Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe


PANDEMİ VE KOMPLO TEORİLERİ

Dünya, Aralık 2019’dan bu yana artan ivmeyle devam eden pandemi karşısında, belirsizliğin, bilgisizliğin, sonuca ulaşamamanın çaresizliğinde, giderek stres ortamına ve olası kaotik gelişmelere doğru itilirken, pandeminin ortaya çıkışına ve nedenine yönelik söylemler de çeşitlenmeye başladı.


Ortaya atılan teoriler değişen perspektifte çeşitlenirken, saygın bilimsel dergilerde yer alan makaleler ise pandemiye neden olan virüsün, laboratuar çıkışlı olmadığı görüşünde birleşiyor. Ancak Covit-19 adı verilen virüsün, canlı bir taşıyıcıya, konakçıya ihtiyaç duymaksızın, farklı dış ortamlarda, belirli kısıtlı sürelerde de olsa canlılığını korumasıyla, insanlık, daha önce hiç görmediği bir tehditle karşılaşmasının, korkuyla dolu şaşkınlığını yaşıyor.

İnsanlar, evlerinde kısıtlanarak ve giderek sosyal yaşamdan uzaklaşıp yalnızlığa alışmaya çalışırken, doğası gereği, bir umut ışığını sürekli açık tutuyor. Ancak, komplo teorisyeni olduğunu iddia eden bazı kişilerin, sorumsuzca ortaya attığı söylemler, kafaları karıştırmaya devam ediyor. Pandemi nedeniyle, yetkililer ve bilim adamları tarafından yapılan, hastalığa ve korunma yöntemlerine yönelik açıklamaların farklılığı ve birbirleriyle çelişen durumda olması zaten zihinleri yeterince karıştırarak, bireysel bir panik ve strese neden olmuştu. Şimdi devreye, ağırlıklı olarak sosyal medyadan halka ulaşmaya çalışan, komplo teorisyenleri girdi.

Komplo teorisyenlerinin bir kısmı, William Guy Carr’in, “Satan: Prince of This World” isimli kitabında yer verdiği, Albert Pike’ın, 1871’de, mason olan Giuseppe Mazzini’ye yazdığı bir mektubun içeriğinden yola çıkarak, Derin Dünya Devleti idealleriyle, Dünya Savaşlarının sebepleri ve sonuçlarını içeren açıklamaların doğruluğuyla, Dünyanın, bu mektupta belirtildiği gibi, Üçüncü Dünya Savaşına doğru hızla yol aldığını iddia ediyor ve tüm gelişmeleri buna bağlıyor. Komplo teorisyenlerine göre, bu verilerden hareketle, Dünya, aşama aşama beş yüz milyonluk nüfus sınırlamasına ulaşacak ve muhteşem bir dijitalizm başlayacak. Bu arada insanlık tüm mevcut dinlerden uzaklaştırılıp, deizm benimsetilecek. Gerçi, New Age girişimleriyle, bu yönde kafalar oldukça karıştırılıyordu ama virüsün ölümcüllüğünde, zaten yeterince karışmış olan kafalar, bu söylemlerle giderek uyuşmaya ve öğrenilmiş çaresizliğe sürükleniyor ki bunun getirisi, insanlığı bilinçli köleliğe kadar sürükleyebilecek tehlikeler içeriyor.

Komplo teorisyenlerinin bir kısmı, bu pandeminin bilinçli, planlı bir deney olduğunda ısrarcı. Bu deneyle, insanların hareketliliğinin kısıtlanması ve ihtiyaçlarının giderilmesinde asgari kullanımla, küresel ısınmanın önüne geçilmeye çalışıldığını iddia ederken, bir diğer kısmı ise bu pandeminin ekonomik hedefleri yönünde ısrarlı iddiaları var.

Komplo teorisyenlerinin önemli bir kısmı, çoğunlukla yaptıkları gibi, The Economist Dergisinin 2020 yılı kapağını çözümleyerek yola çıktıklarını iddia ederken, 2020’yi yeniden başlangıç olarak tanımlamaktan vazgeçmiyor. İlginç olan, The Economist Dergisinin kapağında yer alan simgelerden yola çıkıldığında, eğitiminize, ilgi alanınıza ve düşünce yapınıza uygun çıkarım yapabilmenin mümkün olması ki genelde ezoterik içerikli çıkarımlar yapılıyor. Çünkü gizemli olan merak uyandırıyor ve dikkat çekici çıkarımlarla yazılmış kitaplar, neredeyse yok satıyor. Daha önce de yeni ABD Başkanının kadın olacağı ısrarla iddia ediliyordu ama sandıktan Trump çıktı. Şimdi herkes beklemede, çünkü bu pandeminin, Dünya genelinde altı ay planlandığı iddia edilirken, bu plana göre, Türkiye’deki etkisinin altı hafta olacağı da teorilerde yer alıyor. Bu iddialarla, komplo teorisyenleri de kendi aralarında çelişirken, meraklı, tedirgin, gergin bir bekleyişte olan halkın kafası giderek daha çok karışıyor.    

Pandeminin etkisi, toplumsal strese ve yetkisiz ağızlardan yapılan açıklamalarla korku imparatorluğuna doğru yönlenirken, esas olan, Devletin, toplumu rahatlatacak ve güven duygusunu tesis edecek tedbirleri daha etkin alması. Görüldüğü kadarıyla, Sağlık Bakanı, bu konuda oldukça fazla gayret sarf ediyor. Bu pandemi, öyle ya da böyle, mutlaka bir şekilde son bulduğunda, toplumun tüm dinamik yapılarının, etkin işlevselliğinin sürüyor olması gerekli ve bunu sağlayacak olan da sağlıklı bireylerden oluşan toplum yapısı. O halde topumun bir an önce gerekli tedbirlerle stresten uzaklaştırılması, Devletin yetkili kurumlarına güvenini sürdürmesinin sağlanması gerekiyor ve üstelik bu, kesinlikle, sağlık çalışanlarına yönelik bir borç.

Dünyanın, bu pandemi sonrası birçok değişimle yoluna devam edeceğini öngörmek yanlış olmaz. Değişen güç dengeleri, ekonomik değişimler ve tetiklenecek ekonomik krizler, jeostratejik gerekliliklerden kaynaklı değişimler, yönetimsel değişimler ve askeri stratejilere yönelik değişimler, yaşanması kaçınılmaz sonuçlardan. Bu değişimlerin önemli bir kısmı, ülke olarak doğrudan bizi ilgilendiriyor. Görüldü ki kontrolsüz demografik hareketlilik, beraberinde hayati öneme haiz sorunları da getiriyor ve başta İdlip bölgesi olmak üzere, Kuzey Suriye ve Kuzey Irak bölgelerinde pandeminin etkisi halen belli değil. Üstelik ülke, konumuyla kıtalar arası geçiş bölgesi olma özelliğinde ve Orta Asya’dan Çin’e uzanan coğrafyada oluşan, oluşması muhtemel tüm olumsuz hareketlilikler, göçlerle, bizi doğrudan etkiliyor.   

Bu pandemiyle ortaya çıkan krizde görüldü ki Devletin farklı senaryolara dayalı öngörülerle hazırlanmış olması gereken, önleme/karşı koyma planları ya yok ya da yeterli seviyede detaylarla ve gerekli koordinelerle, bilimsel bir temelde hazırlanmamış. Olmaması esasen mümkün görünmezken, 2019 yılında, bir pandemi genelgesi yayınlandığı iddiaları var ve muhalefet de bunu dile getirdi. Ancak, gelişmelerle görüldü ki iyi niyetli çabalar olsa da yeterli hazırlık yok. Oysa Devletin her kurumunun, kendi görev ve sorumluluk alanlarına yönelik muhtemel ani etkilere/tehditlere karşı, öngörüye dayalı senaryolarla geliştirilmiş olması gereken, bilimsel akılla hazırlanmış, önleme/karşı koyma planları olmalı. Üstelik bu planların, öngörülen etkinin muhtemel tetiklemeleriyle, diğer kurum ve kuruluşları da etkileyebileceğinden hareketle, diğer kurumlarla etkin bir koordineyle hazırlanması da gerekiyor. Tabii ki bu planlara yönelik senaryoları öngörebilecek ve gerekli tedbirleri geliştirebilecek, bilimsel eğitimle yetiştirilmiş ve çağdaş bilgi seviyesine ulaşmış, konusunda uzman, deneyimli beyinlerin de ne denli önemli olduğu unutulmamalı.

 



YAZARLAR

  • Çarşamba 33 ° / 22 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Perşembe 35 ° / 22 ° Güneşli
  • Cuma 34 ° / 22 ° Güneşli
  • BIST 100

    119.137%-0,17
  • DOLAR

    6,8654% 0,11
  • EURO

    7,7895% 0,68
  • GRAM ALTIN

    399,74% 0,95
  • ÇEYREK ALTIN

    659,571% 0,95