İVO ANDRİC´İ NASIL BİLİRDİNİZ? -2-
İzzetbegoviç, yazarın“Müslümanlara kini de iyi bilinir”sözüne dayanak olacak bir gönderme yapmamıştır. İfadesinden de anlaşıldığı üzere, bu yargının en azından kendi düşünce çevresi için tartışmasız sayılan genel bir yargı olduğunu göstermektedir.
Tarih: 13.7.2015 09:57:41 / 1345okunma / 1yorum
Birgül Ayman GÜLER

 

İvoAndric (1892-1975), Türkçe´ye çevrilen kitaplarında “hümanist, tarafsız, nesnel, Batı üstünlüğüne karşı özvarlığı Bosnalılığı yükselten yazar” diye nitelendirilmişti.

Ne var ki Bosna Hersek Devletinde Boşnakları temsil eden Cumhurbaşkanı Aliyaİzzetbegoviç,2000 yılında Bosna´ya yerleşen yabancı devletlerden gelmiş yöneticilerin Bosna kültürüne ve halkına karşı önyargılı olmalarından şikayet ederken, bundaki sorumluluğu açıkça İvoAndric´e yüklemiştir:

“[Yabancıların] Çoğunluğu, kafalarındaki Bosna fikrini, Avrupa´da popüler olan Andric´in romanlarından edinmişti: bu romanlarda Bosna imajı da şöyleydi: ‘Üç dine ait olanlar, akılsız ve derin bir biçimde, doğumdan ölüme kadar, birbirinden nefret eder ve bu nefret ölümden sonraki hayata akseder. (…) Bu nefretle doğarlar, büyürler ve ölürler.´ Andric´in Müslümanlara kini de iyi bilinir. Bu önyargı duvarını yıkmak zor.”Tarihe Tanıklığım, 2003.

İzzetbegoviç, yazarın“Müslümanlara kini de iyi bilinir”sözüne dayanak olacak bir gönderme yapmamıştır. İfadesinden de anlaşıldığı üzere, bu yargının en azından kendi düşünce çevresi için tartışmasız sayılan genel bir yargı olduğunu göstermektedir.

Bu durumda Türkçe çevirilerin sunuş ve tanıtım yazılarında kağıda düşmüş değerlendirmelerle, Bosna´da müslüman kesim arasında geçerli olan yargılar arasında ciddi bir uzaklık, hatta karşıtlık olduğu ortaya çıkmış bulunuyor.

“OĞUL” ile KAHRAMAN ARASINDA

İvoAndric, Boşnak Cumhurbaşkanı İzzetbegoviç´in bu değerlendirmeleriyle “eksiksiz hümanist” olmaktan kesin bir şekilde uzaklaştırılmıştır. Aynı dönemde, Yugoslavya´nın parçalanmasından sonra 2000´li yıllarda, İvoAndric´in yeni ortaya çıkmış bulunan Sırbistan ve Hırvatistan cumhuriyetleri arasında da paylaşılamadığı görülmektedir.

Andric´in en çok bilinen kitabına adını veren Drina Köprüsü, şimdi Bosna Hersek içinde bir federe devlet olarak kurulmuş olan Sırp Cumhuriyeti (Sırbistan Cumhuriyeti değil) sınırları içindeki Vişegrad kentinde. Şimdi Vişegrad´takiDrina Köprüsü´nün yanıbaşınayazarın adıyla bir film şehri inşa ediliyor; şehrin adıAndricgrad. Bu işi, zamanın Kültür BakanıErtuğrul Günay´ın önderliğinde protesto edilip Antalya Film Festivali´ne jüri üyesi olarak katılması önlenmiş olan yönetmenEmir Kusturicayapıyor.

Bizler için Balkan ve Bosna insanları arasında hiçbir ayırım yapmayan bir hümanist, Avrupalılar için Balkan insanını anlamanın etkili aracı, Sırplar için bir milli kahraman, Hırvatlar için aslen Hırvat-Katolik kökünden olduğu inancıyla bir oğul, Boşnaklar için kendilerine pek uzak olan bir yazar… Hümanizma ve Yugoslavlıktan, kalem gücü ve yazınsal özelliklerden söz eden varsa da, onların sesleri diğerlerinin gürültüsünde boğulmuş bulunuyor.

DİNCİLİK ve DIŞA BEL BAĞLAMAK

TravnikKronikası adlı kitabında, sayfa 218-219´da Fransız diplomat desFosses ile Katolik keşiş FraJulian arasında geçen aşağıdaki konuşma, Andric´in her türden dinsel taassuba ve her ayrı dini grubun kurtuluş için “dışarıya” bel bağlamalarına ilişkin tutumuna iyi bir örnek oluşturuyor:

“- Halkın, Avrupa´nın hiçbir memleketinde görülmedik ölçüde öylesine parçalanmışken, bu memleketi barışa ve düzene kavuşturmak, hiç olmazsa en yakın komşularının medeniyet basamağına ulaştırmak nasıl mümkün olacaktır? diyedesFosses soruyordu. Dünyanın bu en fakir, dar ve dağlık toprak parçasında dört ayrı din var. Her biri kendi adına imtiyazlar peşinde koşuyor, diğer üçünden şiddetle ayrılık davaları görüyor, burada hep birlikte ve aynı gökyüzünün altında yaşıyorlar, aynı topraktan besleniyorlar, her dört dini cemaatin de ruhi hayatları uzak, yabancı memleketlerde bulunan yabancı merkezlere bağlı oluyor: Roma´da, Moskova´da, İstanbul´da, Mekke´de, Kudüs´te, Allah bilir kimbilir nerede? Fakat ne olursa olsun dünyaya geldikleri ve bir gün üstünde ölecekleri yerde değil. Ve dördünden her biri de, kendi iyilikleri ve gelişmelerinin, diğer üçünün çökmesi ve yıkılması pahasına kabil olacağı görüşünde ayak diriyor ve onların ilerlemelerinin de ancak kendi gelişmelerine yük olabileceğinden gayrısını düşünmüyor. Her dördü de müsamahasızlıklarını en yüksek bir fazilet haline getiriyor ve hepsi de birbirine karşı yönlerden gelecek bir dış kurtuluşa bel bağlamış bulunuyorlar.”….

Muhafazakar görüşlerini savunmaya yatkın insanlarda görüldüğü gibi Fra Julia bir koket tavrıyla cevap veriyordu:-Ah sayın bayım, maddi ilerlemenin zorluğundan, sağlam tesirlerden ve Çinli gelenekçiliğinden kolayca bahsediyorsunuz. Fakat sizin istediğiniz kadar da değil, ancak pek az ölçüde bile gelenekçiliğimizigevşetseydik ve kapılarımızı sizin sözünü ettiğiniz çeşitli “sağlam tesirler”e açsaydık, şimdi benim keşiş kardeşlerimin adları Anto ve Pero olacağı yerde iyice müslümanlaşır ve Muyo ile Huso olurdu.

-Müsade ediniz hemen işi aşırılığa ve kalın kafalılığa düşürmeye lüzum yok.

-Ne yapalım? Biz Bosnalılar kalın kafalı insanlarız. Dünya bizi böyle tanımıştır ve biz bununla ün kazandık.…… Genç Fransız ve keşiş birbirlerinden aşikar bir teessüfle ayrıldılar.”

YA MÜSLÜMANLARA KİNLİ OLMAK?

Aliyaİzzetbegoviç, medeniyetin temelinde dinleri bulan bir devlet adamıdır. Bunların içinde de önceliği İslamiyet´e vermiştir. Andric´in, yukarıda verdiğimiz alıntıda olduğu gibiKatoliklik üzerinden dile getirdiği ve elbette tüm dinlere dönük olduğu açık olan bu toplum ve siyaset anlayışından rahatsız olmasını olağan karşılayabiliriz.

Peki ama,İzzetbegoviç´in kaleme döktüğü“Andric´in Müslümanlara kini iyi bilinir”yargısıiçin ne diyebiliriz? Yargı sahibi genel bir “bilinirlik”ten söz ediyor, ancak üzerinde durabileceğimiz başka bir gönderme yapmıyor. Andric´inTürkçe´ye çevrilmiş öykü ve romanları okunduğunda, nüfusun belli bir kesimine yönelik böylesine biriktirilmiş keskin bir olumsuz duygu da görülmüyor.

Bu yargıyı tam olarak kavrayabilmek için, buna temel oluşturan durumların neler olduğunu, İzzetbegoviç gibi bizzat yaşamın içinde yer almış olanlardan sorup soruşturmaktan başka çare kalmıyor.Böyle bir noktada, Andric´in Belgrad Locasına bağlı bir mason olduğu; “gerçek” babasının bir rahip olduğu ve bu kanaldan Cizvit eğitimi ve koruması altında olduğu; bu korumanın savaş yıllarında inzivaya çekilebilmesinde ve uluslararası üne kavuşmasında etkili unsur olarak iş gördüğü… biçimindeki dedikodu-iddialar işe yarayabilir mi?

Başka bir yazıda da bunlara bakmalı…

Anahtar Kelimeler: ANDRİC, NASIL, BİLİRDİNİZ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BÖLGECİLİĞİN DERİN SULARI (16 Ekim 2016 - Pazar)
BELEDİYELER, PKK ve CİAMAT´lar (14 Eylül 2016 - Çarşamba)
CHP 93 Değil 97 Yaşında! (11 Eylül 2016 - Pazar)
ULUSALCILIĞIN YÜKSELİŞİ (04 Eylül 2016 - Pazar)
KRİPTO AHLAKINA KARŞI MÜCADELE ETMEK (21 Ağustos 2016 - Pazar)
“NE BU NE O” SİYASETİNİN FELAKETİ (07 Ağustos 2016 - Pazar)
FIRSATÇI NEFESLERİN PİS KOKUSU (31 Temmuz 2016 - Pazar)
15 TEMMUZ 2016 İŞGAL SALDIRISI (24 Temmuz 2016 - Pazar)
KURULACAK YENİ DÜNYADA YERİNİ SEN SEÇ (26 Haziran 2016 - Pazar)
İLHAMINI GÜNEY AFRİKA´DAN ALAN UTANMAZLIK (20 Haziran 2016 - Pazartesi)
BAŞKANLIK İÇİN 5´Lİ ADIM (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
YENİ-ANAYASANIN KAYNAĞINI BİLE BİLE…. (16 Nisan 2016 - Cumartesi)
AHTISAARI ile VENEDİK KOMİSYONLARI (10 Nisan 2016 - Pazar)
AHTISAARI ile VENEDİK KOMİSYONLARI (10 Nisan 2016 - Pazar)
2000 MODEL YENİ-ANAYASACILIK HAKKINDA (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
ÇOKKÜLTÜRCÜ BİR SERÜVEN (28 Mart 2016 - Pazartesi)
TURNUSOL KAĞIDININ NUMARASI: 6551 (18 Mart 2016 - Cuma)
TBMM BAŞKANI´NIN TASLAĞI VAR! (13 Mart 2016 - Pazar)
YENİ ANAYASACILARA CAN SUYU YOK! (21 Şubat 2016 - Pazar)
ANAYASA MASASINDA NE OLDU? (16 Şubat 2016 - Salı)
DAVUTOĞLU´NUN MİLLETİ NEDİR? (07 Şubat 2016 - Pazar)
TÜRK, T.C. İLE VURULUR MU? (31 Ocak 2016 - Pazar)
LAOKUN ile KASANDRA (22 Ocak 2016 - Cuma)
YOK BÖYLE BİR MASA! (10 Ocak 2016 - Pazar)
PRENS SABAHATTİNCİLER İŞBAŞINDA (03 Ocak 2016 - Pazar)
NİCE YILLARA KUVAYI MİLLİ (27 Aralık 2015 - Pazar)
ANAYASA TEVRİYE KALDIRMAZ (20 Aralık 2015 - Pazar)
BU ÖĞÜTLER YATAKLIK SUÇUDUR (06 Aralık 2015 - Pazar)
ARTIK SADEDE GELSENİZ! (28 Kasım 2015 - Cumartesi)
CHP -2015 (14 Kasım 2015 - Cumartesi)
İFTİRACILARA KUTLAMA (08 Kasım 2015 - Pazar)
DENİZE DÜŞEN KİM ? (01 Kasım 2015 - Pazar)
SURUÇ´TAN ANKARA GARI´NA (11 Ekim 2015 - Pazar)
SEÇ BAKALIM! (04 Ekim 2015 - Pazar)
ÖZERKLİK HİKAYESİ (27 Eylül 2015 - Pazar)
AHTİSAARİ KOKUŞMASI (20 Eylül 2015 - Pazar)
İÇİMİZDEKİ DİASPORA DİLİ (15 Eylül 2015 - Salı)
ÖLÇÜ BİZİZ, “DÜNYA” DEĞİL (06 Eylül 2015 - Pazar)
30 AĞUSTOS İLE ZORLARI NE? (30 Ağustos 2015 - Pazar)
“ÇÖZÜM” TAVİZ ve TESLİMİYET Mİ? (24 Ağustos 2015 - Pazartesi)
BARIŞ DEDİKLERİ ŞEY (09 Ağustos 2015 - Pazar)
KIRIK ÇERÇEVE (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
"ADRES TBMM", İYİ AMA NEDEN? (01 Ağustos 2015 - Cumartesi)
DEMOKRATLIK ÇIKMAZI (30 Haziran 2015 - Salı)
“ES”LER ve RÜZGARLARI SONA ERDİ (21 Haziran 2015 - Pazar)
HDP ile Kardeşi (14 Haziran 2015 - Pazar)
LAİKLİK ile SEKÜLERLİK (08 Haziran 2015 - Pazartesi)
TÜRKİYE’DEKİ R4BIA (31 Mayıs 2015 - Pazar)
BİZE YAZIK Kİ ONLAR BURADA! (24 Mayıs 2015 - Pazar)
Güzel Bir Dünya İçin! (17 Mayıs 2015 - Pazar)
SEÇİM DEĞİL, SANKİ ŞANS OYUNU! (11 Mayıs 2015 - Pazartesi)
İKİYÜZLÜLERİ İFŞA EDEREK. (26 Nisan 2015 - Pazar)
VATANDAŞLIK KAVGASI (19 Nisan 2015 - Pazar)
FİLM İÇİNDE FİLM VAR (12 Nisan 2015 - Pazar)
ULUSALCILIK NEDİR? (05 Nisan 2015 - Pazar)
"ÇÖZÜM"ÜN ŞARTI AÇIKLANDI (22 Mart 2015 - Pazar)
LAİKLİK ŞİMDİ GÖKTEN YERE İNDİ (16 Şubat 2015 - Pazartesi)
STRATEJEM ZAMANI (01 Şubat 2015 - Pazar)
YENİ CEPHENİN ADI: TRANSATLANTİK (19 Ocak 2015 - Pazartesi)
"HER MAĞDURUN YANINDAYIZ" NE DEMEK? (11 Ocak 2015 - Pazar)
2015 YILININ ÜÇ GÜNDEMİ (03 Ocak 2015 - Cumartesi)
NİCE YILLARA (28 Aralık 2014 - Pazar)
CEMAATE GÖZALTI (15 Aralık 2014 - Pazartesi)
RUSYA İLE BİRLİKTE DAVRANMAK (07 Aralık 2014 - Pazar)
YENİ-SİYASETİN SÖZLERİ ve ALETLERİ (30 Kasım 2014 - Pazar)
LAF BİTTİ KUŞKU DOĞDU (23 Kasım 2014 - Pazar)
BU İKİNCİ "SAKIN!" (16 Kasım 2014 - Pazar)
KİM İHRAÇ OLUR? (10 Kasım 2014 - Pazartesi)
BULANIK SUDA BALIK AVLAMAK (27 Ekim 2014 - Pazartesi)
BASİT HİLELER (20 Ekim 2014 - Pazartesi)
KOYUNA KURT GELİNCE.. (12 Ekim 2014 - Pazar)
PARTİLERDE MEŞRU(T)İYETÇİLİK (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
KIRIKOĞLU´NA TEŞEKKÜR (29 Eylül 2014 - Pazartesi)
KEMALİZM ve SOSYALLER (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
REALİST ´DEVRİMCİ´LER (14 Eylül 2014 - Pazar)
ALTI OK KIRILAMAZ (31 Ağustos 2014 - Pazar)
PARTİDE DEMOKRASİ İÇİN (24 Ağustos 2014 - Pazar)
HESAP GÜNÜ (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
HER KAFADAN AYRI SES! (11 Ağustos 2014 - Pazartesi)
MERHABA (04 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
KENTİMİZ DÖNÜŞÜMDE YOLLAR ‘ÇÖKÜŞÜM´DE
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
PENGUENLEŞMEK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
60. SANAT YILINDA CAHİT SEYHANLI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
ÖZEL HASTANESİ OLMAYAN ORDU
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAYRAM TADINDA OLSUN GÖNÜLLERİNİZ
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞININ ÖZGÜRLÜK VE EGEMENLİK GÜNEŞİ 19 MAYIS 1919 SABAHI KAHRAMANLAR DİYARI SAMSUNDA DOĞDU
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
ÜNİVERSİTELERDE ÖRGÜTSEL ADALET
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
DÜŞÜNCENİN BİLİM, SANAT VE GERÇEĞE UYGUNLUĞU-Fikri Akdeniz (*)
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Yürüyelim Arkadaşlar…
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
AYRICALIKLI OLAN KİM?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
TÜRKİYE´NİN ETRAFINDAKİ KANLI ÇEMBER DARALIYOR
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
MİLLİ BURJUVAZİYE SEVABINA ÖNERİLER - 3 –
İlhan ALPER
İlhan ALPER
SELAHADDİN YANIKSES DERKEN…
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Böylesi Ancak Bizde Olur Dedirtecek Bir Memleket Durumu
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
TSK GÜVENİ HAK EDİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Celal Topkan
Celal Topkan
EY ERDOĞAN, EY BOZDAĞ YETER ARTIK, HALKIN AKLIYLA ALAY ETMEKTEN VAZGEÇİN
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ben, Sen, O. Biz, Siz, Onlar
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
MAVİ ŞİMŞEKLER 34 PUANA DEMİR ATTI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
TÜRKÇE KONUŞMAK
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DEĞİŞEN CHP NASIL OLMALI?(1)
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
ADANA´DA FUTBOL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
Ramazan geldi hoş geldi
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
19 °C
Cumartesi
21 °C
Pazar
21 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-5/23/1458036914194.jpg