Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR


İSMAİL HAKKI TONGUÇ ANISINA (6)


Can Dündar’ın belgeselinde vurguladığı gibi ‘’Köy Enstitüleri eğitim tarihimizde yarım kalmış bir mucizenin bir büyük hayal kırıklığıdır.’’

Köy Enstitüleri kapandıktan sonra Atatürk Devrimlerini kökleştirme ve yeni kuşakları bu anlayışla yetiştirme iradesi baltalandı ve meydan CHP ve Atatürkçülerden öç almak isteyenlere kaldı. Köy Enstitülerindeki sorgulayan –araştıran, üreten, inşa eden eğitimin yerine, okullar 1950 sonrası, ezber bilgi ile ‘’efendi’’ yetiştiren duruma getirildiler, Aydınlanmacı akımın yerini, kul yetiştirmeci bir yapılanma almaya başladı. Gizli ve açık kuran kursları yaygınlaştırıldı.1950 sonrası, ABD’nin ‘’Yeşil Kuşak’’ teorisi ile Atatürk’ün kazandırdığı ne varsa yıkılmaya başlandı. Laiklik yerine din ağırlıklı bir yaşam biçimi, vatandaş yerine kul, ulus yerine ümmet kavramlarının öne çıkarıldığını ve geriye bir dönüş sürecinin başlatıldığını görüyoruz. İrtica adım adım ilerledi. Güçsüz olduğu dönemde sindi, saklandı; koşullar elverişli olunca yine çalışmasını sürdürdü. Bugün bölücülük, irtica ve gericilik hala en büyük tehdit olmayı sürdürüyorsa, günün iktidarı da buna göz yummakta bir beis görmüyorsa, bunun  ‘’Köy Enstitüleri’nin’’ yani ,‘’Sarı Öküzün’’ aslanlara yedirilmesiyle başladığını hiç unutmayalım.

Hasan Ali YÜCEL, Cumhuriyet Devrimi’nin Karşı Devrim karşısında verdiği ilk kurbandır. AKP’yi iktidara getiren süreç, H.A.Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığından istifa etmesiyle başlamıştır. Bu iddianın ipuçları 1 Aralık 1947 günü başlayan CHP 7. Büyük Kurultayı tutanaklarında bulunmaktadır.

Köy Enstitüleri kapatılmasaydı ve Yücel Milli Eğitim Bakanı olarak bir on yıl daha kalabilseydi, Türkiye bugün içine düştüğü kargaşaya asla düşmezdi. Çağdışı bir eğitim ve bilim anlayışına tutsak edilmeye çalışılamazdı. Kalkınan ve uyanan halkımız hiç kuşku duyulmasın ki, özgürlüğün ve demokrasinin en sağlam güvencesini oluşturacaktı. Sağlam demokratik taban, politikacıların demokrasiyi yozlaştırmalarına asla fırsat vermeyecekti. Demokrasiyi kurtarma adına yapılan askeri darbelere de gerek kalmayacaktı. Önü kesilmese idi, 1955-56 eğitim-öğretim yılı sonunda öğretmensiz okul kalmayacaktı.

Ne yazık ki, 1950’lilerden sonra uygulanan eğitim politikaları ile Türkiye hedeflediği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamamış, kalkınmasını tamamlayamamış, eğitimde çağın çok gerisine düşmüş, demokrasisini güçlendirememiştir. Bilimde ve Teknolojide ciddi bir ilerleme sağlayamamış, nakilcilikten bir türlü kurtulamamıştır. İleri düzeyde bir sanayi ülkesi olma şansını maalesef yitirmiştir. Buna neden olanları Ulusumuz ve tarih asla unutmayacaktır, affetmeyecektir!. 

Yücel’in bilime, kültürümüze ve eğitimimize yaptığı katkıları anlatmaya böyle kısa bir makale yetmez, kitaplara sığmaz. O’nun için yapılan çalışmalardan birkaçını sıralayalım: Yücel’in çalışmalarını daha hayatta iken Behçet Kemal Çağlar, ‘’Hasan Ali Yücel Hayatı ve Eserleri ‘’adıyla kitap yapar (1937). Türkiye’nin UNESCO’ya girmesini sağlayan Yücel’i UNESCO unutmaz. 1997’de doğumunun 100. yıl dönümü nedeniyle 1997’yi ‘’Hasan Ali Yücel Yılı’’ olarak kutlama kararı alır. Tüm dünyada Hasan Ali Yücel törenlerle anılır. Türk aydınlanma hareketinin öncüsü olduğu anlatılır.  Yıldız Teknik Üniversitesi’ de 1997’de Hasan Anamur’un hazırladığı ‘’Hasan Ali Yücel Anma kitabını’’ yayınlar. Kitapta oğlu şair Can Yücel babası için şunları vurgular: ‘’Hasan Ali, Atatürkçü kadronun sivil kanadındandı. Eğitimci Necati Bey, Vasıf Bey, Cevat Dursunoğlu takımından: Eğitimi Atatürk bu kadroya teslim etmişti. Hasan Ali garplaşmanın başını çekiyordu. Batılılaşma bir hümanizm hareketi idi. Etrafına topladığı kadrolarla tercüme hareketine başlaması bunun en büyük kanıtıdır.’’ Edebiyatçılar derneği Ankara’da Hasan Ali Yücel günleri ‘’26-27 Aralık 1997’’ düzenler. Bu etkinlikleri kitaplaştırır (1997). Yücel üzerine son yıllarda yayınlanan birkaç kitap şunlardır: Hasan-Ali Yücel ve Türk Kültür Reformu (Mustafa Çıkar, 1997), Hasan-Ali Yücel’e Armağan: Birleşmiş Miller Türk Derneği Yıllığı 1997 (Hazırlayanlar: Mustafa Çoşturoğlu,  Mehmet Emir Alioğlu, 1997), Hasan-Ali Yücel ve Türk Aydınlanması (Ali Mehmet Celal Şengör, genişletirmiş ikinci baskı 2001). Aydınlanma Devrimcisi (Alev Coşkun, 2007), Eğitimde Çığır Açan Devrimci-Hasan Ali Yücel (Alev Coşkun, 1999). Aramızdan ayrılışının 50. Yılında Hasan-Ali Yücel’den Günümüze Eğitim, Bilim, Kültür Politikaları Sempozyumu 25-26 Şubat 2011, İzmir. Bildiriler (Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Yayınları).

Son 10 yıldır Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği ile Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı her yıl çeşitli etkinliklerle Hasan Ali Yücel’ i anmaktadırlar. Bu arada bazı üniversitelerimizin eğitim fakültelerinde de Hasan Ali Yücel’i anma etkinlikleri sürdürülmektedir. Konferans salonlarına Hasan Ali Yücel ismi verilmektedir. Gönül ister ki bu değerli insanın adı bir gün bir üniversitemize de verilsin. Hasan ALİ Yücel Kültür Merkezleri daha çok açılsın.

(DEVAM EDECEK)



YAZARLAR

  • Perşembe 30 ° / 16 ° Güneşli
  • Cuma 32 ° / 17 ° Güneşli
  • Cumartesi 33 ° / 18 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.198%-1,09
  • DOLAR

    7,9426% 1,66
  • EURO

    9,3975% 1,44
  • GRAM ALTIN

    486,54% 0,63
  • Ç. ALTIN

    802,791% 0,63