EMİRGAN´DAN ADANA RADYOSU´NA GÜL AVALAN´LA KONUŞTUK
Tarih: 22.10.2018 10:51:00 / 307okunma / 0yorum
Cumali KARATAŞ

/resimler/2018-10/22/1052333309620.jpgEmirgan Çay Bahçesindeki tesadüfü bir yarışmayla müziğe ve Adana Radyosu´na başlayan; ardından sahnelerle, turnelerle, çıkardığı 43 plakla yerini sağlamlaştıran müziğin çok yönlü sanatçısı, “yiğit kızı” Gül Avalan, arabeskin gizli kalmış ama pişman bir anası gibi konuşurken, folkloru ve sanat müziğini öldürdüğünü de itiraf etmekten kendini alamıyor.
                                                                           
Cumali Karataş

*ADANA RADYOSU YILLARI

***Müziğe ne zaman başladınız?

            ---Müziğe 1963 yılında Adana Radyosu´nda başladım.

***Ondan öncesinde müzik adına neler yaptınız?

            ---Annemin dayısı vardı. 5-6 yaşlarında bana şarkı, türkü söyletirlerdi. İlahi okuduğum /resimler/2018-10/22/1053124091573.jpgzamanlar da olurdu. 1963-64 yıllarında radyoya girdim. Daha önce de Asfalt´ın orda. Bir yarışmaya dahil ettiler beni. Kazım Karaörs uzun saplı sazıyla çalıyordu. İlk defa orda sahneye çıktım. Çok heyecanlıydım. Radyo sanatçısı biri beni teşvik ediyordu yarışmada okumam için.”Kurban olim abi ben bilmem” dedim. Yapılan ısrarlar sonunda sahneye çıktım. Seyirciden özür diledikten sonra “Engin Dağlar”ı okudum. Makam, nota da bilmem yani. Adana İl Radyosu´nda bulunan Kazım Karaörs´ün güzel çalması da beni duygulandırdı tabii. Daha sonra Hayri Küçük “Kızım bir tane daha oku” deyince “Başka şarkı, türkü bilmem” dedim ben ama heyecandan öldüm. Mahmut Özçiftçi gibi birçok radyo sanatçısı da vardı orda.  Emirgan´da yapılan, iki yüz kişinin katıldığı  bu ses yarışmasında 1. oldum.

            ***Adana Radyosu´nda  yer aldınız mı?

            ---İşte bu yarışmadan sonra beni çok beğenen Selahattin Sarıkaya Adana Radyosuna götürdü beni. 

            ***O yıllarda Adana Radyosu´nda hangi sanatçılar vardı?

            ---Çok isim hatırlayamıyorum… Kemal Bey vardı Adana Radyosu Müdürü. Sanatçı olarak /resimler/2018-10/22/1053325810946.jpgda Mustafa Canan, Kazım Karaörs, Canan Işık, İsmail Polat gibi isimler vardı. İsmet Cengiz darbuka, Salih Demirci bağlama çalıyordu. Afet Yüksel Adanalı sanatçıydı.Turnede Şaban Gen´le; Necla Babacan´la tanıştık. Adana Radyosu Müdürü Kemal bey Selahattin Sarıkaya´ya:”Selahattin burda bir kişi var sanatçı olacak, Gül Avalan´dır o da ” demiş. İyi bir insandı. Kemal bey İstanbul´da evime de geldi. Jülide Gülizar Adana Radyosu´nun ilk televizyon spikeriydi.            Radyo dersanesi eski müze sokağındaydı. Kazım Karaörs hocamızdı, Selahattin Sarıkaya koro şefiydi,”Çukurova´dan Sesler”in yöneticisiydi.   

            ***Adana Radyosu´ndan ne zaman ve niçin ayrıldınız?

            ---Konya-Ereğli´ye gitmek için Adana Radyosu´ndan ayrıldım. 1965´de Konya´dan öte /resimler/2018-10/22/1053557373665.jpgMeram´da sahne aldım. İstanbul´da uzun yıllar kaldım. Atölyelerim vardı. Yıllar süren çalışmalarımdan sonra kız kardeşimin de ısrarları sonucu Adana´ya, ailemin yanına döndüm. Ben gelince de ailemin İstanbul´da olanı da buraya dönüş yaptı.

1970´de kara avcılığı ruhsatı çıkardım… Devlet Su İşleri Bölge Müdürü balık ruhsatı için onay vermeyince, dönemin Adana Valisi Hayri Kozakçıoğlu:”Sen nasıl vermezsin?.” diye çıkıştı. Türkiye´de ilk ruhsat alıp, ruhsatsız avı da yasaklattım. Gemicilik yaptım, ruhsatım var. Suriye´ye 3-5 ton balık gönderdim. Amik gölünü kiralayıp, balığını fakirlere dağıttım. Çukurova´nın bütün kanallarının ihalesini aldım. Benden sonra 600 km. Aydın, 800 km. Konya kanalları kiraya verildi. Bu konuda öncülük yaptım.

*”YİĞİT KIZ”

***Adana Radyosu yıllarından bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz? 

/resimler/2018-10/22/1054178467870.jpg---Salcı Mehmet Efendi´nin Tellidere´deki bağ evinde oturuyorduk. Atım vardı, kanala kadar gelirdim. Otobüslerde oraya kadar gelirdi. Bakkal Baki amcaya atımı bırakır, radyoda folklorümü yapıp, türkümü söyleyip geri dönerdim.  Atıma biner bağ evine dönerdim. Evde bir tek kırmayla, bir de çifte vardı. Hatta bir gün Mustafa Geceyatmaz bir arkadaşıyla içki alıp gelmişlerdi. Kötü niyet olmasa da müsaade etmedim. Tüfeğe sürdüm fişeği, ”derhal gidin” dedim. Ayrılıp gittiler.

Bir diğer hatıra...

Emirgan Çay Bahçesi´nde okumam için Asfalt Rıza´nın adamları yolumu çevirmişti. Birdefasında da, radyodan çıkıp eve giderken Asfalt Rıza´nın beni  kanala kadar paytonla takip ettiğinin fark ettim. “Sen beni mi takip ediyorsun?” dedim. “Bak hele sen Asfalt Rıza´ysan ben de Hamido´nun yeğeniyim.”dedim. Ondan sonra Asfalt Rıza bana: ”Yiğit kız” demeye başladı. İstanbul´a geldiğinde de:”Sen benim bahçemde meşhur oldun, gel Adana´da Emirgan´a çık.” dediyse de, “yok, gelmem” dedim.

/resimler/2018-10/22/1054452999672.jpg ***Müzikte sanatçı olarak önemli bir yere geldiniz…Aileden bir destek, teşvik oldu mu peki?

            ---Bilhassa balta vurdular…Emekli Binbaşı İbrahim Oral teşvik etti.

            ***Ailede müzikle ilgilenen var mıydı?

            ---Müzikle ilgilenen yoktu ama babamın, dayımın sesi güzeldi.

            ***Müzik eğitimi aldınız mı? Kimlerden yararlandınız?

            ---Öncesinde müzik eğitimialmadım ama radyo olayından sonra Tepebağ Orta Okulu´ndaHalk Eğitim´de ders veren Ali Şenozan´dan ders aldım.   

            ***Şiir konusunda bir ustanız oldu mu?  

            ---Hayır, şiir konusunda da tamamen kendi başıma hep yazıp çizdim.

            ***Müziğin hangi alanlarında yer aldınız?

            ---Yazıp, besteleyip, okuyordum.

***Bestelerinizi ne zaman ve nasıl yapıyorsunuz?

            ---Yazıp, besteliyordum. İkisi bir geliyordu.

            ***Bestelerinizi notaya alabiliyor musunuz? Herhangi bir saz çalıyor musunuz?

            ---Hayır, alamıyorum, herhangi bir de saz da çalmıyorum.

            ***Plak yaptınız mı? Kaç plak çıkardınız?

            ---43 plak yaptım. İstanbul´da Koza Plak´ı kurdum, yalnızca kendi eserlerimi plak yapıyordum.

***İlk besteniz hangisidir?

/resimler/2018-10/22/1055166751564.jpg            ---İlk bestem, 15 yaşındayken yaptığım “Ben Yaralı Bir Kuştum” adlı hüzzam bir şarkıdır. Oturup sevgililer yaratırdım… Ayırır, hüzün yaratırdım, kavuştururdum. İş yaparken beste yapardım.

            ***Şiir kitabı çıkarmayı düşündünüz mü hiç?

            ---Düşündüm de, zaman ve zemin bulamadım.

            ***Hâla şiir yazıyor, beste yapıyor musunuz?

            ---Yapıyorum bazen…O gün de rüyamda şunu yazdım:

Hasretlik deyince başı çekiyor.

Fitnelik deyince tohum ekiyor.

Kıvılcım deyince benzin döküyor.

Böylesinin ne dünyada, ne ahrette yeri var.     

İstanbul´dayken bir gecede dört eser yaptığım olurdu. Selahattin Sarıkaya bir gün gelip:”Gülo hani bir şey yok” dedi. Valla ben Selahattin abi burada kadınlar kahkaha atıyor, bunlar kim dedim. “Pavyondaki kadınlar” dedi “pavyonda okuyanlar da var.” Pavyon nasıl bir yer dediğimde ise “Yer altında kırmızı ışıklı bir yer” dedi. Ee çıksınlar ordan dedim. “Çalışıyorlar, şarkı okuyorlar” dedi. O zaman “Günahkâr Sokaklar” isimli şu eserimi yaptım:

            Günahkâr sokaklar Tarlabaşı´nda.

                Kimi daha yeni düşer çocuk yaşında.

                Masum oldukları belli, gözyaşında.

                Diyor ki kurtuluşum mezar taşında.

                Bu ne biçim hayat, bu ne ıstırap.

                Kurtar o zavallıları sevgili yarab.

            ***Kaç besteniz, şiiriniz oldu şimdiye kadar.  

            ---300´ü aşkın beste, 400 kadar şiir yazdım şimdiye kadar. “Bir Gönül Hikâyesi”, “Usandım Ağlamaktan”, ”Bitmedi Ayrılık”, “Âşık Oldum Sema Kıza”, “Günahkâr Sokaklar”, ”Kalemin mi Kırık”, ”Şu Halebin” ve ”Büyük Balık” gibi birçok eserlerim Odeon, Paprika ve Koza gibi plak firmalarından çıktı. 

            ***Nerelerde sahneye çıktınız?

            ---Adana Radyosu dışında Beyaz Saray, Divan, Soli gibi yerlerde çalıştım. Adana Radyosu´ndayken Tarsus´ta bir kışlık sinemada konser verdiğimizi hatırlıyorum. Koroyla gitmiştik. Solo yaptım orda. Daha sonra Konya´da, Ereğli gibi yerlerde sahne aldım. Nasuh Akar´la, Celâl Atik´le tanıştık. Bunların dışında da turnelerde yer aldım. Her yerde assolist olarak çıktım. Adana Radyosu ve “Çukurova´dan Sesler”de solo yaptım. Hatta bu assolistliğin şöyle bir hikâyesi de var…

            İzmir Manolya Gazinosu sahibi Hasan Ekici´nin de bulunduğu turnede İzmir´den Sabahat Kiraz (Akkiraz) da vardı. Ali Rıza da gelmişti Adana´dan. Turnede kim assolist olacak tartışması oldu. Dediler: ”Bir o, bir sen söylesin.” Sabahat okudu ne biliyorsa. Sonra ben okuduğumda beni seçtiler. Sonuçta assolist olarak ben yer aldım.

            ***Evet, dinledim sizi, yüreğinize sağlık; birlikte de güzel türkü söyledik. Hâlâ güzel bir sesiniz var.  

            ---Araştırma yapmışlar…Dünyada iki ses tespit etmişler oktav dışında söyleyen. O da Mısırlı Ümmü Gülsüm ve ondan sonra da benmişim.   

            ***Beğendiğiniz ses sanatçıları, besteciler, sanatçılar kimlerdir?

            ---Avni Anıl, Yusuf Nalkesen gibi bestekârların yanı sıraSabite Tur Gülerman, Sevim Tanürek ve Gönül Akkor gibi ses sanatçılarıdır. 

            ***Bugün müzik ne durumda; dünle bugünün sanat ve sanatçısını karşılaştırdığınızda nasıl bir sonuç ortaya çıkıyor?  

            Bak size bir şey söyleyeyim mi? Müzik hiç iyi bir yerde değil. Herkesin yüzünü ağartan bir Tarkan var. Sibel Can gibi birkaç tane başka sanatçılar da var. Türk müziği, Türk folkloru zor durumda. Şu Sivas yöresi olmasa türkü de batıp giderdi. Eskiden daha başkaydı sanat ve sanatçı… Ahmet Sezgin, Muzaffer Akgün, Nezahat Bayram, Ali Ekber Çiçek ve Neşet Ertaş gibi sanatçılarımız vardı. “Yeşil Başlı telli Turnam” gibi türkülerimiz vardı. 

            Neşet Ertaş deyince… Neşet Ertaş´la “Efkarlıyım Bu Gece” filminin çekimi için bir araya gelmiştik. Biri lacivert vosvosu vardı. Onunla Almanya´dan gelmişti. “Ben senin yerinde olsam film çevirmem” dedim. “Niye” dedi. ”Biz sanatçıyız” dedim… “Hem şimdi senin ayağının altına sandalye koyacaklar benimle aynı boya gelmen için.” Sonunda biz iyi dost olduk. Buraya da geldi. Film işi ise gerçekleşmedi.  

            Müzik Yönetmenliği yaptığım dönemde, Ferdi Tayfur bir şarkı yapmıştı. “Bak bir nasıl? deyip şarkısını dinletmişti. Ben de, eski zamanda naneli şeker satarlardı ya işte öyle bir şey valla Ferdi” demiştim. Müslüm´ü sabahlara kadar İstanbul´da çalıştırıyordum. Ona arabeski ben aşıladım.

            ***Arabesk konusunda iddialısınız galiba?

            ***İstanbul´da bulunduğum yıllarda Odeon´un sahibi Mois Filoba´ya Arap müziğinin sevilen isimlerinden olan Ümmü Gülsüm, Feyruz, Ferdidil Atraç ve Abdulvahap gibi tanınmış Mısırlı sanatçıların plaklarını istedim.. Mois Filoba, “Bizim Mısır´da da plak firmamız var, ordan getirtirim” demişti. Sonuçta , onların içine El Safiye´yi de katarak plakları getirtti. Ben, ordaki beğendiğim bazı nağmeleri alıp, ruhumda geliştirdim. Notalarda ulamalar yaparak ağdalı hale getirdim. Böylece gelişen bu müzikle ortaya arabesk çıkmış oldu. Daha sonra da yaptığım eserleri plak firmalarına dağıttım. Böylece bir anlamda yaygınlaşmış ve gelişmiş oldu. Bunlardan etkilenen çok sanatçı oldu. Ama pişmanım şimdi… Folklorla sanat müziğini öldürdük.  

            ***Peki bir de başka bir müzik anınız desem ne aklınıza gelir…

            ---Müzeyyen Senar´la Safiye Ayla aklıma gelir… Mimar Sinan´a bir konsere çıkmak istemeyen Müzeyyen Senar, “Bu kızı mı getirdiniz beni ikna etmek için” demişti.

            ***Etkilendiğiniz, örnek aldığınız sanatçılar, besteciler oldu mu?  

            ---Hiç kimseden etkilenmedim, örnek de almadım.

            ***Başka sanatsal uğraşlarınız oldu mu?

            ---Resim oya, çin iğnesi gibi el sanatlarında da kendimce uğraşım var. Çocukken bana “Deha çocuk” dedikleri de oldu. Ağaçların en ince dalına çıkıp şarkı söylerdim.Bu yüzden de “Çalıkuşu” diye seslenirlerdi.

            ***Müzik adına yapmak istediğiniz bir şey var mı?

            ---Yeni yaptığım şarkılar var. Albüm yapmayı düşünüyorum.

            ***Son olarak söylenmek istediğiniz bir şey var mı?

            ---Derim ki o eski sanatçılar gibi sanatçılar olsaydı…Çünkü o kadar cihazla küçük bir sesi kocaman bir ses yapıyorlar. O zaman imkânı varmıydıki birplakçı plak yapsın.

            Konuşmamızın sonunda doğadan, kuşlardan, yılandan da söz açılıyor… Yuvasına giden bir yılana seslenip geri döndürdüğünü, kumrularla, horozlarla olan iletişiminden söz ediyor Gül Avadan. “Seslensem gelirler, öterler, sesleni mi ?” dediğinde “seslen…” diyorum. “Tiz sesiyle, “Kuzularım, kumrularım ötün bakalım “ diye seslendiğinde tizses doğada yankılanıyor. O ara bir tek kumrunun öttüğünü duyuyoruz. Ardından birkaç horozun da ötmeye başladığını. Kumruların yemlenme saati olduğu için çevrede olmadıkları söyleniyor. İlk kara avcılarından da olan Gül Avalan yuvasına giden bir yılana seslenip kendine doğru getirdiğini, sonra da yeniden gitmesini sağladığını da sözlerine ekliyor.    

            *YILAN ÖYKÜLERİ

         Yılan konusu açılınca Gül Avalan´ın oğlu ve tam bir hayvansever olan Mehmet Anış Avalanilginç yılan öyküleri anlatmaya başlıyor. Bunlardan ilki âşık bir dişi yılana ait olduğu söyleniyor…

Hacıhasan köyünde kanaldayım. Suya pinterleri (ağın birçeşidi) attım balık tutuyorum. Arkadan dalga gibi büyük bir şey geçti. Baktım 3-4 metre uzunluğunda siyah bir yılan. Sudan dışarı çıktım. Üzerimi değişip, ocağa çay koydum. Sandalyeye oturdum, suya bakıyorum. Köşe kayalık. Kayalığın üstünde biryılan var. Dikkat ettim, kayalıktaki yılan bana bakıyor. Herhalde yılan boş boş bakıyor diye düşündüm,  aldırmadım. Bulunduğum yer de ağacın tepesine yaptığım bir hayma. Yüksekliği de otuz basamak var herhalde.  İkindi serinliğinde iki-üç sıralarındaydı. Şalvarın paçasını da yırttım hava alsın diye. Gömleğimin düğmelerini de açtım. Yanıma da iki kulplu toprak cereyi koyup. O sırada uyudum.Bir saat, bir buçuk saat kadar sonra sırtımda aşırı bir sıcaklık hissettim. Şaşırdım… Baktım yılan paçamdan girip beni sarmış. Kalınlığı böyle (iki elinin baş parmağıyla işaret parmağını yarım daire gibi yaparak birbirinden ayırıyor) büyükçe bir yılan. Dişi yılan, kafası küçük. Erkek yılan olsa iri olur ve ısırır. Vücuduma dolanıp beni saran yılan daha sonra sırtımda hareket ederek, başımın yanından  dönüp tam karşıma geldi. O sırada ben de sol elimi kaldırıp işaret gibi gösterip, sağ elimle aniden hamle yaparak yılanı başından yakaladım. Hemen sağ elimle yılanın boğazını sıkmaya başlarken, sol elimle de vücuduma dolanıp beni sıkan yılanı ayırmaya çalışıyordum. Böylece kuyruğunu şalvarın içinden çıkarıp yavaş yavaş yılanı bedenimden çözmeye başladım.  Çözünce de hızla ileri attım. O yine kalktı etrafımda dönerek bana saldırmaya başladı. O ara en hızlısından elimle güçlü bir tokat vurdum. Kaçtı gitti. Bu olay ağaçların üstündeki haymada oluyor. Aşağı inip “Recep, Recep gel yetiş”diye arkadaşıma seslenmeye başladım. Recep gelip:”N´oldu abi?” dedi. Baktım vücudum kan, mor içinde. Recep´e bak gövdemde ısırık yeri var mı dedim. Baktı, “yok” dedi. Aynayı getir dedim. “Hiç bakma abi” dedi. Aynaya baktım çok fena olmuşum. Recep´e, beni daldır, ayağıma dal, beni korkut dedim.  Recep bir süre sonra aniden ayağıma daldı.  Gerçekten biraz ürktüm, kendime geldim. Eve geldikten bir gün sonra aynı yere bir daha gittim. Arkadaşlar:”Abi seni seven yılanı çifteyle öldürdük” dediler.  Gittim baktım çadırdaki yatağımda kıvrılmış yatıyor koca yılan. Kalın, yuvarlak masa gibi bir hal almış yılan.   

            Bir defasında da on iki yaşlarındayken köyde Serkizin Mezarı denen yere gittim. Mezarın üstüne bir iğde ekmişler. Orda uçkurumu çözüp oturdum. Sırtıma birsıcaklık geldi.Uçkurumu kapatmadan iğdenin dibine baktım. Deliğin dibinde ıslık çalıyor bir yılan… Yaşlı, boynuzlu, sakallı bir yüzü var, ağzı sapsarı. Böyle bir yılan görmedim. Çok korktum, uçkurumu çekmeden köye doğru koşmaya başladım. Eskiden Karaca ormanlarında çok büyük yılanlar varmış bağ, bahçelikken. Onlardan biriydi belki de.

            Yine birinde… Köyde çinko sesinden dikkatimi çektiğinde, tavuğun yumurtalarını yiyen büyük bir yılan gördüm. Dirgenle sırtına vurunca, sırtında dirgenle kaçtı. Daha sonra dirgeni bahçede bırakmış.  

            Mehmet Avalan´ın yaşadığı bir de ilginç bir kunduz öyküsü var…

Birgün inekleri malaz tarlasına götürüp bıraktım. Arkamda 9-10 tane koca koca çoban köpekleri var. Baktım köpekler havlayıp hücum ettiler. Hücum ettikleri hamile bir kunduz. Köpekler çeşitli yerlerinden yakalamıştı kunduzu. Köpeklere vurarak ayırdım, kurtulan kunduz suya atlayarak canını kurtardı. Köpekler de peşinden suya atladılar. Yine müdahale ederek kunduzu kurtardım. Kunduzu alıp tedavi ettim evde. Daha sonra yine bir gün köpekler yokken oraya gittiğimde kunduza rastladım. Yanında yavruları vardı. Böyle bakıyordu bana. Bir süre sonra yağmurlu bir günde de o kunduzu bizim evde gördüm.                

Anahtar Kelimeler: EMİRGAN, ADANA, RADYOSU, AVALAN, KONUŞTUK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
LİSE DERGİLERİ (04 Eylül 2018 - Salı)
sanat gündemi (26 Temmuz 2018 - Perşembe)
sanat gündemi (13 Temmuz 2018 - Cuma)
GEZİ NOTU (10 Temmuz 2018 - Salı)
FOLKLOR VE TÜRKÜ USTASI AZİZ ÇELİK (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
ALTIN SES VEDAT ÇETİNKAYA (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
BESTEKÂR-YAPIMCI FIRAT GEN´LE KONUŞTUK (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
İLTER BİR SÖZ YAZARI YEŞİLAY… (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
BİR BESTEKÂRIN ŞİİRSEL İTİRAFLARI (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
NECMİ ÖZDEMİR´LE MÜZİK KONUŞTUK (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
ŞİİRDEN ROMANA ŞARKI SÖZÜ (01 Nisan 2018 - Pazar)
ALİM İNTERNET ÇAĞINDA (19 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM KARNE ALIYOR (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM VE HAYVAN DÜŞMANI ÇOCUKLAR (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ÇIRAK ALİM (05 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM SİMİT SATIYOR (05 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM VE ÇOCUK KAÇIRANLAR (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
ALİM OKULDA (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
ALİM KAZA GEÇİRDİ (20 Şubat 2018 - Salı)
ALİM KAYBOLDU (20 Şubat 2018 - Salı)
Çocuk Öyküsü - ALİM KAYBOLDU (13 Şubat 2018 - Salı)
ALİM HASTA (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
ŞARKILARA CAN VEREN USTA (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
***BİR KÜÇÜK BEYAZ GÜL*** (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA” (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
AHMET REMZİ DESTANI (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
***GÜNEŞ, YAĞMUR VE RÜZGÂR*** (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
“İSTANBUL, İSTANBULL” (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Çocuk Öyküsü***DÜNYAYA KÜSEN GÜNEŞ*** (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
çocuk öyküsü ***HAYLAZ BULUT*** (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
“Çukurova´dan Sesler” 5-6 (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
***GÜNEŞ, YAĞMUR VE RÜZGÂR*** (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
“Çukurova´dan Sesler” 5-6 (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
“ÇUKUROVA´DAN SESLER”-4 (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Çocuk Öyküleri (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
BİR FOLKLOR AĞIDI (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
MUZAFFER İZGÜ´NÜN ARDINDAN (03 Ekim 2017 - Salı)
ALİLİMONCU´YA VEDA (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
MESUT MERTCAN YOK ARTIK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
GÜNEYDE YAPRAK DÖKÜMÜ (11 Eylül 2017 - Pazartesi)
***ÖKSÜZ MARTILAR*** (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
Çocuk Hikâyeleri (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
SELAHATTİN SARIKAYA ANILAR (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
USTALARDAN - MUSTAFA KEMAL´İN KAĞNIS (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
60. SANAT YILINDA CAHİT SEYHANLI (18 Haziran 2017 - Pazar)
***SELAHADDİN YANIKSES´LE RÖPORTAJ*** (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
ADANA ÖZGENTÜRK´ÜNÜ UNUTMADI (30 Mayıs 2017 - Salı)
*** ASLAN İLE KARTAL *** (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Çocuk öyküleri (02 Mayıs 2017 - Salı)
ÇUKUROVA VE TRT´NİN ONURU SUAT YILDIRIM (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
SANAT SAYFASI YILLIĞI 2016-2017 24. YIL (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
ADANA´DAN BİR BİLGE ÖZGEN GEÇTİ (31 Ocak 2017 - Salı)
*** AHMET REMZİ DESTANI *** (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
“SEVENLER ANLAR” NEYZEN BESTEKÂRI (19 Aralık 2016 - Pazartesi)
ADANA´DA BİR MESAM GÜNÜ (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
ŞARKININ “OKYANUS”UNDA BİR TALAT ER (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BİR TÜRKÜ USTASI ALİ LİMONCU… (26 Eylül 2016 - Pazartesi)
ABDURRAHMAN KESKİNER İLE RÖPORTAJ (12 Eylül 2016 - Pazartesi)
YAPI MESLEK LİSELİLER BULUŞTU (11 Temmuz 2016 - Pazartesi)
ÇUKUROVA´DA BİR ORHAN PAMUK (26 Haziran 2016 - Pazar)
***DERGİCİ LİSELİLER*** (09 Mayıs 2016 - Pazartesi)
BİR GURBET ÖYKÜSÜ (03 Mayıs 2016 - Salı)
***ERDAL YALÇIN İLE RÖPORTAJ *** (18 Nisan 2016 - Pazartesi)
“RESMİN GÖZYAŞLARI …” (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
MESAM´DA BAŞKANLAR DÖNEMİ (28 Mart 2016 - Pazartesi)
DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ KUTLANDI (22 Şubat 2016 - Pazartesi)
ÇOCUKLARA İMZA GÜNÜ (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
ÇİÇEKLERİN DİLİYLE BİR BİTKİ SOHBETİ (08 Şubat 2016 - Pazartesi)
PORTRELERİN FOTOĞRAFÇISI ALİŞER AVCI (01 Şubat 2016 - Pazartesi)
ZEKÂYİ GÖKKAYA İLE RÖPORTAJ (26 Ocak 2016 - Salı)
ARİF KESKİNER´İN YAŞAR KEMAL´I (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
“ŞİİR HAYATIN BURASINDA” (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
ADANA´NIN KURTULUŞU ŞARKIYLA KUTLANDI (11 Ocak 2016 - Pazartesi)
TOROSLAR´DA BOZLAK TEŞEKKÜRÜ (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
RESSAM SUAVİ NUMANOĞLU İLE GÖRÜŞME (02 Kasım 2015 - Pazartesi)
ÖDÜLLERLE ADINI DUYURAN BESTEKÂR (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-10 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-9 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-8 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-7 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-6 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-5 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-4 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-3 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-2 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-1 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
OZAN BİLDİK´LE GÖRÜŞTÜK… (15 Ekim 2015 - Perşembe)
KIBRIS DENİNCE… (07 Ekim 2015 - Çarşamba)
TED´İN SANAT ÇOCUKLARI (07 Ağustos 2015 - Cuma)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
EMİRGAN´DAN ADANA RADYOSU´NA GÜL AVALAN´LA KONUŞTUK
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
İSTATİSTİKLER BİLE UTANDI!
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ADANA´NIN GÖZÜNÜ SEVEYİM
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN EDEBİYETE İNTİKALİNİN 80.YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
ÇAĞDAŞ BİR TOPLUM YARATMAK ÜZERİNE
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Düğün Sunucusu…
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
AVRUPA´DA SOSYAL DEMOKRASİNİN BUNALIMI
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
ATATÜRK´Ü DÜŞÜNCELERİYLE ÖĞRENİYOR, ANLIYOR VE ANLATIYOR MUYUZ?
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ABD´yi Yerli Malı ile Protesto Etmek Yerine Beyin Göçünü Engellemek ve Bilimin Öngörüsü ile Geleceği Kurmak Gerekir
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
ALTIN ÇAĞIN SANATÇILARI
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ABD´NİN SON HAMLESİ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
31 MART YEREL SEÇİMLERİ PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNİN GÜVEN OYLAMASI OLACAKTIR
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık-elş.deneme YASEMİN BÜLBÜL-“SON SALTANAT ERTUĞRUL”(*)
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Cumhuriyetin Önderleri Neden Askerlerdi?
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
DERBİ ÖNCESİ TEMSİLCİLERİMİZ TATSIZ TUZSUZ
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
LOKMAN HEKİM EFSANESİ
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
DÜNDEN BUGÜNE ADANASPOR
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR İYİ YOLDA
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
ATATÜRK VE VASİYETİ
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
10 °C
Perşembe
11 °C
Cuma
8 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-11/6/1543177992495.jpg