Okur Hareketi
Tarih: 26.5.2016 11:26:21 / 5439okunma / 1yorum
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı

/resimler/2016-5/26/1129230459707.jpgBir ses, bir görüntü takip eder sizi. Elinizin tersiyle itemeyeceğiniz bir an, çoğalır, sarmalar ruhunuzu. Oysa normalin içinde yaşamın yüklediği sorumluluklarınız vardır, sürdürmeniz gereken. İki hat oluşur kafanızın içinde, gidip gelen.  Zor olan, normalin size dayattıklarıdır. Oysa düşselin içinde bulacağınız  yeni dünyalar vardır. Belki özgürlükler…  Bir hikâyenin içini döşemek için çıktığınız-çıkacağınız böylesi büyülü bir yolculuğun içinde; arayışlarınız, kaybolma arzularınız, kendinizle ya da şey´lerle olan çatışmalarınız, hüzünleriniz, kısaca biriktirdiğiniz dertler… İki yaşamın içinde iki ayrı kişi olur artık yazar. Hikâyenin içinde kalabalıklaşır. Karşısına çıkan her bir karakterin yerine geçer. Onlarla konuşur, çatışır, ikna etmeye çalışır, ikna edemeyince karakterini, mecburen öldürüverir ya da hikâyenin dışına atar. Ya da hikâye kişileri yazarla baş edemeyip hızla onun yanından kaçıverirler.

Yazar, derdini, üzerine üşüşen karakterlerin dilinden dökülen harflerle serper önce kâğıda. Harfler sözcüklere, sözcükler cümlelere evrilir. Karakterlerin sözünün bittiği yere kadardır, anlatılanlar. Söz tamamlanınca hikâye de, yazar da derin bir soluk alır. Oysa derin soluğun ardından gelen paylaşma heyecanıyla, yine kesik kesik solumaya başlar. Çünkü kendine yazmıştır hikâyeyi. Okur son noktayı koyduktan bir süre sonra aklına gelmiştir.  Paylaşmak ise öyle kolay değildir. Bu kez yazdığı metin üzerinden, yazarın yabancılaşarak, iyi bir okur olması gereklidir.  Kurgu bütünlüğü tamsa, edebiyat dilini kurabilmişse, peşi sıra dalar sözcük ameleliğine. Bir eserin tamamlanması bu yüzden bazen aylarca bazen de yıllarca sürer. Bazen de atılır bir köşeye.

/resimler/2016-5/26/1130015772967.jpgYazarın paylaşma kararıyla başlar aslında okura olan sorumluluğu. İyi bir okur, on-yirmi sayfa sonrasında karar verebilendir. Zaman geçirmek ya da bir şeyler okumak isteyen okur, istediği sıcaklığı bulamağı iki-üç sayfa sonunda okumayı bitirebilendir.  Fakat bağ kurduysa yazdıklarınızla, samimi bulduysa dilinizi, üstüne aynı dert illeti onun kafasını da karıştırmışsa,  arayışları varsa, bırakmaz artık peşinizi.

E. M. Cioran;  Okur, “insani” oldukları söylenen yazarların üzerine üşüşür; onlardan çekinecek bir şey olmadığını bilir. Kendisi gibi yarı yolda durmuşlardır ve ona “İmkânsız”la bir uyuşma, kaos´a tutarlı bir bakış önereceklerdir.” der.

İlk roman ilk aşk gibidir. Heyecan ve korkuyu yazarın içine salandır. Şiir ve öyküyle yol almışsa yazar, romanı paylaşma aşamasında korku katlanarak artar. Bir okur önemlidir onun için. Ondan gelecek bir kıvılcımla, düşer yeni yolculuklarına.

2011 yılında bir öykü çağırmıştı beni. Günlerce öykünün içinde dolandım.  Öykünün kaldıramayacağı kadar karakter ve gevezelik vardı. On sayfa yazmıştım. Öykü değildi akanlar. Hemen yazmayı bırakmıştım.  Öyküye âşıktım, şiir gizlendiğim sığınağımdı. Karşıma çıkan metin ise ikisi bile değildi. Bıraktım, o metnin peşini.  Yeni öyküler geldi gitti. Oysa bir kenara attığım hikâyenin karakterleri yazdığım yeni öykülerin içine girip beni rahatsız ediyorlardı. Aylarca direndim karakterlere ve anlattıkları hikâyelere. Sonunda kazanan onlardı.  Kalem nereye gidecek, diye merakla takip ettim. Gün geldi tartıştık karakterlerimle, gün geldi birlikte ağladık. Gün geldi ayrılıklar yaşadık. Şunu gördüm, elimi bir kez uzattığımda onlar beş kez uzatıyordu. Yarı yolda bırakmıyorlardı. Şimdi ne olacak, dediğim her anın içinde bağlantı yollarını açıyorlardı.  “Aşk Susmadan Git” romanımın kısaca böyle bir öyküsü vardır.

Roman okurunda gözlemlediğim, girişken olmalarıydı. Söylemek istediği varsa internet veya imza günlerinde gelip buluyorlardı. Okur, söylemek istediklerini, pat, diye söyleyiveriyordu.  10 Ekim Ankara Garı Katliamı´nın olduğu gün romanın ilk söyleşi ve imza gününe denk gelince, iptal ettiğim söyleşiyi bir daha yapmak istemedim. Ancak bana ulaşan okurların söyleşi talebini, onların söyleşmesi yönüne çevirdim.  Birbirlerini tanımayan, böylesi bir okur etkinliğin de ilk kez yer alacakları ve seyirci karşısında olacakları için oldukça heyecanlandılar.  Böylece okur hareketi de başlamış oldu.   Açıkçası okurdan çok ben heyecanlıydım. Bir araya gelip ne konuşacaklarını net olarak bilmiyordum.

/resimler/2016-5/26/1130418273794.jpg30 Nisan Cumartesi günü, Uluslararası Ankara Öykü Günleri Derneği´nde, “Okurun Bakışıyla, Yorumuyla, Sorularıyla” başlığı altında, Adnan Kaya, Devrim Kol, Deniz Güzel, Feza Kılıç, Zekine İyican, Özgül Bike Yücelan, Hikmet Dönmez, Coşar Şarer ‘in katılımıyla gerçekleşen söyleşiyi, Hatice Günday Şahman yürüttü. Söyleşiyi merak eden başka okurlar ile kitabı okumak için bir neden arayanlardan oluşan kalabalık bir grubun olması, heyecanımızın dozunu artırmıştı.  Müzisyen arkadaşım Ozan Koç Yener´in müziğiyle bir nebze de olsa heyecanımızı bastırmaya çalıştık.  

Böylesi bir etkinliğe katkı sağlayan okurlara ve katılımcıların her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Belki de yazar, artık hiç konuşmamalı, harekete geçen-geçirilen okurlar konuşmalı. Okurların bir eleştirmen gibi roman hakkında yaptıkları değerlendirmelerse oldukça ufuk açıcı ve dikkate değerdi.  

Okurların konuşmalarından, Aşk Susmadan Git, üzerine kısaca söyledikleri:

Adnan Kaya: Sınıfsal olarak kazananlar var. Güç karşısında direnenler ve direnme gücünü kaybedenler… Sınıfsal bakan karakterleri iyi inceledim. Geçmişe götürdü beni. İşkence sahnesi çok etkiledi beni.

Devrim Kol: Daha önceden, Bedenim Tetikte öykü kitabını okumuştum, Aşk Susmadan Git, romanını da okuyunca, ezilenleri ve yoksulları, yani ötekileri yazıyordu, Tekgül Arı. Öyküden sonra yazdığı romanın matematiğini kurabilmiş. Her bir karakterin öyküsünü yazmış. Sanki birçok öykünün birleşmiş haliydi, roman. Kadının artık bir erkek tarafından değil de kendi kendini onaylaması dikkat çekiciydi. Romanın sorgulatan ve düşündüren bir yanı var.

Zekine İyican: Karakterleri önce karıştırdım. Bulmaca gibiydi.  Bu merak uyandırdı, hızlı okumama neden oldu. Sonunda her şey yerli yerine oturuyordu. Giriş bölümü, Tango sahnesiyle başlasaydı daha mı çarpıcı olurdu, diye düşündüm.

Deniz Güzel: Akıcı Türkçe kullanması, duyguları ifade edişi hemen bana yansıdı. Sincan, İsmet Paşa gibi semtleri ve siyasi olarak damga vuran yerlerin duygularını iyi vermiş. Irkçılık ve Uludere olayında farkındalık yaşadım. Birçok romanın sonunda düşen tempo, bu romanda aksine çok yükseliyordu.

Coşar Şarer: Canlandırma var. Bazı yerleri karıştırdım. Tekrar dönüp sayfalara baktım. Irkçılığı irdelemiş, bu önemli. Üç dört tane düşük cümle buldum. Bir yerde sözcük hatası vardı. Yayınevlerinin düzeltmeni olmalı. Yazarın gözünden kaçabilir.  

Hikmet Dönmez: Her şey söylendi aslında. Bana göre çok katmanlı roman. Sınıf farkı hemen görülüyor. Serhat ve Gülce´nin aşkı bana göre gerçek aşk. Diğerleri çıkara dayalıydı.  

Özgül Bike Yücelan: Roman aslında psikolojideki ‘bitmemiş işler´ kavramının etrafında dönüyor. Yaşamımız boyunca, bitmemiş işlerimizi bitirmeye çalışırız.  Seyran´ı ayağa kaldırarak, bitmemiş işini tamamlamasını işaret ediyordu. Sanırım bu yollar romancılar tarafından hep işaret edilmeye devam edecektir.

Mutfak: 23.05.2016-02:30

 

 

 

 

 

Anahtar Kelimeler: Okur, Hareketi
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
hikmet dönmez
26.5.2016 12:03:17
emeğine, yüreğine, kalemine ve gönlüne sağlık iyi ki varsın...
Yazarın Diğer Yazıları
Ölenler Yakınımdır (22 Mart 2016 - Salı)
Şikeste: Hasarlı Ruhlar ve Mekânlar (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
ÖYKÜNÜN HAMURUNDA KADIN ELİ (18 Kasım 2015 - Çarşamba)
Bizi Güneşe Çıkardılar: Anarşik Kızlar (05 Kasım 2015 - Perşembe)
ANKARA GARI KAN İÇİYORDU (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Sus keser mi? (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Milletvekillerimizden Anıt istemimiz üzerine hazırladığımız “Dizi Yazı”dır.
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
CHP NASIL KURTULUR?
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
sanat gündemi
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
EMPERYALİZMİN KISKACINDA TÜRK TARIMI - 19
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
TOROSLAR
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN ÖZGÜRLÜK BİLDİRİSİ AMASYA GENELGESİ´NİN 99. YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
DEMOKRASİ, KALKINMA, SAYGINLIK VE EĞİTİM
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
YENİ ADANA GAZETESİ VE BASIN BAYRAMI..
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Cumhuriyet Ekmeğinin Tuzu Yokmuş!
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DEMOKRASİ VE DİKTATÖRLÜK(2)
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
DEĞİŞİM ZAMANI
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
CUMHURİYETİN DEMOKRATİK EĞİTİMİ ULUSAL GÜCÜMÜZÜ OLUŞTURDUĞU GİBİ, “KİNDAR NESİL YETİŞTİREN EĞİTİM” DE ULUSAL YIKIMIMIZA YOL AÇAR!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
Bor Madeni ve Türkiye´deki Bor Rezervleri
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Türkiye Bilimsel Yayınalar Dünyadaki Yeri ve İran Güney Kore Karşılaştırması
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Ali Alp
Ata Ali Alp
aktüalite ve edebiyat
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ASKERALMA SİSTEMİ VE BEDELLİ ASKERLİK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
19 MAYIS 1919
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“YAŞAMAYA GEÇ KALDIM”(*)
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
UĞUR MUMCU
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Bereketli Hilal
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TEŞEKKÜRLER TOROS KAPLANLARI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
YAYLA YOLLARI
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
Desteğin Tam Zamanı
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Yeni dönem
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-5/3/1300599925334.jpg