(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


GENÇ ARNAVUTLAR

‘’O günlerde ‘babam Bektaşi, annem Ortodoks ya da annem Müslüman babam Katolik, ben henüz karar veremedim’ diyen gençlerin sayısı az değildi’’


Arnavutluk, bizden 11 yıl önce, 1912 yılında bağımsızlığını kazanmış, Osmanlıda Tanzimat’la başlayan laiklik adımlarını bağımsızlıkta da sürdürmüştü.

Toplumun inanç dünyasındaki dışa bağımlılığını azaltmak için devlet, en büyük üç dini oluşum olan Müslüman, Bektaşi ve Ortodokslara destek verip, müstakil kongreler düzenletmişti.

Arnavutluk, Mustafa Kemal’in Halifeliği ilga etmesinden bir yıl önce, 1923 yılında Hilafetten ayrılmış, ilk bağımsız diyaneti kurmuştu.

1928’de Medeni Kanunun kabulü ile dini hakim ve kadılık sistemine son verilir.

Milliyetçiliğin dinin önüne geçtiği dönemde ‘dinler ayrıştırır yurtseverlik birleştirir’ felsefi tartışmalarıyla ‘bizim dinimiz Arnavutçuluktur’ süreci yaşanır.

1937 tarihli Meclis kararı ile kadınların yüzlerini kapatması cezai işlem gerektiren suç sayılır, kadınları kapanmaya teşvik edenlere ağır cezalar öngörülür.

ATEİZM

Arnavutluk komünist rejimi, 1945’lerden itibaren dini kurumları itibarsızlaştırır. Yarım asır süren Enver Hoca istibdat döneminde özel mülkiyet, dinler, dini semboller ve ibadet yasaklanır, iki binden fazla cami, kilise, türbe, tekke kapatılır.

Siyasal tarihe inançları yasaklayan tek ateist devlet olarak geçen dönemde, geleneksel isimler ve dildeki Arnavutça dışındaki sözcükler de yasaklanır.

 

DEMOKRASİ SANCILARI

İki kutuplu dünya düzeninin sona erdiği 1990’lardan itibaren Balkanlar ve Arnavutluk demokrasi ve özgürlüğe dönüşümü yaşar.

Yeni düzen, din ve inanç özgürlüklerini gözetir, dini toplulukların eşitliğini tanır, inançlara aktif tarafsızlıkla yaklaşır. İnanç çoğulculuğu esastır.

***

Arnavutluk, geleneksel olarak Müslüman, Bektaşi ve Ortodoks kültürler mozaiğidir.

Nüfusun yarıdan fazlası Müslüman ve Bektaşi inancındandır.

Dinler Kurulu, Müslüman, Ortodoks ve Bektaşilik temel inançlarına, önce Katolik daha sonra Evanjelist ve Yahudi toplulukları ekleyerek kayıtlı din sayısını altıya yükseltmiştir.

Katoliklik Vatikan etkisiyle öne çıkarılmıştır. Cemaatleri olmayan Evanjelistlik ve Yahudiliğin Amerika ve İsrail’in baskılarıyla dini topluluk olarak kabul edildiği bilinmektedir.

 

***

Demokrasiye geçiş sürecinde bir yandan Enver Hoca istibdadının sosyal hayat ve inanç dünyasındaki izleri silinirken, bir yandan da kapitalizme hızlı geçişin yarattığı toplumsal baskı ve siyasal değişim sıkıntılarıyla baş edilmeye çalışılmıştır.

Özel mülkiyetin yasaklanıp, dini cemaatlerin malvarlıklarına el konulan Komünizm sonrasında, taşınmazların sahiplerine iadesinde tartışmalar yaşanmıştır.

Müslüman- Bektaşi, Ortodoks-Katolik kurumlar arasındaki emlak iadesi kargaşası halen sürmektedir.

 

GENÇ ARNAVUTLAR

İbadetin kapalı kapılar arkasında endişeyle yaşandığı ateizm yıllarında yetişen genç kuşaklar, 1990 ve 2000’li yılların başındaki inanç hürriyeti atmosferinde sosyal boşluklar da yaşamıştır.

Çekirdek aileleri içinde farklı inançları bir arada yaşamış olan genç kuşaklardan, özgürlük heyecanı içinde ‘hangi inanca daha yakınım, hangi yolu seçsem’ zihin karmaşasına düşen olmuştur.

O dönemde ‘babam Bektaşi, annem Ortodoks’ ya da ‘annem Müslüman, babam Katolik, ben henüz kararsızım’ diyen gençlerin sayısı az değildi.

Bu ahval, uluslararası din tacirleri ve cemaat avcıları için uygun fırsatlar yaratmış, genç kuşaklar, dört koldan cemaat kapmaya çalışan gözü pek misyonerlerin ısrarlı ganimet paylaşımına maruz kalmıştır.

Başta Vatikan, cemaat oluşturmaya gücü yeten diğer ülke, kuruluş ve tarikatlar Arnavutluk havuzundan pay kapma yarışına girmiştir.

Cemaati olsun ya da olmasın, köşe bucak gösterişli cami ve kilise inşaatları, tepelere haç ya da hilal yerleştirme, minare ve çan kulesi rekabeti tebessüm yaratan bir yarışa dönmüştür.

 

***

Beka sorunları ile baş etmeye çalışan yönetimin, denize düşen yılana sarılır misali, kapılarını çaresizce araladığı kilise ve tarikat okulları, din maskeli özel eğitim kurumları bu dönemde serpilmiş olup, şimdilerde önünün alınamadığı gözlenmektedir.

Geleneksel Arnavut yaşayış ve davranış tarzına uymayan birçok faaliyet geçiş döneminde serbestçe ifa edilmeye başlamıştır.

Şehir meydanlarında misyoner papazların toplu gösterileri, Ramazanda dahi parklarda bahçelerde Hazreti İsa tanıtımları, yoksul ve yetim çocukların kuran kursu, islami merkez kisvesi altında devşirilip, toplumdan koparılması bu dönemde yaşanmıştır. 

***

Batı yönelimli günümüz Arnavutluk’un, Avrupa sahnesine hangi sosyal şapka ve inanç profili ile çıkması gerektiği hususu ise halen sıcak gündem oluşturan başka bir tartışmadır.



YAZARLAR

  • Çarşamba 34 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Perşembe 32 ° / 21 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Cuma 32 ° / 21 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.123%0,00
  • DOLAR

    7,8288% 0,15
  • EURO

    9,1835% 0,05
  • GRAM ALTIN

    476,80% 0,96
  • Ç. ALTIN

    786,72% 0,96