ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK
Tarih: 2.10.2018 09:59:52 / 1060okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

                Küçük Nedim daha önce de böyle şeyler yaşamıştı;

                Babası kulağının dibine tokadı indirince yere kapanmış, gökyüzünde yıldızların kaydığını görmüştü. Herkes O´nu delirmiş sanıyordu. Gidilmedik hoca bırakmadılar. En son Diyarbakırlı üfürükçüye gittiler. O da Nedim´i görünce çok sevindi. Annesine;

               “Bu çocuk büyük bir adam olacak.” dedi. ”Herkes ona hürmet edecek el üstünde tutacaklar. Saygı sevgi görecek.”

               O günden sonra Nedim bayağı iyileşmişti.

               Okulda olsun, dışarıda olsun farklı bir tavır sergiliyordu. Çocukların arasına katılmıyor, öğretmelere fazla yaklaşmıyor, okuldan çıkınca doğru eve geliyor, arka pencerenin önünde bulutları seyrediyordu. Anne babası O´nu yakından takip ediyor, bir çılgınlık yapmasından korkuyorlardı.

                 Bir gün babası Haydar, Nedim´i sordu.   Annesi;

                 “Nedim arkada.” dedi. ”Kendini dinliyor.”

                 Babası buna çok içerledi. İçeri girip bir tokat daha vurmak istedi fakat sonra vazgeçti.

                 “Neden hep içerde O?” dedi.

                 Annesi Haydar´a ters ters baktı ve

                 “Ne istiyon Nedim´den” dedi. ”Çocuk büyük adam olacak, aklını karıştırma.”

                 “Ne adamı olacakmış bu? “ dedi Babası.

                 “Hoca öyle dedi ya!” dedi kadın. ”Diyarbakırlı hoca´ya götürdüm çocuğu. Bir bakmayla bildi derdini. O´na dedi ki, bu çocuk büyük bir adam olacak. Herkes onun karşısında el ovalayacak.”

                  Babası ters ters baktı kadına;

                  “O ne bilirmiş çocuğun adam olacağını?” dedi.

                 “ Herkes ona Cinci Hoca diyor.” dedi kadın. ”Bir sürü cinleri varmış adamın.”

                   “Cincilere kaldıysak.”dedi Adam.”Vay anam vay!”

                   Daha sonra pencereden tarafa baktı. Nedim hala dışarıya bakıyordu. Bir şey söylemeden mırıldanarak evden ayrıldı. Doğru mahallenin çay ocağına gitti. Garsonun masaya koyduğu çayı içmeye başladı. Çay bitmeden Kambur Ese geldi. Sırtında kareli bir gömlek, ayağında beyazımsı krizet tipi bir şalvar vardı. Haydar´ın yanına oturdu. Haydar konuşmadan garsona çay vermesini söyledi. Kambur Ese sesini çıkarmadan gelen çayı içmeye başladı. Bir süre konuşmadılar. Sadece karşılıklı yılıştılar. Oldu olası Haydar´ın çayını içmeyi severdi.

                “Nedim büyük adam olacak” dedi, Kambur Ese.

                 Haydar Kambur Ese´ye ters ters baktı. Bir şey söyleyip, söylememe arasında bocaladı. Daha sonra;

                 “Sen ne biliyon lan gambur” dedi, ”Nedim´in adam olacağını?”

                 “Cinler cinler.”dedi. Kambur ese.”Onu cinler söyledi.”  

                 Aslında Kambur Ese “Cinci hoca diyecekti.”  diyemedi.

                ”Cinler cinler” diyerek yanlışını kendi haline bıraktı.

                 Haydar bu Cin sözünden bir şey anlamadı. Ama nereye gitse biri karşısına çıkıyor. Cinlerden bahsediyor, sonra da;

               “Nedim´in büyük adam olacak.” hikâyesini sıralıyordu.

                 Haydar Çay bitmeden masadan kalktı. Kambur Ese de ona arkadan baktı. Bir şey daha söyleyecekti ama vazgeçti. Garsona döndü bir çay daha istedi.

               Garson kuru İsmail´di. Herkes ona “Kuruuu” diye hitap ederdi. Diğer mahallelilere göre, zayıf çocuksu bir hali vardı. Zamanında şehre gitmiş çay ocaklarında çalışmış. Çay yapmayı da, garsonluğu da orada öğrenmişti. Kahvenin sahibi Memiş dayı da iş yerini ona bırakmıştı. O´da geçimini bu kahveden çıkarıyordu. Haydar kalkınca, Kambur Ese´nin kulağına eğilerek;

              “Nedir bu cin meselesi Kambur?”dedi.

                Kambur Ese Kuru İsmail´e bakarak,

                “Bunun bir çocuğu var.”dedi. ”Çocuğu öyle bir dövmüş ki, çocuk kafayı yemiş. Cinciye götürmüşler. O da çocuğa bakmış ki, akıllı biri. Anasına;

            “Bu çocuk büyük adam olacak.” demiş. Şimdi herkes ona büyük adam olacak gözüyle bakıyor. Mahallenin diline düşmüş. Fakat bizim Haydar hala inanmıyor cinci Hoca´ya. Hâlbuki onun etrafında binlerce cin var. Birine;

           ”Git şu işi yap dese.” Anında işi bitirirler. Kimse elinden kurtulamaz.”

          “İnanma bunlara.”dedi Kuru İsmail. ”Cin min” diye bir şey yok. O bir korkunun eseri.”

               “Sen de mi inanmıyorsun cinlere?” dedi Kambur Ese. ”Bak sonra çarpılırsın. Cinler deyip geçme. İnsanı öyle bir çarpar ki şaşar kalırsın.”

                “Ben inanmam.” dedi Kuru İsmail. ”Gelsin de çarpsın bakalım beni.” 

                  Kambur Ese cebinden bir elli kuruş çıkardı masaya koydu, oradan ayrıldı.

                  Haydar bu işe çok içerliyordu. Çocuğa tokat vurmasından olduğunu  biliyor, fakat cinci hoca´nın söyledikleri kafasından bir türlü gitmiyordu.

                Doğruca muhtarın evine gitti. Muhtar dışarıda oturuyordu. Yanında okulun öğretmeni Sami Bey vardı. Onların yanına gelince selam verdi. Bir süre oturduktan sonra muhtar,

               ”Hayrola Haydar Efendi.”dedi.”Bir sorun yok ya.”

                “Yok, muhtarım .”dedi. Haydar.

                 “Çocuk nasıl oldu.”dedi, muhtar.

                 “Çocuk iyi de” dedi Haydar. ”Bir şey yemiyor, kimseyle konuşmuyor. Pencerenin karşısına geçmiş yıldızlara bakıyor.”

                   “Cinci Hoca´nın dediğini biliyor musun ?”

                    “İşte muhtarım” dedi, Haydar. ”Ben de bu konuyu görüşecektim. Ben ne diyorum, hoca ne diyor? Yoksa biz çocuğu anlamıyor muyuz, neyiz?”

                    “Boş ver sen cinci hocayı” dedi Muhtar. ”Bir gün gelir çocuğa bakarım. Canı sıkılmıştır.”

                     “Çok iyi olur” dedi Haydar,”Memnun olurum muhtarım.”

                      Sonra ayağa kaktı, muhtarın elini sıkarak oradan ayrıldı. Haydar gidince Öğretmen muhtara;

                   “Hayrola muhtarım, nedir sorun ?”dedi.

                     “Bunun bir oğlu var.” dedi Muhtar.”Çocuk dayak yemiş. Yediği dayağı da bir türlü hazmedemiyor. Elinden gelse babasını ezip geçecek. Onu da yapamıyor. Kendini içeri hapsetmiş. Kimseyle konuşmuyor. Kimsenin yüzüne bakmıyor. Bu cinci hoca dedikleri adam daha önce Kaz Kazım´ın çocuğuna;

      “Bu çocuk büyük adam olacak.”demiş.O çocuk da sonra Vali olmuş. Bunu bilen mahalleli de, çocuğun önemli biri olacağına inanıyor. Haydar da onun etkisinde kalmış. Kendi suçunu aklamaya çalışıyor.”

                     “Yazık!”dedi öğretmen, ”Buna benzer çok çocuk var okulda. Dayak yemekten pısırıklaşmışlar. Ders çalışmaz, kitap okumazlar. Bol bol kavga çıkartıp ortalığı karıştırırlar. Bu çocuklara iyi davranmamız, onlara bir şans daha vermemiz lazım.”

                    “Ben de öyle düşünüyorum.”dedi muhtar.

                     “İyi olur.”dedi öğretmen.

                     Haydar, muhtarın “Geleceğim.”demesine sevinmişti. Nedim´in bir an önce iyileşmesini istiyordu. Ama bir şey yapamıyordu.

                     Haydar´ın cami hocasıyla arası iyiydi. Bir de ona görünmek istedi. Yolun üzerindeki evine geldi. Hoca evde yoktu.

                   ”Camiye gitti” dediler. Oradan camiye uğradı. Hoca caminin önündeki çimleri suluyordu. Haydar´ı görünce;

                    “Hayrola Haydar kardeş.”dedi.”Sen buralara gelir miydin?”

                     Haydar camiye bayramdan bayrama geliyordu. Onun dışında vakit namazlarına gelmezdi. Hoca ile el sıkıştılar. Daha sonra bir kenara oturdular. Haydar;

                    “Hocam.”dedi.”Bir sorunum var. Benim çocuk kafayı yedi. “Cin min” görüyor diyorlar. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bana yardım ederseniz memnun olurum.”

                     Hocayla uzun bir süre konuştular. Daha sonra ayağa kalktılar. Haydar tekrar eve geldi. Evde karısı Döndü vardı. Ona;

                     “Nedim´le konuş.”dedi.”Onu ikna et. Cami hocasına götür. Hoca;

                      ”Onu bana getir.” Dedi.

                     “ Cami Hocası cinden anlıyor muymuş?”dedi kadın.

                      “Ne bilim ben len” dedi Haydar, ”getir diyor işte.”

                       “Peki, tamam” dedi kadın.

                      Akşamüzeri annesi Nedim´i ikna etti ve camiye götürdü. Nedim annesini kırmak istemiyordu. Onu kırmamak için razı oldu. Camiye geldiklerinde hoca abdest alıyordu. Abdesti bittikten sonra kadına bakarak;

                    “ Tamam, teyze” dedi. ”Sen gidebilirsin. Ben çocukla konuşurum.”

                     O günden sonra Nedim bir hafta camiye gitti. Bu arada mahallede herkes büyük adam olacak çocuğu yakından görmek istiyordu. Ününü herkes duymuştu. O´na yaklaşıp yüzüne gülüyorlardı. Bu davranışları Nedim´i çok kızdırıyordu. O kızdıkça da mahalleli çocuğun üstüne üstüne geliyordu.

                   Cami hocası da Nedim´e, cinlerle ilgili birçok bilgi verdi. Ayrıca, şeytandan da bahsetti. Bu anlatımlar Nedim´in hoşuna gitmişti. Artık cin nedir, şeytan nedir öğrenmişti. Kızdığı şey de zaten bunlardı. İyi gibi görünen birçok insanın ne kadar da şeytana benzediğini öğrenmişti.

                    Bir gün; Babası, mahallenin muhtarını, öğretmenini ve daha sevmediği şeytan tipli insanları yanına almış kendini görmeye gelmişlerdi. Arkalarında mahallenin irili ufaklı insanları vardı. Nedim´i yakından görmek için evin etrafında toplanmışlardı.

                     Nedim ise, yine pencerenin önüne oturmuş karşı taraflara bakıyordu. İnsanların üzerine bu kadar düşmeleri hiç hoşuna gitmiyordu. Muhtar ve çevresindekiler evin önüne oturmuş kendini görmeye gelmişlerdi. Annesi kapıda onları karşıladı. Onlar evin önüne oturunca, kadın Nedim´e seslendi;

                   “Bak oğlum Muhtar amcan seninle konuşmaya gelmiş. Ne derdin varsa ona anlat.”

                   Nedim onu dinledikten sonra ne yapacağına bir süre karar veremedi. Annesinin ikinci ısrarıyla dışarı çıktı. Kapının önünde muhtar ve birkaç adam ve babası vardı. Dışarıda ise bir sürü insan eve bakıyorlardı. Muhtar kendini görünce;

                 “Yeğenim” dedi. ”Sen büyük adam olacaksın. Bir sürü cin görüyormuşsun doğru mu ?”

                   Nedim etrafına bir göz attı. Dışarıda merakla kendine bakanlara dönerek,

                   “Ben” dedi. ”Sizin bildiğiniz gibi cin falan görmüyorum. Ben düpedüz şeytanı görüyorum. Şeytanın kimler olduğunu da biliyorum.”

                    Herkes ürpermişti. Muhtar afallamıştı. Yanında oturan ihtiyara dönerek,

                   “Ne diyor bu?”dedi.

                   Sorduğu İhtiyar muhtara bakarak,

                   “Doğru söylüyor çocuk” dedi. ”Şeytan da cin neslinden olur.”

                   Muhtar Nedim´e dönerek;

                  “Ya çocuğum” dedi. ”Bu gördüğün şeytan nasıl biri?”

                    Nedim sanki bu soruyu bekliyordu. Oldu olası çalışkan bir çocuktu. Kaç defa okulda ders anlatmış öğretmenlerinin takdirini almıştı. Yediği dayağın intikamını ancak böyle alabilirdi. Onlara dönerek;

                   “Biri” dedi ”Yaşlı bir adam, gözünün biri yılık. Cami´nin etrafında dolanıp duruyor. Hocaya yaklaşmıyor. Diğeri, biraz ondan genç ama saçları beyaz, gözleri kızarmış. Herkese bir kulp buluyor. Yalan söyleyip iftira atıyor. Onu, bunu kandırıyor.”

                     Dışarıda kendini seyreden kalabalıktan bir alkış koptu.

                    Onlar Nedim´in kimden bahsettiğini anlamışlardı. Çünkü Nedim onların iftirası yüzünden dayak yemişti. Onlar Nedim´den başka çocuklara da iftira atmışlardı. Fakat kimse inanmamıştı.

Anahtar Kelimeler: ŞEYTANI, GÖREN, ÇOCUK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TEMSİLCİLERİMİZ İLK YARININ SON HAFTASI SIFIR ÇEKTİ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
MİYOPLAR UZAĞI GÖREMEZ, GÖREMİYORLAR!
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ANADOLU´M, ATA YURDUM
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 80.YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
BİLMEKVE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
CHP, Bu Seçime Katılacak mı?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DÜNYA´DA SEVİLEN LİDER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
“YÜKSEK TÜRK KADINI” ZÜBEYDE HANIM´I SAYGI VE GÖNÜL-BORCUYLA ANARKEN ATATÜRK´ÜN KALEMİNDEN ANNESİ
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsan Geçmiş Kısa Tarihi Ve Yaratığı Teknoloji İle Karşı Karşıya Gelmesi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
İSTANBUL ROMANLARI
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ABD, BÖLGESEL OYUNDA ŞAŞIRTMIYOR
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
SORUYORUM
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık-elş.deneme YASEMİN BÜLBÜL-“SON SALTANAT ERTUĞRUL”(*)
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AT
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
Formanın ağırlığını hissetmek gerek
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR İYİ YOLDA
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
BÜROKRASİ VE SAĞLIK ÜZERİNE
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-12/19/1422573915426.jpg