İlhan ALPER


HAYRETTİN ARPACI´NIN HATIRLATTIKLARI


            Şimdi bu şarkıcı, türkücü lafı fazla yadırganmasın. Belki de bir sanatçı kavramının alternatifize olması karşısında sıradan bir yoksunluk/yoksulluk algısı gibi de algılanmasın. Doğrusu da budur zaten?

Şarkı, türkü söyleyene şarkıcı, türkücü denir halk dilinde genel bir tanım olarak. Bunun yanına birçok alanlarda benzeri şeyler hızla dizilebilir. Zaten şarkıcı, türkücü kavramı da sanatçılıktan gelir sonra. Yanlış bir değerlendirme olmaması için önceden belirtme gereği duyduk. Gerçi son zamanlarda sap samana karıştı?

Küreselleşme vs. derken tüm yerli değerlerimizi kaybettik. Her alanda bir yozlaşma ve çürüme yaşanmaya başladı. Sanatta kavramlar mavramlar da bundan oldukça payını aldı. İnsanın yerini teknoloji doldururken, o metaller insanın duygusunu da elinden almaya, melodi, ritm vb. şeyler üretmeye başladı ki delikli demir çıktı mertlik bozuldu hesabı oldu. Ayrıca mesafeler kısaldı, internetin de çabasıyla çok şey ortadan kalktı. Ressam, şair robotları da bekliyoruz artık ki sonrasını ne siz sorun  ne ben söyleyim?

            Şarkıcı diyorduk değil mi?.. İşte size yeni bir Türkiye tablosu?

Bizim zamanımızdan öte, bu gün sanatçı sözcüğünün bol keseden harcandığı bir ortamda özellikle de ?gerçek sanatçılar bütün yetkinlik ve erdemiyle sessizlikte´, meydanı boş bulan sözde sanatçılar, sanatı kullananlar da safında  arz-ı endam etmekteyken; şarkıcı, türkücü kökenli, bir bölümü Yeni Adana gazetesi sanat sayfasına da yansıyan gerçek sanatçılar önünde saygıyla eğildiğimizi de belirtmek isteriz. Bu nedenle ki, damıtılan bilgiler ışığındaki bir Hayrettin Arpacı gibi Adana müziğinde yetişen kardeşimiz bana eski, şarkıcılarımızı hatırlattı birçok yönlü sanatçı olarak? 

Nedir çok yönlülüğü?

Ses, saz ve beste? Ses olarak birkaç kez TRT´nin Çukurova Bölgesi Ses Yarışmalarında, festivallerde dereceler almış. Ses, saz olarak profesyonel çalışmalarda bulunmuş; korolar yönetmiş, Adana´nın bir televizyon kanalında yıllarca, beğenilen istek proğramları yapmış; yoğun iş ortamından fırsat buldukça da besteler üretmiş, TRT repertuvarına eser kazandırmış ama sanatını işi haline getiremeyen birçok sanatçı kardeşimiz gibi çalışmaktan beste üretmeye, uğraşmaya zaman bulamamış. Bu olumsuzluk ne yazık ki müziğimizin başat bir sorunsallığı olarak hep devam etmektedir.

İşte burada? Müzikte heba olan bu genç kardeşlerimizin, kendini ortaya koyamamasının verdiği olumsuzlukların yanı sıra, kendi ve ülke sanatının ileriye taşınması yolundaki engeller toplum ve ülke olarak hepimizin bir kaybı değil midir? Müzikte değindiğimiz yozlaşma ve olumsuzlukların üzerine bir de böyle tüy dikmeler gelince müziğimiz, sanatımız nerede diye boşuna dövünüyoruz gibi geliyor bize.         



YAZARLAR

  • Perşembe 27 °C / 19 °C Güneşli
  • Cuma 27 °C / 20 °C Güneşli
  • Cumartesi 27 °C / 20 °C Gök gürültülü sağanak yağış
  • BIST 100

    101.930%0,00
  • DOLAR

    5,6842% 0,12
  • EURO

    6,2835% 0,32
  • GRAM ALTIN

    272,42% -1,04
  • ÇEYREK ALTIN

    449,493% -1,04