Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe


GERGİNLİĞİ TIRMANDIRMA SÜRECİ DEVAM EDERKEN


Bölgesel gelişmelerin geldiği noktada, görülüyor ki küresel ve bölgesel güç odaklarının tüm dikkatleri ve yumuşak, sert, asli, vekâlet her ne şekilde tanımlanırsa tanımlansın, tüm kuvvetleri, Türkiye üzerine çevrilmiş durumda. Türkiye, gelinen durumda küresel ve bölgesel tüm güçlerin hedefine oturtulmuş konumuyla, devam ettirildiği çok açık olan BOP’da, sıradaki hedef ülke görünümü veriyor. Sanki İran ile devam ettirilen süreçte yapılan zamansal bir değişimle, Türkiye öne çıkarılmış durumda. Bu durum, oluşan konjonktürde, beklenen bir gelişme olarak kabul edilebilir. Çünkü Türkiye, Suriye kuzeyinden itibaren yapmaya başladığı ve Kuzey Irak ile Doğu Akdeniz’de devamla, Libya’ya kadar uzanarak sürdürdüğü kararlı stratejik hamlelerle, halen bir arı kovanına çomak sokmuş durumda ve bu hamleleriyle bölgesel dengeler için kurulmuş ya da kurulması planlanan masada, oyun kurucu olarak, kartları elinde tutmaya çalışıyor. Oluşan ve gelişen konjonktürde yapılan hamlelerin doğru olduğu, Körfez ülkelerinden AB ülkelerine kadar uzanan geniş bir yelpazede ve ABD destekli tepkilerin yoğunluğundan, oldukça net olarak anlaşılıyor. Gelişmeler dikkatle değerlendirildiğinde, Birinci Dünya Savaşı öncesi ve süresince, Hasta Adam tanımlamasıyla, Osmanlı toprakları üzerinde yapılan gizli planlamalar benzeri, kapsamlı, üstü kapalı yürütülen bir diplomasi trafiği var gibi ve ileri sürülen piyon yine aynı: Yunanistan.    

Güç odakları, gelişen ve değişen savaş konseptlerinde, vekâlet savaşçısı konumuna, hedefteki ülkenin gücü ve konumu nedeniyle bu kez bir ülkeyi, Yunanistan’ı yerleştirmiş durumda ve Yunanistan bu konumundan oldukça memnun görünüyor. Çünkü Yunanistan, kuruluşundan bu yana her daim krizlerle kazanımlara ulaşıp, Mora Yarımadasından kuzeye doğru genişleyerek, bu günkü sınırlarına ulaşmayı başardı. Kazanımlarını da hemen her seferinde, Türk egemenliğindeki topraklar üzerinden elde etti. Bu gün gelişmekte olan krizin sonuçlarından da muhtemel bir kazanım beklentisi var ve kuvvetle muhtemel birileri, beklediği kazanım doğrultusunda, muhteşem bir şeyler vaat etti.

Türkiye ile Yunanistan savaşır mı? Oluşan konjonktürde, gündemi en çok meşgul eden soru bu. Aslında ne Türkiye ne de Yunanistan, sıcak çatışma konumuna girmek istemiyor. Çünkü her iki ülke arasında çıkabilecek bir savaşın kazananı, sadece, gerginliği tırmandırmak maksadıyla Yunanistan’ı kışkırtacak, teşvik edecek, cesaretlendirecek şekilde davranış sergileyen güç odakları olurken, hem Türkiye hem de Yunanistan, birçok açıdan sıkıntılı bir süreç içine girecek. Böyle bir savaşın taraflarından kazananının, izafi olarak, Türkiye olacağı da çok açık. Ancak, ülkeler çapında yapılan sıcak çatışmanın, her iki tarafı da esasen kaybetmiş olacak. Tek fark, kaybetmiş görünenin çok daha fazla yara alacak olması. Yani, yapılan uluslararası girişimlerle, çok kısa sürede sonlandırılması muhtemel böyle bir sıcak çatışma ardından, taraf olan her iki ülke de önemli boyutta yaralar almış olacak.

Üstelik iki ülke arasında gerçekleşecek bir savaşın, silahlı kuvvetlerin kuvvet yoğunluğunda olduğu kadar, ülke çapında ekonomik boyutta da yol açacağı hasar, özellikle Türkiye için, farklı cephelerde dağılan dikkat ve değişen istikamette kuvvet tasarrufuyla, sıklet merkezinin zorunlu değişmesi nedeniyle, halen kazanımda olduğu diğer cephelerde taviz anlamına da gelebilir ki bu kesinlikle istenmeyen bir durum.

TSK, her koşulda muharebeye hazır olduğunu defaten ispatladı ki bu caydırıcılık açısından çok önemli ve muhtemel cephelerde yaptığı akıllı, sabırlı, sakin hamlelerle övgüyü de hak ediyor. Türkiye, sergilediği haklı kararlı duruşla, gerektiğinde çekinmeksizin vuracağını da açıkça ifade etti ki bu hamle de kesinlikle doğru.

O halde Yunanistan her ne kadar gerginliği tırmandırma süreciyle bir savaş istiyor görünümündeyse de reelpolitikde, sadece piyon konumunda ve anlaşıldığı kadarıyla, aklıselim siyasileri ve kendi kamuoyu da böyle bir savaşı kabul etmek istemiyor.

Türkiye, haklı mücadelesinde kararlı duruş sergileyerek, milli güç unsurlarının tamamıyla caydırıcı görünüm verirken, Yunanistan’ın yapması muhtemel hamlelerine karşı da oldukça dikkatli ve zaman içinde, TBMM tarafından, bu gelişmelere yönelik verilmiş savaş sebebi kararları var. Yani Türkiye, her zaman olduğu gibi, topyekün olarak savaşa hazır.

Gerginliği tırmandırma süreci, geniş bir destekçi kitlesiyle, Yunanistan tarafından halen ısrarla sürdürülürken, muhtemel bir çatışmanın tüm sorumluluğu da oluşan, oluşması muhtemel cephe hatlarında görev yapan bireylerin, sinir sistemlerinin sağlamlığına kadar indirgenmiş durumda. Çünkü it dalaşına girişen pilot ya da gemi manevraları yapılırken, silah başı yapmış mürettebattan herhangi birinin, anlık bir gerilimle tetiğe dokunmasıyla, bir anda ortalık karışabilir. Gerginliği tırmandırma sürecinde, gerilimi tırmandırmakta hevesli olan, olanlarca beklenen hamle de bu ve ilk tetik çeken için, uluslararası arenada oldukça zorlu bir sürecin başlayacağı muhakkak.



YAZARLAR

  • Pazar 35 ° / 21 ° Güneşli
  • Pazartesi 37 ° / 22 ° Güneşli
  • Salı 34 ° / 21 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.124%0,41
  • DOLAR

    7,6604% 0,46
  • EURO

    8,9266% 0,26
  • GRAM ALTIN

    458,86% 0,20
  • Ç. ALTIN

    757,119% 0,20