüne yazılardan oluşan dosya bulunmakta. Bunları kitaplaştırmayı düşünüyorum.

***Ailede sizden başka sanatla ilgilenen oldu mu?  

--- Ailede sanatla ilgilenen yoktu ama babamın sesi güzeldi. Köy odalarında bağlama eşliğinde dokunaklı türküler söylerdi. Bununla birlikte, doğduğum köy ve çevremde müzik sevgisi ve sanatla ilgilenen insanlar vardı. Ayrıca Âşık Mahzuni’yi severek dinlerdim. Mahzuni’nin ve Pir Sultan Abdal’ın türkülerini köy odalarında, düğünlerde okurdum. Bin beş yüz kadar türküyü ezbere okurdum.   

***En başında ama şiir ve edebiyat vardı değil mi?

---Sanata şiirle başladım diyebilirim… Konya Akşehir’de Öğretmen Okulu’nda öğrenci iken, okulda duvar gazetesi çıkardı. Sorumluluğunu yazar Hüseyin Deniz üstlenmişti. İlk şiirim orda yayınlandı. Ayrıca, Akşehir Halkevi’ne de gidiyordum. Orda, kültür/sanat grubundaydım. Çıkardığımız duvar gazetesine şiir ve gündemle ilgili küçük yazılar verirdim. Orda görev bölüşümü de yaptık… Beni Köroğlu’yu araştırma grubuna verdiler. Orda altı sayfalık bir yazım yayınlandı. O yazıda, Türkiye’de yedi Köroğlu’nun yaşadığını tespit etmiştik.

***Şiire nasıl başladınız?

---Akşehir’de da her yıl yapılan panayır vardı… Akşamları çadır tiyatrosunda bir gösteri yapılıyordu. Orda genç kızlar dans ediyorlardı. Giyimi kapalı, yalnız gözleri gözüken bir kadın çadırın açık bir yerinden içerde kızların yaptığı gösteriyi izliyordu. Yanındaki çocuğu ağlıyor, rahat bırakmıyor ama o her şeye rağmen bakıyordu. Belki yarım saat ağlayan çocuğuna aldırış etmeden dikkatle içeriyi seyrediyordu. Bu bana çok çelişkili ve dokunaklı geldi. Oldukça da etkilendim. Okula dönüp, yatmak üzere yatakhaneye gittik. Bir, iki saat geçse de uyuyamadım. Gece saat üç gibi defterimi alıp sınıfa gittim. Bir, iki saat boyunca 7-8 sayfa nehir şiir gibi bir şeyler yazdım. Çünkü Nâzım Hikmet, Ahmed Arif, Orhan Kemal ve Fakir Baykurt gibi yazarları okumuştum. Onların toplumcu/gerçekçi anlatımlarından etkilenmiştim. Ben de bu gördüğüm çelişkiyi yazdım.

***Sonrasında şiirle olan ilişkinizi nasıl sürdürdünüz?   

---Sonra, Anadolu’daki öğretmenliğim süresince şiir yazdım. Bununla birlikte; kütüphanesi olmayan köy okullarında belirli gün ve hafta kutlamalarında öğrencilerin okuyacakları bütün şiirleri ve yazıları ben yazardım. Çünkü yararlanılacak kaynaklar yoktu. Daha sonra, Adana’ya geldiğimde Çukurova ve Yeni Adana gazetelerinin sanat sayfalarında şiir, öykü ve denemelerim yayınlandı.

***Ondan sonra, hangi dergilerde yayınlandı çalışmalarınız?

---“Söylem”, “Lül”, “Maki” ve “Aykırı Sanat” gibi dergilerde şiirlerim yayınlandı. Ayrıca Adana  Belediyesi’nin çıkardığı “Adanalı Şairler Antolojisi”nde, Eğitim-Sen’in yayınladığı “Şiir Seçkisi”nde; Everest Yayınları’nın “Savaşa Karşı Barış İsteyen Şairler Antolojisi”nde şiirlerim yayınlandı. Ayrıca, “Vardiya Mevsimleri” isimli kitabımla, İhsan Işık’ın çıkardığı “Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi”nde yer aldım.  Şenkut Kurtuluş mahlasıyla Yeni Adana gazetesi sanat sayfasında şiirim yayınlandı.  Ayışığı Sanat Merkezi’nin çıkardığı “Sonsöz” dergisinde iki makalem yayınlandı.

***Dergilerle ilgili herhangi bir bağınız oldu mu?

---Öğrencilik yıllarımda Akşehir Halk Eğiitm’de arkadaşlarla birlikte duvar ıçıkardık. Adana’daki öğretmenliğim sırasında 12 Eylül sonrası ilk duvar gazetesi sorumluluğunu üstlenmiştim. Yine o yıllarda sorumluluğunu üstlendiğim “Salıncak” adlı dergisini, ilköğretim okulları içindeki ilk sınıf dergisi olarak çıkardım. Adana’da yayınlanan “Lül”ün kurucularındanım… İlk dergi çıkarma fikri benden çıktı. Osman Erkan’la fikrimizi ortaklaştırdık. Üçüncü kişi olarak Hasan Hüseyin Gündüzalp ve daha sonra da Muhittin Çoban’la bu dergi çıkarma düşüncesini paylaştık. Ardından Bülent Gök, Kusey Tangüler, Mesut Yavuz ve İbrahim Tayfur gibi arkadaşların da katılımıyla dergi çıkarma konusunda toplantılara başladık. Zamanla bu sayı 50-60 kişiye çıktı. Bu arada, 19 sayı çıkan “Lül” edebiyat dergisinin aşağı yukarı yarısında sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü bendim. Avrupa’nın 13 ülkesinde temsilcilikler oluşturmuştum.  

***Şiir, edebiyat dışında ilgilendiğiniz sanat dalları oldu mu?

---Sinema, tiyatro, fotoğrafçılık, müzik ve folklor gibi alanlarda çalışmalarım oldu?  

Ayrıca eğitimle ilgili çalışmalar yaptım…

***Sinema dediniz… Neler yaptınız bu alanda?

---Çukurova Belediyesi Halk Eğitim Merkezi ile Seyhan Halk Eğitim Merkezi’nde  sinema eğitimi aldım. On kadar belgesel film çalışmasında; oyuncu, yönetmen, araştırma, iletişim olarak katkılarım oldu. Bazıları festivallerde gösterime giren altı belgesel ve iki kısa filmin yapımcıları arasında yer aldım. Örneğin; Kültür Bakanlığı ve Altın Koza’nın tümüyle destek verdiği ve sanat yönetmenliğini yaptığım “Ab-ı Hayat” adında; konusu “Çukurova’nın dört bin yıllık tıp tarihi” olan bir belgesel film çektik.

***Tiyatro konusunda neler…?

---Adana Halkevi Tiyatrosu’nda dört yıl eğitim aldım. Yaklaşık 30 yıl çocuk oyunları yönettim. Çocuk ve gençlere yönelik uygulamalı eğitim amaçlı atölyeler açarak, yaratıcı drama ve tiyatro konusunda eğitim verdim. Arkadaşlarımızla birlikte kurduğumuz Akkoza Kültür Sanat Evi’nin (AKSEV)  üç yıl kadar yöneticiliğini yaptım. Halk Şölenleri gerçekleştirdik. Bu merkezde çocuklara yönelik yaratıcı drama eğitimleri ile gençlere yönelik tiyatro atölye çalışmaları yaptık. Yine bu merkezde, Adana’da ilk kez olarak Felsefe ve Siyaset Bilimi Kulübü’nü kurduk. Aksevi’de (Akkoza Kültür Sanat Evi) ise Vardiya Tiyatro Topluluğu, Cansuyu Ezgi Topluluğu, Gökırmak Halk Oyunları Topluluğu ve Semah Ekibi, Şevleda Şiir Gruplarının kolektif kuruculuğunu ve yönetim işlerini yaptım.  Her hafta herkese açık şiir günleri  ve önemli konuklarla panel ve söyleşiler gerçekleştirdik. Adana Köprü Sanat Merkezi’nde de çocuk ve gençlere yönelik tiyatro eğitimi verdik. Senaryosunu Adil Okay'ın yazdığı; “Tekel İşçisi Bir Kadının Uyanışı” adlı tiyatro oyununu, Adana Üretiyorum Tiyatro Grubu’yla birlikte sahneleyerek prömiyerini yaptık. Adana ve Antakya Ayışığı Sanat Merkezi’nde söyleşiler, şiir sunumları, atölye çalışmaları, tiyatro ve yaratıcı drama üzerine katkılarım oldu. Çukurova Belediyesi Kadın Platformu’nun “Düğün Ya da Davul Oyunu”nda oyuncu olarak rol aldım.

***Müzik, halkbilim ve fotoğraf konusunda yaptıklarınızdan da söz edebilir misiniz? 

---Akşehir Öğretmen Okulu’nda yedi yıl müzik eğitimi aldım. Adana Belediyesi Konservatuvarı’nda tiyatro eğitimi aldığım dönemde Emre Alpago, Ahmet Türkoğlu ve Nevin Türkoğlu gibi Devlet Tiyatrosu sanatçıları ile yıl içinde Avni Anıl ve Ali Şenozan gibiuste bestecilerden temel müzik eğitimi aldım. Çocuk koroları kurdum.  Halkoyunları ve çocuk dansları konusunda çalışmalarla birlikte, okullarda bilim, sanat, kültür ve folklörü sevdiren çalışmalar yaptırdım. Örneğin, Kütahya’da bir köy okulunda tiyatro ve yöre folklörünü kapsayan şenliği çevre köy okullarının da izleyebileceği bir şekilde bir hafta süresince yaptık. Fotoğraf konusunda ise Adana AFAD’da fotoğraf eğitimi aldım. Daha çok belgesel, arşiv tarzında çalışmalarım oldu. Fotoğraflarım gazete, dergi, kartpostal ve takvimlerde yer buldu.

***Eğitimle ilgili neler yaptınız? 

--- "Yeni Bir Eğitim ve Yeni Bir Toplum Modeli" adıyla yirmi dört yıldır süren bir araştırma, inceleme, gözleme ve uygulamalı-deneysel çalışmalarla geliştirilip olgunlaştırılmış bu projeyi kitaplaştırmak amacıyla halen üzerinde çalışmaları devam etmektedir...
***Öğretmenliğiniz süresince başarılı bir kültür, sanat ve halkbilim çalışmalarınız olmuş…

---Öğretmenliğim de başarılı geçti…12 Eylül darbesinden sonra Bingöl’den, Kütahya/Tavşanlı’nın bir köyüne sürgün edildiğim yıl “Yılın Öğretmeni” seçilsem de, “darbelerin verdiği ödülü kabul etmem…” gerekçesiyle reddettim.

***Sizi sanatta bir destekleyen oldu mu? 

---Kendi çabamla öğrendim… Ben kültür, sanata; nitelikli kültür ve sanata aç bir insanım… İnsana yabancı olmayan her şeyle ilgilenirim. Hayatın bütün dinamik alanları ilgi alanıma girer.

***Sizce, bir sanatçının üç olmazsa olmazı, öncelik sıralamasına göre nedir?

---Hakikatten, barıştan ve özgürlükten yanan onurlu bir yaşam vazgeçilmezdir.

***Beğendiğin sanatçılar kimlerdir?

---Nazım, Gorki, Pir Sultan, Tolstoy, Sabahattin Ali, Jack London, Çehov, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Ahmed Arif, Hasan Hüseyin. Atilla İlhan, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Metin Altıok, Nihat Behram ve Buket Uzuner gibi şair ve yazarların kitaplarını okurum.

***Etkilendiğiniz sanatçılar var mıdır?..

---Yılmaz Güney, Aziz Nesin, Erdal Öz, Rıfat Ilgaz, NecatiCumalı, Namık Kemal, Halikarnas Balıkçısı, Uğur Mumcu, Tarık Akan, Tuncel Kurtiz, Genco Erkal, Fatma Girik, Mehmet Türkkan, Ruhi Su, Kardeş Türküler, Moğollar, Türk Halk Müziği sanatçılarını severek dinlerim. … 

***Bundan sonrasında yapmak istediğiniz bir şey var mıdır?

---Şiir, deneme, yazı ve inceleme dallarında kitaplaşmaları düşünüyorum. Yeni eğitim modelimi kitaplaştırmak ve fırsat verilirse ulusal eğitim politikası hâline getirmek istiyorum.

***Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mıdır?

***Kültür, sanat oldukça; üreten toplumcu-gerçekçi (ya da artık evrensel gerçekçi) yazın insanları oldukça, umutlar diri kalacak, barış içinde özgür bir dünya kurulacaktır.  Yorgo Seferis’in dediği gibi:”Şiirle yaşlan söyleyemezsiniz.” Biz buna sanatla yalan söyleyemezsiniz de diye biliriz. Söyleşimizin sonuna geldiğimizden, bir halk sözünün de söylediğini yinelemek isterim: “Yeni bir buluşmaya kadar gülüşünüzle kalınız.”

***Sevgili Yusuf Kaptan, sanat ve edebiyat adına böyle bir konuşmayı  gerçekleştirmemiz konusundaki duyarlı yaklaşımın için teşekkür ediyorum.

---Yazın dünyasına, kültür-sanata yaptığın duyarlı katkılarından dolayı ben teşekkür ediyorum.



YAZARLAR

  • Cuma 27 °C / 20 °C Güneşli
  • Cumartesi 27 °C / 20 °C Gök gürültülü sağanak yağış
  • Pazar 26 °C / 20 °C Güneşli
  • BIST 100

    100.237%-0,10
  • DOLAR

    5,7406% 0,38
  • EURO

    6,3251% 0,09
  • GRAM ALTIN

    279,22% 1,31
  • ÇEYREK ALTIN

    460,713% 1,31