Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe


Pandemi, Kapitalizmin Sonu Olur mu?

Klasik Marksizm’e göre, komünizm, tarihteki gelişmelerle ortaya çıkan bir sürecin ürünüdür.  Marks, tarihi beş ana mülkiyet aşamasında tanımlar:


Klasik Marksizm’e göre, komünizm, tarihteki gelişmelerle ortaya çıkan bir sürecin ürünüdür.  Marks, tarihi beş ana mülkiyet aşamasında tanımlar: Kabilesel Mülkiyet, Antik Toplumsal Mülkiyet, Feodal Mülkiyet, Kapitalist Mülkiyet, Komünizm. Bu tanımlamayla Dünya, istisnaları var gibi görünse de halen Kapitalist Mülkiyet aşamasındayken, aniden ortaya çıkmış görünen bir gelişme, ortaya koyulan eylemler ve dile gelen söylemlerle, insanların kafasını karıştırdı. Bir anda, Kapitalist Mülkiyet aşamasının sonuna gelindiği ve sosyal devletin etkinliği tartışmaları başladı. 

Gelişmeleri takip ederken, esasen akıllara çok daha kolay gelmesi gereken ve oldukça tanıdık bir sistemin, yeniden ve tavizsiz uygulanmasının, ülkeyi, çok daha modern ve yaşanabilir, eşit dağılımlı, hak ve hukuka uygun bir seviyeye getirebilecek olduğu görülüyor. Bu sistem, Mustafa Kemal’in düşünce yapısında, Altı Ok’un, anlamına uygun ve tavizsiz uygulanmasıyla know-how tesis edilebilir. Siyasi partilerin, siyasi kazanımları doğrultusunda geliştirmeye çalıştığı doktrinsel esaslardan uzak bir yapının, sürekli gelişime açık olarak benimsenmesiyle, birçok sorunun önüne geçilebileceği önemli bir realite.

Aniden ortaya çıkmış gibi görünen ancak çeşitli komplo teorilerine göre, küresel ekonominin ve sürdürülebilir yaşam sürecinin devamlılığı için planlı olduğu iddia edilen Pandemi ile birlikte, bir kez daha görüldü ki slogan, “kısıtlı ve kontrollü liberal ekonomi ama her daim güçlü sosyal devlet” olmak zorunda. Devletin güçlü olabilmesi için, Atatürk’ün ortaya koyduğu Devletçilik İlkesinin, tavizsiz uygulanması önem kazanıyor. Yani Devlet, her vatandaşının sağlıklı, huzurlu ve insanca yaşaması için gerekli olan seviyede, gücü kesinlikle elinde bulundurmak zorunda. Bu maksatlı hiçbir girişim, bireysel kontrole, bireysel güçlere devredilmemeli. Devlet, sağlık, gıda, barınma, savunma ve eğitim olarak tanımlanabilecek temel insan ihtiyaçlarını, doğrudan veya etkin denetimle, kontrol altına almak zorunda. Özelleştirmede esas, denetimin, etkin olarak Devlette olmasından yana kurulmalı.

Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik ilkelerinin özüne dönülmesinin, diğer ilkelerin yani Cumhuriyetçilik, Laiklik ve İnkılâpçılığın da tartışmasız tanımına uygun icrasının gerekliliği, bir kez daha, pandeminin zorlayıcı, hayatı tehdit edici getirisiyle ortaya konuldu ki bu ilkelerin evrensel ve taviz verilemez olduğu bir kez daha görüldü.

Yazımızın başlığına dönelim. Pandemi, kapitalimin sonu mu olacak sorgusunda, ince bir hat var. Bu küresel gelişme, mutlaka ki önümüzdeki süreçte Dünyanın yaşam şeklini ve ekonomik güç dengelerini değiştirecek. Ancak, gerekli tedbirler alınmadığında, şu anda başladığı rahatlıkla görülen, arz-talep dengesinin, temel ihtiyaçlar doğrultusunda, normal akışın ötesinde ve talep yönünde giderek artan ivmeyle bozulmasıyla, kapitalizm sona yaklaşmıyor. Aksine, böylesine büyük bir insanlık trajedisine rağmen, stokçulukla ve fiyat artışlarıyla başlayan gelişmeler gösterdi ki gerekli ve yeterli tedbir alınmadığında, bu gelişmeyle, Marks’ın ortaya koyduğu beş ana mülkiyet aşamasından beşincisine geçilmesi beklenirken, üçüncüsüne dönüşün sinyalleri veriliyor.

Feodal Mülkiyet mi, yok artık derken, “günümüzde ağalık, paşalık, derebeyliği gibi kavramlar kalmadı” düşüncesinden sıyrılıp, derhal, güç odaklarının küresel ideallerinden hareketle, Dünyayı esas yönetenlerin, sermayenin güçlü sahipleri olduğu gerçeğiyle yüzleşmek gerekiyor. Bir zamanlar ekonomik gücü tanımlamak için kullanılan kavramlar, değişimle ve daha sempatik ifadelere evrimleşerek günümüze ulaştı. İsimleri, sıfatları ne olursa olsun, bireysel güç oldukça etkin ve gerektiğinde şirketleşerek, gerektiğinde devletleşerek yoluna devam ediyor. Kapitalizmin kimi veya kimleri daha fazla güce ulaştıracağını sorgulamaktan hareketle, güç odaklarının, kazanımdan taviz vermektense, fırsatları kazanıma çevireceği gerçeğine dikkat ederek, pandeminin, kapitalizmin sonunu getirmekten çok, kapitalizme güç vereceğini değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım. Ancak, karar vericilerin gelişmelerden çıkarımları, öngörüleri ve hedefleri önemli.  

O halde yönetenlere sormak lazım: Arzu edilen, her yönden daha güçlü bir sosyal devlet mi, yoksa güçlenen liberal ekonomi ile feodal sisteme dönüş mü geleceği şekillendirecek? Neden yönetenlere böyle bir soru yöneltilmesi gerekiyor denirse, cevabı çok basit: Çünkü gelişmeler karşısında oturup düşünmesi ve bilimsel temelli planlamalarla, alacağı tedbirler ve yönlendirmelerle, geleceği, çağdaş medeniyet seviyesine uygun şekillendirmesi için, sandık başında yetki verilenler onlar.

 



YAZARLAR

  • Pazar 36 ° / 24 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Pazartesi 36 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Salı 36 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • BIST 100

    114.809%-0,85
  • DOLAR

    6,8684% 0,11
  • EURO

    7,7716% 0,29
  • GRAM ALTIN

    397,12% -0,21
  • ÇEYREK ALTIN

    655,248% -0,21