Prof. Dr. Özer OZANKAYA


HİÇBİR ATATÜRK KARŞITI SİYASAL İKTİDAR ATATÜRK GİBİ ÖZGÜRLÜK SAVUNUCUSU OLMAMIŞTIR!

CUMHURİYETİMİZ ÖZGÜRLÜĞÜ YÜCELTEREK KURULDU! ATATÜRK'E LÂYIK OLABİLMEK İÇİN O'NUN DÜŞÜNCELERİNİ BİLMEK GEREKİR!


-TUTSAK GAZETECLERİMİZLE DAYANIŞMA DUYGUSUYLA!-

Atatürk, aşağıdaki özgürlük kavram ve anlayışının tüm orta öğretim okullarında ders olarak okutulup öğretilmesini sağladı. Hem de kendi eliyle kaleme almasına karşın, öğrencisi ve öğretmeniyle, velisi ve genel okuyucusuyla herkes tarafından özgürce irdelenebilsin, eleştirilebilsin amacıyla kendi adıyla değil, Prof. Afet İnan'ın imzasıyla yayınlanmasını sağlayarak.

Bugüne değin Türkiyemizde hiçbir Atatürk karşıtı siyasal iktidar önderi, bu denli açık, geniş ve özlü biçimde ve bu kesinlikle özgürlük düzeni savunması yapıp eğitim kurumlarında ders olarak okutulmasını istemiş ve buna girişmiş değildir.

Bu Atatürk karşıtlarının hiçbirisi bugüne değin "Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Bence bir ulusta şerefin, nâmusun, haysiyat ve insanlığın varlığı ve kalıcılığı, kesinlikle o ulusun özgür ve bağımsız olmasına bağlıdır!" dememiştir, diyememiştir.

Atatürk'ten öğrenelim:

"Çağdaş demokraside birey özgürlükleri özel bir değer ve önem kazanmıştır; artık birey özgürlüklerine devletin ve hiç kimsenin karışması söz konusu değildir. ..

"Söz konusu olan özgürlük, toplumsal ve uygar insan özgürlüğüdür. Bu nedenle bireysel özgürlüğü düşünürken, her bireyin ve en sonunda bütün ulusun ortak yararı ve devlet varlığı gözönünde bulundurulmak gerekir. ..

"Başkasının hak ve özgürlüğü ve ulusun ortak yararı birey özgürlüğünü sınırlar... Devlet, birey özgürlüğünü sağlayan bir örgüt olmakla birlikte, aynı zamanda bütün özel etkinlikleri genel ve ulusal amaçlar için birleştirmekle yükümlüdür. ..

"Türkiye'de her Türk özgür doğar, özgür yaşar. Türkler demokrat, özgür ve sorumlu yurttaşlardır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucuları ve sahipleri, doğrudan doğruya kendileridir.

"Her birey istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine özgü siyasal bir düşünceye sahip olmak, bağlı olduğu bir dinin gereklerini yapmak ya da yapmamak hakkına ve özgürlüğüne sahiptir.

Türkiye Cumhuriyeti'nde her ergin dinini seçmekte özgür olduğu gibi, .. dinsel tören özgürlüğü de dokunulmazdır. Doğal olarak dinsel törenler güvenliğe ve genel töreye aykırı olamaz, siyasal gösteri biçiminde de yapılamaz.

Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dini yoktur. Devlet yönetiminde bütün yasalar, bilimin çağdaş uygarlığa sağladığı ilke ve biçimlere, dünya gereksinimlerine göre yapılır ve uygulanır. Din anlayışı vicdan işi olduğundan, Cumhuriyet din düşüncelerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı ulusumuzun çağdaş ilerlemesinde başlıca başarı etkeni sayar."

4. Düşüncelerin, inanışların başka başka olmasından yakınmamak gerekir. Çünkü bütün düşünceler ve inançlar bir noktada birleşecek olursa, bu hareketsizlik belirtisidir, ölüm işaretidir.

.. Bunun içindir ki gerçek özgürlük severler, hoşgörünün genel bir huy olmasını isterler. (Ancak) özgürlükçü olmayanlara karşı da geniş davranılmasını isteyenlerin, hiçbir zaman elleri ayakları bağlı kurbanlık koyun durumuna razı olacakları düşünülmemelidir.

Unutmamalıdır ki, .. ilgimizi kestiğimiz geleneklere bağlılığı kesinlikle yeniden kurmak isteyenler, kendileri gibi inanmayanları istedikleri gibi ezemezlerse, kendilerini cenderedeymiş gibi hissederler.

..Hoşgörünün yaygınlaşması, huy durumuna gelmesi, düşünce eğitiminin yüksek olmasına bağlıdır."

5. "Basın özgürlüğü: Çağdaş düşünce örgütlenişinde, gerçekte iki seçme kesimin etkinliği vardır. Bunlardan biri basın girişimlerini ortaya koyan ve yönetenlerdir.

Basın, düşünceleri ortaya atmak ve yaymak için gerekli olan araçlardır. ..

İyice bilinmek gerekir ki, gazeteler okul kitapları değidir. Aşağılık insanların parayla yaptırdıkları basın mücadeleleri vardır. .. Basının parayla satın alınabilmesi, uluslararası yüksek para dünyasının basın üzerindeki gizli etkisi, ya da yalnızca yabancı devletlerin örtülü ödenek-lerinin etkisi, işte bunların kamuoyunu aldatıp yanıltmasından gerçekten korkulur.

Ama özgürlükten çıkan bu kötülükler hiç de çaresiz değildir. Önce basın özgürlüğüne meşru bir sınır çizilir. İkincisi gazeteler, kendi aralarında bir örgüt kurarak bununla kendi üzerlerinde ahlaki bir etkide bulunurlar. İlk zamanlarda bir kazanç işinden başka birşey olmayan gazetecilik toplumsal bir kurum durumuna gelebilir. Bundan başka halkın düşünsel ve siyasal eğitimi de bir güvencedir. Halk bir çok gazeteleri okumağa ve onları birbirleriyle denetlemeğe ve gazeteci yalanlarına inanmamaya alışır.

Basın özgürlüğünden ileri gelecek kötülükleri ortadan kaldıracak etkin araç, asla geçmişte olduğu gibi basın öz¬gürlüğünü bağlayan bağlar değildir;... tersine, yine basın özgürlüğünün kendisidir."

----------------------------------------------------------------------------------------------

(Bknz.: ATATÜRK'ÜN DEMOKRASİ DERSLERİ: YURTTAŞ İÇİN MEDENİ BİLGİLER (Yay. Hazırlayan ve özleştiren: Ö. Ozankaya, ADD Yayını)

 

 

 

...



YAZARLAR

  • Salı 34 ° / 21 ° Güneşli
  • Çarşamba 34 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Perşembe 32 ° / 21 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • BIST 100

    1.121%0,00
  • DOLAR

    7,8218% 0,27
  • EURO

    9,1346% 0,34
  • GRAM ALTIN

    472,57% 0,07
  • Ç. ALTIN

    779,7405% 0,07