PROF. DR. FİKRİ AKDENİZ - BİLİM DÜNYASI


GÜVEN DUYGUSU NASIL YARATILIR?

"Güvenmek bilinçli bir insan eylemidir.” “Tahminin sona erdiği yerde güven başlar”.


Güven nedir: Diğer insanların hareketleri ve niyetleri hakkında istenilen beklentiler olarak tanımlanabilir. “Bilim insanları  “yeni bir dünya düzeni” için esas olan şeyin güç ve korku değil, güven duygusu olması gerekir” demektedirler. Söz verip yerine getirmek güvenin çok önemli bir ögesini oluşturur.Güven bilinçli bir şekilde gerçekleşir ve gelecek hakkındaki kaygıları en aza indirir.Güven insan ilişkilerinde risk almayı gerektirir.Güvenin her zaman koşullu, odaklı ve belirli olduğu ve bu nedenle sınırlı olacağı unutulmamalıdır.Güven esas olarak karşılıklı etkileşimli olduğu için, zorunlu olarak ihanet olasılığını da içinde barındırır.

Kendinize güvenin: Hepimiz kendimize güvenin gerekliliğini biliyoruz. Kendine güven, insanın kendisi hakkında olumlu ama gerçekçi tutumda olmasıdır. Güven yalındır. Kendimize güven, diğer insanların size güvenleriyle gelişir. Gerçeği, doğruyu, güzeli, iyiyi bulma çabamız olmalıdır.Bir kişi kişisel gelişim ve yetkinleşme yolunda ilerlemek istiyorsa öncelikle, kendisine değer vermeli, sevmeli, saygı duymalıdır. Kendi değerini bilen insan başkalarının da değerli olduğunun farkındadır.Kendine saygı duyan bir insan, başkalarına da saygı duyar. Sevgi ve emekle oluşmuş benliğiniz sizi mutluluğa götürür. Bilinçli emek ile geleceğinizi planlamalısınız. Bu da kendinize olan güveni arttıracaktır.

İnsanlara güvenin:Toplumun dokusunu oluşturan uzun süreli insan ilişkilerinin dayandığı güven duygusunun temelinde dürüstlük yatar. Güvenin birinci ve en önemli ögesi özgüvendir.Özgüven, bireyin kendisine yönelik iyi ve olumlu duygular geliştirmesi sonucu kendini iyi hissetmesidir. Güvenin anahtarı eylemdir; özellikle de bilinçli eylem sonucu söz veriştir. Aydın insan olmak, çağın önünde olmak, tüm insanlar için barış ve mutluluk ortamını sağlamak için oluşturulacak güven ortamı hep birlikte gerçekleştirilebilir. Toplumsal yaşam insanlığın ortak ürünüdür.  Niyetiniz iyiliği yaymaya, amacınız barış ve mutluluğu paylaşmaya, sözleriniz içtenliğinizi yansıtmaya yönelik olursa karşılık bulursunuz. Başkalarına duyulacak güven duygusunun temelinde kendine güven duymak yatar. Bireyler arasında gerçekleşen     güvenin, sosyal ilişkileri kolaylaştırıcı bir etkiye sahip olduğu düşünülür.

Toplumsalgüven: Güven sağlama konusunda en önemli şeylerden biri şeffaflıktır.Güven bilinmeyene doğru adım atmayı içerdiğinden sosyal ilişkilerde daima risk ve şüpheyi beraberinde getirecektir. Güven temeli olmayan toplumlarda her şey yazılı yasalarla, yönlendirmeye çalışılır. Güven düzeni arttırır ve sosyal karmaşayı azaltır. Birçok açıdan güven, toplumu bir arada tutan tutkaldır. Bir toplumda güvene dayalı bir kültür birikimi olması çok önemlidir.Bir toplumdaki güven, o toplumun kolektif, bilinçli eylemlerinin bir ürünüdür. Güven duygusunun yaşanabilmesi hem bireysel özelliklere, hem de bir toplumdaki ilişkilerin kalitesine bağlıdır.Ayrıca, güvenin kırılgan olduğu ve asla onarılamayacağı unutulmamalıdır.Tartışmayan ve etkileşim olmayan bir toplum, gerçeğe ve doğruya ulaşamaz.Bir insanın kendisine, yaptığı işe, bilime ve insanlığa olan saygısı olmalıdır. Aydın bir bireyin sorumluluğu toplumsal bilince yansır, toplumun değeri yükselir; niteliksel gelişmelere öncülük eder, evrensel gidişi yönlendirir.

Bilimsel Bilgiye Güven: Bilimsel düşünme ve bilimsel bilgi, çağdaş yaşamın temel taşıdır. Bilimsel bilgi nesnel bir düşünce ürünüdür ve evrenseldir. Bilimsel bilgi, düşünsel düzeyimizin sadece kendimiz için değil tüm insanlık için olmasına ve araştırma yapmamıza neden olur. Böylece kişisel evrimimizi sürdürebiliriz. Yetkinleşme yolunda edineceğimiz erdemlerle ve bilimsel bilgiyle kendimizi geliştirdikçe kendimize olan güvenimiz artacaktırBilimsel yöntem ve akıl yoluyla elde ettiğimiz  bilgidoğayı ve doğa yasalarını anlamamıza ya da kavramamıza yardımcı olacaktır..

Sonuç olarak:Güvenin oluşabilmesi için belirsizlik durumunun olması gerekir. Güvenen insan, diğer insana değer verdiğini gösterir. İçinde yaşanılan toplumda güven düzeyi yüksek ise insanlar diğer insanlara güvenmeyi seçerler. Yalnız kendime güveniyorum, kendimi seviyorum demek bile içimize ılık, sıcak bir duygunun yayılmasına neden olur. Böylece içimizde oluşan enerjiyi olumlu yönde kullanabilir ve asıl benliğimize ulaşabiliriz. Evrensel akıl bilgeliğine ulaşmak için benliğimizi sınırlayan düşünce kalıplarından kurtulmamız ve yaşamla uzlaşmamız gerekir.Bilgi kirliliğinin hızla arttığı çağımızda gerçek bilgiye/bilimsel bilgiye erişme gereksinimin öncelikle doğması gerekir. Bilim yapmayan bir toplumun veya kişinin bilimsel bilgiye erişim arayışına girmesi pek beklenemez. Bilgiye erişim, bilgiyi amaca uygun kullanım için analitik düşünceye dayalı, sorgulayan bir yapıya sahip olmak gerekir. Bu yaklaşımlara sahip evrensel düşünen aydın bir birey kendine, insanlara ve bilimsel yöntemle elde edilen bilimsel bilgiye güvenecektir.Bizler güvene dayalı bir kültürün oluşması için çaba göstermeliyiz. Kararlı bir insan içindeki bilgelik sayesinde akıllıca bir seçim yapabilir. Albert Einstein’ın dediği gibi “ Zeki insan problemi çözen, Bilge insan ise önleyendir”.

Dostça kalın……..

KAYNAKLAR

Özbek,M.F. (2004) İnsan İlişkilerinde Güvenin Yeri ve Önemi, İŞ, Güç Endüstri ilişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi,Cilt: 6 Sayı: 1 Sıra: 19, No: 201 .

Özbek, M.F. (2008) Güven, Belirsizlik ve Risk alma İlişkisi: Teorik Yaklaşım Akademik Bakış Dergisi, Sayı 15, 1-12.

Solomon ,Robert C., Floreres,Fernando, (2001) Güven Yaratmak, BZD Yayın Ve İletişim Hizmetleri, İstanbul, MESS Yayın No : 369.

Tecim ,E. (2012) Toplumsal güvenin temelleri :Antropolojik bir yapılandırma, EKEV Akademi Dergisi Yıl 16, Sayı 51, 1-14.

 

           



YAZARLAR

  • Salı 34 ° / 21 ° Güneşli
  • Çarşamba 34 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Perşembe 32 ° / 21 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • BIST 100

    1.124%0,24
  • DOLAR

    7,8453% 0,57
  • EURO

    9,1620% 0,64
  • GRAM ALTIN

    474,75% 0,53
  • Ç. ALTIN

    783,3375% 0,53