GÜLLÜ İLE KELOĞLAN
Tarih: 16.10.2018 11:59:27 / 724okunma / 1yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

                   Erginleşen Keloğlan´a çok güzel bir kız alırlar.

                  En güzel kızı alan Keloğlan geçim derdine düşer. Ellerinde ne var ne yok eşeğe yükleyip, Çukurova´ya başak toplamaya çıkarlar. Gel zaman git zaman, şehre girerken, Adana´nın Ağalarından Mahmut Ağaya rastlarlar. Mahmut ağa Keloğlan´ın yanındaki güzel kızı görünce hemen yanına gelir. Eşeğin yularını tutar.

                  “Ey güzel Keloğlan” der.”Nereden gelip nereye gidersiniz?”

                    Keloğlan;

                   “Ağam.”der.”Biz çok yukarılardan geliriz. Kışlık geçimimizi çıkarmak için Çukurova´ya başak toplamaya geldik. Nerede başak var biz oradayız.”

                    Mahmut Ağa bundan çok memnun olur. Keloğlan tam dişine göredir. Ona iş verip kızı elinden almanın yollarını düşünmeye başlar.

                   “Benim çok tarlalarım var ”der. ”Hem sana iş de veririm. Şehrin çıkışında sarı bir bina var. İşte o bina benimdir. Oraya varın.”Beni Mahmut Ağa gönderdi.”deyin. Size kalacak bir yer verirler. Oraya yerleşin. Ben gelince ne ihtiyacınız varsa karşılarım.”

                   “Keloğlan memnun olmuş tavırları yaparak oradan ayrılırlar. Hiç bir şey olmamış gibi şehre girerler. Şehrin içinden geçerken oranın kadısı Keloğlanın yanındaki Güllü´yü görür. Güllü´nün güzelliği Kadıyı etkilemiştir. Hemen önlerine çıkar.

                    “Durun bakalım.”der.”Ben buranın Kadısıyım. Nereden gelip nereye gidersiniz?”

                    Keloğlan korkmuş numarası yaparak boynunu büker.

                    “Ağam.”der.”Biz fakir bir aileyiz. “Çukurova çok zengin.” dediler. “Oraya gidin Buğday başağı yapın, kışlık yiyeceğinizi hazırlayın.” Dediler. Biz de bunu duyunca kışlık yiyecek kazanmak için buralara kadar geldik.”

                    Kadı bıyıklarını sıvazlayarak Güllünün etrafında hem döner, hem de onun güzelliğine bakarak;

                   “Tam adamına rastladınız.”der.”Ben buranın Kadısıyım. Burada yaşayan herkes benim kulum sayılır. Kime iş verilecek, kim işten çıkarılacak ben bakarım. Siz şu ilerideki Beyaz konağa varın.”Bizi Kadı efendi gönderdi.” deyin. Size yer versinler. Ben gelince tüm ihtiyaçlarınızı karşılarım.”

                    Keloğlan ve Güllü Kadıya inanmış gibi yaparak oradan da ayrılırlar. Şehrin içinden yürüyerek yolun sonuna doğru gelirler. Tam şehri çıkarken şehrin Müftüsü bunları görür. Keloğlanın yanındaki Güllüye o da vurulur. Güllünün her hali Müftüyü etkiler. Hemen önlerine çıkar ve

                   “Durun bakalım.”der.”Nereden gelir nereye gidersiniz? Evli misiniz?  Bekâr mısınız? Evliyseniz nikâhınız var mı? Yoksa nikâhsız mı yaşıyorsunuz ?”

                    Keloğlan Müftünün tavırlarından korkar. Onun davranışlarını ve sorgu şeklini hiç sevmez.

                 “Amanın Müftüm” der. ”O nasıl kelime öyle? Biz evliyiz. Bu benim karım Güllü. Evleneli altı ay oldu. Daha çoluğumuz çocuğumuz yok. Biz taa yukarılardan geliyoruz. “Çukurova´da başak çok.” dediler. “Gidin orada kışlık erzakınızı hazırlayın.” dediler. Biz de bunu duyunca çıktık taa buralara kadar geldik. Şu ileride, şehrin dışında çadır kurup tarlalardan başak toplayacağız.”

                   Müftünün tam aradığı birileridir. Hemen plan yaparak kızı elinden almanın yolunu aramaya başlar. Kafasında kırk tane tilki geçmektedir.

                    “Tamam.”der.”Ben sizi anladım. Şu şehrin dışına çıkarken görünen büyük taş bina benim makamımdır. Oraya varın.

                   ”Bizi müftü efendi gönderdi” deyin. Onlar size kalacak bir yer gösterirler. Gösterdikleri yere yerleşin. Çadırda falan kalmanıza gerek yok. Akşam ben gelince bütün ihtiyaçlarınızı karşılarım. Yarında size uygun bir iş ayarlarım. Yanımda çalışır, kışlık ihtiyacınızı karşılarsınız.

                  Keloğlan ve Güllü memnun olmuş gibi yaparak oradan da ayrılırlar. Doğruca şehrin dışına kadar giderler. Orada uygun bir yere çadırlarını kurarlar. Ellerinde ne varsa çadıra yerleştirirler. Daha sonra şehre gidip bir eşek yükü tahta alırlar. Tahtadan büyükçe bir sandık yaparlar. Evin arka tarafına yerleştirirler.

                 Çadır hazır olup eşyalar yerleşince Keloğlan Güllü´ye dönerek;

                 “Güllü.”der.”Bu adamların üçü de tehlikeli insanlar. Amaçları seni benim elimden almaktır. Onlardan kurtulmamız lazım. Onun için de bir plan yapacağız.”

                  Güllü´ de durumu anlamıştır. Fakat Keloğlanı, bütün şehri verseler yine terk etmeyecektir. O ne derse uyacağına söz verir.

              “Tamam, Keloğlan´ım.”der.”Sen ne dersen ben sana uyarım.”

                 Keloğlan;

                “Ben akşam çarşıya alış verişe gitmiş olacağım. Onların hangisi gelirse;

                  “Kocam değirmene gitti. Yarın akşam saat 11.00 da gel dersin. Diğeri gelince 11.30 de gel dersin. Daha öteki gelince tam 12.00 de gel dersin.”

 

                   Akşam olur, Mahmut ağa dikili düşer. Bakar ki Keloğlan evde yok. Hemen Güllü´ye yaklaşır.

                  “Kocan yok mu ?”der.

                   “Güllü, Mahmut Ağa´ya yılışarak,

                   “Çarşıya gitti ağam” der.

                     Mahmut ağa Güllü´nün karşısına geçerek,

                      “Çok güzelsin” der.”Sana bir görüşte vuruldum. İste, seni hanlarımın gelini yapayım.”

                      Güllü;

                    “Şu anda seninle konuşamam” der.”Yarın saat 11.00 de gel.”

                      Mahmut Ağa;

                    “Tamam” der, oradan ayrılır.

                     O gittikten bir süre sonra kadı gelir. O´da Güllü´ye içini döker. Güllü ona da;

 yarın saat tam 11.30 da gelmesini söyler.

                      Kadıdan bir süre sonra bir telaşla müftü efendi gelir. O´da Güllü´ye içini döker. Güllü O´na da yarın 12.00 de gelmesini söyler. Onlar gidince Keloğlan içeri girer. Söylenenin hepsini duymuştur.

                   Ertesi gün Keloğlan dışarıya saklanmıştır. Mahmut ağanın gelmesini bekler. Mahmut ağa tam saatinde içeri dalar. Güllü´ye tam sarılacağı zaman, Keloğlanın gür sesi duyulur.

                   “Hatun.”der.”Nerdesin? Değirmenden geldim.”

                    Güllü Mahmut Ağa´ya bakar ve

                    “Kocam değirmenden erken döndü. Sen şu sandığın içine saklan. O gidince ben seni çıkarırım.”der.

                   Mahmut Ağa kadının dediğine uyar ve sandığın içine saklanır. O saklanınca Keloğlan biraz durur ve tekrar dışarı çıkar. O dışarı çıkınca kadı efendi içeri dalar. O da hemen Güllü´ye sarılmaya başlar. Bunu fark eden Keloğlan yine ses vererek bir şey unuttuğunu söyler. Güllü Kadıya sandığa saklanmasını söyler. Kadı da sandığa saklanır. Tabi o girince sandığı kilitler.

                  Aradan çok geçmeden müftü efendi de bir bahane bulup kapıyı çalar. İçeride Güllü´yü yalnız görünce aynı teraneleri O´ da sayar. Tam kadına sarıldığı anda Keloğlan dışarıdan seslenir.

                  “Ben geldim hatunnnn! Nerdesin?”

                   Güllü O´nu da sandığın içine yatırır. Sandığın kapısını üzerlerine kilitler. İş bitince dışarı çıkar. Keloğlan´a çaktırmadan bildirir. Keloğlan onların duyacağı bir sesle;

                   “Ben değirmenden geldim. Üzerim çok kirlendi. Bir su ısıt da yıkanayım.”der.

                  Kadın, dışarıdaki ateşin üzerine bir kazan su koyar. Suyu kaynayacak şekilde ısıtır ve Keloğlan´a;

                  “Suyun hazır herif.”der.

                   Keloğlan kaynar suyu adamların üzerine döker. Üçü de kaynar suda yanarak ölürler. Onları aynı renkte bir çuvala koyar ve ağzını iple bağlar. Daha sonra çarşıya gider bir hamal bulur. Ona der ki;

                  “Hamal kardeş benim bir babam var. Onu köprüden suya atıyorum ben eve gelmeden önce o eve geri geliyor. Bir türlü başaramıyorum. Bunu bir de sen dener misin? Parası neyse veririm.”

                    Hamal;

                   “Ben atayım da gelsin bakalım.”der.” Ve çuvalın birini yüklenir. Köprünün başından aşağı atar ve koşarak eve gelir. Keloğlan diğer çuvalı hazırlamıştır.

                   “Bak işte geldi.”der. Hamal sinirinden onu da sırtına alır. Köprünün daha ilerisine derin yere atar. Tekrar eve gelir. Keloğlan üçüncü çuvalı da hazırlamıştır. Hamal bu işe şaşar ama pes etmek de hiç hoşuna gitmez. Onu da sırtlar ve daha derin bir yere atar. Bu arada caminin imamı ırmakta abdest almaktadır. Çuvalın sesini duyunca kaçmaya başlar. Hamal bakar ki adamın biri kaçıyor. Hemen koşar ve imamı yakaladığı gibi köprüden aşağı fırlatır. Öldüğünü görene kadar da başında bekler. İmam suda boğulunca eve gelir. Keloğlan;

                  “Ne yaptın.”der “Bu defa gelmedi.”

                   Hamal;

                   “Vallahi gardaş!” der.”Baktım ki sudan çıkmış kaçıyor. Yakaladım ve tam ortasına attım. Bir daha gelmesi mümkün değil.”

                    Keloğlan Hamalın parasını verir ve teşekkür eder. Böylece de üç beladan kurtulmuş olur.

                  Gökten üç elma düştü. Bir bana, bir sana, diğeri de bu masalı okuyana verilsin.

                  Her ne sürçü lisan ettik ise af ola, isterim ki insan önce insan ola.

                     

Anahtar Kelimeler: GÜLLÜ, KELOĞLAN
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
BEKİR DAĞSEVER
16.10.2018 21:55:38
kalemine sağlık Ahmet hocam
Yazarın Diğer Yazıları
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TEMSİLCİLERİMİZ İLK YARININ SON HAFTASI SIFIR ÇEKTİ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
MİYOPLAR UZAĞI GÖREMEZ, GÖREMİYORLAR!
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ANADOLU´M, ATA YURDUM
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 80.YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
BİLMEKVE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
CHP, Bu Seçime Katılacak mı?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DÜNYA´DA SEVİLEN LİDER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
“YÜKSEK TÜRK KADINI” ZÜBEYDE HANIM´I SAYGI VE GÖNÜL-BORCUYLA ANARKEN ATATÜRK´ÜN KALEMİNDEN ANNESİ
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsan Geçmiş Kısa Tarihi Ve Yaratığı Teknoloji İle Karşı Karşıya Gelmesi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
İSTANBUL ROMANLARI
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ABD, BÖLGESEL OYUNDA ŞAŞIRTMIYOR
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
SORUYORUM
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık-elş.deneme YASEMİN BÜLBÜL-“SON SALTANAT ERTUĞRUL”(*)
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AT
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
Formanın ağırlığını hissetmek gerek
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR İYİ YOLDA
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
BÜROKRASİ VE SAĞLIK ÜZERİNE
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-12/19/1422573915426.jpg