Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe


DÜNYA ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Bu günlerde en çok kullanılan sözlerden biri: Salgın geçince, Dünya, eskisi gibi olmayacak ya da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.


Bu söz, oldukça ağır ve etkili bir söylem özelliğinde ve zaten pandeminin önünde kendini çaresiz görmeye başlamış oldukça büyük bir kitle için, yoğun soru işaretleriyle, kesinlikle ağır bir stres ve ardından panik kaynağı. Pandeminin yaşam şekline getirdiği kısıtlamalarla, İnsan, ister istemez gelişmeleri ve söylemleri kendince sorgulamaya başlıyor. Üstelik bu sorgulama, sosyal medya üzerinden ve hatta ulusal haber kanalları da olmak üzere, haber programlarına davet edilen kimi katılımcılar tarafından, bilinçsizce, bilimsellikten ve mantıklı öngörüden uzak açıklamaların etkisinde yapıldığında, sokaktaki insan tarafından, çıkarımların ne doğrultuda olacağı da çok açık.

Aslında sıradan, sosyal yaşantısına devam eden toplum yapısında, meraklı, biraz heyecanlı, biraz da endişeli beklentilere cevap veren bir değişim olmayacak. Pandemi sonrası, kimse bir mucize ya da felaket beklememeli. Çünkü günler, takvimsel akışında ve pandemi öncesi olduğu gibi, aynı şekilde devam edecek. Yani bireyler, pandemi öncesi yaşam süreçlerinden ve yaşam seviyelerinden farklı ve önemli değişiklikler göremeyecek. Bireyler, her zaman yaptıkları gibi işlerine, okullarına, sabah sporlarını yapmaya gidecek ya da ev işlerini planlamaya başlayacak. Maaşlarda, gelir seviyelerinde önemli değişimler olmayacak. Ancak bu süreçte, ekonomik gerekçelerle kapanmak zorunda kalan işyerleri için, bir tedbir gerekliliği muhakkak ki var. Ayrıca, aksayan eğitim faaliyetlerinin düzenlenebilmesi için de tedbir alınması gerekliliği çok açık. Birkaç önem arz eden konu dışında, yaşam her zaman olduğu gibi devam edecek. Kimse, kıyamet ya da bilim kurgu türü senaryolara heveslenmesin. Park yerinde duran aracınız, kullandığınız yakıtınız, yemek zevkleriniz ve eğlence zevkleriniz de bir anda değişim göstermeyecek. Bunun için, aynen daha önce olduğu gibi bir süreç gerekecek. Yani hiçbir şeye sihirli ya da ilahi tanımlanabilecek bir el değmeyecek ama bilim insanlarının gayretleri ve akıllı yönetimlerin destekleri ile bu kriz önünde sonunda bitecek.

Gerçekten Dünyada hiçbir değişiklik olmayacak mı? Tabii ki olacak.

Üretimi durdurmak zorunda kalan fabrikalar, halen kapalı olan ve olması gereken küçük işletmeler, esnaf statüsündeki işyerleri ve yevmiye ile çalışmak zorunda olan kişilerin ekonomik sıkıntılarına çözüm bulunması için tedbirler alınması, yasal düzenlemeler yapılması gerekecek.

Halen tartışmaları devam eden 5G teknolojisinin, doğal olarak önüne geçilemeyecek. Üstelik kuvvetle muhtemel, kısa sürede bu teknolojinin de ötesine geçilecek ve teknolojik gelişmeler benimsenecek.

İnsanların, inançlarında değişimler de beklenebilir. Bu değişim, deizm ya da ateizm şeklinde de sonuçlanabilir, halen her inanç mensuplarınca yapılan dualara karşın, pandemiye bir çözüm bulunmasıyla ve bunun duaların karşılığı olarak kabulüyle, ilahi bir kurtuluşa inanarak, inançların güçlenebileceği de beklenebilir. Bu iki çıkarım da farklı kesimlerce aynı süreçte benimsendiğinde, her iki grup arasında önemli sorunlar da çıkabilir. Halen Evanjelistler, Mesih ve Mehdi beklentisinde olan bazı kesimler ve bunlardan menfaat hedefleyenler, bu yönde çalışmalarla, beklenti içinde gibi.

Pandemi sonrası, devlet kurumlarının, önleme/karşı koyma planlarını daha etkin ve daha fazla alternatifle detaylandıracağı da bir realite. Yani bir daha, bu boyutta bir salgına karşı, kesinlikle, daha donanımlı şekilde hazır olunacak.

Ancak, asıl değişim, İkinci Dünya Savaşı ve özellikle Soğuk Savaş sonrası, nedense istenilen seviyede kurulamayan güç dengeleri ve yönetim sistemlerinde olacak. Bu bağlamda, radikallikleriyle ve kararsız, dengesiz yapılarıyla öne çıkan devletlerin, yönetimlerinde değişimler beklemek de rasyonel bir çıkarım. Kuvvetle muhtemel orta vadede, siyasi haritalarda bir değişim de gözlenecek. Çünkü ekonomik dengelerin değişimi ve pandemiyle oluşan toplumsal psikolojilerde gelişen çaresizliğin nedenleri arasında, yönetimsel zafiyetlerin etkisi olduğu algısıyla, toplumsal hareketliliklerin gerçekleşmesi de oldukça normal. Güçlü yönetimler, öncelikle belirli kişileri/kesimleri toplum önüne iterek, beceremedikleri iddiasıyla hedef gösterirken, güçlü olmayanlar ya da aşırı yıpranmış olanlar, doğal olarak değişime uğrayacak. Ekonomik dengeleri, değişimlerle ve yeni sistemlerle güçlendirmeye yönelik tedbirler alınırken, İkinci Dünya Savaşı sonrası ekonomik antlaşmaların bir kısmı arşivlere girecek. Ayrıca, her boyutta küresel bütünleşmenin ve yardımlaşmanın gerekli olduğu da net olarak ortaya çıktığından, daha güçlü ve katılımcı, zorlayıcı, yaptırıcı bir birlikte yönetim modeliyle, Birleşmiş Milletler teşkilat yapısı değişim gösterip, beş devlet baskısından kurtarılıp, daha aktif, dinamik bir güç haline getirilirken, AB, Shangay İşbirliği Örgütü ve diğer yapılanmalar, aynı teşkilat altına çekilerek, bütünsel bir yönetim de sağlanabilir.

Ülkeler, bu pandemiyle, kendilerine yeter seviyede olmaları gerektiğini daha iyi algılayıp, eksiklerini gördüğünden, daha etkin kontrollü ve her yönden güçlü devlet yapılanmalarının öne çıkacağını, bireysel güçlenmenin kontrol altına alınacağını, yeni ekonomik sistemlerin temelinin atılacağını öngörmek yanlış olmaz. Sağlık politikaları, eğitim politikaları, tarım politikaları, üretim politikaları ve savunma stratejileri de doğal olarak güçlenme yönünde değişim gösterecek. Ayrıca, küresel seviyede kontrolsüz bireysel dolaşımın, herhangi bir tehdidi, ne kadar hızlı yayarak, bir anda küresel krizleri tetiklediği görüldüğünden, bireysel dolaşımda kısıtlamalarla ilgili etkin tedbirler alınacağı ve serbest dolaşımın, çok daha fazla kontrollü olacağını öngörmek gerekir. Kuvvetle muhtemel, ülkeler arası geçişlerde daha etkin kontroller yapılırken, bireylerden, sağlıklarına yönelik belgeler isteneceğini, Turizm maksatlı girişlerde, belirlenen güzergah dışına çıkmalarının engelleneceğini öngörmek mümkün. Burada, çok farklı ve fazla konuda, detaylarda değişim sıralanabilir. Ancak bir fütürist ya da komplo teorisyeni gibi ileri gitmek, çok da rasyonel değil.

O halde sıradan insanın, pandemi sonrası ne olacağını düşünerek, stres altında yaşaması akılcı değil. Çünkü normal yaşam süreçlerinin devamlılığında, değişimler yönetimsel seviyelerde başlarken, halka yansıması değişken bir süreç gerektirecek.

Can UĞURATEŞ         



YAZARLAR

  • Pazar 36 ° / 24 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Pazartesi 36 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Salı 36 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • BIST 100

    114.809%-0,85
  • DOLAR

    6,8684% 0,11
  • EURO

    7,7716% 0,29
  • GRAM ALTIN

    397,12% -0,21
  • ÇEYREK ALTIN

    655,248% -0,21