Mehmet BABACAN, Eğitimci- Yazar ve Şair


EĞİTİMİN GÜCÜ


Ne zaman eğitimden söz açılsa Ruhi Su aklıma düşer ve anılar anıları kovalamaya başlar.1970’li yıllarda, Erdemli’ kırsal köylerinden birinde öğretmendim. Bir iş nedeniyle Mersin’e gelişimin çoğunda, arkadaşım İbrahim Çakır İle buluşurduk. Bir buluşmamıza müthiş derecede sevinmişti İbrahim: “ İyi ki geldin. Bugün Müdürüm misafirim. Onunla nasıl söyleşeceğimi tasalanırken sen geldin” diyordu.

O yıllarda Mersin’de “ Çukobirlik Tesisleri” vardı ve İbrahim de orada çalışıyordu.

Arkadaşım, “ Müdür Bey çok okuyan; hoşgörülü ve engingönüllü bir adam. Ama gene de bizim amirle sohbet etmemiz olanaksız gibi bişey” diyordu. Müdür Beyi tanımakla mutlu olacağıma kesin gözüyle bakıyordu. Müdür Bey’in memnuniyeti konusundaki kuşkuma “ Seni havada kapacak” yanıtını yapıştırıveriyordu.

Tanıştık. Hal- Hatır sorma aşamasında gözlemlemekti amacım. Kıyıdan-Köşeden yaklaşıyordum. Müdür Cezmi Bey, kelli- Felli görünümlü; ama konuşkan, güler yüzlü, hoş bir adamdı. Benim öğretmen olduğumu öğrenince sevindi. Sevinci göstermelik nezaket kırıntılarından uzaktı. Söyleşimiz ilerledikçe kaynaştık. Yorulacak yerde laf lafı açtı; gece şafaklaştı. Bir ara lafı kaptı Müdür Bey: “ Öğretmenim, görüyorum ki, iyi bir öğretmensin. Öğretmenden öte, eğitmenin derinliğini içselleştirmiş bir eğitimcisin. Ne mutlu ki, bu yurdun, bu ulusun öğretmeni olmanın ötesinde; insanın insanlaşma sürecinde de yerini almışsın. Yani, eğitimin gücünü ve evrenselliğini, bilincine kazımış bir insansınsın. Şimdi, sana bir soru:

“ Bana öyle bir olay söyle ki, eğitimin olağanüstü başarısını anlatabilsin”

Meslek yaşamım boyunca içinde bulunduğum ya da tanığı olduğum birçok olayı, bir bir anlattım. Sevgiden, saygıdan, birçok özveriye, bedellere kadar sıraladım. “ Çok güzel. Olabilir. Daha başka“ demesi, bitmiyordu. Belli ki bir hedefi vardı. Lütfen, buyurun, siz söyleyin de, meraktan kurtulalım:

                          ***

“ Söyleyeceğim elbet. Dilimin altında zor tutuyorum” diyerek başladı “ Aslında soruya yeterinden çok bile yanıt verdin. Ben, bir anıyı anlatmak için ortaya attım o soruyu.”

Ansızın bir soru daha geldi: “ Öğretmenim, Ruhi Su’yu tanır mısın? “ Tanırım ve çok severim”

“ O zaman, özlemle dinle. Adana Lisesi’nde arkadaşımızdı Ruhi Su. Gençliğin toyluğu ve pervasızlığı içinde şakalaşır; lakap takar, yakıştırma yapardık. Kimisi aldırmasa da, çoğu kızar, bağırır- çağırır; üç gün sonra da unutulurdu. Ruhi Su’ya yakıştırmamız “ Eşek Ruhi” idi.

Çünkü Ruhi’nin olağanüstü yüksek volümlü, kontrolsüz bir sesi vardı. Kızdığı zaman daha da acayip oluyordu. Eğitimin, o sese kazandırdığı niteliği, görüyor musun? ”Eğitimin gücü, daha başka nasıl anlatılabilirdi ki… Büyük ozanın mekanı cennet olsun. 20: 09. 2020



YAZARLAR

  • Perşembe 30 ° / 16 ° Güneşli
  • Cuma 32 ° / 17 ° Güneşli
  • Cumartesi 33 ° / 18 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.212%0,06
  • DOLAR

    7,7964% -0,21
  • EURO

    9,2570% -0,08
  • GRAM ALTIN

    481,69% -0,37
  • Ç. ALTIN

    794,7885% -0,37