EVET-HAYIR
Tarih: 3.3.2017 09:53:47 / 553okunma / 3yorum
Cezmi DOĞANER

Gerçek Demokrasilerde politikacıya verilecek ceza, halkoylaması ile değil, seçim sandıklarında verilir.

Türkiye, bugün bir “evet-hayır” çatışması içine sokulmuştur. Demokrasinin gereği, demokrasinin erdemi gibi gösterilerek, kandırılarak. T.Fikret´in, “Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi” dediği gibi; demokrasi, demokrasi diye diye demokrasiyi de “paçavra”demokrasisine çevirdiler.

Devlet adamı, devlet adamı olduğunun bilincinde olmak durumundadır, zorundadır. Devlet adamının ağzından çıkan her söz, devletin ağzından çıkıyor demektir. Kimseye “devlet benim” demek hakkı verilmemiştir. Buna karşılık tüm yurttaşlara “benim devletim” demek diyebilmek hak ve görevi düşer. Her yurttaş, devlete “benim devletim” derse devlete sahip çıkabilir. O zaman devlet adamı da diline geleni söyleyemeyeceğinin ve aklına gelenin de yapılamayacağının bilincine varır. Devlet gibi, cumhuriyet de “benim cumhuriyetim”dir. Başbakan benim cumhuriyetimin başbakanı, cumhurbaşkanı benim cumhuriyetimin cumhurbaşkanıdır. Her yurttaş Türkiye Cumhuriyeti´ne “benim cumhuriyetim” derse ona sahip çıkabilir, cumhuriyetimizin ikide bir buzdolabına kaldırılması da önlenmiş olur.

Referandum sonuncunun “evet ya da hayır” çıkması, elbette ki referandum öncesi ile referandum sonrası Türkiyesi´ni kalın bir çizgi ile birbirinden ayıracak, sonuca uyan yeni bunalım ve kargaşa dönemileri gelecektir. Sadece bu nedenle bile sonuç çok önemlidir, çok önemli olacaktır. Fakat asıl önemli olan “referandum olayı”nın kendisidir. Yüzlerce kez yazıldı, söylendi, konuşuldu. Asıl mesleği mühendislik olan Sayın Başbakanın hukuk biliminin teorik yönüne yeteri kadar zaman ayıramadığı düşünülse bile, Fahri Prof. Olan Sayın Cumhurbaşkanı, hukukun “yasasız suç olmaz, yasasız ceza olmaz” ilkesini elbette ki bilmektedir. Ve bugün Türk halkı, sanki böyle bir ilke yokmuşcasına, hukuk dışı bir Anayasa-yargı referandumuna çekiliyor. Türkiye´yi bu duruma düşürmeye kimsenin gücü yetmemeliydi.

Doksan yıldır tökezleye tökezleye demokrasi yolunda yürümeye çalışıyoruz. Gele gele bugüne geldik. Başlarda, umutlarımız boşa çıktıkça, çocuklarımıza nasıl bir yarın bırakacağız diye hayıflanırdık. Çocuklarımız bugün orta yaş merdivenini tırmanırken, torunlarımıza ne bırakacağız kaygısına düştük. Onlara bırakacağımız, herhalde, koşullar ne olursa olsun bu ülke insanının insan haklarına, bu ülke insanın kısıtsız, güdümsüz demokrasiye layık olduğu inancını sürdürebilmek gücü olacaktır. İnsanın özgür düşünebilme, düşündüğünü korkusuz açıklama yeteneğine sahip olduğuna inanması gerekir. Kısıtsız, güdümsüz, aldatmacasız ve korkusuz uygar insanların demokrasisine kavuşabilmek için zaman silindiri kimbilir daha kaç yıl Türkiye´nin üstünden geçecek.

Bir ülkede demokrasi o ülkede demokrasiye inanların sayısı oranında vardır. Demokrasiye inanç, o ülke insanına güvenle başlar. Başka bir deyişle, bir ülkede demokrasinin kurulmasını isteyenler o ülke insanına güvenmeli, o ülke insanını demokrasiye layık görmelidir önce. Bu olmazsa o narin, o nazlı çiçek geilişip boy atacağı iklimi bulamaz solar, gider.

Bir ülkenin devlet başkanı o ülke insanın dürüstlüğünden kuşku duyuyorsa o ülkede demokrasinin olabileceğinden de kuşku duyulur. Çünkü demokrasi, karşılıklı güven, karşılıklı dürüstlük, karşılıklı saygı rejimidir. “Her şeyi en iyi ben bilirim” rejimi değildir.

Ülkeyi bu utançtan kurtaralım.

Bir ülkede demokrasi, o ülkede demokrasinin yaşamasını isteyenlerin, o ülke insanın demokrasinin tüm kurum ve kurallarına yakışır olduğu inancı ile başlar.

Tarih, yasa ile durdurulamaz, yasa ile saptanamaz, yasa ile tarihte boşluklar yaratılamaz, hukuk dışı bir uygulamanın sürsün mü, sürmesin mi diye halkoyuna sunulması da Türk demokrasi tarihinde yerini alacaktır.

Referanduma sunulan Anayasa, Cumhurbaşkanına sınırsız yetkiler tanınmıştır. Ülkenin sahibi olacaktır. İstediğini alır, satar ve el koyabilir.

Halkın yönetime örgütlü katılımı, hatta yönetimi etkileyebilmesi yolları tıkanmıştır.

Partilerin örgütlü toplum kesimleriyle, tüm ilişkileri kesilmiştir.

Yurttaşların siyasal haklarına aşırı sınırlamalar getirilmiştir.

Avrupa ülkelerinin yurttaşlarımıza uyguladığı vizeden haklı olarak  yakınıyoruz; bu Anayasa ile Cumhurbaşkanı isterse, Türkiye´nin bir ilinden bir başka iline gidecek yurttaşlara bile, bir vize uygulaması getirebilir.

 

Anahtar Kelimeler: EVET, HAYIR
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Hüsamettin Sivlim
3.3.2017 15:11:39
5 yıllık sürede Milletin Seçtiği.. istediği gibi idare etsin. Kendine itiraz eden Kurum ve kişi olmasın. Tenkit edilsin ama yürüyen işleri durduramasın. Nasıl olsa 5 yıl sonra Millet durumdan memnun değilse onu indirir. 5 yıl içinde TBMM.ninde desteğini alarak PKK´ya güneydoğuda özerklik verirse.. korkumuz o. Bu sözüm üzerine bir AK Partili şöyle diyor gibime geliyor..Görüyor sun PKK´gille nasıl savaştığını.Şu anda iyi. Daha önce G.Doğuda özerklik zemini de hazırlanmış idi. Hendekler..Fetö´nün hain faaliyetleri neden görülemediidi.15 Temmuz işte bu görülemediğinden oldu.
Yazarın Diğer Yazıları
DEĞİŞEN CHP NASIL OLMALI?(1) (15 Haziran 2017 - Perşembe)
TÜRKÇE SEVDALISI (08 Haziran 2017 - Perşembe)
DOĞA VE İNSANIN ÖLÜMÜ (26 Mayıs 2017 - Cuma)
EĞİTİM VE EDEBİYAT (18 Mayıs 2017 - Perşembe)
YENİ NESİL GENÇLİK (12 Mayıs 2017 - Cuma)
DOSTLUK İÇİN BARIŞ (05 Mayıs 2017 - Cuma)
SOSYAL DEMOKRASİ VE EKONOMİ (22 Nisan 2017 - Cumartesi)
DÜŞÜNMEK (20 Nisan 2017 - Perşembe)
TOPLUM VE HUKUKSAL BARIŞ (07 Nisan 2017 - Cuma)
HUKUK DEVLETİ (30 Mart 2017 - Perşembe)
DEMOKRASİ VE YURTSEVERLİK (23 Mart 2017 - Perşembe)
DEMOKRATİK EĞİTİM (16 Mart 2017 - Perşembe)
GÜVENSİZLİK VE KEYFİLİK (24 Şubat 2017 - Cuma)
VURGUN YEMİŞ ÜNİVERSİTELER! (09 Şubat 2017 - Perşembe)
KORKU VE DİKTAYA DAİR (26 Ocak 2017 - Perşembe)
BAĞIMSIZLIK FENERİ (23 Aralık 2016 - Cuma)
Yılanlı köy gecelerinde (16 Aralık 2016 - Cuma)
REJİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞIYIZ (13 Aralık 2016 - Salı)
AB TÜRKİYE İLİŞKİLERİ (20 Kasım 2016 - Pazar)
CHP SOLDA (MI?) (27 Aralık 2015 - Pazar)
Çöken Eğitim (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
KENTİMİZ DÖNÜŞÜMDE YOLLAR ‘ÇÖKÜŞÜM´DE
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
PENGUENLEŞMEK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
60. SANAT YILINDA CAHİT SEYHANLI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
ÖZEL HASTANESİ OLMAYAN ORDU
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAYRAM TADINDA OLSUN GÖNÜLLERİNİZ
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞININ ÖZGÜRLÜK VE EGEMENLİK GÜNEŞİ 19 MAYIS 1919 SABAHI KAHRAMANLAR DİYARI SAMSUNDA DOĞDU
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
ÜNİVERSİTELERDE ÖRGÜTSEL ADALET
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
DÜŞÜNCENİN BİLİM, SANAT VE GERÇEĞE UYGUNLUĞU-Fikri Akdeniz (*)
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Yürüyelim Arkadaşlar…
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
AYRICALIKLI OLAN KİM?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
TÜRKİYE´NİN ETRAFINDAKİ KANLI ÇEMBER DARALIYOR
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
MİLLİ BURJUVAZİYE SEVABINA ÖNERİLER - 3 –
İlhan ALPER
İlhan ALPER
SELAHADDİN YANIKSES DERKEN…
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Böylesi Ancak Bizde Olur Dedirtecek Bir Memleket Durumu
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
TSK GÜVENİ HAK EDİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Celal Topkan
Celal Topkan
EY ERDOĞAN, EY BOZDAĞ YETER ARTIK, HALKIN AKLIYLA ALAY ETMEKTEN VAZGEÇİN
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ben, Sen, O. Biz, Siz, Onlar
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
MAVİ ŞİMŞEKLER 34 PUANA DEMİR ATTI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
TÜRKÇE KONUŞMAK
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DEĞİŞEN CHP NASIL OLMALI?(1)
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
ADANA´DA FUTBOL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
Ramazan geldi hoş geldi
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
20 °C
Pazar
22 °C
Pazartesi
21 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-5/23/1458036914194.jpg