Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?


DİYANET NERDESİN?

Türkleri; Savaşarak, asker ve silah kullanarak asla yenemezsiniz. Türklerin sadece din adamlarını ele geçirip, onları kullanın. Onlar zaten devleti yıkarlar. Winston Churchill


             19 Kasım 1922 de TBMM tarafından Halife seçilen Abdülmecit Efendi, 3 Mart 1924 yılına kadar görev yaptı. TBMM’sinin 431 Sayılı Kanun gereği halifelik kaldırılınca Abdülmecit Efendinin de görevi son bulmuş oldu.

              3 Mart 1924 tarihinde, 429 sayılı Kanunla, Diyanet İşleri Reisliği, bugünkü adıyla Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu.

              Halifeliğin kaldırılması ile ilgili olarak, M. Kemal Atatürk şöyle cevap vermiştir;

               “Halifelik, kaldırılalı üç ay oldu. İslam ülkelerinden hiçbir eleştiri duymadık. Bunun sebebi, Halifeyi bizden başka tanıyan ülke yoktu. Biz de lüzum üzerine kaldırdık.”

               Diyanet İşleri Reisliğine Ankara Müftüsü Börekçizade Mehmet Rıfat Efendi atandı.

        İlk teşkilat kanunu: 22 Haziran 1935 ‘de yürürlüğe giren 2800 Sayılı “Diyanet İşleri Reisliği Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun”. Daha sonra;

  • 1965 yılında kabul edilen 633 sayılı Kanun, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bugün yürürlükte olan kanunudur.

       Bugünkü yazımda anlatmak istediğim konu; Diyanet İşlerinin kuruluş amacına göre çalışıp çalışmadığıdır. 2003 Yılından bu yana, bu kurum çok yıpranmış, ülke ihtiyaçlarına cevap vermekten çok uzaklaşmış ve siyasallaşmıştır.

         Bugün ülkemizde, 84.000 Cami ve 17.000 Kuran kursu, 117.000 İmam ve dinimize rast gele cevaplar vermeye çalışan yüzlerce tarikatlar mevcuttur. Her gün sosyal medyada onların görüşleri yayınlanmakta, dinimiz üzerine nefret tohumları atılmasına sebep olmaktadırlar.

       Bu konuda bilgisine güvendiğim hoca efendiler susmakta, konuşmaya korkmaktadırlar. Hâlbuki o sahte din adamlarına cevap verecek ve onları susturacak tek yer, Diyanetin yetiştirmiş olduğu din adamlarıdır. Her nedense onlar konuşmamaktadırlar.

             Duyarlı bir vatandaş olarak ben ve bu toplumun sağduyulu vatandaşları suçu diyanet işleri başkanına yüklemekteyiz. Diyanet işleri Başkanı derhal istifa etmeli ve sorumlu din adamları özgür bırakılmalıdır. Yoksa diyanet kapatılacaktır.

             Sayın Diyanet İşleri Başkanı hakkındaki görüşlerim şöyledir;

             Ali Erbaş 1961 Yılında Ordu’nun Kabadüz İlçesi Yeşilyurt köyünde doğmuştur. Bir konuşmasında şöyle demektedir;

           “Biz Kuran kursuna giderken gizli gizli gidiyorduk. Jandarma bizi Kuranla görürse hem dövüyor, hem de elimizdeki Kuranı alıp yakıyordu.”

            Bu cümlelerin sahibi Diyanet İşleri Başkanlığı yapamaz. Birincisi yalan söylüyor.  Çünkü hiçbir asker Kuran Kursuna giden çocuğun elindeki Kuranı alıp yakmaz. İkincisi, bile bile Cumhuriyeti, Askerimizi ve Atatürk’ü karalama propagandası yapmaktadır. Atatürk’e, askerimize ve Cumhuriyetimize düşman bir şahıs, bu ülkede Diyanet İşleri Başkanı olamaz.

          Bu Ali Erbaş denen şahıs,10 Kasımda, Atatürk düşmanı, İngiliz Pasaportlu olan ve

         ”Mustafa Kemal yerine, Keşke Yunan kazansaydı,” diyen birini diyanet işleri elbisesi ve makam aracı ile ziyaret etmiştir. Bu kafasındaki cumhuriyete bakışının resmidir. Bu zihniyette biri derhal istifa etmelidir. Bu davranışlar İngiliz Başbakanı, Winston Churchill’in hipotezini doğrulamaktadır.

          Bakın, şimdi Medyadan alınmış bazı sözleri aktarıyorum. Bunlara onay verecek hiçbir Müslüman’ımız yoktur.

Kitabın adı; Diyanet ve Gençlik

Diyanet işleri başkanlığı tarafından bedava dağıtıldığı söylenmektedir.

O kitaptan alıntılar,

             (Maalesef ileri zekâlı bir nesil geliyor. Bu sivri zekâlı veletler sürekli sorular soruyor. O ne? Bu ne? Çocuk ileri zekâlı olacak da ne olacak? Yaptığını beğenmeyecek ve inancınla, ibadetinle alakalı sorular soracak. Böyle giderse evde huzur, camide cemaat kalmayacak. Anne babalara sesleniyorum. Çocuklarınıza lütfen zekâ geliştirmeyen oyuncaklar verin.)

            Eğitime ayrılan bütçeye bakın. Neredeyse Diyanet kadar bütçesi var okulların. Boşa giden bir para. Bakın bu eğitim işinin mantığı nedir? Çocuklar buraları bitirecek mühendis olacak, telefon yapacak, değil mi? Zaten telefon var piyasada. Saçmalığa bakar mısın? Araba yapılacaksa zaten süper yabancı arabalar var. Fasulye yetiştirecekse Çin’de daha ucuza var. Yani eğitime para harcayacağımıza arabayı da, telefonu da, bunları da yabancılardan alsak daha mantıklı değil mi?

            Diyanet, buluğ çağına girmiş olanların da dinen nikâhlanabileceğini belirtti. Diyanet buluğ yaşının alt sınırını kızlarda 9, erkeklerde 12 olarak belirtti. Diyanet kızların 9 yaşında gebe kalabileceklerini, erkeklerin de 12 yaşına girdiklerinde baba olabileceklerini bildirdi.

            Diyanete göre, ergenlik çağına girmiş kızları nikâhlarken yanlarında velilerinin olmasının daha uygun olacağını da açıkladı.”Veli olmasa da olur” dedi. 

          Dahası var;

           Cennettekilerin en alt derecesindekilere günde 72 kadın verilecektir. Tam mümin ise günde yüz bakire ile cinsi münasebette bulunacaktır. Cennette kadınlar cinsi münasebette bulunduktan sonra yine bakire olacaklardır.

           Cennette erkeğe yüz erkek kuvveti verilecektir. Cennete girenler otuz üç yaşına döndürüleceklerdir. Cennetlik erkekler cennette vücutları kılsız, yüzleri sakalsız, gözleri sürmeli olarak gireceklerdir.

          Cennete giren kadın, dünyada din uğruna şehit olan erkeklere verilecek, fakat kadın orada beş erkek isteyemeyecek, sadece bir erkek isteyecek. Ama o adamın beş erkek gücü olacak ona her türlü zevki tattıracak.

          Cennete giren erkeklerin cinsel uzuvları eğilmez hep dik kalır. Erkek hem karısıyla hem de hurileriyle sabahtan akşama kadar sürekli cima(seks ) yapabilecek.

Ali Rıza Demircan(İlahiyatçı) 

         Sayın Diyanet yetkilileri,  Cennet dedikleri yer kerhaneye benzemiş. Bunu toplum söylüyor ve dinden kaçmaya başlıyor. Yine bir Hoca bozuntusu;

         “Karınızla her cinsel ilişkide cennette bir konak verilecek” diye bağırıyor. Bunları görmüyor musunuz? Diyanetin görevi arasında bunlara karışmama diye bir madde mi var?

          Bunlar gibi birçok saçmalıklar sosyal medyada çalkalanıyor. Sizin amacınız ne? İnsanları dinsizleştirmek mi? Ülkenin en büyük bütçesiyle ne yapmak istiyorsunuz?

               Gelecek yazıda siyasal düşüncelerinizi yazacağım.



YAZARLAR

  • Cuma 35 ° / 25 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Cumartesi 33 ° / 25 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Pazar 33 ° / 23 ° Fırtına
  • BIST 100

    1.061%2,53
  • DOLAR

    7,2992% 0,98
  • EURO

    8,6171% 0,05
  • GRAM ALTIN

    476,08% -0,70
  • ÇEYREK ALTIN

    785,532% -0,70