(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


HİNDİSTAN’DA BİR ‘YOL’

‘Yılmaz Güney’in Yol filminin Yeni Delhi Festivalindeki gösterimini önce resmi şapkamızla engellemeye çalışmış, sonra karışık duygular içinde merakla izlemeye gitmiştik. Aslolan sanatın gücü ve kalıcılığıydı, bükemediğimiz bileği bize öptürmüştü’


1980 başlarında, ilk dış görev yerim Yeni Delhi Büyükelçiliğimizdeyim.

Hindistan alt kıtası, çoklu kültürü, dilleri, dinleri, uhrevi ve dünyevi felsefeleri, nebatıyla, kokusuyla her köşesi sürprizlerle dolu, ben varım diyen ayrı bir dünya.

***

1982 yılıydı, Yeni Delhi Uluslararası Film Festivalinin Yılmaz Güney’in ‘Yol’ filmi ile açılacağı haberini aldık.

Sinema dünyasında büyük ilgi gören film, olaylı senaryo, yönetim ve çekim aşamalarında siyasi fırtınalar koparmıştı. Uluslararası ödül ve gösterimler için adı en önde geçiyordu.

Ancak, Türkiye’de siyaseten yasaklıydı.

 

YILMAZ GÜNEY

Festival komitesi duyumun doğru olduğunu teyit etmişti. Talimat,  gösterinin iptali yönündeydi. Kolları sıvamıştık.

İlk girişimimiz Festival Komitesineydi. Teşekküre geldiğimizi sanmışlardı, gösterimden vazgeçilmesi ricamıza anlam vermemişlerdi. Yol’u gurur verici bir sinema olayı olarak kabul ediyor, heyecan duyuyorlardı.

Hoşnutsuzluğumuz, filmin izinsiz bir senaryo üzerine, gizlice çekildiği, muhalif sinema olduğu, ülke imajına zarar verdiği mealindeydi. İki ülke arasındaki dostça ilişkiler çerçevesinde, gösteriminin makamlarımızda memnuniyetsizlik yaratacağını dikkatlerine getiriyorduk.

Festival Komitesi, Kültür Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı nezdindeki yazılı ve sözlü girişimlerimizde olumlu sonuç alamamıştık. Aksine biz hatırlattıkça, ilgiyi arttırıyor, muhataplarımızı daha kararlı görüyorduk.

Festivalciler, filmin açılış galası için ilan edilmiş olduğunu, iptalinin Festivalin itibarı açısından hoş olmayacağı gibi Türkiye aleyhine daha fazla olumsuz ses getireceği üzerinde duruyordu.

 

***

Benzer diplomatik girişimleri, siyaseten iyi ilişkiler içinde olduğumuz başka bir ülke, örneğin Pakistan nezdinde yapmış olsaydık sonuç alınabilirdi. O günlerde Hindistan’la ilişkilerimizin rengi farklıydı.

Pakistan’a geleneksel yakınlığımız, ezeli Pakistan- Hindistan sürtüşmesi, Hindistan’dan diplomatik şirinlik beklentilerimizi sıklıkla karşılıksız bırakırdı.

 

YOL

Festival komitesi gala gecesi için çok sayıda davetiye göndermişti.

Yılmaz Güney sevgisi, yasaklı Yol’a merakımız ve durumdan vazife çıkarıp filmin salonda yaratacağı etkiyi izlemek bahanesiyle gala gecesi, birkaç aile birlikte, salondaydık.

Tebrikleri kabul ediyor havası yaratmamak için protokolün gerisinde, arka sıralara yerleştik.

***

Açılışta, Yılmaz Güney sinemasının önemi ve sinema sanatına katkıları anlatıldı, filmin Anadolu dramlarını hikaye eden, zor koşullarda çekilen muhalif sinema örneği olduğuna değinildi.

Yol, Hintli sinemaseverler tarafından uğultulu tepki ve sevinç nidalarıyla izlendi. Konuyu içselleştirdikleri görülüyordu, bittiğinde içten bir coşkuyla, uzun uzun ayakta alkışladılar.

***

Basının büyük ilgi gösterdiği gösterimden, çabalarımıza karşın sessizce ayrılamadık.

Bir grup muhabir Büyükelçilikten olduğumuzu anlamış, filmin başarı sevincini paylaşmak, görüş almak üzere arabalarımıza kadar peşimize düşmüştü. Hatta bir kısmı, bazılarımızı oyunculara benzetmişti.

Anlam veremedikleri bir kaçış ve şaşkın bakışları arasında, konuşamadan zorla uzaklaşabilmiştik.

 

SANATIN GÜCÜ

Sanatsal bir ölçü olmamakla birlikte, uluslararası ilgi açısından beni heyecanlandıran diğer bir başyapıt, ‘Yol’dan beş yıl önce çekilmiş olan  ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’a Arnavutluk’da gösterilen ilgi idi.

2010’lu yıllarda Uluslararası Durres Film Festivali’nin kapanışında gösterilen Atıf Yılmaz’ın 40 yıllık Selvi Boylum Al Yazmalım filmine yapılan olağan dışı tezahürat, bana, 30 yıl önce Yeni Delhi’de Yol filmine gösterilen unutulmaz ilgiyi anımsatmıştı.

 

***

Yol, sinema tarihimizin, senaryo ve yapım aşamaları başka bir filme konu olabilecek hikayesi ve ödülleriyle eşi görülmemiş ölçüde uluslararası ilgiye mazhar olmuştu.

Kendi topraklarında, gizlice izleyenlerin dahi ceza aldığı 17 yasaklı yıldan sonra, Fatoş Güney’in çabaları sonucunda ancak 1999 yılında gösterilebilmişti.

40 yıl önce, Türk sinemasının yüz akı yapıtlarından Yol’un gösterimini, bir yandan resmi şapkamızla engellemeye çalışmış, sonra da karışık duygular içinde, risk alarak merakla izlemeye gitmiştik.

Yaşadığımız ikilemi hatırladıkça hala içim burkulur.

Aslolan sanatın gücü ve kalıcılığıydı ve bükemediğimiz bileği bize öptürmüştü.



YAZARLAR

  • Cuma 32 ° / 17 ° Güneşli
  • Cumartesi 33 ° / 18 ° Güneşli
  • Pazar 34 ° / 19 ° Parçalı bulutlu
  • BIST 100

    1.198%-1,09
  • DOLAR

    7,9416% 1,65
  • EURO

    9,3970% 1,43
  • GRAM ALTIN

    486,31% 0,58
  • Ç. ALTIN

    802,4115% 0,58