KARAİSALI´DAKİ İLK ÖĞRENCİ PANSİYONU
1986 yılında Karaisalı´nın nüfusu ilçe merkezi 5.900, ilçe toplamı 60.600 kişiydi. Alan olarak Adana´nın en geniş ilçesiydi. Sadece Karaisalı merkezde, Karsantı ve Akören´de lise ve ortaokul; Çatalan´daortaokul vardı. 105 köy muhtarlığımız ve yanlış hatır
Tarih: 13.10.2016 14:05:09 / 2316okunma / yorum
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!

 

1986 yılında Karaisalı´nın nüfusu ilçe merkezi 5.900, ilçe toplamı 60.600 kişiydi. Alan olarak Adana´nın en geniş ilçesiydi. Sadece Karaisalı merkezde, Karsantı ve Akören´de lise ve ortaokul; Çatalan´daortaokul vardı. 105 köy muhtarlığımız ve yanlış hatırlamıyorsam, 240 küsur yerleşim birimi bulunmaktaydı. Bu 105 muhtarlıktan bugün sadece 58´i Karaisalı´ya bağlılığını sürdürüyor. Kalanı Aladağ, Çukurova ve Sarıçam ilçelerine bağlandı. Bir tanesi de Tarsus´a geçti.

Köy çocuklarının ilkokul sonrası eğitimlerine devam edebilmesi neredeyse imkansızdı. Bazıları, eğer bir akrabası varsa ilçede ya da Adana´da onlara sığınarak okuyabilirlerdi. Bazıları tesadüfen, yatılı okul sınavlarını kazanıyor ve devlet tarafından okutuluyordu. Sadece Salbaş´ta ve KarsantıKıcak köyünde, devleti yönetenlerin beğenmediği, horladığı, ötelediği Süleymancılar denilen gruba ait iki adet yurt vardı ama bu yurtlarda da daha ziyade Kur´an eğitimi gören çocuklar kalıyor; şansı olanlar ortaokula gitme fırsatı yakalıyordu.

Ben de aynı kaderin içerisinden geçerek gelmiştim. İlkokulda tüm öğretmenlerim, mutlaka orta öğrenimime devam etmemi hararetle tavsiye ettikleri halde, eğer 1968 yılında Türkiye Kalkınma Vakfı´nca Tarsus´ta açılan 32 öğrenci kapasiteli o minicik öğrenci yurdu olmasa, açılan sınavda ilk otuz iki kişilik listeye girmemiş olsam, ilkokul sonrası eğitimime devam edebilmem mümkün olmayabilirdi. Benimle birlikte mezun olan kız öğrencilerin hiç şansları yoktu. Erkek öğrencilerdense sadece iki kişi ortaokula kaydımızı yaptırabilmiştik. O iki kişiden biri, yani ben; üniversite yıllarında bir yandan da çalışarak kaymakam olmuştum. Diğer arkadaşım, üniversiteyi kazandığı halde yüksek öğrenimine devam edememiş, o tarihte Adana Balcalı Hastane´sinde radyoloji teknisyeni olarak çalışıyordu.

Kaymakamlık öncesi altı yıl ilkokul öğretmenliği ve yöneticiliği yapmıştım. Belki de bu yüzden eğitim konuları daha çok vaktimi alıyor, daha çok ilgi alanıma giriyordu. Onca öğrenci mezun olmuşken ilkokuldan, devam edecek imkan yokluğu, parlak zekalı, Anadolu´nun bozulmamış, tertemiz bu yöresi çocuklarının köyde körelip kalmalarına yol açıyordu. Bu, bir kader değil, gelmiş geçmiş yöneticilerin beceriksizliğinin sonucuydu. Bu çıkmaz sokağın önünü açmak gerekiyordu. İlk işim ilçede köy çocuklarının barınabileceği bir yurt açmam olacaktı, olmalıydı.

Ama nasıl? Devlet yatırım programına bir yurt veya yatılı pansiyon yapımı, bir şekilde aldırılabilirdi. Adana´da ve Ankara´da takip edilirse bu mümkündü. Ama bu, üç-beş sene daha ihalenin, inşaatın ve mefruşatın temini, yöneticilerin atanması için beklemek demekti. Benimse hemen çözüm bulmam gerekiyordu.

İşte o ortamda, bir imkan olduğunu gördüm. İlçe merkezinde tamamen halkın girişimi ve dayanışması ile bir İmam Hatip Lisesi binası inşa edilmekteydi. Binanın zemin katı eğitim öğretime hazır hale gelince, Milli Eğitim Bakanlığı´ndan resmi açılış için onay istedik ve onay verildi. Atamalar yapıldı.  Binanın sadece zemin katı kullanılacaktı. Birinci katınsa sadece kaba inşaatı bitmişti. Kapı pencere, boya badana gibi ince işler, halktan gelecek yıl toplanacak yardımlarla yapılacaktı. İşte bu binanın inşaatı hızlandırılabilir, yurt gibi yatılı pansiyon olarak kullanılabilirdi.

Fikrimi İlçe Milli Eğitim Müdürü Zamir Genç (Allah rahmetini bol etsin), Belediye Başkanı Hasan Hüseyin Kuşçu ve Karaisalılar Derneği (KarDer) Başkanı, eski İl Milli Eğitim Müdürüemekli albayAli Gür (Allah rahmet eylesin) ile paylaştım. Bugün gibi hatırlıyorum. Hepsi de en az benim kadar istekli ve heyecanlıydılar. İmam Hatip Lisesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği (İHLYYD) Başkanı Hüseyin Pehlivan ve dernek yönetim kurulu üyelerini topladım. KarDer Yönetim Kurulu toplantısına Belediye Başkanı ile birlikte katıldık. Onlar da aynı heyecanı gösterdiler. Bu ilgi başaracağımıza inandırdı beni.

Sonraki günlerde KarDer´in girişimi ile Adana´daki hemşeriler harekete geçirildi. İHLYY Derneği hemşerilerin maddi destekleriyle binanın inşaat eksiklerinin tamamlanmasını bir yıl öne aldı. Açılacak yurdun yemekhane işletmeciliğini üstlendi. KarDer yurdun mefruşatını (ranzalar, yataklar, battaniyeler, nevresim takımları, kap kacak ve benzerlerini) temin etmeyi üstlendi. Adana´daki hemşerileri harekete geçirdi. Bu konuda iki isminhatırasını vefa ile anmam gerekir. Birisi Geçioğlu kuyumculuk sahibi (şu anda ismini dahi hatırlamıyorum), diğeri Özel Çağ Koleji sahibi (sonradan Çağ Üniversitesi kurucusu olan) rahmetli Yaşar Bayboğan. Bunlar herkesten fazla katılım sağladılar.

İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Mütevellisi olarak bizler de iaşe (yiyecek) alımlarını üstlendik.

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticileri ve öğretmen arkadaşlarım “yaz ayları tatil aylarıdır” demediler, boş durmadılar. Özellikle Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürleri Abdulhadi Baz ile Mustafa Arıcı´nın emeklerini şükranla ifade etmeliyim. O yıl mezun olan köy çocukları arasında bir yarışma sınavı açtık. Başarılı 60 öğrenci yurda kayıt hakkı kazandı. İmam Hatip Lisesi Yapma ve Yaşatma Derneği yöneticilerini iknada en çok zorlandığım “yurttan sadece İmam Hatip Lisesi öğrencileri değil, ortaokula kayıt yaptıran tüm öğrencilerin yararlanması” konusu idi. Onlar “-İmam Hatip Lisesi binasında açılacak yurtta sadece İmam Hatip Lisesi öğrencilerine hizmet verilmeli” yaklaşımındaydılar. Zor da olsa ikna ettim.

Listeler belli olduktan birkaç gün sonra kaymakamlıktaki görevli arkadaşlar “bir köylü vatandaşın benimle görüşmek istediğini” söylediler. Sanırım Eğlence (ya da Emelcik) Köyü´ndendi. Yanında yuvarlak yüzlü, kısa boylu, tıknaz, gözleri pırıl pırıl parlayan bir erkek çocuğu ile girdi makama. Girerken de oğlanın ensesine bir şaplak oturttu, incitmeden; “-Yürü lan kerata!” diyerek. Sonra bana yöneldi. “-Kaymakam bey, benim beş oğlum var. (Rakamı yanlış hatırlıyor olabilirim.) Bu en küçükleri. Hiç birini okutamadım. Bunu okutmak istiyorum. Ama bu kerata da sizin açtığınız imtihanda yedekten ikinci olmuş. Bunu da alın yurda. Bu da okusun!” dedi. Babasının suçladığı çocuk mahcubiyetten hep yere bakmaktaydı. Adam duru, saf, o Anadolu insanının yakınlığı ve içtenliğiyle samimi bir yaklaşımla kendini ifade etmişti. O anda ortaokuldayken barındığım yurda vardığım ilk günü hatırladım. Yurt ile okul arasındaki bağlantı yolunu dahi bilmiyordum. Nedendir bilmem, arkadaşlarımdan geç kalmıştım. Ve ulaştığımda onlar topluca okula gitmişlerdi. Hakkımı kaybederim korkusuyla, “-Sen niye geç kaldın?” diye soran yurdun bekçisine hıçkırıklar içinde mazeretimi anlatmıştım. O da sevecen bir baba yaklaşımıyla: “-Ağlama, ağlama. Sen de bir gün geç gidersin okula” demişti.

Zamir Beyi aradım. “-Hocam yatakhanelere bir ranza daha yerleştirebilir miyiz?” dedim. “-Hemen bakar, bilgi veririm” dedi. Köylü vatandaş daha çayını içip, daireden ayrılmadan çıktı geldi. “-Kaymakam bey, soldaki son oda var ya, baktım, ölçtüm, oraya bir ranza daha sığdırabiliriz,” dedi. Sanki bir yük kalktı üstümden. Çok sevindim, teşekkür ettim. “-Ranza siparişimizi 31´e çıkaralım, bu delikanlıyla birlikte 61.nci sıradaki çocuğumuzu da davet edelim,” dedim.

(Bu konu ile ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı´nca açılan soruşturmayı daha sonraki bir yazıda anlatayım. Çünkü yazımız epeyce uzadı.) Ama bir husus, bir gurur tablosu var ki, siz okuyucularla mutlaka paylaşmak, hem de hemen paylaşmak istiyorum.

Karaisalı´dan ayrıldıktan birkaç yıl sonra, tarihinden tam emin değilim, 1993 yılının mayıs ya da haziran aylarıolmalı. Diyarbakır´da vali yardımcısı olarak çalışmaktaydım. Bir akşam TRT televizyonunda akşam haberlerini izlemekteydim. Ümit Milli Güreş takımımız mı, Liseler Arası Güreş Milli Takımımız mı, Kanada´da yapılan güreş turnuvasında dünya şampiyonu olmuş. Haberlerde sporcuların yurda dönüşleri ve uçaktan inişleri görüntülü olarak veriliyordu. Mutfaktaki eşimi çağırdım. “-Gel, gel bak ne göreceksin?” dedim. Takımdaki altın madalyalı üç güreşçiden birisi, bizim o meşhur 62.nci sıradaki öğrencimizin ta kendisiydi. İşte o anki mutluluk, tüm yorgunluklara, tüm yılgınlıklara değerdi. O ne güzel bir duyguydu !

Bu yazı yarım kaldı. Gerisini gelecek hafta yazalım, okuyalım.Sağlıcakla kalınız.

Anahtar Kelimeler: KARAİSALI, DAKİ, ÖĞRENCİ, PANSİYONU
Yazarın Diğer Yazıları
GİRİŞİMCİ İDARECİLİK (19 Temmuz 2017 - Çarşamba)
ÖZALP´TE YİRMİ AY (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
SOSYAL SERMAYE (06 Temmuz 2017 - Perşembe)
OLUR MU, OLUR (30 Haziran 2017 - Cuma)
ÖZEL HASTANESİ OLMAYAN ORDU (23 Haziran 2017 - Cuma)
SAHTE DİPLOMA ÇETESİ (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
TANRI MİSAFİRİ (07 Haziran 2017 - Çarşamba)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (3) (07 Haziran 2017 - Çarşamba)
ÖĞRETMENEVLERİ (02 Haziran 2017 - Cuma)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (2) (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
İŞ PARAYLA YAPILIR (20 Mayıs 2017 - Cumartesi)
DENİZ BAYKAL (12 Mayıs 2017 - Cuma)
ARSA ÜRETİMİ ÖZALP BOYALDI ÖRNEĞİ (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
K E H A N E T (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BUGÜN ÖĞRETMENLERİN MAAŞ GÜNÜ (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
1982 ANAYASA REFERANDUMU (19 Nisan 2017 - Çarşamba)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (3) (13 Nisan 2017 - Perşembe)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (2) (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (1) (11 Nisan 2017 - Salı)
MİLLİYETÇİLİK ÜLKÜCÜLÜK (09 Nisan 2017 - Pazar)
VALİLİK LOGOSU (06 Nisan 2017 - Perşembe)
BÖYLE Mİ OLMALIYDI ? (30 Mart 2017 - Perşembe)
PUTLAR VE İNSANLAR (29 Mart 2017 - Çarşamba)
KÖMÜR TAŞIMA VE DAĞITIM İHALESİ (23 Mart 2017 - Perşembe)
TACİZ Mİ, İFTİRA MI? (19 Mart 2017 - Pazar)
TACİZ Mİ, İFTİRA MI? (19 Mart 2017 - Pazar)
EĞRİYE EĞRİ DİYEBİLMEK (15 Mart 2017 - Çarşamba)
ATAMA YETKİSİ CUMHURBAŞKANINDA OLMALIDIR (11 Mart 2017 - Cumartesi)
TURAN KÖY (05 Mart 2017 - Pazar)
HAKİM HASAN BEY (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
İFTİRA ATIYOR, HAKARET EDİYORSUNUZ! (20 Şubat 2017 - Pazartesi)
APAÇİLERİN YOLU (19 Şubat 2017 - Pazar)
SÜRGÜN (05 Şubat 2017 - Pazar)
KARLA MÜCADELE (15 Ocak 2017 - Pazar)
ALMAN FÜHRERİ HİTLER (03 Ocak 2017 - Salı)
Ç İ N Ç İ N (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ! (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ALADAĞ KKKKK (02 Aralık 2016 - Cuma)
SAKINCALI ÖĞRETMEN (2) (24 Kasım 2016 - Perşembe)
SAKINCALI ÖĞRETMEN (1) (23 Kasım 2016 - Çarşamba)
KIZILDAĞ 1986 (11 Kasım 2016 - Cuma)
MEYVELİ AĞAÇ (04 Kasım 2016 - Cuma)
TEBRİZLİ GENÇ (18 Ekim 2016 - Salı)
BİZ ONU GÜDEMEK, ARKASINDAN GİDEMEK (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
KARAİSALI´DA BİR MODEL DENEMESİ (29 Temmuz 2016 - Cuma)
YÜZÜNÜ DAHİ GÖRMEK İSTEMİYORUM (12 Temmuz 2016 - Salı)
TİN TİN GİDİP, TIN TIN DÖNMEK (28 Haziran 2016 - Salı)
ANGARYA YASAKTIR (27 Mayıs 2016 - Cuma)
DİLENCİSİ OLMAYAN İLÇELER (19 Mayıs 2016 - Perşembe)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
TEL KAFES VE KUYU
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
DUVARA KARŞI YÜRÜMEK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
”ÇUKUROVA´DAN SESLER-1” ALİ LİMONCU
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
GİRİŞİMCİ İDARECİLİK
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ŞİMDİLİK HOŞÇA KAL CANIM, GÜZEL İZMİR
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞININ ÖZGÜRLÜK VE EGEMENLİK GÜNEŞİ 19 MAYIS 1919 SABAHI KAHRAMANLAR DİYARI SAMSUNDA DOĞDU
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
ÜNİVERSİTELERDE ÖRGÜTSEL ADALET
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
DÜŞÜNCENİN BİLİM, SANAT VE GERÇEĞE UYGUNLUĞU-Fikri Akdeniz (*)
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
YENİ ADANA 100. YILI RÖPÖRTAJI
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
AYRICALIKLI OLAN KİM?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
TARİHİN VERDİĞİ DERS VE ADALET YÜRÜYÜŞÜ
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
MANİSALI ALİ BEY
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ALİ LİMONCU VE “ÇUKUROVA´DAN SESLER”
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Böylesi Ancak Bizde Olur Dedirtecek Bir Memleket Durumu
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ORTADOĞU GELİŞMELERİ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Celal Topkan
Celal Topkan
ERDOĞAN FETÜLLAH GÜLEN İLİŞKİSİNİ, AMACINI VE SONUCUNU DOĞRU ANLAMAK VE KAVRAMAK GEREKİYOR
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ben, Sen, O. Biz, Siz, Onlar
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
MAVİ ŞİMŞEKLER 34 PUANA DEMİR ATTI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
YEMEN NERE? KOZAN NERE?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
ÜNİVERSİTE VE ELİF HOCA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
ADANA´DA FUTBOL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
PROMOSYON NEDİR?
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
25 °C
Pazartesi
25 °C
Salı
25 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg