Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe


İDLİP ÜZERİNDEN GÜÇ MÜCADELESİ

Cumhurbaşkanı, 12 Şubat’ta yapılan grup toplantısında, Suriye rejim kuvvetlerinin, verilen sürede Astana anlaşması gereğince ateşkese uyup, çatışmasızlık bölgesi sınırlarına dönmemesi ve Türk askerine herhangi bir şekilde saldırı yapması halinde, her yerde vurulacağını ilan etti.


Bu açıklama bir nevi savaş ilanı anlamında. Çünkü anlaşıldığı kadarıyla, Suriye rejim kuvvetlerine, İdlip bölgesinden geri çekilme dışında bir seçenek bırakılmazken, bölgede bulunan TSK unsurlarına yönelik, seviyesi ne olursa olsun, her türlü saldırının karşılığı, doğrudan rejim kuvvetlerini hedef alacak ve üstelik bölge gözetilmeksizin. Bu durumda, Soçi mutabakatının da devre dışı bırakılacağı görülüyor.

Suriye rejim kuvvetlerinin, İdlip bölgesinde ileri harekâtına devamla, bölgede yerleşik nüfusu Türkiye istikametinde göçe zorlamasıyla başlayan gerginliği tırmandırma sürecinde, TSK’nın bölgede bulunan birliklerinin de hedef alınması ve bu eylemler neticesinde Türk askerinin şehitler vermesiyle gelinen durumda, Türkiye’nin, her hal ve şartta, bölgede fiilen daha etkin olması gerekliliği ortaya çıktı.

Rejim kuvvetlerinin, güney-kuzey istikametinde bir ilerleme mihveri belirleyerek başlattığı, Rusya tarafından komuta kontrol seviyesinde ve zaman zaman hava kuvvetleri dâhil ateş destek unsurlarıyla desteklediği İdlip operasyonu devam ederken, Astana anlaşması gereği tesis edilen TSK kontrol noktalarından bir kısmının, rejim kuvvetlerince tamamen kuşatılmış duruma gelmesi; bölgede konuşlu Türk askerinin, rejim kuvvetlerinin hedef gözeterek ateşiyle şehitler vermesi ve rejim kuvvetlerince Türkiye sınırına doğru itilen, oldukça önemli nüfus yoğunluğuna sahip bir muhtemel geçici sığınmacı akını,  Türkiye’nin, bölgeye doğrudan ve fiilen müdahale etmesini gerektirir konuma geldi.

Gelinen durumda, diplomasinin yetersizliğinde, düşük yoğunluklu da olsa bir muharebeler sürecinin başlayacağını, etkileriyle ve uluslararası muhtemel müdahilleriyle birlikte yoğunluğun artmasıyla, iki ülke arasında doğrudan bir savaş hali öngörmek rasyonellikten uzak değil. Ancak, bölgedeki küresel güçlerin beklentisi muhtemelen bu değil ve böyle bir gelişmenin sonuçları, onlar için de önemli sıkıntıları ortaya çıkarır.

Hâlihazırda, TSK’nın bölgede yoğun bir hareketliliği ve oldukça önemli sayıda, harekâta hazırlık maksatlı konuşlanmaya devam eden muharip unsuru var. Bu yoğun hareketliliğin ardından oluşacak statik konumlanmanın sürekli hale gelmesiyle, TSK unsurları için önemli tehditler ortaya çıkacağı realitesi var. Hava desteği olmaksızın, önemli yoğunlukta birliğin statik konumda beklemesi, onları, her türlü saldırıya açık hale getirecek.

Türkiye, gelinen durumda kontrol noktalarını daha geride tertiplemeye veya herhangi bir şekilde yapılması muhtemel bir anlaşmayla geri çekmeye kalkıştığında da sahada kaybetmiş, yenilgiyi kabul etmiş olacak.

Rusya’nın ve ABD’nin, gelişmeler karşısındaki anlık değişkenlikte sergiledikleri davranış şekilleri, Türkiye’nin, labirentlerden oluşan bir karmaşada, birden fazla kurt kapanı önüne itilip, yapacağı analiz sonucu çıkış yolunda yapacağı hamlelerin dikkatle izlendiği görünümünü ortaya koyuyor. Muhtemel çıkış yollarının başını da Rusya ve ABD tutmuş gibi bir izlenim var. Ancak, her durumda bir üçüncü çıkış bulmak mümkündür ve Türkiye, Astana anlaşması gereği yapılması gerekeni, gerektiğinde şiddet uygulamaktan çekinmeksizin yapmaya karar vermiş görünüyor ki bu hamle, detaylarıyla, üçüncü bir çıkış yolu demek.

Fransız Haber Ajansı’nın, Kremlin tarafından yapılan, Türkiye’nin, İdlip’teki teröristleri etkisiz hale getirmediği yönündeki açıklamaları gündeme getirmesinin hemen ardından, Milli Savunma Bakanı’nın yaptığı açıklama da Türkiye’nin kararını teyit eder nitelikte. Milli Savunma Bakanı, İdlip bölgesinde ateşkese uyulmadığı takdirde, radikaller dâhil tüm ilgililere zor kullanılacağını açıkladı. Burada konu edilen radikallerin başında, Heyet Tahrir Şam (HTŞ) geliyor.

Oluşan konjonktürde, Türkiye’nin, bölgedeki unsurlarını geri çekme olasılığı mümkün değil. Suriye rejim kuvvetleri tarafından göçe zorlanan ve sayıları iki milyonu aştığı iddia edilen geçici sığınmacının ülkeye kabulünün de ardından önemli bir sosyal ve ekonomik sorunu, patlama noktasında beraberinde getireceği bir gerçek. İdlip bölgesinden çekilme halinde, Suriye rejimi elini güçlendirerek, ülkenin bütünlüğünün korunumu iddiasıyla, TSK’nın, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı hareket bölgelerinden de çekilmesini isteyecek konuma gelecek. Ayrıca Türkiye, yoğun bir çaba ve şehitler vererek sahaya girip, kurulan masada kendine etkin bir yer bulmuşken, bir anda, elde ettiği kazanımlardan vazgeçmiş konuma gelecek.

O halde Türkiye verdiği kararda haklı ve Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı, Astana anlaşması çerçevesinde, Suriye rejim kuvvetlerinin, İdlip bölgesinden çekilmesi için Şubat ayı sonuna kadar verilen sürede istenilen hattın gerisine çekilmeyip, ileri harekâtına ve hava taarruzlarına devam etmesi halinde, tereddüt etmeksizin müdahalesi önemli. Dünyanın en fazla terörist yoğunluğuna sahip olan İdlip bölgesinde bulunan yapıların, maksadı ne olursa olsun, ateşkes şartlarına ve bu yönde direktiflere karşı çıkması halinde, zor kullanılarak etkisiz hale getirilmesi ve yerel halkın huzurunun sağlanması, Türkiye’nin, Suriye gelişmelerinin başından bu yana ısrarla lanse ettiği terörle mücadele, güvenli bölge oluşturulması ve Suriye’nin bütünlüğü konusundaki iddialarında samimiyetini ve haklılığını ortaya çıkaracak. Ayrıca Türkiye, bu hamlesinde kararlılığıyla, bölgeselden küresele açılmayı hedefleyen, Suriye ve Irak politikaları ile Doğu Akdeniz, Ege, Karadeniz, Libya ve Afrika üzerinden yoğun olarak devam eden üstünlük, hak kazanımı ve dengelerde etkin konum mücadelesinde, olmazsa olmazlardan olduğunu da deklare edecek.

Can UĞURATEŞ              



YAZARLAR

  • Pazar 36 ° / 24 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Pazartesi 36 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Salı 36 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • BIST 100

    114.809%-0,85
  • DOLAR

    6,8684% 0,11
  • EURO

    7,7716% 0,29
  • GRAM ALTIN

    397,12% -0,21
  • ÇEYREK ALTIN

    655,248% -0,21