Ahmet DUMAN


Muharrem Kararnamesi

İngiltereye Sağlık yardımı yaparken...


Tarih konuşmayı çok severiz. Çocukluğumda evlerde büyüklerimizin kendi aralarında, biraz büyüdükten sonra kahvehane köşelerinde tarih sohbetleri birinci sırayı alırdı. Özellikle son büyük savaşları sıcak yaşamış hele cepheye gitmiş insanlar varsa sohbet daha heyecanlı olurdu. Sonradan, okumaya başlayınca fark ettim ki, biz bu anlatılan tarihi bilmiyoruz. Buralarda kahramanlar başka başka bizim bildiğimiz kahramanlar ise “yalnız başlarına mı yaptılar bu işleri” durumunda, hep ikincil gösterilmeye çalışılırdı. Bu türden gayretlere güler geçerdim. Ortada koskoca bir tarih vardı çünkü. Meğerse bizim inandığımız ya da okuduğumuz tarih de “Resmi Tarih’miş” ve çoğu bölümleri yalan yanlış hatta propaganda malzemeleriyle doluymuş.  Bizim köyde kahvede konuşulan tevatürler sonradan “Gayrı Resmi Tarih olarak” piyasaya sürüldü…  Bu türün de kendine göre ilimini bilimini yapmış koca koca “tarihçileri” vardı. Bu tarihçilerin gazete ve dergilerde köşeleri tv lerde programları bile var…

Sonradan dikkatimi çekti bu tarihçi esnafı bazı konulara hiç değinmezlerdi. Örneğin Lozan Antlaşmasına ve imzalayanlara olmadık laf ederler, nedense Sevr Antlaşmasına ve onu imzalayanlara laf etmezlerdi. Lozan Konferansında görevli olarak bulunan en küçük rütbeli Dışişleri Görevlisinin şeceresini hangi ırktan veya mezhepten olduğunu anlatırlar da “Sevr Antlaşmasını kimler imzalamış? Antlaşma Osmanlı Meclisi Mebusan’ında da nasıl onaylanmış?” sorularına hiç değinmezler yanıt vermezler…

Ben tarihçi değilim ama gördüğüm kadarıyla Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra 2. Abdülhamid’e kadar başka padişah anmazlar. Geçen yıllarda Çanakkale’yi ziyaret etmiştim o zaman fark ettim ki; çok farklı bir Çanakkale anlatılıyor: Dualar, gözyaşları ve gök katlarından gelen savaşçılarla düşman durdurulmuş!

Tayyip Bey de tarihi çok seviyor zaman zaman İslam tarihine, bezende Osmanlı ve Cumhuriyet tarihine göndermelerde bulunuyor. Son olarak korona virüs nedeniyle sıkışan ekonomiyi kısmen düzlüğe çıkarmak için sms le 10.- tl. rica etti Milletten. Bazı çelişkiler yok değil mi? Var. Var olmasına da oyunbozanlık etmek istemiyorum. Haberlerde dikkat ettiniz mi bilmem, ekranın altında veya üstünde bir sloganla yardım isteği var. Fakat haberde ne var? İngiltere’ye İspanya’ya veya İtalya’ya gönderilen sağlık malzemesi yardımı! Sonra durup dururken Tekâlif-i Milliye Emirlerini anımsatmanın ne gereği vardı anlayamadım. Kurtuluş savaşı koşullarını düşünmek gerek. Elde avuçta hiçbir şey yok. Uzun uzun saymanın gereği de yok: ekmek yok ekmek! İşte o koşullarda Mustafa Kemal ulusuna başvurmuştur.

Cumhuriyetin para edecek nesi var nesi yoksa sat, yandaşlarından milyarderler yarat sonra da, 10.-tl. rica et! “Atatürk de toplamıştı de!” insaf yahu!

Bu günlerde tozdan dumandan ferman okunmuyor ama siyaset ve ticaret tam gaz! Aralardan kaçan sızıntılara bakılırsa imf önlemler önermek için hazırlık yapıyor. Şu borç verdiğimiz imf!

Sarayın tarihçilerine bir önerim var aldığınız parayı hak edin bari; Osmanlının nasıl borç bataklığına girdiğini bir anlatın 1854 yılında Londra borsalarından %6 faizle alınan 3 milyon sterlin borçla başlayıp 20 Aralık 1881 tarihli Muharrem Kararnamesi diye bilinen fermanla kurulan Düyun-u Umumiye idaresini anlatın… Bir işe yarar belki…

  



YAZARLAR

  • Cuma 34 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Cumartesi 33 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Pazar 32 ° / 21 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • BIST 100

    1.112%0,08
  • DOLAR

    7,5686% 0,29
  • EURO

    8,9772% 0,26
  • GRAM ALTIN

    475,72% 0,85
  • Ç. ALTIN

    784,938% 0,85