EMEVİ SİYASET
Tarih: 12.6.2018 12:28:42 / 954okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

               Ramazan ayında okuyucularıma söz vermiştim. Her hafta bir savaştan bahsedecektim. Çünkü İslamiyet´in ilk yıllarında yapılan savaşlar tarihe yön veren savaşlardır. Hepsinin başında bir peygamber bulunmaktadır. Peygamberler insanoğluna adaleti getirmek, ahlak kurallarını yerleştirmek ve Allah´ı tanıtmak amacıyla gönderilmişlerdir.

               Onların yaptıkları her iş, Allah´ın dilemesi ile olur.

               Hz. Aişe(ra)´na sorarlar;

               “Hz. Peygamber(sav)´in ahlakı nasıldı?” diye

               Hz. Aişe(ra)  der ki;

               “Siz hiç Kur´an okumuyor musunuz? O´nun ahlakı Kur´an ahlakıydı.”

                 Kur´an Allahütealâ´nın sözleridir. Cebrail vasıtasıyla Peygamber(sav)´e indirilmiş, ona ne yapması gerektiği, vahiyle söylenmiştir.

                 İslamiyet´ten önce de, sonra da birçok savaşlar yapılmıştır. Yapılan savaşlarda o kadar çok kan dökülmüştür ki; kanlar ırmak olup çağlamıştır. Öldürülen insanlara kazıklar çakılarak kaleler yapılmıştır. Çoluk çocuk, yaşlı, genç, kadın, kız demeden çukurlara atılıp ateşe verilmiştir. İnsanlar imha edilircesine yok edilmişlerdir.

                 Dikkat ederseniz eski kalıntılar yani  kaleler dağların tepe taraflarına yapılmıştır. Sebebi; kim, ne olduğu belirsiz insanlar, evlere saldırıp insanları katletmekte, yakaladıklarını da esir almaktadırlar. Esirler ise köle pazarlarında hayvan gibi satılmaktadır.

                  Bir kölenin ne olduğunu bu insanlık unutmuştur. Köle esir edilen insanların hayvanca kullanılması işidir. Bir köleye her şey yaptırabilirsiniz. Kadınsa onu satabilir, bedeni üzerinden para kazanabilir,Erkekse istediğin işte, karın tokluğuna çalıştırabilirsiniz.

                 En son ikinci dünya savaşında 280 milyon insan katledilmiştir. Teknoloji geliştikçe vahşetler de artmıştır. İmansız toplum liderleri, bir şehrin üzerine atom bombası atarak koskoca şehri gözünü kırpmadan imha etmişlerdir. Bunlar herkesin bildiği olaylardır.

                 İşte bu yazılarımda İslamiyet´in ilk yıllarındaki savaşlarla, diğer savaşlar arasındaki farkı anlatmak istemmişimdir. En son Hendek savaşında, topu topuna beş on kişi ölmüştür. Karşılaşılan ordu ise toplam on üç bin kişidir. Yani on üç bin kişi savaşmak üzere karşılaşmışlar, toplam beş on kişi ölmüştür. Buna benzer başka bir savaş dünyada görülmemiştir.

                Yine Bedir savaşında, bir tarafta dokuz yüz kişi, atlı ve zırhlı, diğer tarafta üç yüz kişi, hepsi yayan. Savaş sonunda 14 şehit ve karşı taraftan yetmiş ölü. Yine UHUT savaşında Müslümanlardan yetmiş beş şehit, Müşriklerden ise kırk beş ölü bulunmaktadır.

               Ama bu durum müşriklerin zaferi ile sonuçlanmış olsaydı, karşı tarafın tamamı imha edilmiş olacaktı. Çünkü o günkü kafa yapısı bunu gerektiriyordu.

              Yine  aynı devirlerde Bizans´la, İran savaşa girerler. İran galip gelir. Sadece barış masasına oturmak için, İran´ın ileri sürdüğü şartlar dikkat çekicidir. Bin deve yükü altın. Bin adet genç yaşta kadın. Dahası da var.

              İşin diğer önemli tarafı her savaştan sonra İslamiyet çığ gibi büyümüştür. Herkes tarafından takdir görmüştür. Mekke´nin fethinde ise hiç kan dökülmemiştir. Müşriklerin tamamı Müslüman olmuşlardır. İşte Peygamberlik de burada kendini göstermiştir. O´nun görevi insan öldürmek değil, insanlığı kazanma savaşıdır. Bu davranış insanlığın olması gereken davranışın ta kendisidir.

              Yüce Peygamber´e eziyet ederler. Dişi kırılır. Cebrail(as) gelir der ki;

             “Ya Muhammed; iste, dağları onların üzerine indireyim.”

              O mübarek insan der ki;

               “Ya Cebrail; onlar beni bilmiyorlar. Benim ne yapmak istediğimi bir bilseler bunu yapmazlardı.”

               İşte gelmiş geçmiş bütün kralların, padişahların, şahların yerinde olmak istedikleri insan davranışı budur. Ama hiç birisi onun yaptığını yapmamış, girdikleri savaşlarda katliamlar yaparak dünyayı kendilerine esir etmek istemişlerdir. İmparatorluklar kurmuşlar,dünyaya adaletle hükmetmek istemişler  ama O´nun adaletini, O´nun düzenini getirememişlerdir.

             Aslında Ramazan diye bu konulara girmiştim. Fakat etraftan gelen birçok mesajda şöyle diyorlardı;

             “O savaşları geçin Ahmet Bey, geçmiş geçmişte kaldı. Günümüze gelin artık. İnsanlar aç mı? tok mu? çocuklar iyi eğitim alıyor mı?, gençler iş bulabiliyor mu? Aileler huzurlu mu?  Bunları yazın.”

               Evet, o güzel insanlar bana böyle söylüyorlardı.

              Yakında ülkemiz için zorlu bir seçim var. Cumhuriyet´ten uzaklaşıp, tek adam rejimine doğru sürükleniyoruz. İnsanlar kutuplaşmış. Birinin, ” ak” dediğine diğeri “kara” diyor. Televizyonlar aynı teraneyi birlikte çalıp, birlikte söylüyorlar. Bir tarafta iktidar; Devletin bütün imkânlarını kullanıyor, devlet kasasından para dağıtıyor, diğer tarafta Cumhurbaşkanı adayları ondan bundan  para toplamaya çalışıyor. Hatta dört yüz elli gündür içeride olan ama kesinleşmiş bir suçu bulunamayan, Cumhurbaşkanı adayı hapishanede bulunuyor. Adaletin ne olduğu belirsiz. Herkes bir adamın gözüne bakıp çare bekliyor.

                  Diğer taraftan dolar dört buçuk  lirayı bulmuş, mazot, benzin ateş pahası. Mazot yükselince her şeyin yükseleceği kesin. Ama onunla ilgilenen bir tek kişi yok. Çareyi dış güçlerde bulmuşlar. Her meydanda düşman çoğaltıyorlar.

                  Memlekette OHAL mevcut. Kanunlar çalışmıyor. İnsanlar Feto soytarısı yüzünden mağdurlar. İnsanları işten atmışlar.Başka yerlerde çalışmasını bile yasaklamışlar. Kadını her hafta imza vermekle cezalandırmışlar. Suçu çocuğunu Feto okullarına göndermekmiş.

                 Muhalefetin söylediği bir şey var.

                  “Bu Feto soytarısının her yerde adamını içeri tıktınız. İçlerinde öğretmen var, asker var, avukat var, hâkim ve savcısı var. Aşçı, otelci, pastacı bile varken acaba siyasetçisi neden yok? “

                Bence doğru söylüyorlar.

                2013 yılına kadar kol kola olmuşlar, bütün kumpasları yapmışlar, insanları tuzaklamışlar. Üniversite öğrencileri için yurt yaptırmamış çocukları, onların kucağına itmişler. Onlarına okuluna gitmesi  için para bile vermişler. Belediyeler arsa tahsis etmiş para yardımında bulunmuşlar. Bunu yaptıklarını da bu millete anlatmış oy toplamışlar. Şimdi içlerinde tutuklanan bir tane siyasetçisi yok.

              Benim bildiğim, herkesin de benden daha iyi bildiği Hakan Şükür´ü milletvekili yapmışlardı. O´na da TRT de futbol yorumculuğu görevini üstlenmiş, üstüne de milyonları vermişlerdi. İçlerinde bir tek O istifa etmiş ve kaçmış. Ondan başka açığa çıkan bir tek  siyasetçi var mı? Elbette yok. Olsaydı bu satırları yazmazdım.

                 Buna benzer birçoklarının hikâyesi var. Ama  en çok dikkatimi çeken biri var; adı Adil Öksüz. Bu adam imammış. Askerlerin içinde mekik dokurmuş. Askerler dediğim, bizim er ve erbaşlar anlaşılmasın, koskoca Generaller, Ordu komutanları. Bu adam darbe gecesi yakalanmış. Polis karakoluna götürmüşler. İfadesini almadan dışarı çıkarmışlar, diğer karakola gitmesini istemişler. O da fırsattan istifade ederek kaybolmuş.

                 İnsana sormazlar mı? Bu sivil adamın koskoca Generaller arasında ne işi vardı ? Koskoca Genelkurmay Başkanı bu adamı bilmiyor muydu?  Bildiğinden adım gibi eminim. Çünkü  kamera görüntüleri onu gösteriyor. O Genelkurmay Başkanı hala görevinin başında. Üstelik de eski Cumhurbaşkanına  “Aday olma “ uyarısı göreviyle meşgul.

                 Bütün bunları ben biliyorum. Ama AKP li bütün vatandaşlar da benden daha iyi biliyorlar. Bunlar yaşanırken, ülke vatandaşları ikiye bölünmüş.Bir tarafın,” ak” dediğine diğeri “kara” diyor. Televizyonlar ise iktidarı uçuruyor. Aynı televizyonlar muhalefete gelince, ilginç bir haber şekli icat ettiler. Bizim Anadolu da yaşlı bir nineye sormuşlar;

                “Nine .”demişler.”Kızının kaç çocuğu var ?”

                  Yaşlı Nine;

                  “Dört tanecik yavrum.”demiş.

                   Tekrar sormuşlar;

                  “Ya oğlunun kaç çocuğu var ?”

                   Yaşlı kadın peçenin altından yüzünü göstererek;

                   “Allah canını alsın, bir tane.” demiş.

                  Bu hikâyede olduğu gibi bizim basın işte öyle haber sunuyor ki,  iktidarın haberini havalarda uçurup, siyasilerin söylemediğini de söyleyerek, göklere çıkarıyor. Muhalefet haberlerini ise yaşlı kadın gibi anlatıyorlar. Bunu da herkes görüyor. Ama görmezlikten, duymazlıktan geliyorlar. Çok yazık.

                   Bunlar  Enişte Bakan diyor ki;

                    “Buradan Ay´a dört şeritli yol yapacağız.” desem, binlerce insan alkış tutar.

                    Yaşar Nuri Öztürk, bunlara ” Emevi siyasetçisi.” derdi.

                     Emevi´ler den Yezit´in adamı Hz. Ali(ra)´nin torunu Hüseyin´e gelir. Ona bir dişi deve gösterir ve der ki;

                     “Bu deve dişi mi? yoksa erkek mi ?”

                      Hz. Hüseyin;

                      “Deve dişi.” der.

                      Yezit´in adamı arkadaki on bin adamına seslenir.

                      “Bu deve dişi mi? yoksa erkek mi ?”

                      On bin kişi bir ağızdan bağırırlar;

                      “Erkkkkkkkeeeeek”  

                       Arkadaşlar biraz içimi döktüm. Gönül isterdi ki; Herkes sevsin birbirini. Önümüzde bayram var. Bayramlar barışmak için, kucaklaşmak için bulunmaz bir nimettir. Ülkemizin başına herkesi kucaklayacak birini seçelim. O seçilen kişi tarafsız olsun. Herkese aynı mesafede bulunsun. İnsanlarımız gülsün, eğlensin. Sevsin birbirini. Seçimler barış içinde geçsin. Hileler olmasın. Kürt, Türk, Çerkez, Arap, Süryani ayrımı yapılmasın. Kimse kimsenin dinine,ırkına karışmasın.(Ama Türkler de yok sayılmasın.)

                     Herkesin Ramazan bayramını kutlar sağlık sıhhat ve huzur dilerim.

 

                     “Sürçü lisan ettik ise af ola. İsterim ki insan önce insan ola.                      

 

Anahtar Kelimeler: EMEVİ, SİYASET
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AL BAŞINA BELAYI (19 Şubat 2019 - Salı)
BU ADALET DEĞİLDİ (12 Şubat 2019 - Salı)
GÜLE GÜLE AYŞE (29 Ocak 2019 - Salı)
UÇAN KENGERLER HİKÂYESİ (22 Ocak 2019 - Salı)
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
22.HAFTADA BİRER PUANLA YETİNDİK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
‘ŞİRK DİNİ´ VE BU DİNİN İLAHLARI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ADANA RESMİNE BAK
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK İLKELERİNİN VE DEVRİMLERİNİN ÖLÜMSÜZ VE SADIK BEKÇİSİ UĞUR MUMCUNUN ŞEHADETİNİN 26.YIL DÖNÜMÜ
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
TOPLUMSAL AYRIŞMA VE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yılmaz Özdil´in “Mustafa Kemal´i”
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
SOSYAL DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİMLER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
FRANSA´DA SARI-YELEKLİLER, YENİ BİR UYGARLIK TASARIMI ARIYORLAR - ARADIKLARI, ATATÜRK´ÜN UYGARLIK TASARIMI OLMASIN?! -
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Nasıl Bir Eğitim Sitemimiz Olsaydı Ar-Gör Ceren Şenel Öğrencisi Tarafından Öldürülmezdi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
DOSTLAR HATIRLANDIKÇA-2
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
Gözlemler…İzlenimler…
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BÖLGEYE PANORAMİK BAKIŞ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
Dünya için Atatürk´ün anlamı ne
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“DOSTLAR BİZİ HATIRLASIN”
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AL BAŞINA BELAYI
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
DEMİRSPOR´DA ÜMİTLER TÜKENİYOR
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANALI OLUNMAZ ADANALI DOĞULUR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
DÜNYA FAZİLET SAHİPLERİ İLE ŞEREFLİ VE MUTLUDUR
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2019-2/18/1521222535101.jpg