(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


KADDAFİ LİBYASINDA DİPLOMATİK YAŞAM

‘’Kaddafi’ye ‘kudurmuş köpek’ diyerek Libya’yı bombalayan, çocuklarının ölümüne yol açan Reagan’ın ıstırap dolu, aşağılayıcı görüntüsünü tüm Libya ile biz de ezberlemiştik’’


1986 yılındaki ABD hava saldırısı ve ambargolardan sonra Libya halkı zor günler yaşamaya başlamıştı.

Kitleler, terörizme desteği nedeniyle ülkesi bombalanan Kaddafi’nin Libya petrol gelirlerini kendi halkından çok uluslararası anarşist ve ayrılıkçı hareketlere kanalize ettiğine inanıyordu.

Daha önce göz yumulan istibdat uygulamalarına itirazlar gelmeye başlamıştı.

Trablus’ta göreve başladığımız günlerde Libya, uzun yıllar sürecek, sonunda rehber Kaddafi’nin linç edileceği bir ambargo, yokluk ve siyasi çalkantılı sürece girmekteydi.

***

Komşu komşunun tuzuna muhtaç yıllarıydı.

Klasik diplomatik temaslar olmadığı gibi sosyal hayat da yok gibiydi.

Libya ile ciddi ekonomik bağları olan birkaç ülke dışındaki büyükelçilikler kapanmış, açık olanlar da ailelerini tahliye etmiş, çekirdek kadrolarla çalışmaktaydı.

Büyükelçiliğimiz tam kadro, Türk Şirketleri ve birkaç dost ülke temsilciliği ile iletişim ve dayanışma içinde ayaktaydı. 

GEZİ REJİMİ

Yabancılara gezi rejimi vardı.

Trablus’un 40 km dışına taşan seyahatler izne tabiydi. Tarih, güzergah, araç plakası ve kişi bilgilerini nota ile Dışişlerine bildirilir, ısrarlı takip ve ricalardan sonra alınan izin belgesi ile askeri kontrol noktalarından geçilirdi.

Türk Şirketlerini de ziyaret amacıyla, Trablus’a üç saatlik mesafedeki Misurata şehrine konvoy yaptığımız olurdu.

Şirketlerimizin yerleşkelerinden denize girer, tenis oynar, akşamları Misurata’nın gözbebeği Şahin Kaptan’ı ziyarete giderdik. Şahin Kaptan ve eşi yaptıkları yasaklı likörlerden ikram eder, şirket villalarında konaklardık. Misurata 1980’lerde Türk işçisi yoğun küçük bir Anadolu kasabası gibiydi.

***

Meşakkatli mesai saatleri hitamında soluklanabileceğimiz adreslerin başında el değmemiş sahiller geliyordu.

Haberleşip, şehir içindeki Regatta İtalyan plajı ya da Tacura Çekoslovak plajında buluşurduk. Regatta, Trablusluların buluştuğu geniş bir kompleks, Tacura ise Çekoslovak şantiyelerine yakın, tenha, temiz kumsallı doğal plajdı.

HIRSIZ REAGAN

Ülkede sadece akşamları yayınlanan, tek kanal Cemahiriye televizyonu vardı.

Açılışta, kapanışta, ana haberlerde ve yayın bozulduğunda necefli maşrapa niyetine ‘çocuk katili, kasa hırsızı’ vurgusuyla ABD Başkanı, eski aktör Reagan’ın, kasa soyarken vurulup, acılar içinde kıvrandığı eski bir filminin sahnesi tekrar tekrar gösterilirdi.

 

Kaddafi’ye ‘kudurmuş köpek’ diyerek Libya’yı bombalayıp çocuklarının ölümüne yol açtığı iddia edilen Reagan’ın 2-3 dakikalık ıstırap dolu, aşağılayıcı görüntüsünü tüm Libya ile biz de ezberlemiştik.

***

Libya televizyonu, boşluk doldurmak için kasa hırsızı Reagan’ın yanı sıra sık sık bir bedevi çöl düğününü gösterirdi.

Kafasına çuval geçirilmiş dans eden bir kadın ve etrafında yalelli çekerek tempo tutup dönen uzun giysili, sarıklı bedevi erkekler.

TRABLUS AKŞAMLARI

Evimiz, Büyükelçiliğimize bitişik, Kıbrıslı bir iş adamımıza ait Müdüroğlu apartmanındaydı. Komşularımız mesai arkadaşlarımızdı.

Akşamları birlikte olur, yer, içer, müzik dinler, ailecek pis yedili, İsim bitki şehir oynadığımız olurdu. Kandırmaca isimlere itiraz eder, kaybedenlere verilen cezalarda çocuklar gibi çıngar çıkarırdık.

Akşamları şehirde pek yürünmezdi. Sezen Aksu, Nilüfer, Seyyal Taner veya MFÖ’lerin Türkiye’den gelen altın kıymetindeki kasetleri eşliğinde arabayla Trablus’un altını üstüne getirirdik.

Yeşil Meydan, Türk Çarşısı, Regatta yolu ve kornişten geçerdik.

Yeşil Meydan, kutsal sayılır, arabayla girilmezdi, çevresinde turlardık.

Meydanın köşesinde kaldırıma açtığı tezgahta çiçek kolye ve tütsü satan aksakallı satıcıyı uzaktan izler hakkında komplo teorileri üretirdik. Yeşil Meydanın istihbarat şefi mi yoksa uyuşturucu ot satıcısı mı olduğu hala bizim için sırdır.

Çok sıkıldığımıza rutini kırmak için Trablus havaalanına gider, birer miranda içerken şehir meydanındakilerden özenle giyinmiş yolcuları izler, eve dönerdik.

KARARGAH

Bir gece yarısı şehirde yolumuzu kaybetmiştik. Eşimin eski Türkçe bilgisiyle ‘El Markaz’ olarak okuduğu ‘El Matar’ yazan bir levhayı takiple merkeze ulaşacağımızı umarken, kendimizi Kaddafi’nin bilinmeyen karargahlarından birinin küçük uçak pistinde bulmuştuk.

Kaddafi, Amerika vuracak korkusuyla, çok sayıda ev ve seyyar çadır arasında sürekli yer değiştirir, nerede olduğu bilinmezdi. 

Yanlışlıkla da olsa bu gizlenen bölgeye diplomatik plaka ile yaklaşmanın bir bedeli olabilirdi.

Paniklemiştik, silahlı nöbetçilerin dur ihtarına aldırmayıp, gaza basıp bölgeden uzaklaşmaya çalışırken arkamızdan makineli tüfek seslerini duyuyorduk.

Bu olayı hatırladıkça hala soğuk terler dökerim.



YAZARLAR

  • Cuma 34 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Cumartesi 33 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Pazar 32 ° / 21 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • BIST 100

    1.113%0,18
  • DOLAR

    7,5673% 0,27
  • EURO

    8,9638% 0,11
  • GRAM ALTIN

    474,82% 0,66
  • Ç. ALTIN

    783,453% 0,66