KEDİ KAZASI
Tarih: 18.12.2018 09:16:30 / 625okunma / 1yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

             Bizim ailenin kedi merakı Konya da başladı.

             Bankada çalışırken eve geliyordum ki, kapının girişinde bir kedi yavrusu gördüm. Gözleri yarı açılmış halde oraya, buraya toslayarak yürümeye çalışıyordu. Sevimli de bir duruşu vardı.

             Onu eve götürdüm. Mustafa ile Yasemin daha küçüklerdi. Yavruyu görünce çok sevindiler. Hanım da onların sevindiğini görünce kediyi beslemeye karar verdi.

             Sütçüden süt aldık. Ona her gün süt içirdik. Karnı doyunca çocuklarla oynamayı çok sevdi. Çocuklarda onu çok sevdiler. O günden bu yana evde kedi eksik olmadı.

           Daha sonra Adana´ya göçtük. Çoban dede türbesinin yakınında bir kedi bulduk. Bembeyaz, sevimli fakat dişi bir kediydi. Onu da aldık besledik. Çocuklar onu da çok sevdiler. Her gün onunla yatıp, onunla kalktılar. Bir gün sabah uyandığımda hepsi oturmuş ağlıyordu. Onların ağlamasını merak ettim.

           “Hayrola.”dedim. “Bir durum mu var ?”

              Hanım gözlerini sildi.

            “Kedi ölmüş.”dedi.”Mustafa üstüne yatmış.”

             Mustafa da ağlıyordu.

            Onun ağladığını o güne kadar hiç görmemiştim. Daha sonra kediye mezar yapıp gömdüler. Her gün mezarına bir şeyler koydular. Su döktüler.

             Daha sonra siyah bir kedimiz olmuştu. Diğer kedilere göre daha güçlü ve kuvvetliydi. Ona da yaklaşık iki veya üç sene baktık. Daha sonra o sokaklarda kayboldu. Hanım ve çocuklar sokaklarda kedi aramaya başladılar.

            Birisi tren yolunda tepelendiğini söyledi. Hanım ve çocuklar oraya koştular. Gerçekten de kediyi tren çarpmıştı ve bir ayağını ezmişti. Onu kucaklayıp getirdiler ve veterinere yetiştirmemi istediler. Sanırım yolda kedi öldü. Veteriner bir şey yapılamayacağını söyledi.

             Daha sonra onun yavrusunu büyüttüler. Rengi sarıydı ve babası gibi vahşiydi. Eve başka kedi sokmazdı. Yılda birkaç ay sokaklarda kedi kovalar, Mart ayında yorgun argın eve gelirdi.

            Ben beyaz bir kedi istiyordum.

            Kedinin beyaz olması hoşuma gidiyordu. Hanım bir kedi buldu. Her tarafı bembeyaz, gözleri de yeşildi. O da bizim Cemile´nin arkadaşı oldu. Onu kucağından hiç düşürmezdi.

             Daha sonra köye ev yaptırdık.

             Hala Bankada çalışıyordum. Ayda bir köye geliyor ağaçlara bakıyor geri gidiyordum. Hatun köye iki kedi getirdi. Biri o beyaz diğeri de sarıydı. Köye gelince eve geliyor, gidince karşı komşunun evinde pinekliyordu. O kadının başında da beş altı kedi daha vardı. Kadına;”Kedici ana.” demeye başlamışlar.

            Köye gelişimiz uzadıkça kediler de kayboldu.

           Çünkü tayinim Reyhanlı´ya çıkmıştı. Oradan ancak üç ayda bir köye gelebiliyordum. Çoğunlukla, Adana´ya geliş, gidiş yapıyordum.

            Bir gün Reyhanlı´da arabanın içinde bir kedi sesi duydum. Altına, üstüne, içine, dışına baktım bir türlü göremedim. Arabanın motor kapağını açtım. Kedi yavrusu içindeydi. Boruların altına sıkışmış bağırıyordu. Oradan çıkarmayı başardım. Çocukların yardımı ile onu yakaladık. Acından ölmek üzereydi. Eve getirdim ve karnını doyurduk. Çok sevimliydi.  Büyüdükçe güzelleşmeye başladı.           

              Diğer kedilerin yapmadığı numaraları yapıyor beni güldürüyordu. Ben ona;

            “ Reyhanlı güzeli.”Adını koymuştum.

            Gözleri bizim Emine´nin gözlerine benziyordu. Emine bizim temizlik firmasının elemanıydı ve güzel bir kızdı. İki yıl o güzel kediye baktık. Evde neşemize neşe katlıyordu. Fakat kedi dişiydi. Mart ayı gelince dışarıdaki kediler onu rahatsız ediyordu.

            Hanım evin bir penceresini açık bırakıyor, kedi de oradan dışarı çıkıp, giriyordu.

            Bir hafta kedi kayboldu. Reyhanlı´nın her tarafını aradık ama bulamadık.

            Ona çok üzgündük. Ev de bütün huzurumuz bozulmuştu. Hanım sokaklardan gelmez olmuştu. Bakkala gitmez, fırına gitmez, kasaba gitmez ama etrafta kedi aramaya giderdi.

         Sonunda kedimiz geldi. Ama Reyhanlı güzeli hastaydı. Bir ayağını kırmışlar, aç ve susuz kalmıştı. İçeri aldık ve güzelce yıkadık. Daha sonra kırık ayağını sardık. Günlerce içeriden dışarıya çıkarmadı. Kedi yine güzelleşmeye başlamıştı.

            Daha sonra Reyhanlı güzelinin çocukları oldu. Onlar kendisine benzemiyordu. Hepsini büyüttük. Mutfağın yanında bir kulübe yaptık. Yavrular orada büyüdü ve sokaklara dağıldılar.

                 Reyhanlı güzelini köye getirmeye karar verdik.

                 Ne yazık ki Kadirli çıkışında arabadan atladı ve evlerin arasına dalıp gitti. Günlerce sokaklarda onu aradık. Fazla zamanımız yoktu. Hafta sonu geliyor, iki gün duruyor, geri gidiyorduk. Her geldiğimizde de onu arıyorduk.

               Bakkal´ın biri

             ”Onu tanıdığını, fırından ekmek verdiğini,  etrafta dolaştığını söyledi.”

               Hanım bu habere çok sevindi. İzne ayrıldığımızda onu bulduk ve köye getirdik.

               Daha sonra diğer kediler de geldiler. Yine üç tane kedimiz olmuştu.

               Bir gün Şıh Mehmetli köyünden bir akrabamız geldi.

               “Kediyi çok sevdiklerini, onu evde besleyeceklerini söyledi.”Hanım da onlara inandı kediyi verdi. Bir süre sonra o tarafa gittik ve kediyi sorduk. Onlarda;

              .”Kedinin kaybolduğunu.” söylediler. Sonradan öğrendik ki kediye hiç bakmamışlar. Aynı gün dışarı atmışlar. Köyde her tarafa sorduk kimse görmemiş.

            Hanım da ben de ona çok üzüldük. Her gittiğimizde etrafta onu aradık. Fakat bir türlü bulamadık.

             Bir gün zeytin bahçesinin üst tarafında bir kedi sesi duydum. Durmadan miyavlıyor, yardım istiyordu. Yavaşça yanına yaklaştım. Bembeyaz bir kediydi. Fakat yakalanması mümkün değildi. Durumu hanıma ilettim. O bir yolunu buldu. Ekmek verdi su verdi ve kediyi yakaladı. Biraz çirkindi ama bembeyaz bir kediydi.

             Diğer kedilerle birlikte ona da baktık. Yaklaşık yanımızda üç veya dört sene kaldı. Yaylaya gidince baldızın evine yerleşiyor, gelince de geliyordu. Bir gün hastalandı. Sanırım ormanda bir şey kulağını parçalamış. Köpek de olabilir. Daha sonra Baldızın balkonuna sığındı ve orada öldü.

              Elimizde yine iki kedimiz vardı.

              Kedilerin her zaman biri büyük diğeri küçüktür. Fazla yaşamadıklarından dolayı biri giderse diğeri bizde kalır. Bu her zaman böyle olmuştur. Köyde iki kedinin varlığı, yılandan, çıyandan ve zehirli yaratıklardan bizleri korur.

             Büyük kediyi bir çuvala koyduk yaylaya getirmeye çalıştık. Yolda torbayı yardı ve kaçtı. Günlerce gelmesini bekledik. Yaşlı olduğundan geri gelmedi.

             O yıl güz döneminde komşu iki tane kedi yavrusu getirdi. Biri sarı, biri renkliydi. Tıpkı bir çocuk gibi sevimliydiler. Hanım ikisini de aldı beslemeye karar verdi.

              Yayla dönüşü köydeki komşumuz kediyi görünce istedi. Onu kıramadık. Sarı kediyi verdik. Diğer kedi bize kaldı. Daha sonra yanına başka bir kedi bulduk. Bizim vahşi kedinin yavrusuydu ve sarıydı. Onunla birlikte iki kedimiz olmuştu. Diyorum ya iki kedi bile bize az. En az üç kedi beslemeye sanki mecburuz.

              Bir gün kadirlide yeğenin evine gittik. Oradan biraz eşyasını babasına getirecektik. Evlerinin yanında sokakta bir kedi gördük. Çocuklar elleriyle mıncıklıyor, seviyor görünüyorlardı. Hanım onu görünce dayanamadı. Çocukların elinden kediyi aldı. Eve getirdik. İşte hikâyemizin asıl kahramanı bu kedi oldu.

               Hanım kedinin adını,” Tekir.”koydu. Diğer iki kediye göre hem küçük, hem de cinsi farklıydı. Diğerleri gibi vahşi değildi. Hanımın ayağının dibinde dolaşır. O nereye gitse arkasından giderdi.

             Tekir´i diğer vahşi kediden korumak için yaylaya götürmeye karar verdik. Arabanın içinde eşyaların arasına bıraktık. En az on beş kilo metre uzağa kadar miyavladı. Kaçmak için kontrol etmedik yer bırakmadı. İşte böyle bir anda arabanın ön camını hafiften açtım.

             Bir süre sonra kedi açık yerden çıkmaya çalıştı. Ben otomatik camı kapatmaya uğraşırken kafasının cama sıkıştığını gördüm. Birden onu kurtarmaya çalışırken, araba yoldan çıkmıştı.Frene bastım ama bir kere yan dönmüştük.

             İki takla mı attık, yoksa bir takla mı attık bilmiyorum, hanım ayağımın altında bağırıyordu.”Üstüme basma.” diye. Ben ne yaptığımı bilemez durumdaydım. Sonunda kapıyı açmayı başardım. Ve arabayı söndürdüm. Hanım´ı da dışarı çıkardım.

             Bizde, yara, bere yoktu. Araba bayağı hasar görmüştü. Fakat kedi de yoktu. Nasıl çıktı, nasıl kaçtı anlayamadım. Kedi yüzünden kaza yapmıştık. Kedi ise bir yolunu bulup kaçmıştı. Biz yaşadığımıza şükrediyorduk.Bu bir kedi kazasıydı.

Anahtar Kelimeler: KEDİ, KAZASI
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
İhsan DEMİR
30.12.2018 10:48:50
Sürükleyici ve anlattığınız kadar gerçek bir yaşanmışlık, hayvanlara olan sevginiz ve onlara verdiğiniz değer tabii ki çok güzel ve sevindirici.. Gönül ister ki sizin gibi, tüm insanlar savunmasız ve muhtaç her canlıya sahip çıksın,kucak açsın..
Yazarın Diğer Yazıları
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TEMSİLCİLERİMİZ İLK YARININ SON HAFTASI SIFIR ÇEKTİ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
MİYOPLAR UZAĞI GÖREMEZ, GÖREMİYORLAR!
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ANADOLU´M, ATA YURDUM
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 80.YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
BİLMEKVE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
CHP, Bu Seçime Katılacak mı?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DÜNYA´DA SEVİLEN LİDER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
ABD´NİN ETNİK BÖLÜCÜLÜK KIŞKIRTMASINA KARŞI ATATÜRK´ÜN TAM BAĞIMSIZLIK İÇİN LAİK, YANİ DEMOKRATİK ULUSAL BİRLİK MODELİ HAYKIRILMALIDIR!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsan Geçmiş Kısa Tarihi Ve Yaratığı Teknoloji İle Karşı Karşıya Gelmesi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
İSTANBUL ROMANLARI
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ABD, BÖLGESEL OYUNDA ŞAŞIRTMIYOR
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
SEÇİMLER ÖNCESİ TÜRK HALKINA ÇAĞRIMDIR
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık-elş.deneme YASEMİN BÜLBÜL-“SON SALTANAT ERTUĞRUL”(*)
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AT
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
Formanın ağırlığını hissetmek gerek
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR İYİ YOLDA
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
BÜROKRASİ VE SAĞLIK ÜZERİNE
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-12/19/1422573915426.jpg