SAĞDUYU
Tarih: 31.01.2017 11:27:07 / 1133okunma / 1yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

         Yeşilçam filmlerinin meşhur olduğu dönemlerde, bir toplum mühendisliği yapılırdı. Bir tarafta halktan kopmuş zenginler dünyası, diğer tarafta halk dediğimiz; mahallenin gariban, yoksul ama birbirini seven, birbirleriyle iç içe yaşayan, elindeki bir dilim ekmeği birlikte paylaşan, insan yığınları.

          Zenginlerin tek düşüncesi olurdu; Mahalle sakinlerinin evlerini ucuz fiyata alıp, lüks konutlar yapmak, bunu yaparken de; para gücünü kullanarak devletin imkânlarını yanlarına çekmek. Sıkıştığı yerde onları halkın üzerine sevk etmek. O güç sayesinde başarı kazanıp,  çok zengin olmak.

           Bu hikâyelerde bir dram yaşanırdı. Ya zengin şahsın kızı, bir yiğide gönül verir, ya da oğlu halk içinde bir kızı sever, babasına karşı gelirdi. Bu arada bir jön çıkar, mahalleliyi arkasına alır, onları kapitalist sistemin yıkıcı gücüne karşı korur, halk da ona destek verir, onu başlarına taç yapardı. Bazen o yıkıcı güç, kapitalizmin temsilcisi, halkın gücü karşısında eğilir, onlardan biri olmak için her şeyini feda ederdi.

            Bizim yaşımızdaki insanlar o filmlerle büyüdü. O filmlerin etkisinde kalarak, içlerinde sağduyu dediğimiz düşünceyi korumaya çalıştı.

           Ama olmadı.

            O iyi niyetli; sağduyu düşüncemiz, gerçekteki yaşamımıza hiç uymadı. Çok haksızlıklar yaşadık. Yaşadığımız haksızlıklara sahip çıkacak ne bir halk yığını bulabildik, ne de yakışıklı bir jön. Kendi mücadelemizi kendi ailemize bile anlatamadık. Ama içimizdeki o güzelim düşünceler, hiçbir zaman bizi terk etmedi. Her zaman kafamızın bir köşesinde bulunmaya devam etti.

          Geriye dönüp baktığımızda,dünya görüşümüzün hiçbir şeye yaramadığını öğrendik. O halk yığınının hiç olmadığını, olanlarında Kapitalist sistem içinde vurguncuların, soyguncuların, hazine avcılarının ve din tüccarlarının egemenliğine girdiklerini, oranın bir parçasıymış gibi yaşadıklarını gördük. Bu yaşamın, içimizdeki iyi niyetli, sağduyularımızla barışık olmadıklarını keşfettik. Ne kadar yenmek için mücadele etsek de beceremedik.

          Dünya eskisi gibi değil.

          Şimdi yüzlerce televizyonlar var. Yüzlerce televizyonlarda, yüzlerce diziler var. O halk yığınları şimdi bu dizileri seyrediyor. Bende onlardan birisiyim ve her akşam bir dizi seyretme alışkanlığındayım.

          Çünkü yapılacak başka bir iş yok. Kitap okumuyoruz(Ben hariç), sohbet edemiyoruz, kahvelerde okey oynama devrimiz bitmiş. Eski siyasi kalıntımızın peşinden koşarken, halkla iç içe olmayı unutmuşuz. Bir araya gelince çeşitleniyoruz. Her şahsın kendi görüşü doğru. Piyasada yüz görüş varsa, yüzü de ayrı ayrı doğrular. Çok korkunç bir dünya.

          Dizilerde öyle enteresan şeyler oluyor ki, akıl fikir işi değil. İnsan, olaylara isyan ediyor. Bir taraftan da aynı olayların dedikodusu etrafta yayılıyor. Birçok insan; olmayan olayları, olmuş gibi kabulleniyor. Ve kendi kendilerine;

          “Burası Türkiye.”diyor.”Her şey olabilir.”

          Bütün bunlar toplum mühendislerinin işimidir?

          Eğer onların işiyse ne yapmak istiyorlar? Ülkenin en güvenilir kurumlarını yıpratmakla ellerine ne geçecek?

          Bazı örnekler vermek istiyorum. Her insanın başına gelebilecek örnekler.

          Mesela;

          Kadının biri geldi, yanında bir çocuk var.

         “ Bu çocuk filancadan.”dedi.

          Filanca dediği insan bizden biri. Ya da zengin bir iş adamı. Ya da bir siyasetçi. Bilim adamı. Yani ünlü biri. Bu durumda o şahıs ne yapar?  

         Elbette DNA testine tabi tutturur çocuğu. DNA testini kim yapar? Ülkenin saygın bir kurumu olan; yani olması gereken, ADLİ TIP yapar.

          Buraya kadar yapılacakta bir sorun yok. ADLİ TIP yanlış karar verebilir mi?

          Vermemesi gerekiyor.

          Verirse güvenirliliği biter. Onun güvenirliliğinin bitmesi demek, toplum için bir felaket demektir. Çürümüşlük demektir. Adaletsizlik demektir.

           Başka bir örnek.

           Ağasınız. Paşasınız. Bakan veya güçlü bir milletvekilisiniz. Ya da ünlü veya ünsüz bir kabadayısınız. Başınıza bir iş geldi. Hapse mahkûm oldunuz.

           Bunlar herkesin başına gelebilir.

           Siz hapisten istediğiniz zaman dışarı çıkabilir, istediğiniz zaman dışarıdakilere emir verebilir misiniz? Hatta adam ayarlayıp dışarıda ahkâm kesebilir misiniz? Olabilir mi bütün bunlar?

            Olmaması gerekiyor. Olursa toplumun felaketi olur. Her şey o güçlerin esiri olur. Buna hiçbir toplum dayanamaz.

           Dahası var?

           Bir bakan, Bir Savcı, Bir hâkim, Bir General, Bir başbakan, Hatta bir Cumhurbaşkanı gizli örgütlerle karanlık iş çeviremez. Üç kuruşluk menfaati için küçülemez. Onlar bu memleketin en saygın örnek insanlarıdır. Öyle olmaları toplum barışımız için zaruridir.

           Küçülürse ülke için bir felaket olur. İnsanların güvenebileceği hiçbir kurum ve şahıs kalmaz. Mafya türer. Eşkıya türer. Adaletin yerini onlar alır. Onların elinde olan bir toplum yok olur. Olmaya mahkûmdur.

           Yukarıda anlatılanların hepsi, seyrettiğimiz dizilerde mevcut. Böyle dizilerde verilen örnekler toplumun bilinçaltına yerleşir ve gerçekmiş gibi algılanmaya başlar. İşte o zaman insanın insana güveni kalmaz. Adalet kaybolur ve ahlaki çöküş başlar. Bu tip hataların derhal durdurulması gerekiyor. Ülkenin geleceğini inşa etmek, ahlak düzeninden geçer. Ahlaktan yoksun bir toplum´un geleceği yoktur. İtibarı olmaz.

           Bu ülkeyi şekillendirmeye çalışan, Âlimlerin, Memurların, Siyasetçilerin ve en önemlisi Eğitimcilerin ve Toplum mühendislerinin bu konuları görmesi şarttır. Yoksa öğündüğümüz birçok değerlerimizi heba etmiş oluruz. O zaman yazık olur kafamızdaki sağduyumuza.

 

Anahtar Kelimeler: SAĞDUYU
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Huseyin DORU
31.01.2017 11:26:55
Mükemmel akıcı pek çok çirkinliği bile guzel ifade eden bir yazı kaleminize yüreğinizde sağlık DORU beyle birlikte değerlendirdik. Biz çok beğendik.
Yazarın Diğer Yazıları
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TEMSİLCİLERİMİZ İLK YARININ SON HAFTASI SIFIR ÇEKTİ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
MİYOPLAR UZAĞI GÖREMEZ, GÖREMİYORLAR!
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ANADOLU´M, ATA YURDUM
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 80.YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
BİLMEKVE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
CHP, Bu Seçime Katılacak mı?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DÜNYA´DA SEVİLEN LİDER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
“YÜKSEK TÜRK KADINI” ZÜBEYDE HANIM´I SAYGI VE GÖNÜL-BORCUYLA ANARKEN ATATÜRK´ÜN KALEMİNDEN ANNESİ
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsan Geçmiş Kısa Tarihi Ve Yaratığı Teknoloji İle Karşı Karşıya Gelmesi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
İSTANBUL ROMANLARI
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ABD, BÖLGESEL OYUNDA ŞAŞIRTMIYOR
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
SORUYORUM
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık-elş.deneme YASEMİN BÜLBÜL-“SON SALTANAT ERTUĞRUL”(*)
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AT
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
Formanın ağırlığını hissetmek gerek
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR İYİ YOLDA
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
BÜROKRASİ VE SAĞLIK ÜZERİNE
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-12/19/1422573915426.jpg