Ahmet Yaşar Aktaş


Sağlık-Hukuk-Etik-İnsan mı????

Değerli okurlarım, bu hafta, Yurdumuzu yönetenlerin değişik konulardaki etik/ahlak anlayışları, uygulamaları üzerine olan etkinliklerine inceden bir göz atmaya ne dersiniz?



Salgında etik

Uluslararası para fonu (imf), salgın nedeniyle hükümetlerin duran ekonomilerde etkinliklerinin artmasıyla birlikte yolsuzluk fırsatlarının çoğaldığına dikkat çekerken, yolsuzluğun daha da artacağı sonucunu çıkardı. Yalnızca Türkiye’de değil.

Prof. Dr. Kayıhan Pala’ya, halk sağlığı için ilgili bakanlığın verilerine ters düşen salgın hakkında yaptığı açıklamadan dolayı soruşturma açıldı. Buna karşın meslektaşları, halk Profesör Pala’ya sahip çıktı. Toplumun sağlığı için doğruları söyleyeni susturma ile demokrasi uyuşmaz!

Türk Tabipler Birliği Başkanı “yoğun bakımdaki hasta sayısını vermek istemiyorlar. Çünkü biz aktif hasta sayısını, yoğun bakımdaki hasta sayısına bölüyorduk. Dünyada %1,5 civarındayken, Türkiye’de %10’nun üzerinde olduğunu açıklıyorduk. Bakanlık verileri ortadan yok etti.” biçiminde değerlendirdi.

Hastanelerde yoğun bakımda yer kalmadı, hastalar ilaç verilerek evlerine gönderiliyor. Bakanlık, vaka sayılarını saydam olarak kamuoyuna duyurmak yerine, gizleyerek yurttaşları önlem almada gevşeklik duygusu yaratıyor.

Hukuk-polis-etik

Savcılığın arama kararı olmadan polis, Anadolu’da ilk caminin yapıldığı, ilk kilisenin dikildiği Antakya’nın Baro Başkanı ailesiyle birlikte bir lokantada yemekteyken, kimlik sordu, Başkan nedenini sorduğunda yasaya, ahlaka, insan onuruna aykırı bir biçimde yaka paça gözaltına alındı.

Gerekçe “biz devletiz”. Sokak kabadayısından farkı ne? Kaldı ki, protokolde Cumhuriyet savcısının yanında yer alan Baro Başkanı’nı polis müdürlerinin tanımaması olanaklı mı? Bu hali nasıl yorumlarsınız?

Başkana göre, kendisine yapılan bu hukuksuz işlem kasıtlı ve sistematik bir durum. Bunun münferit olduğunu düşünmüyorum. Yaşananlara susmak bunun, devletin sistematik bir politikası haline gelmesine göz yummamız anlamına gelir.

Sorumlular, şimdiye dek görevden alınmadılar. Soruşturma da açılmadı! Yoksa halka yönelik bir tehdit mi? Biz savcılık kararı olmadan Baro Başkanı’nı bile kelepçelediğimize göre, ey haktan hukuktan anlamayan sıradan yurttaş akp’ye olan tavrına dikkat et mi?

Başkan karakolda ne dedi: “Egemenlik milletindir. Türkiye polis devleti değildir. Hukuk devleti olmalıdır. Polis kanuna uymalıdır.” O polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Hakkına, hukukuna nasıl sahip çıkılacağına dair bizlere ve özellikle iktidara iyi bir hukuk dersi değil mi? Kimin umurunda?

Futbolda etik

Yandaş yüklenici FFB, yabancı sayısını sekize düşürdüğü kararını bir hafta sonra erteledi.

“…liglerde düşmenin kalkması düşünülemez” diyen FFB, 180 derece çark ederek takımların küme düşmesini kaldırdı. Neden mi? Bir, Malatya ile Kayseri akp’nin oy deposu. Engel olmazsanız, ilk seçimde dersinizi alırsınız!

Trabzonspor Başkanı, gerçeği şöyle dillendirdi: “Öyle 20 kulübün ittifakı falan değil”! Kayseri büyük kent akp’li belediye başkanı, partili cumhurbaşkanına

Kayserispor’un ligde kalması için verdiğiniz siyasi irade ve destek için teşekkür ediyoruz” dedi.

Kararın FFB değil, kimin verdiği apaçık ortaya çıkmadı mı?

İki, görünen o ki, futbolda ulusal bir strateji, ilke, etik izlenmiyor. Tutarlı bir sistem yerine, keyfilik, ciddiyetsizlik egemen. Diğer tüm alan ve sektörlerde olduğu gibi, tek adam ne derse, o yapılıyor.

Hani ekonomide çökme sesleri vızıldarken, “Türkiye ekonomisi iyi” dendiği gibi göçmen kuşa dönen etik/ahlak ilkeleri yurdumuza hiç ziyarete gelmeyecek mi?

Fetö ile savaşım

            Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), 63 fetö üyesine, 15 Temmuz 2016’dan bu yana 4 yıldır kamudan emekli aylığı ve ikramiyesi aldığını saptadı. MASAK Başkanına göre,

            “Fetö’nün toplumda etkilerinin kaldırılması konusunda samimi değiller… Geleceğe ilişkin de ciddi tehditler olduğunu tespit ediyorum… Örgütün devlet içindeki yapılanması hala sürüyor ve buna bilinçli bir şekilde göz yumuluyor.”

            MASAK Başkanı Osman Dereli dün görevinden alındı, söylediklerinin doğruluğu kanıtlanmış olmadı mı?

Ayasofya

Osmanlı belgeleri üzerine uzman olan Murat Bardakçı, Fatih’in vakfiyesinde Ayasofya ile ilgili geçen her şey “Ayasofya’ya harcanacak paralarla ilgilidir.” Özcesi, vakfiyede Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesine ilişkin bir madde yoktur! Ayasofya’nın sahibi, Fatih değil, devletti.

Olmayan bir şeyi, var gibi göstermek ahlak kurallarından, etik ilkelerinden bilinçli sapma değil midir?

Özcesi sistem, sağlık, hukuk, etik, insan yerine, durmadan ardından koşulan ama erişilemeyen parayı yeğler durumda.

Sağlıcakla sevgiyle Atatürk ile kalınız!

 



YAZARLAR

  • Pazartesi 37 ° / 22 ° Güneşli
  • Salı 34 ° / 21 ° Güneşli
  • Çarşamba 34 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • BIST 100

    1.124%0,00
  • DOLAR

    7,6788% 0,27
  • EURO

    8,9519% 0,50
  • GRAM ALTIN

    458,86% 0,20
  • Ç. ALTIN

    757,119% 0,20