GİDİP DÖNEMEYENLERİN HİKÂYESİ ADI YEMEN´DİR – 8
Tarih: 5.10.2013 09:54:59 / 475okunma / 0yorum
Ahmet ERDOĞDU

Değerli okurlar, bu hafta sizlere Mustafa Balbay´ın “ Yemen Türkler Mezarlığı” adlı kitabından aldığımız, eski Cumhurbaşkanlarımızdan Cevdet Sunay´ın Yemen´deki akrabalarıyla ilgili anlattıkları ile uyarıcı olarak kullanılan Gat tiryakiliği hakkındaki bilgileri aktarıyoruz.

        CEVDET SUNAY´IN YEMEN´DEKİ AKRABALARI:

                           "ARTIK DÖNMEYİZ"

Yemen´in başkenti Eski Sana iki merkezden oluşuyor: Türk mahallesi, sur içi...

Her ikisi de Sana merkezinin parçası. Yakın geçmişe dek, bü­yükelçilikler Türk mahallesindeki konutları tercih edermiş. Bu da beraberinde Türk mahallesinin iyi korunmasını getirmiş. Ancak el­çilikler zamanla yeni semtlere taşınınca, Türk mahallesinin payına "alışveriş" merkezi olmak düşmüş.

Türk mahallesine giden ana caddelerden birinin adı Bir el Azep, Yani Bekâr Kuyusu. Anlatılan o ki, bu tarafta Osmanlı dönemin­de çok bekâr asker otururmuş. Yolun gidiş yönüne göre solunda­ki uzun bina, halen polis merkezi olarak kullanılıyor. Sağ tarafta in­sana eski İstanbul´daymış hissi veren binalar var.

Bir el Azep´in polis binasıyla birlikte sola kıvrıldığı yerden ters yöne sapıp, gelişigüzel Türk mahallesinin ilk sokağına girdik...

Sokak küçük bir alanla başlıyor. Sokağa bakan evlerin her biri anlatmaya değer. Özellikle pencereleri... İnsan bir bakışta dört-beş çeşit pencere sayıyor. Günlük yaşam da dışarıya kapalı olduğu için. Eve güneşin doğrudan girmesini sağlayan pencere ayrı, evin içinden dışarıya bakacak pencere ayrı, dış kapıya kimin geldiğini görmeyi sağlayacak pencere ayrı...

Sağımızdaki ilk evin önündeyiz...

Ağzında hiç dişi olmayan, yerel giysili 80 yaşlarında bir kişi kapının önünde oturuyor. Mahallenin en eski sakinlerinden, Hoca ailesinin hayatta kalan en yaşlı üyelerinden Abdullah Hoca´yla tanışıyoruz.

Güler yüzlü, zorlanarak da olsa konuşmayı seven bir kişi. Tanışmadan sonra bizi içeri buyur etti. Yemen´de böylesi durumların olağan hareketliliği... Kadınlar hemen başka bir odaya... Kapılar açıldı-kapandı, konuk odasına buyur edildik...

Abdullah Hoca tarihsel bir giriş yaptı:

"Osmanlı´nın Yemen´e iki büyük seferi var. Biri 16. yüzyılda Portekizlilerin bölgeye geldiği dönemde. Öteki de 18. yüzyılın so­nunda... Bizim ailenin Yemen´deki tarihi 200 yıl öncesine dayanıyor."

Abdullah Hoca, Türkçeyle Arapçayı birbirine karıştırıp geçmiş­lerini anlatıyor:

"Benim baba, büyükbaba, onun babası hep burada doğdu. Bu­rası bizim memleket. Malımız mülkümüz hep burada. Türkiye´de akrabalarımız var. Birinci Cihan Harbinden sonra bazıları gitti. Son­radan bizi de çağırdılar, ama gitmedik."

Abdullah Hoca, "Neden dönmediniz?" soruma şu karşılığı ver­di:

"Bütün düzeni burada kurduk. Bu mahallenin büyük kısmı bizimdi. Parlamento binası yaptıkları yer de bizimdi. Biz sattık. Tür­kiye´deki akrabalarımız da aile büyükleri ölünce bizi çağırdılar, ´Ge­lin, mirasta sizin de payınız var. Biz de ölürsek, ne olur ne biter bel­li olmaz´ dediler. Bizim buradaki varlığımız bize yeter, oradakiler sizin olsun dedik."

Yemen´de Türk kökenlilerle yaptığımız her görüşmede oldu­ğu gibi sohbetin 10-15. dakikasında, sıra sıra çerçeveli fotoğraflar geldi. Baba, büyükbaba, onun babası... Türkiye´deki akrabaların fo­toğrafları...

 

Abdullah Hoca´nın bütün ömrü Sana´daki Türk mahallesinde geçmiş. Son yıllarda yürümekte de zorlandığından kapı önüne gidiş-geliş onun için uzunca bir tur. O, yatağın içine gömüldü; yatıyor. Biz, karşısında bağdaş kurduk, sohbeti sürdürmeye çalışıyoruz.

Abdullah Hoca´nın Türkçesi çok az, Reşat aracılığıyla anlaşıyoruz. Türk mahallesi turuna "İslam Dünyası´nda Kadın" sempozyumuna katılan, ABD´de eğitimini sürdürmekte olan Hülya Hanım da gel­di. Sohbete zaman zaman o da katılıyor. Türkçesi kıt Abdullah Hoca bir ara doğruldu, benimle sohbeti bırakıp Hülya Hanım´a yöneldi, dişsiz ağzıyla, hoş gülümsemesiyle aynen şöyle seslendi:

"Su sıcaaak, oda sıcaaaak, gidelim çabucak..."

Hülya Hanım´ın bir gözü odada, etrafı izliyor; bir yandan da Abdullah Hoca´yı dinliyormuş gibi yapıyor. Abdullah Hoca biraz daha doğruldu, gülümsemesi biraz daha belirginleşti, devam etti:

"Su sıcaaak, oda sıcaaak, gidelim çabucak..."

Hülya Hanım´a sordum:

— Ne dediğini anladınız mı?

Eliyle Hoca´yı gösterip yorumladı:

"Sıcak sıcak konuşuyor işte..."

Hoca ailesi Türkiye´nin 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay´ın da akrabasıymış. O konulara girmek istedik, ama Abdullah Hoca´nın hafızası gidip geliyor, sorularımıza başka yanıtlar veriyor. Oda sıcak, su sıcak dediğine göre aklına gençlik günleri düşmüş olmalı...

Hoca´nın torunlarıyla birlikte evin bahçesini dolaşmak üzere izin istedik...

Abdullah Hoca´nın torunları bahçelerinin çok güzel olduğu­nu söylediler. Çıktık, dış kapının ters yönündeki kapıdan bahçeye geçtik... ilk bakışta nar, elma, kayısı ağaçlarını gördüm... Kıyıda as­malar. Hemen yan binadan Abdullah Hoca´nın kardeşi geldi, Abdülmelik.

O, tarihleri, uzak-yakın akrabaları daha iyi anımsıyor. Sunay´la akrabalığı daha net anlattı. Babası, Cevdet Sunay´ın babasıyla amca çocuklarıymış. Bir çırpıda Kafkaslardan Gazze´ye, oradan Çanak­kale´ye sülalesinin katıldığı savaşları anlattı. Yemen´in kuruluşun­da, Türklerin büyük payının olduğunu söyleyip devam etti:

"imam Yahya, Osmanlılarla anlaşma yapıp bağımsız devlet kur­duktan sonra, baktı elinde yetişmiş adam yok. Yemen´den ayrılmak üzere olan Türklerin çoğuna iyi işler teklif etti. Özellikle askeri iş­lerde, bir de Ulaştırma Bakanlığı´nda çok Türk çalıştı. Yemen´in ilk Dışişleri Bakanı Ragıp Paşa bu kişilerin başında gelir. Ragıp Paşa çok esaslı Dışişleri Bakanlığı yaptı, iki kızı vardı, biri imam Yah­ya´nın oğluyla evlendi..."

Abdülmelik Bey konudan konuya atlarken sıra Cevdet Sunay´a geldi. Cumhurbaşkanlığı döneminde kendilerine çağrı yapmış, "Dönün, size yardımcı olacağım," demiş.

"Burada düzenimizi kurduk, Türkiye´ye gidip yeniden düzen kurmayı göze alamadık. Sağ olasın dedik, kaldık," diyor.

Abdülmelik Bey, babası Muhammed Tahir bin İsmail´in 40 yılı aşkın süre Ulaştırma Bakanlığı´nda önemli işler yaptığını söyleyip ekledi:

"Burayı biz adam ettik..."

 

GAT TİRYAKİLİĞİ NEDİR?

 

Gat, uyarıcı ve keyif veren bir maddedir. Yemenlilerin günlük Gat alemleri vardır. İki üç kişi, önüne koyu yeşil Gat bitkisini alıyor, bitkinin filiz yapraklarını tek tek koparıp ağzına alıyor. Sonra da çiğnedikleri bitkilerin suyunu yanlarındaki tükürük hokkalarına boşaltıyor. Bu hokkalar aynı zamanda kül tablası olarak ta kullanılıyor. Genellikle öğleden sonra başlayan Gat meclisleri beş altı saat kadar sürüyor. Türkiye dahil pek çok ülke, Gat´ı narkotik madde olarak değerlendirip ülkeye girişini yasaklamıştır.

Gat bitkisinin Türkiye´de iyi bilinen cinsleri Papaz külahı ve İğ ağacı. Yaz kış sürgün veren bir ağaç. En geçerli olanı taze sürgünler. Çiğnerken yutmak yok, sadece özsuyunu mideye indirmek gerekiyor. Gat´ı çiğnerken sol yanağa yerleştiriyorlar, bunun nedeni, sol taraf kalbe daha yakın olduğu için Gat´ın etkisini daha çabuk göstermesidir.

Gat´ın Yemenlilerin yaşamındaki öneminin anlamak için şu örnek verilir: Kuzey Yemen´le Güney Yemen arasındaki iç savaşta, öğleden sonra Gat saatlerinde çatışma olmazmış. Bu kurala her iki tarafta uyarmış.

 

 

 

                                                                           Devam Edecek

Anahtar Kelimeler: GİDİP, DÖNEMEYENLERİN, YESİ, YEMEN
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (4) (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (3) (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (2) (25 Ekim 2016 - Salı)
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (1) (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (8) (24 Mayıs 2016 - Salı)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (7) (16 Mayıs 2016 - Pazartesi)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (6) (07 Mayıs 2016 - Cumartesi)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (5) (02 Mayıs 2016 - Pazartesi)
“MİSAK-I MİLLİ ASGARİ PROGRAMDIR” (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
KIBRIS NEREYE GİDİYOR? (22 Şubat 2016 - Pazartesi)
CHP NEREYE GİDİYOR? (3) (08 Şubat 2016 - Pazartesi)
CHP NEREYE GİDİYOR? (2) (05 Şubat 2016 - Cuma)
CHP NEREYE GİDİYOR? (1) (05 Şubat 2016 - Cuma)
DR. SEDA BAYINDIR ULUSKAN´LA SÖYLEŞİ (25 Ocak 2016 - Pazartesi)
TÜRKİYE VE DÜNYADA ENERJİ SORUNU (01 Ocak 2016 - Cuma)
KURTULUŞ SAVAŞININ KAHRAMAN GAZETESİ (25 Aralık 2015 - Cuma)
ERİŞ ÜLGER İSTANBUL SÖYLEŞİSİ (28 Kasım 2015 - Cumartesi)
TARİHTE BU HAFTA 29 EKİM ÖZEL YAZISI (29 Ekim 2015 - Perşembe)
HEPİMİZ OSMANLICA ÖĞRENİYORUZ! (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
ÇANAKKALE CEPHESİ (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
NEDEN 29 EKİM? (05 Ekim 2013 - Cumartesi)
TARİHTE BU HAFTA (05 Ekim 2013 - Cumartesi)
ERİŞ ÜLGER İSTANBUL SÖYLEŞİSİ (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
HAVADAKİLER
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
4.ŞEHİR TİYATROLARI BULUŞMASI
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
“ÇUKUROVA´DAN SESLER-3” KAZIM KARAÖRS ***UNUTULAN BİR SAZ USTASI KAZIM KARAÖRS***
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
MÜLKİ AMİR ‘ÜZERİNE KUMA´ KABUL EDER Mİ?
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
NUTUK´U ANLAMAK
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE VE KAHRAMAN TÜRK ORDUSU İLE EMNİYET MENSUPLARINA KUTLU VE MUTLU OLSUN
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
OKUL MÜDÜRÜ BİLGİYİ ÖĞRETMENDEN SAKLAMAMALI
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Az Gittik, Uz Gittik-2
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SES BAYRAĞIMIZI DALGALANDIRMA ZAMANI
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
PARTİ İÇİ DEMOKRASİ VE KATILIM
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
RANT MI ÖNEMLİ YEŞİL ALANLAR MI?
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
NUTUK (SÖYLEV), YÜCE DEĞERİNİ, 90. YILINDA DA TÜM GÖRKEMİYLE KORUYOR!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
“ASMAYIP DA BESLEYELİM Mİ ?” EKOLÜ
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Araştırma Üniversiteleri, Çukurova Üniversitesinin Kaçırdığı Şansı Yeniden Yakalama Olasılığı Ve Öneriler İbrahim Ortaş, iortas@cu.edu.tr
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BÖLGESEL GELİŞMELERE KISA BİR DEĞERLENDİRME
Celal Topkan
Celal Topkan
BİR TOPLUM EKONOMİK OLARAK NASIL ÇÖKER
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ARMAGEDDON
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
YİTİK BİR SAZ: KAZIM KARAÖRS
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Sözüm Sana İşçi Sınıfı!
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
DERBİNİN GALİBİ TARAFTAR
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR)
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
FINDIK OLAYI VE BENZERLERİ
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
TAHSİN ÇAVUŞ´UN ÖLDÜĞÜ GÜN
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
ÜLKEMİZDEKİ SURİYELİLER;
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
16 °C
Pazar
16 °C
Pazartesi
16 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-10/17/1339146229905.jpg