Ahmet DUMAN


Normalleştirilenlerden misiniz?

Ölüm korkusu bile sindiremiyor korkutamıyorsa kim hangi güç nasıl yapacak bu işi?


Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?  Normal mi? Anormal mi?

Yıllardır, yukardan aşağıya emir verilerek, sert yaparak, gözdağı verilerek ülkenin ekonomisinin, dış politikasının yönetilmesine alıştık. Askeri eğitim gibi: Hani, çavuş bağırır ya “yürüyüş kararı sayılacaak!” rap rap rap rap dört adım sonra tekrar bağırır “say!” Sayarsınız; uyumlu bir şekilde hiçbir aykırı ses veya sayı çıkarmadan…

Bizi yönetenler “her Türk asker doğar” şiarına uygun bir biçimde yönetiyorlar bizi. Yani “fıtratımıza” uygun…

Aynı biçimde koronada da durumu çözmüş bulunuyoruz. “Normalleşileceeek! Ve hemen sonra: Normalleş!”

İlk “vak’a” saptanmasından bu güne 3 ay geçti her gün ölümler var ve toplam ölü sayısı beş bin dolayında… Bu geçen zaman içinde ölüm, ortalama günde 50 kişi.

Son günlerde korona istatistiklerinde göze çarpan biçimde bir değişiklik daha doğrusu ölüm sayısında ve vak’a sayısında gözle görülebilen bir azalma söz konusu. Yazıyı yazdığım 05.06.2020 tarihinde ölü sayısı 21! Yapılan 54234 testte hasta sayısı 988! Bu sayıların çok iyi olduğu söyleniyor. Ölü sayısı da oldukça düşük: 21. Bu sayıya 100 lü sayılardan geldiğimizi (örneğin, 21 nisan 2020 tarihli tabloda ölü sayısı 119) düşünürsek sayı az gibi görünüyor. Ölü sayısı bir sayısal olay olarak bakıldığında olumlu görünse de bence en olumlu sonuç ölü sayısının sıfır olduğu zaman alınacak sonuçtur. Ama durum çok kısa bir dönemde o sonuca ulaşılamayacağını göstermektedir.

Siz kendinizi nasıl hissediyorsunuz bilmem. Ama ben şu yukarda verdiğim sonuçlara bakarak kendimi çok normal hissedemiyorum.

Çıkabildiğim ölçüde evden dışarı çıkabildiğim zaman etrafıma şöyle bir göz atıyorum necip Milletimiz çoktaan normalleşmiş! Artık iyice ezberlediğimiz ve gerçekten yararına inandığımız önlemlerin birisine bile uyan yok. Üretilmesi ve dağıtılması neredeyse devlet krizine neden olacak düzeyde çalışılan maske’yi kimse takmıyor. Bu kimse kelimesi Tayyip Bey’i de içermektedir.  Eskiden de bu kadar içtenlikli ve sarmaş dolaş bir toplum muyduk? Hiç düşünmediğim için anımsayamadım; yeni ayırt ettim meğer inanılmaz ölçüde içtenlikli bir toplummuşuz yahu! Neredeyse çarşı pazarda kucak kucağa dolaşıyoruz… Böylece temas konusunu da ihmal ettikten sonra gelelim şu temizlik konusuna; bu konuda zaten pek söyleyecek bir şey olmadığı ortada: O kadar temiz o kadar temiz bir toplumuz ki, hasbelkader elimize geçirdiğimiz maskeyi takmak yerine çöpe bile atmayıp sokaklara atıyoruz.

Sindirilmiş toplum olmaktan ve korkutulmaktan hep yakınıyoruz ya ben artık bu kurama inanmıyorum. Bu toplum ne korkutulur ne sindirilebilir. Ölüm korkusu bile sindiremiyor korkutamıyorsa kim hangi güç nasıl yapacak bu işi. Sindirilmekten veya korkutulmaktan başka bir nedeni olmalı bunun sanıyorum duyargaları koparılmış, böcek gibiler bir şey duyamıyorlar!

Bu ülkede tam 3 ay günde 50 den fazla kişi ölmüş korona virüsten, halâ ölümler devam ediyor! Bir musibet başka nasıl kendini gösterebilir.  Çok şaşıyorum. Aldırmamak olası değil. Çünkü çok kişisel bir şey tehlikeye attıkları kendi canları değil ki. Doğrudan bizi, yakınlarımızı ve geleceğimizi tehlikeye atıyorlar…

Kendilerine ne yaparlarsa yapsınlar umurumda değil ama bu ülkeye yazık ediyorlar…

 



YAZARLAR

  • Cuma 39 ° / 22 ° Güneşli
  • Cumartesi 38 ° / 22 ° Güneşli
  • Pazar 36 ° / 23 ° Güneşli
  • BIST 100

    115.748%-0,99
  • DOLAR

    6,8697% 0,25
  • EURO

    7,7282% 0,32
  • GRAM ALTIN

    392,33% 0,25
  • ÇEYREK ALTIN

    647,3445% 0,25